09 Mart 2010




Ötenazi !


Doç. Dr. Mustafa Çetiner'in ölümcül hastalıklar ve pasif ötenazi kavramı ile ilgili bir anısı;


Gözlerini gözlerime dikti, “sizinle özel konuşmak istiyorum” dedi güçlükle. Son günlerindeydi, düzelmesi imkansız bir kan hastalığı ile bir yıla yakın bir süre boğuşuyordu. Eşi ve çocukları onu bir dakika bile yalnız bırakmıyor, olanaksız bir iyileşme için gözlerinin içine bakıyorlardı…

Yalnız bir zamanında odasına girdim, gülümsedi. Yanına oturmamı işaret etti. Vücudunun savunmasından sorumlu beyaz kan hücreleri hasta kemik iliğinde yapılamadığından, iltihap oluşumundan onu koruyabilmek için maske takıyorduk. Eliyle maskemi çıkarmamı istedi, dediğini yaptım.







“Biliyorum” dedi, Ellerini tuttum, “onlara bir şey anlatma” dedi, ”umut yok, yakın bir zamanda öleceğim, ne olur beni yorma, eşim, çocuklarım her şeyin yapılmasını isteyeceklerdir, boş ver, beni uğraştırma.”“bu konuşmayı bilmesinler”. “Siz” dedim, “inanılmaz bir kadınsınız”. “Hayır” dedi, ”ben, çok sıradan bir kadınım”…

İzleyen süreçte şuurunu kaybetti, çevreyi tanımadı, çığlıklarla uyandı geceleri. Ailesi son güne kadar hep yanındaydı. Her sabah vizitinde gözümün içine bakıyor, “yeter artık” diyordu, ya da bana öyle geliyordu.

Ben bir hekimim ve son ana kadar bir hekim ne yapmalıysa onu yaptım, tıbbi desteği kesmedim tabii, ama gözlerinin içine de bakamadım hiç. Sonraki günlerde onu kaybettik.

Sevgili Hocam Prof. Dr. Akif Berki, “Her kaybettiğim hastamla benim de bir yanım ölür” derdi, haklıydı… Her hekimin kaybettiği hastası öldüğünde onun da bir tarafı ölür gerçekten.


1 yorum:

biggeee dedi ki...

Çok etkileyici bir hikaye bu, gözlerim doldu.. Acaba böyle hekimler kalmış mıdır diye düşünürdüm, hala ölümlerden etkilenip üzülen hekimler.. Varmış, ama sanırım ben dayanamazdım..