27 Kasım 2012





Din, Eşcinsellik
& Homofobi !


Eşcinselliğe dini nedenlerle karşı çıkanların, genellikle dinen yasak ve günah olan başka şeylere aynı şiddetle karşı çıkmamaları dikkate değer bir ikiyüzlülüktür. 

Bu da eşcinselliği dini sebeplerden ötürü ayıplayanların bunu, dinleri öyle söylediği için değil, kendileri öyle istedikleri için yaptıklarını gösterir.

Başkalarını ayıplayan kişilerin önce kendi yargılarının ne kadar ahlaklı olduğunu gözden geçirmeleri gerekmektedir. (1)

Heteroseksüelliğini belirgin bir şekilde açığa vuran kişiler bile eşcinsel eğilimlere sahip olabilir. Homofobik olan heteroseksüel erkeklerin kendilerine gösterilen eşcinsel resimlerden, homofobik olmayanlara kıyasla çok daha fazla tahrik olduğu gözlemlenmiştir. (2 & 3)





(1) http://arsiv.ozgurdusuncehareketi.org/detay.aspx?kat=10&sira=9
(2) Adams, H. E., L. W. Wright Jr. and B. A. Lohr, 1996. Is homophobia associated with homosexual arousal? Journal of Abnormal Psychology 105(3): 440-445.
(3) http://arsiv.ozgurdusuncehareketi.org/detay.aspx?kat=7&sira=107


06 Kasım 2012






Freud & Eşcinsel !


Mazlumder Başkanı Ahmet Faruk Ünsal: ‘Eşcinseller bende acıma duygusu uyandırıyor. Freud psikanalizin kurucusudur ve eşcinselliği bir hastalık olarak görüyordu ve tedavi edilebileceğini söylüyordu.' demiş bir 'röportajda'.


Freud'un, eşcinselliği heteroseksüelliğe çevirmenin başarı şansının tam tersini gerçekleştirmek kadar olduğunu söylediğini eminim duymamıştır kendisi. Freud'un bir eşcinsel annesine 1935 yılında yazdığı mektubu yayınlamak istiyorum:


Mektubunuzdan, oğlunuzun bir eşcinsel olduğu sonucuna vardım. Onun hakkında verdiğiniz bilgilerde en çok, bu dönemde kendinizden söz etmemenizden etkilendim. Bundan neden çekindiğinizi size sorabilir miyim? Eşcinsellik elbette bir avantaj değildir ancak utanılması gereken bir şey de değildir, kusur değildir, rezalet değildir, bir hastalık olarak sınıflandırılamaz; eşcinselliğin, cinsel gelişimin bir çeşidi olduğunu düşünmekteyiz.










Geçmiş ve modern zamanların, saygı duyulan pek çok kişisi, eşcinseller olmuştur. (Bunların en önemlilerinden bir kaçı: Platon, Michelangelo, Leonardo da Vinci vb.). Eşcinselliği suç olarak görmek ve gaddarlık etmek de büyük bir haksızlıktır. Eğer bana inanmazsanız, Havelocks Ellis’in kitaplarını okuyun. (Freud’un çağdaşı olan Ellis, Studies in Physcology of Sex adlı yedi ciltlik yapıtı ile ünlüdür.)


Size yardım edip edemeyeceğimi sorarak, sanırım eşcinselliği ortadan kaldırıp normal heteroseksüelliği yerine koyup koyamayacağımı kast ediyorsunuz. Yanıt genel olarak, bunu başarmaya söz veremeyeceğimizdir.









Vakaların büyük bölümünde, her eşcinselde varolan, zarar görmüş heteroseksüel eğilimleri harekete geçirmekte başarılı olduk. Vakaların çoğunda, bu artık mümkün olmamaktadır. Bu, kişinin niteliği ve yaşı ile ilgili bir sorundur. Tedavinin sonucunu önceden bilmek mümkün değildir.


Oğlunuzla ilgili yapılacak çözümlemeler, farklı yollar izleyecektir. Eğer mutsuzsa, nevrotikse, çatışmalardan çok yıpranmışsa, toplumsal yaşamda çekingense, görüşmeler onu uyumlu hale getirebilir, huzura kavuşturabilir ve yeterliliğini artırabilir -eşcinsel olarak kalsa ya da değişse de.


Eğer karar verirseniz, benimle görüşmelerde bulunabilir! Sizin bunu yapacağınızı sanmıyorum! Oğlunuz Viyana’ya gelmek zorunda. Benim buradan ayrılmaya niyetim yok. Bununla birlikte, bana yanıt vermeyi ihmal etmeyin.