08 Mayıs 2012






Yıldırım & Ezan !


Prof. Nazan Aydın, ses sınırını aşan camiler için suç duyurusunda bulununca. Savcı 'ezan gürültü olarak değerlendirelemez' demiş. Detaylarını 'şurada' okuyabileceğiniz bu haber üzerine birkaç şey söylemek istiyorum:

Nadiren ezanın çok kulak tırmalayıcı yoğunlukta olduğuna denk geldiğim anlar oldu, caminin çok yakınında oturan bebek sahibi, hastası olan ya da gece çalışıp gündüz uyumak zorunda kalanlar için bu rahatsız edici bir durum olabilir bu.

Ayrıca çok ilginçtir, ses yükselticileri ilk çıktığı zaman bunun camilere takılmasına karşı çıkmış ve uzun süre direnmiş hacı-hoca takımı ki, o zamanlarda ezan vaktini takip edecek bir saat sahibi olmak bile statü sembolü ve saat pahalı bir alet imiş.

Daha da acıklı bir şey anlatayım size, hoparlörün olmadığı o yıllarda minareye çıkarak ezan okuyan müezzin ve imamlar yıldırımın kolayca hedefi oluyormuş ve gene her yeni fikire karşı çıkan bu insanlar minarelere paratoner (yıldırımsavar) takılmasına uzun süre direnmişler.

Sahi muhafazakarlar neden korkar, her gelişmeden ve yeni bir fikirden?



1 yorum:

Vladimir dedi ki...

Sorunun yanıtını hepimiz biliyoruz aslında. :D

Daha dün bu konuda bri arakdaş ile konuşmuştuk, zamanlaması şaşırtıcı oldu bu yazının.