13 Nisan 2010






Kurtlar ve Kürtler !


Kürt milliyetçileri tarafından genel olarak ılımlı bulunarak eleştirilen Ahmet Türk'e Türk milliyetçileri tarafından saldırılması bir ironi olsa gerek. Medya yakın tarihimizin en önemli isimlerinden Dinç Bilgin'in (Sabah gazetesi ve Atv eski sahibi) sözleriyle devam edelim;

"Çok samimi söyleyeceğim. Yeni Asır’ın sahibiydim. Bir arkadaşımla yürüyoruz. Büyük Efes Oteli’nin önünde ayakkabısını boyattı ve çocukla Kürtçe konuştu. Gazete sahibiyim ve hayatımda ilk defa Kürtçeyi o zaman orada duydum.

Mesela İstanbul’a gelinceye kadar Alevinin kim olduğunu bilmiyordum. Bunu bilmeyen bir adam, toplumu yönlendirecek gazetelerin sahibi... Ermeni meselesini de bilmiyorduk. Hala kızıyoruz. Ermeniler kendi kendilerini öldürmüş sanıyoruz."



17 yorum:

Jupiter dedi ki...

Gay Kedi, bir kürd olarak bugüne kadar "kardeşlik" şeyine inandım. ama artık bu olay ve bu olay sonrası gazete ve blog yorumlarında sonra anladım ki "gardaşlık" denilen şey komediya ve ironiden başka bir şey değildir.

Yanıbaşımdaki türk'e düşman olmayacağım ama artık kardeş olarakta yaklaşmayacağım. bir fransız, perulu, angolalı ve çinli olan dünya vatandaşına yaklaşımım neyse o olacak.

yeter artik!...

gaykedi dedi ki...

merak etme gardaş kötülere papuç bırakmayacağız, umudunu yitirme. http://ff.im/iXFdh

Samet dedi ki...

Kürt düşmanlığı örnekleri heryerde ne yazık ki karşıma çıkıyor.Bu insanların yaptığı ırkçılıktan başka birşey değildir.aynı durum Ff de var ne yazık ki http://ff.im/iPK9i

gaykedi dedi ki...

samet ben üye değilim ama facebook'un çok daha beter olduğunu söylüyorlar :(

outlaw dedi ki...

samet,

bana sanki gönderdigin linkteki mesaj bu tip adamlarla dalga gecmek icin - ironik olarak - yazilmis gibi geldi, ama ben de yaniliyor olabilirim...

Adsız dedi ki...

bu ılımlı,güvercin,şahin benzetmelerini gerçekten sahici buluyor musunuz? yok öyle bir şey, uslup farklılığı olabilir ama söylem noktasında herhangi bir farklılık yok. siz dtp'den hiç çatlak bir ses duydunuz mu? ahmet türk 5 no'lu cezaevinde bir böbreğini yitirmiş, işkenceye direnmiş, bir barış adamıdır. çok ayıp ettiler, çok. bireysel olmadığını bilmek daha da can sıkıcı. yine yaptılar yapacaklarını. bu olaya sevinenler keşke yakın tarihi okuyup araştırabilme ve realiteye yaklaşma, çözüm sunma yeteneğine sahip olsalardı. her şey daha kolay olurdu.

DORİS dedi ki...

ahmet türk'ü desteklemiyorum, yaptığı işler de çoook yanlış bana göre. resmen bir terör örgütünü savunuyor adam. ama yapılan şey de güzel değildi kabul etmek lazım.

bu arada ermeniler konusunda yeteri kadar bilgi sahibiyim ve böyle bir katliam yok. bazı kesimler bunu ah onlar madur, ah onlara ırkçılık uygulanıyor... diyerek haklı göstermeye calışsalar da tarihimizi bilen bir insan bunun nasıl bir düzmece oldugunu da görebilir. oturup hiçbir kaynağı taramadan, oradan buradan duyduğu bilgilerle, bazı sözümona yazarların fikirlerine dayanarak ermeni soykırımı yapıldı denilemez. asıl ermeniler o savaşta yıllardır beraber yaşadıkları insanlara zulmetti.zorunlu göç ettirildiler. Ve bunlar da belgelerle kaydedildi. nasıl oluyor da kendi belgelerine güvenmiyor da kim oldugunu bile bilmedikleri insanlara inanıyorlar..
onları haklı görmek, şimdi dağda savaşan pkk'lıları öldüren askerlerin soykırım yaptıgını söylemek gibidir.
illa ki ezilen taraf aranıyorsa osmanlı arşivlerindeki belgelere bakılmalı önce..

gaykedi dedi ki...

doris-
bir zamanlar ermeni kıyımı için bende senin gibi düşünüyordum, ama inan biraz araştırıca görüyorsu ki bu olay bizim millyetçi çevrelerin gördüğünden çok daha büyük ve feci bir olay.

Jupiter dedi ki...

osmanli arsivi..mi?!

naziler yahuduleri oldururken tek tek rapor ve belge mi tutuyorlardi.
ermeni meselesine de çok hakim oldugun belli.
diger bilgi arsivlerin gibi.
alemsin Doris.

DORİS dedi ki...

milliyetçi çevreler gözüyle bakmıyorum zaten. dediğim gibi, oradan buradan duyacağımıza araştıralım diyorum ki benim araştırmalarım gösteriyor ki böyle bir şey yok. en azından belgelere dayanıyor.
niye bu soykırımı tanıyan ülkeler hala ellerini kollarını sallaya sallaya istedikleri kıyımı yapıyorlar acaba. savaş sırasında da ermeni devleti kurmak için ortaya atılan bu iddiayı desteklemeye, kanıt bulmaya çalıştılar. ama olmadı. şimdi sahte belgelerle iş ceviriyorlar. emin ol bu iş böyle değil.

gaykedi dedi ki...

doris--
benim de kendimce ulaştığım nokta şudur;

"1948 yılında kabul edilen Birleşmiş Milletler Soykırım ve Soykırımın Önlenmesi Konvansiyonu'na göre, oradaki tanıkları geçmişe uygularsak yaşananlar net bir biçimde soykırımdır. Çünkü Ermeniler sadece Ermeni oldukları için hedef alınmışlar ve üstelik bu, Ermenileri Anadolu'dan temizlemek şeklindeki bir ideolojinin ürünüdür. Fakat 1915 yılındaki olaylar yaşanırken konvansiyonun bu kararları henüz olmadığı gibi, bu konvansiyonu ortaya çıkaran ahlaki birikim de söz konusu değildi. 1915'te Talat Paşa tehcir yasasının en radikal bir biçimde uygulanması talimatını verirken o kuşağın insanlarının kafasında "Dünya buna soykırım, etnik temizlik der" şeklinde nosyonlar söz konusu bile değil. Kötü ve hukuk dışı bir şey yaptıklarını bildikleri için gizli emirlerle yaptılar. Ama bu yaptıklarının ileride soykırım olarak değerlendirilebilecek bir şey olduğunun farkında değillerdi. Dolayısıyla dürüst bir tarihçinin kafasında her zaman şöyle bir sorun olacaktır: 1948'e benzer bir atmosfer içinde böylesi bir eyleme kalkışırlar mıydı? Bu sorunun yanıtı yok. Dolayısıyla hiçbir zaman kestirmesiz kesin bir ifadeyle '1915 soykırımdı' diyemeyeceğiz."

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=178434

DORİS dedi ki...

şöyleki o dönem böyle ahlaki bir yeterlilik yok demişsin. o dönem öyle bir ahlaki yeterlilik vardı ki, imzalanan bin türlü antlaşma ile istediiklerini yapıyorlardı. doguda ermeni devleti kurmak isteyen milletler böyle bir soykırım meselesini nasıl görmezden gelir, nasıl ahlaki koşullar olumamış...
evet ermeniler göç ettirildi, zira vatanın bağımsızlığını tehlikeye atıyorlardı. neden izmirde denize dökülenlere aynı tepki verilmiyor. neden ermenilerin giderken yaktığı yıktığı köyler hesaba katılmıyor.
evet, kesinlikle soykırım değildi. nasıl ki çanakkale savaşını ayrıntılarıyla biliyorum ve haklılığından eminim, bu konuda da eminim. benim eminliğim bir şey farketmez, ama keske herkes dönen dolapları görebilse. emin ol, eğer soykırım yapmış olsaydık,o dönem bunu kullanacak çok devlet vardı...

gaykedi dedi ki...

doris--
devletin ve milliyetçi çevrelerin propagandalarının etkisi altında çok kaldığınızı düşünüyorum. Örneğin çanakkale için iki ay önce friendfeed'de şu feedi girmiştim;

Çanakkale'de büyük dedesi şehit olmuş birisi olarak Türk'e Türk propagandası yapmadan önce şu gerçekleri bilelim diyorum... Bir: Çanakkale çarpışmaları "kurtuluş savaşımızın bir parçası" değildir. Arada beş yıllık bir fark vardır üstelik. / İki: Birinci Dünya Savaşı'na, Almanya'nın ittirmesiyle biz kendimiz girdik, yani kaşındık. Üç: Düşmanların buna cevap vermeleri, Çanakkale'ye dayanmaları son derece "doğaldı" . Kimse durduk yerde bize saldırmış değildir. Evet, saldıranlar emperyalistti, ama biz de emperyalisttik! "Mazlumluk edebiyatı" gülünç oluyor. / Dört: Çanakkale çarpışmaları savaş boyunca sürmedi, toplamı bir yıldan azdır. Düşmanlar söktüremeyince çekilip gittiler ve üç yıl boyunca orada tek kurşun atılmadı. / Beş: Ortada henüz bir "Atatürk" yok, yalnızca "Miralay Mustafa Kemal Bey" vardı. Atatürk bu çarpışmalarda albay rütbesindeydi. Komutan bir Alman'dı (Liman von Sanders) / Altı: Çanakkale'de "milli ordu" değil, "imparatorluk ordusu" çarpıştı. Türk'ün yanında Kürt de vardı, Arap da, Yahudi de. / Yedi: Kayıplarımız hep şişirildiği gibi üç yüz bin, beş yüz bin değil, 55 bin ölü ve 140 bin yaralıdır. / Sekiz: Bu gerçeklerin öğrenilmesi, Çanakkale başarımıza gölge düşürmez, değerini zedelemez, yalnızca "neyin ne olduğunu" daha iyi anlamamıza yarar sağlar. / Dokuz: Şimdi bir sürü cahil ve aptal, benim bu yazıma çok kızacaktır... http://ff.im/hKhKD

DORİS dedi ki...

bu yaftalamalardan da nefret ediyorum. memleketini savunursun, keza bu işi bilerek yapıyorum. hooop hemen milliyetçiden etkilenmişsin sen ollursun.

velhasılı, çanakkale'nin tarihi şudur, şöyledir demediğim halde bir şeyler yazıp isbata çalışıyorsunuz. sadece çanakkale'yi biliyorum, eminim demiştim; yine diyorum. keşke siz de bilseydiniz... ama iki şeyi karşılaştırırken eşzamanlı olmasına dikkat etme zorunlulugum yok. savaşın ne zaman oldugunu da ne demek oldugunu da inan bir çok insandan, ki buna sen de dahilsin, iyi biliyorum. kaç kişi öldü,nasıl oldu, kimle baştaydı, kaç asker vardı.... siz bazı tarafların fikirlerini bir şekilde empoze ediyor olabilirsiniz. bir insanın kim oldugunun belli olması için de rütbe gerekmez. Atatürk Atatürk'tür.

anlıyorum ki sizinle boşuna konusuyorum. kendi milletinden, memleketinden, tarihinden bu kadar anlamayan ve anlamadıgı halde ahkam kesebilen birinden bir şey dinleyecek değilim. önce sağlam kaynakları bir araştırın bence. osmanlı arşivlerine gidin, o dönemde tutulan günlükleri okuyun, tarafsız yazarlara bakın...

son olarak SİZİN ANLADIGINIZ ŞEKİLDE milliyetçi değilim. ben kendime göre bir milliyetçiyim,tarihimi çok iyi biliyorum, ülkede oynanan oyunları da,sizin gibi düşünenlerin nasıl oldugunu da... benim anladıgım milliyetçilikte insanlar vatanlarını ülkelerini sever. zira bu ülkeyi kurtaranlar da onlardı; böyle yaşayabilmeniz için uğrasanlar da...

gaykedi dedi ki...

doris--
Atatürk'ü ne kadar önemsediğimi blogumu okuyan herkes bilir. Tarihsel hayal algılarında parazit yarattığım için üzgünüm ama gerçekler acıdır.

şaşkın dedi ki...

jupiter yukarıda "bir kürd olarak bugüne kadar "kardeşlik" şeyine inandım. ama artık bu olay ve bu olay sonrası gazete ve blog yorumlarından sonra anladım ki "gardaşlık" denilen şey komediya ve ironiden başka bir şey değildir." demıs,

bir burun kırmaya 2 polis canı aldınız daha "gardaş"lığın ironi olduğunu yeni mi anladiniz?? bunun için gazete veya blog yorumlarını okumana gerek yoktu canım ya.komiksin.

not: bende yarı kürdüm annem kürt babam türk. ben ahmet türke yapılan hareketi kınıyorum, ama "kancıkca" polis taranması başkabirşey.

gaykedi dedi ki...

şaşkın--

http://ff.im/jaSNM