27 Mart 2010





Güç !


Ülkemizin onda biri nüfusa sahip Ermenilerin dünyayı ayağa kaldırmaktaki başarısını kimileri anlamakta zorlanıyor. Üç milyon nüfusa sahip Ermenistan'ın başkenti Erivan'da, Ermenistan Bilim ve teknoloji Enformasyon Merkezi'nde 22 milyon cilt kitap bulunduğunu, 70 milyonluk ülkemizin en büyük kütüphanesi Milli Kütüphanemizde ise sadece 1 milyon kitap olduğunu bilirsek belki bunun nedenini bir parça anlayabiliriz.

Geçen gün bir bilim yazısında Prof. Celal Şengör ülkemizde bir Kürt ve Ermeni enstitüsü olmadığından yakınıyordu ve ekliyordu; "Vartan'ın Heissmavoruk'unu, Kürt tarihi olan Şerefname'yi okumadan Nemrut volkanının patlama davranınışını öğrenebilir misiniz? Veya Şiraklı Ananias'ın Askharhocoyc'unu okumadan Doğu Anadolu coğrafyasını?"

Ve üzülerek 1 milyonu aşan kitaba sahip kütüphane sayılarına bakalım ülkelerin; ABD-121, Almanya-63, İngiltere'de 56 kütüphane.


6 yorum:

Aydedeye havlayan dedi ki...

pek vahimmiş gerçekten..

kristal dedi ki...

bunu harf inkılabına bağlıyorum...ve lütfen bana gericilikten,bağnazlıktan bahsetmeyin...!

gaykedi dedi ki...

tüm olumsuzluklarına rağmen harf devriminin artılarının daha fazla olduğunu düşünüyorum. bunun en önemli nedeni harf devrimiyle gelen eğitim seferliği ve aklımda yanlış kalmadıysa osmanlıda erkeklerde %5, kadınlarda binde 3 olan okuma yazma oranının bir kaç 10 yıl içinde katlanması ve bugün ulaştığımız nokta gösterilebilir.

kristal dedi ki...

avrupa standartlarına uygun yaşayarak teknoloji çizgisinde yürümek ve diğerlerinden üstün olma çabası ve kültür denilen en fazla kim beynine bilgi depo edebilir yarışı eğitim ve gelişim ise ve dahası medenileşmek ise,zaman makinesini icat etmek ister ve geriye;insanların kendilerini bilip,diğerlerini de meydana gelinen bir bütünün orijinal parçaları olduğunu hissettirerek hoşgörüyle yaşadığı nadide incilerin arasına katılmak isterdim...beni bağnazlıkla suçlayabilirsiniz ama ben olması gerekenin sevgisindeyim..

awara dedi ki...

buhara, semerkand ve endülüs...

size bir şeyler anlatıyor değil mi?

gaykedi dedi ki...

iyi şeyler yanında, geçmiş güzel günlerle avunmayı da hatırlatıyor ne yazık ki.