17 Mart 2010





Ali ile Ramazan !


Perihan Mağden'den 160 sayfalık, yetimhanede büyüyen, 18 yaşından sonra kapının önüne konulan iki eşcinsel, hakkında suratımıza çarpan tokat gibi bir kitap.

Kitabın bazı yerlerinde gözlerimin dolduğunu hissettim, toplum baskısıyla evlenmek zorunda kalan eşcinsellerin yaşadıkları o iğrenç ikiyüzlülük ve zavallılık ise midemi bulandırdı.

Gerçek bir konudan kurgulanmış olduğunu bilmek etkisini daha da arttırıyor kitabın ve pek eleştirilecek bir tarafı da yok doğrusu. Ferzan Özpetek mi çeker, Kutluğ Ataman mı, yoksa başka birisi mi bilemem ama, belki de ülke olarak ilk yabancı film Oscar'ını alabileceğimiz destan gibi bir film çıkar bundan.



7 yorum:

goks dedi ki...

hikaye ilginç olsa da, kaleme alınış şekli çok kötü... sonuçta iyi bir kitap değil...

göksel

gaykedi dedi ki...

Nakhar'da P. Mağden'in yazım dilini pek beğenmedi ama bana fena gelmedi doğrusu, hele o okuması zor köşe yazılarından sonra.

Çavlan dedi ki...

cuk oturmuş o dil bu kitaba. evet bazı romanlarında zorlama duruyor garip köşe yazarı dili, ama ali ile ramazan'da anlattığı dünyaya şahane uymuş bence.

pisikopati dedi ki...

Bunu söylediğim için kendime kızmalıyım ama yapamıyorum maalesef. Hiç sevmiyorum bu kadını ben, çok ama çok rahatsız oluyorum konuşmasından tavrından, tarzından. Sırf bu önyargım yüzünden de kitaplarını alıp okumuyorum.

gaykedi dedi ki...

günlük hayatta zor birisi olduğu ve bir öfke kontrolü sorunu yaşadığı belli ama biz daha çok yazdıklarınla ilgilenmeliyiz boşver, sanatçıların hangisi normal saylır ki :P

diablero dedi ki...

tedavi olup evlene eşcinsel insanlar tanıdım demekki bir hastalık ve kurtulabiliyor insan diye düşünüyorum hep. ama öyle yaşayanlara da saygım var.

gaykedi dedi ki...

diablero--

tedavi olması mümkün değil sadece kendisini zorluyordur o kişi, eşcinselliğin sebebleri ve hastalık olup olmadığı konusunda Selçuk Erdem'in feedinde bir arkadaşa verdiğim cevabı bulup buraya koplayacağım;

@Muammer- bilmediğin konularda konuşurken biraz daha dikkatli ve araştırıcı olmalısın, eşcinselliğin tedavisi olsa dünyada eşcinsel kalmaz. 40 sene önce bilim bunun hastalık olmadığını buldu. Toplumumuz pek çok konuda olduğu gibi eşcinsellik konunda da bilgisiz, örneğin eşcinsellik hakkında yaygın bir söylem cinsel tercih olduğudur, ama bu ifade yanlıştır. Kimse cinselliğini seçmez, hiç kimse ben eşcinsel olayım demez ve çoğu kimse bunu büyük acılarla zar zor kabul eder. 40 yaşına gelmiş halen eşcinselliğini kabul edememiş acı çeken bir sürü insan vardır. Eşcinsellik cinsel tercih değilse peki nedir? Eşcinsellik insanlık tarihinin her döneminde, her din ve toplumda görülmüş, doğada görülen bir cinsel çeşitliliktir. Bilim kısmen genetik olduğunu düşünüyor, tüm bulgular bunu doğrular nitelikte, yani tanrı vergisi. Zaten doğada çoğu memeli canlıda görülmesi bunun bir kanıtı. Davranışları yakından incelenen (şimdilik) 500′e yakın canlıda görülen (150’si kuş türü) http://en.wikipedia.org/wiki/Homosexuality_in_animals yani eşcinsellik doğaya aykırıdır demek bir haksızlık. Ayrıca bütün toplumlarda, din-milliyet, ülke, ırk, zenci, beyaz, çekik gözlü v.s farketmiyor eşcinsellerin % oranı, yani insan doğasında görünme yüzdesi aynı, ama bazı demokratik ülkelerde bir cüzzamlı gibi saklanmadıkları için sayıları fazla zannediliyor. Eşcinselliğin değiştirilme şansı yok (henüz) ve o yüzden bu işe soyunan dünyada ciddi bilim adamları da yok, bir kaç alanen tarikat destekli ya da tarikatçi olduğu bilinen (her dinden) doktor ile zengin ailelerin paralarına çocuğunuzu tedavi edeceğim diye göz diken şarlatanı saymazsak tabi…örneğin senin kitabından bahsettiğin Nicolosi aynı zamanda ilahiyatçı, psikoloji alanında Ph.D.’si var, "Jesus Christ of Latter-day Saints" adlı tarikatın liderlerinden. Bir "papaz psikolog". bu yaptıkları abuk tedavinin vahim sonuçlarını Independent gazetesinden Patrick Strudwick'in kaleminden okumanı tavsiye ederim. http://pembedergi.com/2010/02/03/escinsellik-tedavi-edilebilir-mi-escinsellik-tedavisinin-garip-dunyasi/