27 Şubat 2010





Gay Kürt !


Geçen gün yabancı bir blogda rastladığım Turkish Gay Sex isimli video, gay pornoda oynayan Kürtler üzerinden yapılan ırkçılık ile ilgili, dört sene önce girdiğim bir 'blog yazısını' getirdi aklıma.



25 Şubat 2010





Kandil !


İyi kandiller dileyip, sizi Leman'dan bir Derya Sayın karikatürüyle baş başa bırakıyorum;


- Mevlüt Kandili'ne nerde girdin Hacı Dayı?

- Arkadaşlarla bizde toplandık... Saat tam 12'yi vurduğu an zemzem sularımızı açtık, hurmalarımızı yedik... Sabaha kadar ibadete takıldık... Son yıllarda yaşadığım en iyi kandildi...



24 Şubat 2010





Futbol !


Dünyada oldukça maço ve tutucu olduğu bilinen bankacılık sektörü ile askeriyenin bile homofobiyi yenmede futboldan daha iyi olduğu söyleniyor.

Ünlü bir futbolcunun yakışıklı bir gay arkadaşıma, Etiler'in gözde bir mekanında feci şekilde sarktığını, arkadaşım kendisine yüz vermeyince para teklif ettiğini kendi gözlerimle gördüm. Biraz kurcalayınca bu futbolcunun bu tip bir sürü macerası olduğunu da öğrendim.

Futbol türü erkeksi sporlar ve eşcinsellik hakkında Guardian gazetesinden Patrick Barkham'ın yazdığı makalenin çevirisini 'Pembe Dergi'de okumanızı tavsiye ederim.



23 Şubat 2010





Demode !


Günümüzde ne kadar demode Cumhuriyet ve Atatürk kelimeleri değil mi? Prof. Dr. Yılmaz Esmer'in 33 ilimizde yaptığı araştırma;

Koca dayağını savunanların oranı % 33, taşlayarak idamı (recm) % 22, mahkemelerde iki kadının şahitliğinin bir erkeğe eşit olmasını % 35, ‘Dünyayı ve evreni anlayabilmek için din kitapları mı, bilimsel buluşlar mı daha önemlidir?’ sorusuna ‘din kitapları’ diyenlerin oranı % 56.

Yaşasın özgürlük, yaşasın cemaatler ve tarikatlar, kahrolsun onlara uzanan eller.



21 Şubat 2010





Haftanın Şarkısı !


Juno Reactor eloktronik müziğin bütün sınırlarını zorlayarak dünya müziğini çok başarılı yorumlayan bir müzik grubu.

Komünizm zamanında dinsel imgeler kullandığı için yasaklanan 1969 Rus yapımı Sayat Nova filminden görüntüler eşliğinde ilginç bir klibe sahip bu eseri 'şuradan' dinleyebilir, eğer beğenirseniz farklı kaydet seçeneğiyle bilgisayarınıza indirebilirsiniz.


+ Klibini de mutlaka izlemenizi öneririm.
http://vimeo.com/8699448






Haftanın Güzeli !


Bu haftanın yakışıklısı sizin için duştan yeni çıkmış diyeceğim ama bu fikirden hoşlanmayacak olanlar da olacak biliyorum.

Çünkü kimileri (kadın, erkek, gay, lezbiyen farketmez) seks sırasında duş jelinin ya da sabunun kokusunu değil vücudun doğal kokusunu duymayı severler, banyodan yeni çıkmış birisini pek seksi bulmazlar her nedense, sanırım bunun sorumlusu bkz. 'feromon' algılarımız.



20 Şubat 2010





Ölüm Planlaması !


Hastanenin tıbben yapacağımız bir şey kalmadı diyerek evine gönderdiği dostumdan size 4 ay önce bahsetmiş ve onu üzmekten çekinerek acaba son kez ziyaretine gitmeli miyim diye sormuştum.

1-2 ay önce ziyaretine gittim, oldukça bitkin ve acı çekiyor gözüküyordu, 10-15 dk zor kaldım yanında. Geçen gün bu dostumun öldüğünü öğrendim ve çok acı çektiğini, komşularını rahatsız edecek kadar bağırmak, acı ile inlemek zorunda kaldığını da.

Ötenazi ve insana yakışır bir gururla ölme hakkı yasal olmalı, kimse bu günah, ayıp, din, töre v.s diyerek karşı çıkmamalı diyorum. Aklıma şimdi ismini hatırlamadığım film geldi, ölümcül bir hastalığa yaklanan profesör dostlarını davet ederek evinde bir parti veriyor ve cenaze törenini yaşarken düzenliyordu.

Ve aklımda kalan, nerede okuduğumu hatırlamadığım bir son söz; "İnsanoğlu doğum planlamasını öğrendik ama daha ölüm planlamasını da öğrenmemiz gerek."



19 Şubat 2010





Biseksüel !


Haklarında: Çiftkasetçalar, 'Kız oğlan farketmez, sağlıklı olsun da diyenler', Dengeli beslenenler, Bir taşla iki kuş vuranlar, Oğlan bizim, kız bizim diyenler... v.s diyerek hem gaylerin ve lezbiyenlerin, hem düzcinsellerin anlamakta zorlandığı bir kesim biseksüeller.

Ben bile geçmiş aşk hayatımda yediğim bir kaç biseksüel sevgili kazığından ve etrafımda gördüğüm biseksüelleri genelleyerek onların uzun ilişkiler kurma ve yürütme konusunda başarısız ve maymun iştahlı olduklarını düşünüyorum sanki bunu başarmakta zorlanan tek onlarmış gibi.



18 Şubat 2010





Hönk !


[...Doğa her şeyi bilerek veriyor (iyi ki çocuğum olmuyor). Öyle evhamlıyım ki çocuğuma bir şey olacak diye bisiklet bile alamazdım. Öyle baskı kurardım ki çocuk ruh hastası ya da sapık olurdu.

Benden koca da olmaz. Kadınlarla olan münasebetimde tam bir maço olurdum. Kadınım mayo giyemez, yanımda kimseyle konuşamazdı.

Kadın da olamazdım. Çünkü kadın tarafım faciadır. Adam, bir başka kadının sigarasını yaktı, konuştu diye onu paralardım. Allah onun için beni son anda böyle yaratmış.

Demiş ki; ‘Bu ne ana, ne baba olabilir. Ne kadın, ne de erkek olabilir. Ben bunu bir güzel harmanlayayım da göndereyim. Yoksa facia bir şey olacak’...]

Muhafazakar olduğunu iddia eden Cemile (İpekçi) bu açıklamalardan facia daha ne olabilir ki diyorum sana ama varmış işte 'bakınız' #. Senden bir şey istemiyoruz ama gölge etme yeter sadece.



16 Şubat 2010





Sözlük !


Heteroseksüellik: Tek kefeli terazi ekonomisi
Eşcinsellik: Pembe koridor
Biseksüellik: Ölümsüzlük burjuvazisi
Travestilik: Berlin
Transseksüellik: Ten terzisi
Poligami: Kıymalı makarna
Röntgencilik: Şartsız refleks
Pornografi: Depremin EKG'si
Fetişizm: Simge grameri
Narsizm: Bedensellik ilmi
Sadizm: Gezegene girme uğraşı
Mazoşizm: Gezegenden çıkma uğraşı
Teşhircilik: Show mikadosu


Küçük İskender



15 Şubat 2010





Haftanın Şarkısı !


Bu haftanın müziği çok uzak diyarlardan gelsin ve Avustralyalı grup The Devastations yüreğinize otursun.

Sex & Mayhem adlı bu oldukça melodik şarkıyı 'şuradan' dinleyebilir, eğer beğenirseniz farklı kaydet seçeneğiyle bilgisayarınıza mp3 olarak indirebilirsiniz.







Haftanın Güzeli !



Eşcinsel atalarımızdan Enderunlu Fazıl Bey (1759-1810) Çerkez delikanlılarından pek memnun kalmışa benziyor;

"Çerkez güzeli dinine ve aşkına sadık. Kardeşi Gürcü hiç kalır onun yanında. Apdes suyunda bir büyü var sanki. Karanlık bir odada gözüktüğünde ay ışığıda eşlik ediyor ona.

Cömert ve neşeli. alçak gönüllü, eğitimsiz olmasına rağmen eski erdemlere sahip. Azizler ona hayran. Köle bile olsa bir sultan karakterine sahip.

Yanından ayrılırken bir kuruş bile vermesiniz diyelim; yapılan iyilikleri mahşere kadar unutmaz ve Allah'a dua eder senin için. Dostuna gülümseyerek ölür. Allah ne muradı varsa versin."



14 Şubat 2010





Gay Aşk !


"Gelelim sonuncuya.
Ona bağlandığım kadar
Hiçbirine bağlanmadım
Sade gay* değil, insan
Ne kibarlık budalası
Ne malda, mülkte gözü var.
Eşit olsak der.
Hür olsak der.
İnsanları sevmesini de bilir
Yaşamayı sevdiği kadar."



* Tamamını 'şurada' bulabileceğiniz Orhan Veli'ye bu güzel şiirde kadın kelimesini gay yapıverdim, affola.


13 Şubat 2010





Cinsel İlişki !


Avrupa Ortaçağı yaşarken altın çağlarını yaşayan Arap toplumları o dönemlerde eşcinsellik dahil her türlü cinselliğe oldukça hoşgörülü yaklaşmış.

Bazı Arap ülkelerinde yasaklanan, Suriyeli, Haram isimli kitabın kadın yazarı Selva Nuaymi'nin (Salwa Al Neimi) araştırmalarına göre şehvet, klasik İslam'da (köktendincilerden farklı olarak) cennetteki zevkleri önceden tatmak için Allah'ın sunduğu bir hediye olarak kabul ediliyordu.

Ayrıca öfkeyi dizginlediğine, hiddetli bir doğaya sahip insanların ruhlarını rahatlatmasına faydalı olduğuna. Göz kararması, kan dolaşım sistemi hastalıkları, baş ağrısı, kalp gözünün kör olması ve düşünce kapılarının kapanmasını önlediğine de inanılıyormuş.


12 Şubat 2010





Amerika !


Geçen günlerde 87 yaşında aramızdan ayrılan Öteki Amerika(*) kitabının yazarı, tarihçi, sol aktivist, akademisyen, Prof. Howard Zinn'i iki sözüyle analım;

- Masum insanları öldürüyor olmanın ayıbını örtecek büyüklükte bir bayrak yoktur.

- Sovyetler Birliği'nin uygulamalarına rağmen sosyalizme, ABD'nin uygulamalarına rağmen demokrasiye inanmaya devam ediyorum.



* A People's History of the United States

11 Şubat 2010





Züppe !


Türk insanı, 1945-80 arası belli bir gecikmeyle, 1980'den günümüze günü gününe, şu kültürel alanlarda yoğun alışverişe sokuldu: İspanyol paçadan mini eteğe, bikiniye, Versace'den Marks and Spencer'a giyim kuşam alanı; hamburgerden pizzaya, viskiden suşiye yeme içme alanı;

Frank Sinatra'dan Rolling Stones'a, Metallica'dan Madonna'ya kulak terbiyesi; Dallas'tan, Kaçak'tan Seinfeld'e, Star Wars'a bakma ufku genişledi. Oscar ödül töreni, Güney Amerika maçları, NBA karşılaşmaları naklen yayımlanıyor burada.

Bütün bunların gerçekleşmiş olmasını doğal bulan, globalizmi evrensel sorun sayan ortalama idrakli kanaat önderlerimiz, konu daha üst düzeyde kültürel ürünlere geldiğinde tırnaklarını çıkarıyor, basmakalıp suçlama sıfatlarını peşpeşe dizmeye koyuluyorlar: Ne halktan kopuk entellektüelliğinizi bırakıyorlar, ne de züppe seçkinliğinizi.


Enis Batur


10 Şubat 2010





Yakarış !


Geçmişte doğal güçlere (güneşe, aya, yıldıza, fırtınaya, ateşe ve yüzlercesine) dua ettik; yararını görmediğimiz için hemen hemen büyük bir kısmımız bu yakarmayı bıraktık.

Bu sefer sekiz cihetten münezzeh (yani önde, arkada, sağda, solda, altta, üste, içte ve dışta bulunmayan) varlıklara yöneldik; dilerim bu sefer başarırız… Sesimizi ve yakarışlarımızı duyan olur…


Prof. Ali Demirsoy




09 Şubat 2010





Sağ & Sol !


Devletimiz 80'li yılların o çalkantılı döneminde Prof. Turan İtil ile Prof. Ayhan Songar'a bir araştırma yaptırmış ve 'sağcılar geri zekalı, solcular antisosyal ve psikopat' çıkmış.

Prof. Jack ve Jeanne Block'un araştırmasına göre ise; solcular çocukken daha kendine güvenli, enerjik, arkadaşlarıyla daha yakın ilişkiler kurabilen, atılgan ve esnek kişilermiş.

Sağcılar ise alıngan, çok kolay mağdur duruma düşen, kararsız, katı, ürkek ve çekingenlermiş.

Araştırmanın sonucunda ise çocukken yeterince kendine güven hissetmeyen çocukların, gelenekler ve otoriteye daha çok güvenme ihtiyacı duydukları ve büyüdüklerinde de bu gelenek ve otoriteyi sağ politikalarda buldukları tespiti yapılmış.







Gene psikolog John Jost, Dana Carney ve Sam Gosling’in yaptığı bir araştırmaya göre ise; solcuların evleri daha dağınık ama daha renkli, sağcıların ise daha derli toplu, daha aydınlıkmış.

Solcular evlerinde daha çok kitap bulunduruyorlarmış, üstelik bu kitaplar farklı alanlardaymış. Yine solcular, diğer dünya ülkelerine ilişkin haritadır, fotoğraftır, hediyelik eşyadır bulundurmayı daha çok seviyorlarmış.

22 bin insan üzerinde yapılan çok geniş kapsamlı bir araştırma bilgisi daha, bu araştırmayı ise John Jost, Arie Kruglanski, Jack Glaser ve Frank Sulloway birlikte yürütmüşler.

Araştırmanın sonucuna göre sağcılar çabuk karar alma ve bu kararda ısrar etme konusunda daha tutkulular. Yaptıkları işleri ise daha tertipli, kuralına uygun ve belli bir disiplin içinde yapıyorlar.






Solcular ise yeni fikirlere daha açık, daha meraklı, hep yeni heyecan arayışı içinde, yaratıcı ve yenilikçiler, ayrıca seyahate, sanata, müziğe ve edebiyata daha meraklılar.

İki kesim arasındaki bir başka ilginç farklılık ise şu: sağcılar belirsizliğe karşı hiç tahammüllü değiller. Bunun yanı sıra, sağcıların dünyasında her şey daha siyah-beyazken, solcuların dünyasında gri alanlar da var.

İnsanları sağcı yapan en önemli faktörlerden birisi ölüm korkusu ve dünyanın tehlikelerle dolu olduğu düşüncesiymiş.



Kaynak
http://arsiv.sabah.com.tr
http://www.taraf.com.tr/makale


08 Şubat 2010





Haftanın Şarkısı !


2002 yılında aramızdan ayrılan İrlandalı müzisyen David McWilliams'a ait eski bir şarkının orjinal kaydını 'buradan', Marc Almond tarafından yeniden yorumlanan halini ise 'şuradan' mp3 olarak indirebilirsiniz. Umarım siz de benim gibi seversiniz, iyi dinlemeler.







Haftanın Güzeli !


Fazıl Bey bu hafta izinli. Yakışıklımıza takmak isteyenler (para) sıraya girsin lütfen.



07 Şubat 2010




Belgesel !


Siyah beyaz sessiz filmlerden günümüze kadar, sinemada gay, lezbiyen imgesi üzerine yüzlerce filmden kısa sahneler ve bir sürü ünlü oyuncu & yönetmen ile konuşarak hazırlanmış eğlenceli ve ödüllü bir belgesel The Celluloid Closet.

Fragmanını 'şuradan' izleyebileceğiniz, eşcinsel aktivist, film tarihçisi ve yazar Vito Russo'nun (1946-1990) aynı adlı kitabından uyarlanan 107 dakikalık bu dokümanter filmi, sinema ve tarihine ilgi duyan herkes izlemeli diyorum.



Wikipedia
'The Celluloid Closet'


06 Şubat 2010





Zevk !


Bir kadın hastalıkları rahatsızlığı için hayatında ilk kez jinekologa muayene olan yaşlı kadın, muayene sonrası doktora sormuş;

- Senin annen nasıl para kazandığını biliyor mu?


Bir de gene, bir jinekoloğun 'sevk aldınız mı?' sorusunu, 'zevk aldınız mı?' olarak anlayıp 'birazcuk' diyerek cevaplayan kezban fıkrası var ki, kimbilir bunlar ülkemizde yaşanmış şeyler bile olabilir.



05 Şubat 2010





Kutsal Topraklar !


Babam Fethullahçıların İslamın sert yönlerini törpüleyip evcilleştirdiğini bunun bir başarı olduğunu düşünüyor ama ben bu konuda onunla hem fikir değilim, gittikçe palazlanan ve küstahlaşan bu hareketin çok daha tehlikeli sonuçlara yol açabileceğini düşünüyorum.

Blogumda aylar önce sinirlenip 'Dansöz Fetoş, dürüst Vakit' diye bir yazı yazmıştım, bu arada Amerika'dan kutsal topraklar gibi söz eden bu cemaatin çektiği Kelebek isminde propaganda filmi ile ilgili Cüneyt Cebenoyan'a ait yazıyı mutlaka okumanızı tavsiye ederim. #



04 Şubat 2010





Yazı !


Blog tutan arkadaşlarım acaba neden yazı yazıyorlar? Bakınız yarım asırdan fazladır binlerce yazı yazan Çetin Altan, neden yazdığını nasıl anlatmış;

Yazı, başkası için yazılmaz. Rilke ‘Genç Şaire Mektuplar’a şöyle başlar: “Şair, ıssız bir adada kalmış olsa da, rüzgarın biraz sonra sileceğini bilse dahi gene kumsaldaki kumlara mısralarını yazan adamdır."

Başkası baksın diye gül çiçek açmaz. Sanat sanat için değildir. Halk için de değildir. Kimin içindir peki? Anlayan içindir. Varsa...



03 Şubat 2010





Homoerotik !


3 adet, bir kaç dakikalık homoerotik kısa film size, bakalım Bell Soto'ya ait bu çalışmalardan en çok hangisini beğeneceksiniz?


Blood Brothers
The Roof
James



02 Şubat 2010





Aşk !


Sosyalizmin ve ekolojik politikanın önemli filozoflarından Andre Gorz'un (1923-2007) hasta olan karısı için yazdıkları. Çift daha sonra birlikte intihar edecektir.


"Yakında 82 yaşına basacaksın. 6 santim kısaldın, kilon 45'e indi. Ama hala güzelsin, zarifsin, çekicisin.

58 yıldır birlikte yaşıyoruz. Ve şimdi seni her zamankinden daha çok seviyorum. Kısa bir süre önce sana bir daha aşık oldum. Ve şu göğüs kafesimde ancak senin sıcaklığının yatıştırabileceği derin bir boşluk taşıyorum."




01 Şubat 2010





Haftanın Şarkısı !


Daha önce yayınladığım cinsel göndermeyle dolu bir parçanın, Andreas Dorau tarafından 'mix'lenmiş halini 'buradan' indirebilirsiniz. Şarkının orjinal versiyonunu merak edenler ise 'şuraya' lütfen.







Haftanın Güzeli !


Sarışın erkekleri beğenme konusunda olduğu gibi Uzakdoğu erkekleri konusunda da çoğu kişi farklı düşünüyor. Bakalım eşcinsel atalarımızdan Enderunlu Fazıl Bey (1759-1810) Çin delikanlıları için neler söylemiş;


"Çin güzelinin yüzü düz ve balık kirpikli. Tam bir profesyonel. Şangay'da cafe concert'de yaklaştı bana. Onsekiz yaşında mıydı, altmış mı anlayamadım.

İslami yaşam biçimini küçümserken gülümsüyor. Ama koltuk altları, yüzü ve bacak araları sihirli bir buhurdan gibi ortada ve bendenizi şaşırtan bir çeviklik sergiliyor.

Bir kukla topluluğunda çalışıyor galiba. öyle komik şeyler anlattı ki gülmekten öldüm."