25 Nisan 2010





Kan !


Ermeni katliamının bizim milliyetçi çevrelerin küçümsediğinden çok daha büyük bir vahşet olduğunu, bu konuda oldukça doldurulmuş halka nasıl anlatmalıyız, nereden başlamalıyız?

Bazı iyi niyetli kitlesel hareketlerin çok tepki çektiğini, sanki yarardan çok zarar getirdiğini hissederek soruyorum bu soruyu? O kadar kilitlenmiş durumdayız ki bu konularda, aklıma Gündüz Vassaf'ın dedikleri geliyor:

"Soğuk savaşın en kritik günlerinde bile, Sovyetler'le Amerika'da, halkların kardeşliğinden söz edilirken, Türk-Ermeni ilişkilerinde böyle bir anlayışın slogan düzeyinde bile olamaması, ibret verici."



9 yorum:

pippi haşmet dedi ki...

kedi, uzun zamandır ben de bunu düşünüyorum aslında. Kendimi anlamayan kesimin yerine koyuyorum ve bir şeyler bulmaya çalışıyorum onlara göstermek için.
Dediğim gibi tamamen taraf tutmadan objiktif olarak söyleyeceğim bunu.
Bulduğum en genel nedeni, soykırımı kabul edenlerin ya da özele inmeden genel olarak katliamlara tepkisiz kalmayan, haksızlığın yanlışın karşısında olan insanların "çoğunda" iki yüzlülük var.
Aslında yazı olarak yazacaktım bunu ama kısmet burayaymış :)
Bazı insanlar kendi milletlerinden olan insanları dışlayarak farkında olmadan ırkçılığın alasını yapıyorlar. Bir ırkı ya da neyse işte bir şeyi yüceltmek şart değil ırkçılık olması için reddetmek de ırkçılıktır bence. Türklerin başına herhangi bir şey geldiğinde o çok duyarlı vatandaşlarımız ses çıkarmıyorlar.
Faşistler ses çıkarıyor nasılsa diye düşündükleri için belki de.. Ama bu ikiyüzlülüktür işte. Bir yerde birilerine haksızlık yapılıyorsa ve sen çıkıp ben haksızlıkların karşısındayım diyorsan dürüst olacaksın. Bazılarının karşısındayım, bazılarında sesim çıkmaz ne demek.!?
Önce haksızlığa uğrayan içinde bulunduğun toplum bile olsa haksızın karşısında olacaksın. Bu seni ne faşist yapar ne de ırkçı insan yapar..

Şimdi soruyorum mesela, neden soykırım dediğimde beni özentilikle ya da herhangi bir şeyle suçluyorsun diye..
"Sizin gibiler sadece iş başkalarına gelince insancıl oluyorsunuz diyor.

Bu ikiyüzlüler de ne yaptıklarını bilmiyorlar.
Hatta sen bu iki yüzlülerin arasına girmeyip farklı olduğunda gerçekten haklı olan Türk ya da ne bileyim müslüman olup sen de onu savunduğunda seni ırkçılıkla suçluyorlar. Daha geçenlerde düşüncelerime, yaşayışıma göre müslümanlara yapılan basit bir saygısızlıktan bahsettim ve keşke yapılmasaydı dedim.
Karşılığında siz de ABDlilere şişman diyorsunuz gibi akıl dışı saçma eleştiriler geldi.

Bugüne kadar hiçbir kesimin taraftarı ya da düşmanı olmadım kendimce kendime doğrular belirledim, yanlış bulduklarımı eleştirdim.
Ama gel gör ki işte ne yaparsan yap, birileri seni genellemeye bayılıyor.
Taraf olmak zorunda değilim hiçbir yere. Hiçbir kesime yalakalık yapmam, bugün beğendiğim bir davranışın sahibini yarın başka bir davranışından dolayı eleştiririm..

Çok uzattım..

Önce herkesin samimi davranması lazım ki, anlatamadığımız insanlar bizim onlara düşman olmadığınızı görmeliler.
Urumçi'dekilerin de, seçtikleri dinin kimseye zarar vermeyen bir gereğini yaptıkları için ezilen insanların da yanında olmalıyız.

Sadece Hrant öldürüldüğünde değil, islam yazarı ya da ne bileyim milliyetçi olduğu için öldürülen bir insanın da davasını gütmeliyiz.
Aksi bana ikiyüzlülük gibi geliyor..

Amaan bir müslüman daha öldü..
bir gericiden daha kurtulduk..

Bunları diyen zavallılar var.

Bilmiyorum tam olarak anlatabildim mi demek istediğimi. O kadar alıştım ki bu konuda yanlış anlaşılmaya.. Senin zekana güveniyorum. :)

Cümlelerim bozuk olmuş olabilir kusura bakma.

gaykedi dedi ki...

pippi--
amma doluymuşsun bu konuda. mesele temelde kul hakkına ve empati yeteneğine dayanıyor. Başka milletler de şunlara şunu yaptı, bunu yaptı diyerek geçmiş hatalarımızı görmemezlikten gelmeye, küçümsemeye hatta inkara çalışmak en başta insanlık onurunu zedeleyici.

pippi haşmet dedi ki...

İşte insanlara göstermemiz gereken kısım da bu aslında. Ama çevremde kültürlü, aydın -ne dersen o- geçinen insanların bu tek taraflı bakışları bizim anlattıklarımızın gerçekliğini sarsıyor.
Bu konu için değil ama genel olarak tez elden bunu değiştirmek lazım derim ben ve giderim :)

kristal dedi ki...

ehli olana uzman oldukları alanlarda doğruları hiçbir güçten etkilenmeden ifade edebilmeleridir diyorum..şu garip dünyada sadece zavallı(!)ermenilere mi vahşet uygulandı soruyorum o çığırtkan uyanıklara? ve kalkıp da (fazlaca tarih bilgim olmasa da)türk insanının vahşet yaptığını hiçbir kaynaktan okumadım,algılamadım ki aksine en mazlum halklardan bir tenesi de mutlak biziz.düşündüğüm kadarıyla o ikiyüzlü ve müfteri ermenileri bile arka perdeden kışkırtanlar var ve malesef kurunun yanında yine yaşlarda gidiyo...

Vakuol dedi ki...

kristal sana katılıyorum. Ermeniler tabi ki acı çekmiştir zamanında, o kadar zaman yaşadığın vatanından bir emirle sürülüyorsun, sürülürken anneni babanı evladını kaybediyorsun, gerçekten zor. Ama gaykedi'ciğim senin o "milliyetci" dediğin, bütün bunlara karşı çıkan bizler, burda birşey yoktur, herşey güllük gülistanlık demiyoruz. Elbette var.Söylediğimiz şey, suç sadece bizim mi ? Yada buna soykırım demek doğru mu? "Soykırım" yaparken , tehcir eden kafileye hamile varsa süt, hasta varsa doktor atansın emri veren hangi ülke var? Peki bunlar bir yana, Ermeni teröristler tarafından(terörist diyorum, Ermeni değil) yakılan köyler, karnında bebeği ile öldürülen annelerin ne suçu vardı? Tüm bunlara karşın bunların aynısın tarafların değişerek yaşandığı, Türk halkının Ermenileri öldürdüğü oldu mu peki? Tabi ki hayır. Yani aslında o kadar ölen Ermeninin katili aslında, kendine Ermenistan kurmak isteyen Ermeni teröristleri, Bu teröristler yüzünden tüm Ermeni halkı tehcire mecbur edildi, yazık. Asıl sorun, bizim kendini aydın sanan ve Ermeni sorunu için özür dileyen, bir avuç zavallı insanımız. Özür dilememiz gerek bir konu olmamasına rağmen , üstüne biz bir özür hakediyoruz. O kadar olay var ki, insanın tüylerini diken diken eden..

gaykedi dedi ki...

En mazlum ya da en cani tanımlamaları doğru değil. Bütün büyük milletler gibi bazen cani olmuşuz bazen mazlum, bazen ise despot, bunlar insani özellikler. Ermeniler bizi arkadan vurdu diyenlere Nişanyan'ın verdiği "Çok büyük bir çoğunluğu değil, bütün Kürtler PKK'yı mı destekliyor ve terörist mi?" demesini ve şu bilgileri eklemeden de geçemeyeceğim;

"1948 yılında kabul edilen Birleşmiş Milletler Soykırım ve Soykırımın Önlenmesi Konvansiyonu'na göre, oradaki tanıkları geçmişe uygularsak yaşananlar net bir biçimde soykırımdır. Çünkü Ermeniler sadece Ermeni oldukları için hedef alınmışlar ve üstelik bu, Ermenileri Anadolu'dan temizlemek şeklindeki bir ideolojinin ürünüdür. Fakat 1915 yılındaki olaylar yaşanırken konvansiyonun bu kararları henüz olmadığı gibi, bu konvansiyonu ortaya çıkaran ahlaki birikim de söz konusu değildi. 1915'te Talat Paşa tehcir yasasının en radikal bir biçimde uygulanması talimatını verirken o kuşağın insanlarının kafasında "Dünya buna soykırım, etnik temizlik der" şeklinde nosyonlar söz konusu bile değil. Kötü ve hukuk dışı bir şey yaptıklarını bildikleri için gizli emirlerle yaptılar. Ama bu yaptıklarının ileride soykırım olarak değerlendirilebilecek bir şey olduğunun farkında değillerdi. Dolayısıyla dürüst bir tarihçinin kafasında her zaman şöyle bir sorun olacaktır: 1948'e benzer bir atmosfer içinde böylesi bir eyleme kalkışırlar mıydı? Bu sorunun yanıtı yok. Dolayısıyla hiçbir zaman kestirmesiz kesin bir ifadeyle '1915 soykırımdı' diyemeyeceğiz."

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=178434

Vakuol dedi ki...

"Çok büyük bir çoğunluğu değil, bütün Kürtler PKK'yı mı destekliyor ve terörist mi?" İşte demek istediğim bu. Ermeni halkın o zulmü çekmesinde en büyük sebep, Ermeni teröristlerdir. Ermeni halkın tabi ki hepsi değil o zülmü yapan, o zaman ki kendilerince bağımsızlık savaşçıları, yakın geçmişin de ASALA'sı bu zulmün sahipleri. Ama gördüğün gibi kedi, ceremesini çeken suçsuz halk oldu. Aslında o özür dileyen kitlenin, Artin Penik'in son sözlerini dinlemesi lazım.

LocuS dedi ki...

kin intikam ceza ne kadar kötü duygular ne kadar alt insanca Nietzsche mi dedi biri...............

kristal dedi ki...

daha önce okuduğum bir yazı da şöyle deniliyordu:kötü şey yoktur,kötü olan düşüncelerdir...yani herşeyi negatife çeviren,sevgisiz düşüncelerdir..