31 Mayıs 2011






Eşcinsel !


Aile dizimi (ya da sergisi)* denilen bir psikoterapi yönteminin ülkemizde uygulayıcılarından Dr. Mehmet Zararsızoğlu'nun röportajından aşağıdaki satırlar. İlk paragraf eşcinselliğin genetik kökenlerini dışlayan oldukça klasik bir söylem, sadece ikinci ve üçüncü paragrafta bahsettiklerini ilk defa duydum.

"Erkek çocuk, erkeklerden yoksun bir ortamda büyüyorsa, sürekli anneyle, anneanneyle, ablalarla haşır neşirse, yani etrafı kadın enerjisiyle çevriliyse homoseksüel eğilimler gösterebiliyor.

Ama aile matrisine bakarsak, başka bir dinamikle karşılaşıyoruz: O erkek çocuğunun karşı cinsten bir akrabasının, halasının, teyzesinin, ya da büyükannesinin, çok büyük bir haksızlığa uğradığını görüyoruz. Ve rezonans işliyor:









O erkek çocuk, o kadın kimse, yaşadığı haksızlık dile getirilmediği için, o haksızlığı çözümleyebilmek için, istem ve bilinç dışı kendi cinsiyetinden vazgeçip, karşı cinsin davranış biçimini benimsiyor. Böyle çok vaka gördüm."**

Uzun uzun düşündüm, anneanne, babaanne, hala ya da teyzelerimin hiç birisinin uğradığı önemli bir travma ve uğradıkları büyük haksızlık bulamadım.




2 yorum:

pisikopati dedi ki...

yok yok vardır illa bir travma..yoksa niye durduk yerde gay olasınız vardır vardırrrrr:))))) koca aile dizimcisi yaw yalan mı söyleyecek...

Junior dedi ki...

ben eşcinsellik durumunun tek bir etken tarafından (genetik, çevre her neyse) etkilendiğini düşünmüyorum. Ama bu adamın dediklerini de yanlış bulmuyorum açıkcası. Şahsen ben kendimede görebiliyorum bu durumu, her ne kadar sadece kadınlarla olan bir ailede büyümesem ve feminen davranışlara sahip olmasam da.