23 Haziran 2011






İçki Kültürü !


Emniyette üst düzey görevlerde bulunan, şu an emekli olan bir büyüğüm şunları anlattı geçen gün;

"Trakyanın küçük bir ilinde görev yapıyordum, 200'e yakın içkili mekan vardı ve ara sıra buralarla ilgili olaylar olurdu. Tayinim iç anadolu bölgesinde oldukça muhafazakar bir ilimize çıkınca, gitmeden önce hem geleceğim zamanı haber vermek, hem tanışmak için telefon açtım, suç oranlarını ve alkollü mekan sayısını sorduğumda 3 tane olduğunu söylediler.

Üç tane olduğunu duyunca kendi kendime, aman iyi fazla uğraşmayacağız bu konuda demiştim. Oysa oraya gittikten kısa bir süre sonra yanıldığımı anladım, buranın insanlarının içki kültürü yoktu ve o üç mekan, 200 meyhaneden daha çok başımızı ağrıttı görev yaptığım sürece."




3 yorum:

mahmure dedi ki...

Bu ülkenin genelinde hakim olan içki anlayişini Erdoğan "tiksirincaya kadar içsinler" sözüyle özetlemişti.

Adsız dedi ki...

Ickili mekan sayisi azaldikca marjinellesiyor. Oraya giden insanlar da orta siniftan cok, daha problemli, daha yalniz ve daha dislanmis ve daha genelden farkli insanlarin takildigi yerlere donusuyor. Meselenin ozu icki kulturunun olup olmamasindan cok icen insanlarin profilinin farkli olmasidir. Orta sinifa yayildikca icki, mekan sayisi da arttikca musteri cesitleniyor, yalniz, kaybedecek birseyi olmayan dertli problemli adam mekanlari olmaktan cikiyorlar...

Anadolu'da oldukca muhafazakar bir ilde buyuyen bulgaristan gocmeni bir ailenin cocuguyum. Anadolu'daki muhafazakar sehirlerin cogunda, universite varsa, rektorluk lokalleri, ordu evleri veya bazi illerde kucuk de olsa rotary kulpleri ickili mekanlardir ve buralarda genelde hic de sorun olmaz. Bunun disinda kalan iki uc halka acik ickili mekanda olur ne problem olursa... icki'nin sosyal dagilimi farkli anlayacagimiz...

tomates dedi ki...

Bir Fransız firması Anadolu da büyük bir kente yatırım yaparak 10 yıl önce büyük bir sanayi kuruluşunu satın aldı. Ben de 4 yıldır o firmaya danışmanlık hizmeti veriyorum. Dediklerine göre son 8 yılda şehir her geçen gün muhafazakarlaşmaktaymış Ve dünyanın çeşitli yerlerinden gelen misafirlerini götürebilecekleri (olay çıkmadan içki içilebilecek bir yer) kalmadığı için çareyi fabrikanın için de bir sunii göl yapıp yanına sosyal mekan açarak Fransadan aşçı, içki peynir, et getirmekte bulmuşlar....Sefasını sürmekte "tomates" e kalmış. ... Güzel yazıydı "kedi".. konyadan sevgiler...