30 Ocak 2012






Haftanın Şarkısı !


Ülkemizde pek tanınmayan Amerikalı folk şarkıcısı Dar Williams'tan* iki şarkı seçtim bu hafta. Bir tanesi bir Starman yorumu, diğeri ise Comfortably Numb.

'Şuradan' dinleyebilir, beğenirseniz farklı kaydet seçeneğiyle bilgisayarınıza indirebilirsiniz.




* http://en.wikipedia.org/wiki/Dar_Williams






Haftanın Yakışıklısı !


Bu soğuk kış günlerinde, alın size içinizi ısıtacak, sıcacık bir yakışıklı. Kulp takanın çükü düşsün, vajinası örümcek bağlasın.



23 Ocak 2012





Lost
and Delirious !



Sadece lezbiyen demeyeyim, aşk, tutku, saplantı, homofobi üzerine çok başarılı bir film Lost and Delirious.

Öğretmen kadını canlandıran kişinin rol yeteneğine ayrıca bayıldım doğrusu. Fragmanını 'şuradan' izleyebilirsiniz.




http://www.imdb.com/title/tt0245238/

22 Ocak 2012





Aseksüel !


Bugüne kadar sadece bir aseksüel arkadaşım oldu, kafamı allak bullak eden birisiydi. Kendi cinsine (erkeklere) aşık oluyor ama asla ve asla seks yapmıyordu, hatta öpüşmüyordu bile.

Sevdiği kişi kendisine seks için yalvarsa bile en fazla sarılıp uyuyor, çok ısrar ederse ona yatması için bir gay ayarlıyor, hatta çıktığı erkek biseksüel ise bazen bir kız buluyordu.

İlginçtir, ona ayarladığı kişiyle sadece seks yapmasını istiyor, en ufak bir duygusal yakınlaşmaya girdiğini hissederse onu terk ediyordu.

Geçen gün internette okuduğum bir yazı bu konuda aydınlanmamı sağladı, meğersem aseksüeller "romantik" ve "romantik olmayan" olarak ikiye ayrılıyormuş, detaylar 'şurada'.



17 Ocak 2012







Hem Kadın,

Hem Erkek !



Habertürk gazetesinin pazar ekinde* Gülenay Börekçi'nin röportajı dikkatimi çekti. Dünyanın çeşitli üniversitelerinde tasavvuf üzerine dersler veren Cemalnur Sargut ile yapılan bu söyleşiden bir kaç alıntıya yer vermek istiyorum:

[... Hem kadın, her herkeğiz. Yin ve Yang gibi. Gece ve gündüz gibi. Tasavvufi idrakta dişilik makamı nefistir, erkeklik makamı ise akıl. Akıl yüzeyde kalırsa zararlıdır. Ego olarak kalırsa nefiste çok zararlıdır.

Akıl ve nefis birlikte tekamülü denemeliler. Bunu sadece cinsiyet olarak algılamayın. Dünyaca ünlü tasavvuf araştırmacısı Anne Marie Schimmel 'Ruhum Bir Kadındı' adlı kitabında. Peygamberimizin ruhunun kadın olduğunu belirtmişti.









Sevme duygusu en yüksek şekilde kadında tecelli eder. Allah ve insan sevgisi de en yüksek şekilde onda zuhur etmişti. İbn Arabi, 'Sen başkalarını maneviyatla besliyorsan ve onlar bunun sonucunda bir şey üretiyorsa, mesela bir fikir, sen dişisin' diyor.

Mevlana'da "Analık vasfı nedeniyle kadın malik değil, haliktir, mürşit olduğumuz için biz de anneyiz" diyor... ]

Aklıma bir kız arkadaşımın, İslam ve tasavvuf konusunda oldukça bilgili annesiyle, bir anım düştü, size daha önce 'anlatmıştım'.




* 15 Ocak Pazar (Kağıt Baskı).

11 Ocak 2012






Eşcinsel !


"Ayşe Kulin bu sefer eşcinsellik üzerine yazmış ama sıçmış gibi." diyerek bir başlık açmışım friendfeed'de iki ay önce. Şu ifadeler yazarımızın kendi ağzından:

"Yukarıdan (Tanrı) kim neyi ayarlıyor bilemiyorum ama mesela savaşlardan sonra da erkek çocuk doğumunda patlama yaşanıyor. Bu da ilginç değil mi? Savaşlarda erkekler ölüyor ama sonra yeniden erkek bebekler dünyaya geliyor.









İki büyük dünya savaşında da böyle olmuş. Demek ki bilmediğimiz güçler dünya üzerinde bir denge kuruyor. Belki de gay’lik, bir nevi nüfus artışını önleme yöntemidir. Çünkü gerçekten de, dünyanın kaynakları çoğalan nüfusu beslemeye yetmiyor... "

---

Küçük İskender'de kendisi hakkında oldukça sert bir yazı yazmış 'şurada'. Kısa bir alıntı yapayım:

"Eşcinsellik bir aile sırrı, bir kültür sırrıdır Ortadoğu’da. Deşifresi linç ve öfke doğurur; çünkü seksi bir saldırı biçimi, bir otorite dili gibi kullanan erkekleri yüzünden iletişim çoktan kopmuştur. İran’la bu topraklar arasındaki fark, eşcinsellerin halka teşhir için meydanlarda asıldığı vinç kadardır sadece."




04 Ocak 2012





Fok !


Babam çocukluk anılarından bahsederken, Haliç'in balık tutanlarla dolu olduğunu anlatır ve bu bana hep çok ilginç gelirdi. Nezih Başgelen'e ait İstanbul'da balıkçılık üzerine oldukça bilgi dolu bir yazı okurken şaşkınlığım daha da arttı.

1960'lı yıllara dek Türkiye'nin tüm kıyılarında yaşayan foklar, İstanbul'da genellikle Adalar ve Tuzla kıyılarında yavrular, Boğaz'ın sakin koylarında ve eski yalıların kullanılmayan kayıkhanelerinde barınırlarmış.

Bu satırları okuyunca, yıl 2012 olmuş halen 'en az üç çocuk yapın' diye ısrar eden zihniyete sitem etmeden edemedim.




02 Ocak 2012





Haftanın
Şarkısı &
Party Monster



80 sonrası palazlanmaya başlayan club ve disko kültürü & gaylerin buna etkisi üzerine izleyebileceğiniz ilginç bir film Party Monster.*

Sizler için oldukça hareketli bir parça seçtim filmin soundtrack albümünden. 'Şuradan' dinleyebilir, beğenirseniz farklı kaydet seçeneğiyle bilgisayarınıza indirebilirsiniz.




* http://en.wikipedia.org/wiki/Party_Monster_(2003_film)







Haftanın Güzeli !


Bu haftanın yakışıklısı çok sıradan kabül, ama bu kış günü içimi ısıttı valla, sıcacık kumlara öylesine uzanarak.