24 Nisan 2010





Rönesans !


Avrupa’da, yüzyıllar süren, Rönesans, Reform ve Aydınlanma süreçlerinin ardından bugünkü, dinin çok geri planda bırakıldığı yapısına ulaştı. Atatürk ise bu mesafeyi bir gecede kat etmek istedi ve aslına bakarsanız, işe yaradı da!

Mesela ben Suriye’yi de takip ediyorum ve iki ülke arasındaki uçurumu görebiliyorum. Atatürk’ün yöntemi bir şekilde işe yaradı. Ama şunu sorabilirsiniz: “Atatürk dönemindeki bir laikliğe bugün ihtiyaç duyuyor muyuz?"


Bernard Bouwman


5 yorum:

Adsız dedi ki...

ben halen iş görüyor..

O. ve Hayat dedi ki...

İlginç bir saptama... Ama şunu da unutmamak gerekiyor, Suriye ile Türkiye yüzyıllar öncesinde de farklı idi. Osmanlı var iken de Suriye ile İstanbul arasında bir uçurum vardı. Mustafa Kemal'in yaptığı bu uçurumu biraz daha derinleştirmek oldu sanıyorum..

kristal dedi ki...

baki olan değişimdir..muhyiddin ibn-i arabi hz...ben gerek görmüyorum.tabii ki köklerimizi söküp atmıycaz ama onlarla da takılıp kalmıycaz herşey her an değişimde kainatta.kanımca Atatürk;benim yaptıklarımla sabit kalmanızı değil benim yaptığım gibi gerektiğinde gerektiği şekil ve tarzda değişimi yakalayıp daima gelişmenizi istiyorum demek istedi ki o zaten hep bizim muasır bir medeniyet olmamız için çırpındı durdu.fark burada,kısır bir dairede deveran olduğunda kokuşma olur oysa her an yenilik ve tazelikle gelişim yani tekamül gerekli ki kainat bu tekamül üzre deveranda.çünki kur'an-ı kerim de;O(yani ZAT-I AKDES)her an yeni bir şe'ndedir(tecelli,yaratma)..buyurulmakta...! ama şu da var;nasrddin hoca birgün,ben yeni bi şey icad edicem der ve kar ile ekmeği birlikte yemeği dener ve nasıl olduğunu sorduklarında da,hiç beğenmedim der.demek istediğim;yapılan yeniliğin her bireyin kendi ve toplum için menfaati gözönünde tutularak yapılması gerekir ki biz tümsel kainatın nadide parçalarıyız ve bireyin zarar görmesi topluma da yansır,toplum da zarar görür.bütünsel menfaat ile yapılan yenilikle tekamüle doğru diyorum...

sockrates dedi ki...

suriye ile istanbul arasında olan uçurum daha kültüreldi. mustafa kemal ile birlikte kültürel uçurumun derinleşmesiyle birlikte siyasal rejim uçurumu da oluşmaya başladı.

ZVZEK dedi ki...

iyi demiş hoş demiş de;
alışmadık götde don durmazmış.
hak edilmeden kazanılmış herşey gibi,
bu kazanımlar da kayboluyor yavaş yavaş.