17 Kasım 2011





Les Roseaux
Sauvages !



1960 Cezayir savaşı yılları Fransız taşrasında geçen, gay temasından öte Fransa yakın tarihi, Fransız komünistleri & milliyetçileri ve kızların neden eşcinsellerin dostluğuna önem verdiği hakkında ipuçları içeren oldukça iyi bir filmdi.

Gay olduğunu yeni anlayan yeni yetme geyimizin, kasabada eşcinsel olduğu bilinen yaşlı bir ayakkabı satıcısıyla konuşması unutulmazdı:


- Konuşabilir miyiz?

-Tabii ki. Konu neydi?








- Sizin gibiyim, eşcinselim... Ama henüz ruh eşimle tanışmadım. Beni istemeyen biriyle tanıştım. Vazgeçmem gerekiyor. Bu çok daha akıllıca olur. Ama akıllı biri değilim. Başka şansım yok, ama vazgeçemiyorum. Hevesim falan da kırılmıyor. Bir kere seviştik. Sadece bir defa. En başında. Artık istemiyor. O zamandan beri sanki bir hırsız gibiyim. O kısa anları çalıyorum. Bir keresinde onu bisikletimde sıkıcana sardım. Başka bir sefer yanında uyudum. Bu konuda tecrübelisiniz. Sadece siz yardım edebilirsiniz. Benim yaşımdayken böyle şeyler size de olur muydu? Bir oğlandan hoşlandığınızda ne yapardınız? Bu işler nasıl yürütülüyor?

- Dinle... çok uzun zaman oldu... Seni hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum, ama her şeyi unuttum. Özür dilerim. Bekleyen bir müşterim var. Gitmem gerekiyor.




3 yorum:

Vladimir dedi ki...

Bu filmle ortak noktası olamamkla birlikte keyifli bir seyirlik olan "The Fluffer" filmini izlemeni öneririm. İsmi ile izleyenlerin argo dağarcığına bir kelime ekleyen basit ancak öyküsü aksamayan kenddi içinde dengeli bir film. Sabun köpüğü gibi ama karşılıksız ve ümitsiz kalmaya mahkum bir aşk temasını işleyen bir film.

Öte yandani Cristopher Isherwood'un aynı adlı, yazarın yaşamından izler taşıyan romandan uyarlanmış olan A single Man filmini izlemiş miydin? MadMen sersinin ekibi inanılmaz bir dönem çalışması yapmış. Çok gerçekçi. Ama aynı zamanda rüyada geçer gibi bulanık bir film. Mamafih hayli yürek burkucu. İyi bir film.

gaykedi dedi ki...

ikisini de izlemiştim :) http://ff.im/b2XXR

Vladimir dedi ki...

Pardon atlamışım
:p