18 Haziran 2010





Kürtaj !


Bu sabah, Kürtajla alınan bir bebeğin saatler sonra yaşadığının farkedildiği haberini bkz. okuyunca boğazıma bir şeyler düğümlendi.

Gay olmanın bir rahatlığı mıdır bilmem, annem ve teyzemle, hem kendim, hem onların özel şeylerini rahatça konuşabilirim. Yıllar önce onlarla bir kahve muhabbetinde menapoza girip girmediklerini sormuş, evet girdik deyince, 'artık orkid kullanmanıza gerek kalmadı değil mi?' deyince, gülerek 'evet' demişlerdi.

Annemle gene böyle bir başbaşa muhabbetimizde kürtaj konusu açılmış, 'tanrıya şükürler olsun ben hiç bu yanlışa düşmedim' diyerek ilk oturduğumuz semtte komşularından dinlediği iki anısını anlatmıştı bana.








Komşu kadıncağız bir klinikte kürtaj olmak için sıra beklerken, yerleri paspaslayan kadın, bekleyen hamilelere "size bir şey anlatacağım" diyerek şunları anlatmış; 'İster inanın ister inanmayın, çöpe attığımız ceninlerin bembeyaz bir kuş olup göğe uçtukları rüyasını defalarca gördüm. Bu işi en kısa zamanda bırakacağım, ne olur kürtaj kararınızı gözden geçirin.'

Annemin anlattığına göre çoğu kadın vazgeçmiş ve o da çok sevdiği 3. çocuğunu doğurmuş.

Gene bir komşumuz kürtaj için doktorun yanına, çocuğu kucağında girince, doktor; 'Önce karnındakini mi öldürmemi istersin, yoksa kucağındakini mi' diye sormuş ve tabi o kadıncağız da 'ben ne yapıyorum' diyerek vazgeçmiş bundan.



12 yorum:

deryik dedi ki...

bu yazıyı burda görünce çok şaşırdım.

Kürtaj olmuş kadınlar elleri kanlı mı birer cani gibi hissetmeli yani? Bir ömür kötü mü hissetmeliler? Ruhsal baskılarla doğurdukları çocukları sevemeyen, iyi bir yaşam veremeyecek olan anneler mi daha kutsal? hangi terazinin kefesini tartıyoruz?

Hani ne oldu o "bu beden benim, karar hakkı da benim" felsefesine? herkese eşit değil mi mesafe bu konuda? peki mesela, o kadının istemediği gebeliğine sebep olan erkekler ne hissetmeli? döllenmeden sonra sorumlulukları biter mi? "yaşam vermek" 2 kişilik de, kürtaj niye tek kişilik bir suç? onu da geçtim, bir kadın istemediği ama bi şekilde gerçekleşen bir gebelik için hayatını değiştirmek zorunda mıdır? kadının bireyden önce "doğurabilen" olması reva mıdır? doğurabiliyoruz diye doğurmalı mıyız? madem bu kadar kadınsal bir yükümlülük, bir erkek nasıl yorum yapar? tonla sorum var.

kürtajla alınan da "bebek" veya "çocuk" değildir. tıptaki 10 hafta kısıtlaması bu yüzden gelir. Din de bile var aynen karşılığı. belli bir süreye kadar ve belirli sebeplerle kürtaj, dinen de günah değildir. bunun da geçerli sebepleri var.

İnsanların tercihlerinin bir sebebi olur. kimse saç kestirmeye gider gibi kürtaj olmaya gitmiyor. Yaşayan her kadın bu kararı verirken zorlanıyor ama bu kararı verebilmek, vazgeçmekten daha zor. ben güle oynaya kürtaj olan kimseyi görmedim. O klinikteki kadınların yanında belki bir refakatçisi bile yok, yapayalnız. belki hijyenik bi yerde bile değil, kalıverecek masada kanamadan. kürtaj sonrası bir daha hamile kalamayanlar bile oluyor. üstüne üstlük çoğu bunu gizliyor, sanki tıbbi bir müdahale değil de gizli bir işmiş gibi. yıllarca taşıyor yükü, aynen burda yazanlara benzer hikayeler yüzünden. bunun nasıl zor bir karar olduğu açık değil mi? Bu sebeple de saygı gösterilmesi gerek.

o doktorun da doktorluğu iptal edilmeli; çünkü hipokrat yemini denen bir şey var. ben böyle saçma sapan bir şey söyleyen doktoru şikayet ederdim. ondan klinik destek bekleniyor, baş imam nutukları değil. zaten ruhsal olarak zor bi dönemdeki bi kadına böyle bir baskı yapmanın neresi etik? bunu mu alkışlamalıyım? o zaman yarın öbür gün, atıyorum, belsoğukluğu tedavisine giden bir eşcinsele de doğru (!) yolu gösterebilir, öyle mi? kucağındakiyle karnındaki arasındaki farkı bilmeyene doktor denmez. diplomasından uçak yapsın.

herkes kendi bedeninden sorumlu ve bu sorumluluk hiç de hafife gelir bir şey değil. Konunun hassas olduğunu biliyorum; ama bu tarafı da bir o kadar hassas. bir erkeğin, gay veya değil, kürtaj konusunda bu kadar taraflı yazmasını da anlayamıyorum. sanki kola makinası da jeton atıldığı halde kolayı vermeyi reddediyor. kürtaj olmuş/ olacak kadınlar bu yazıyı okuyunca ne hissetmeliler?

bu yazı biraz üzücü. tüm bu sebeplerle.

gaykedi dedi ki...

çetrefilli bir konu, haklı olduğunuz şeyler var ama oldukça sert tepki vermişsiniz, down sendromu testi ve anne sağlığı gibi durumlar da söz konusu olabiliyor ama dünyanın çoğu yerinde bir doğum kontrol yöntemi gibi görüldü yıllarca ve halen böyle görüldüğü yerler var, şurada tartışmaya devam ediyoruz. http://ff.im/mgZpj

Random~ dedi ki...

deryik,çok başka bi açıdan bakarak hakikaten cokta doğru noktalara değinmiş..
evet bu gerçekten tartışmalı,göreceli ve ucu açık bir konu. bazen oluyor duygusal dşünüyoruz bazen oluyor gerçeklerden kaçıyoruz. Anne olmaya karar vermek,doğum yapmak gercektn cook önemli bir karar, her yönüyle. Her koşula rağmen annelikten vazgeçmekte öyle..hemde bi kadının kendi iç dünyasını zedeleyecek kadar zor.. deryik'in dediği gibi vazgeçme kararı almak gerçekten bu denli zorken, saygı duyulması gereken bi durum.

ve istenmeyen bir bebek..istenmeyen bir gebelik..belki hasta bir çocuk,belki tehlikeli bir gebelik..sebebi her ne olursa olsun gerçekten karar-görüş-düşünce sadece anne-babaya ait olmalı. Bizler dışardan bakarken duygusal olabiliyoruz..mesela ben yaşamaya çalışan o bebek için oldukça üzüldüm,içim burkuldu. anneye kızmalı mıyım ? sanmıyorum..bu duruma o çok çok daha fazla üzülmüştür.

neyse konuştukça uzar bu mevzu,dediğim gibi ucu boylu boyunca açık bi konu.
ama itiraf etmeliyim ki her yorum bana başka bir penceden bakmaya teşfik etti..

senaaaaa dedi ki...

bu yazıyı senin yazdığına inanamadım gaykedi.
önce karnındakini mi yoksa kucağındakini mi demiş doktor, kadın da hatasını anlayıp vazgeçmiş demek. zaten o çocuk kadının karnında oluşmaya başladı ya, kadın bütün herşeyin sorumlusu. her koşulda doğuracak! vay vay vay...
kadınları neredeyse katil gibi gösteren, manyak, hapse ya da akıl hastanesine girmesi gereken kişilerin doktor olduğu, rüyalarda uçan kuşlara dönüşen ölü bebeklerle ilgili çok çılgın bir yazı olmuş.
ama senin yazdığına inanmak istemediğim bir yazı.

gaykedi dedi ki...

senaaa-- yazıdan sadece bu anlamları çıkardıysanız diyecek bir sözüm yok.

kristal dedi ki...

random da deryik gibi çok doğru yazmış...içi onları yakar dışı bizi...:(

Adsız dedi ki...

bazen aldığınız tüm önlemlere rağmen istenmeyen gebelik olabilir. kürtaja ilişkin hemen hepsi dini kökenli ya da ucu dinsel inanca değen korkutmacalar, duygusal şantajlar, hurafeler vs. ile kadınların ciddi mücadelelerle kazandıkları bir hakkı _evet kürtaj bir haktır_ bu çerçevede görmek bence son derece sorunlu. elbette ki kürtajı bir doğum kontrol yöntemi olarak görmek ya da kullanmak nereden bakılırsa bakılsın akıl ve vicdan işi değil. ancak kürtaj hakkı çok cüzzi olduğunu bildiğim bu tür kullanımlar dışında gerçekten kadınlar için son derece doğru zamanlarda, doğru yerlerde başvurulan bir yol. uzun uzun örnekler vermek istemiyorum ancak her türden muhafazakar yaklaşımın kadınları hayli zamandır çocuklarla vicdanlarından vurmaya çalıştığını görüyorum. çok üzüldüm aynı dili kullanmış olmanıza. allah aşkına ne o öyle yok uçan melekler falan, çöpe atılan ceninler... oldu mu canım kedicim ya.... sevgiyle kal.

LocuS dedi ki...

Kedi bildiğim kadarıyla hamileliğin 4. haftasında embriyonun sinir sistemi gelişmeye başlar buda onun artık acıyı algılayabildiğini gösterir .....

sufi dedi ki...

"Önce karnındakini mi öldürmemi istersin, yoksa kucağındakini mi?" diye soran bir doktora hiçbir kadın kürtaj olmaz. Böylece de doğmadan ölenlerin sayısı azalırdı. Sevgilerimle..

e.d. dedi ki...

anne karnındaki cenindir, çocuk değil, birey değil. yumurta ile spermin birleştikten sonra çoğalmasıyla meydana gelmiş sadece ve sadece bir kütle. asıl değeri ve saygıyı doğduktan sonra hakeder.

vucudundan tasarruf edip de cenini taşımaya karar vermek, ya da cenine karşı hiç bir sorumluluk hissetmeyip aldırmaya karar vermek tamamen kadının bileceği iştir (eğer ilişkisine değer veriyorsa erkeğiyle birlikte ortak karar alma hakkını saklı tutar tabi).

bu benim nacizane fikrim.

gaykedi dedi ki...

e.d-- belli bir süre bebek adayı bir hücreler yığını & kütle ama bir zaman sonra (sanırım 3-4 ay) neredeyse bir bebek haline gelmeye başlıyor. yazıda bahsi geçen ntvmsnbc haberini okudun mu?

http://www.ntvmsnbc.com/id/25088411/

LocuS dedi ki...

kürtaj cinayettir bu da benim nacizane fikrim..