16 Nisan 2010





Eski Ev !


Cenevre'de ya da Basel'de zengin insanların eski evlerde nasıl yaşadıklarını görseniz şaşarsınız. Paris'in Londra'nın eski mahallelerinde hep zenginler oturur. Türk halkının para kazanıp burjuvalaşan bölümü böyle bir bilince sahip olamadı.

Orta İngiltere'nin bazı kentlerinin tarihi meydanlarında bir tane bile yeni bina göremezsiniz. Bizim zenginlerimiz Süleymaniye'de eski bir evde oturmaz. Bu evleri İstanbul'la ilgisi olmayan fakir köylülere bıraktılar.


Prof. Doğan Kuban
(Ülkemizin yetiştirdiği dünya çapında bir
mimari tarih uzmanı.)



11 yorum:

kremkaramel dedi ki...

Güzel saptama! Son yıllarda Galata Kulesi ve Balat civarında bilinçli bir toplaşma var ama onlar ultra zenginler olmadığı için
yine yukarıdaki teoriyi çürütemiyor. Yalılardakiler rezidanslara çoktan terfi etti.
Gelgelelim yaratıcı inşaat şirketleri sarayların taklidi ile önlerini açma uyanıklığında çırpınıyorlar. Tatilköyleri de keza öyle... Diziler lüks yaşamı, lüks mekanları pompalıyor. Bir tane fakir dizisi yok mu kardeşim? Konaklı diziler de bile abartılı şaşaa...
Kriz sonrasında önce ultralüks inşaat sektörü canlanıyor. Japonların rahatça sığdığı minimal mekanlara inat kıçımızla duvarlara vura vura mekanları 300 m2'nin nüstüne ittik. İkea diye bir mağaza açılıyor, mobilyalar küçük deyip sadece köftesini yiyip dönüyoruz. Az geliştik uz geliştik bir arpa boyu yol gittik.

outlaw dedi ki...

almanya'da da eski (savaş öncesinden kalma) binalarda kiralar daha yüksek. eğer bina bakımlıysa büyük pencereler, yüksek tavanlar ve genel olarak estetiğin kullanışlılık ilkesine daha kurban edilmemiş olması insanları çekiyor.

bir de fransa'da, rennes'de 15. yüzyıldan kalma küçük bir evde oturmuştum, büyük bir keyifti. zaman bulursam yazmak istiyorum bir ara o ev hakkında...

Merve Alanyalı dedi ki...

kendi milletinden bu kadar nefretle bahseden aydın da bi tek türkiyede bulunur herhalde. belki söylediği doğrudur ama söyleyiş şekli çok çirkin. hatta eski evlerde oturmak istemeyişlerinin sebebi de, eleştirile eleştirile kendi kültürlerinden nefret eder hale gelmeleri bence.

gaykedi dedi ki...

merve--
Kuban şeker gibi adamdır, üslübu her zaman yumuşaktır bu yazıda da ben nefret duygusunu bırak sert bir şey dahi göremiyorum.

Merve Alanyalı dedi ki...

Zaten sert eleştirse etkili olamazdı. Doğada da, zehirsiz böceklerin aldığı can, zehirli böceklerin aldığından kat be kat fazladır.

kristal dedi ki...

dışarısıyla alakalı değil bunlar,onca yaşına,eğitimine,görgüsüne rağmen kendini bi türlü sevmeyi bilemeyen ve başaramayan bir acı tablo....prof.'a teşekkürler bu acı resmi projekte ettiği için...(ve tabii ki dikkatli algına,kedi..)

gaykedi dedi ki...

Merve--
böcek? eleştiriyi bırak bazı gerçeklerin dile getirilmesi mi bile yanlış?

Jupiter dedi ki...

o kitabin içerigini tam olarak bilmiyorum ama sanki bana eksik gibi geldi.
sorun tr deki zenginlerin eski mekan ve evleri degerlendirememe sorunu degil....
tr deki zenginlerin sosyolojik gerçekligi çok onemli.

insaat sekterunde olan isim geregi fransa da o tarihi evlerin içini ve yasayanlarla tanisikligim oldu. buradaki zenginler atalarindan gelen asalet, birikim, kultur, sanat ve zevk tarihi var bilinçlerinde.
tr de ise zenginlerin geçmisle alakali bir bagdan ziyade turkiyede herkesin bildigi bir gecede zengin olma gibi sosyoljik nedenler o eski tarihi mekanlari yalniz ve uvey birakmistir.

Merve Alanyalı dedi ki...

@ gaykedi
böcek örneğini verirken tereddüt etmiştim, yanlış anlaşılır mı diye, öyle de oldu sanırım. masum görünen olumsuzlukların, sert olanlardan çok daha fazla zarar verdiğini anlatmaya çalışmıştım doğadan örnekle. rahatsız ettiyse özür dilerim.
bu toplumun hiç mi olumlu gerçeği yok, bu kadar mı rezil bir toplumuz?
bir örnek daha vermeye çalışayım: Karadenizli bir adamla oturmuşsunuz, sohbet edeceksiniz, ama sen durup durup, "Abi, senin burnun eğri ya!" diyorsun. Başka bir şey demiyor, sürekli bunu tekrar ediyorsun. bu da "gerçeği dile getirmek".
ben bunun artık kasıtlı olduğunu düşünmeye başlıyorum. bu insanların gençlere sempatik görünmeye çalışması da "bu kadar şeker bir adam bile böyle söylüyorsa, biz gerçekten rezil insanlarız demek ki!" izlenimi yaratmak için.

gaykedi dedi ki...

merve--
bardağın sırf dolu tarafına bakıp topluma abartı bir iyimserlik pompalaynlar kadar, bardağın daima boş tarafına odaklanıp karamsarlık yaynalar da itici ve zararlıdır ama Kuban böyle birisi değil, oldukça iyimser şeker gibi bir adam, inan bu konuda içinde biriken bazı olumsuzlukları boşaltacağın kişi bu olmamalı.

ozge dedi ki...

Mutenalaştırmaya karşı çıkmak, yıkılan tarihi evleri görünce çok zor. Ama bu evlerin kurtarılması için illa yüksek kültürlü burjuvazinin ağzımızın suyunu akıtan yaşamı ve bilgeliğinden neden medet umalım?

En azından bu evler için daha iyisini isterken biraz hayalci ve eşitlikçi olabiliriz gibi.