20 Şubat 2010





Ölüm Planlaması !


Hastanenin tıbben yapacağımız bir şey kalmadı diyerek evine gönderdiği dostumdan size 4 ay önce bahsetmiş ve onu üzmekten çekinerek acaba son kez ziyaretine gitmeli miyim diye sormuştum.

1-2 ay önce ziyaretine gittim, oldukça bitkin ve acı çekiyor gözüküyordu, 10-15 dk zor kaldım yanında. Geçen gün bu dostumun öldüğünü öğrendim ve çok acı çektiğini, komşularını rahatsız edecek kadar bağırmak, acı ile inlemek zorunda kaldığını da.

Ötenazi ve insana yakışır bir gururla ölme hakkı yasal olmalı, kimse bu günah, ayıp, din, töre v.s diyerek karşı çıkmamalı diyorum. Aklıma şimdi ismini hatırlamadığım film geldi, ölümcül bir hastalığa yaklanan profesör dostlarını davet ederek evinde bir parti veriyor ve cenaze törenini yaşarken düzenliyordu.

Ve aklımda kalan, nerede okuduğumu hatırlamadığım bir son söz; "İnsanoğlu doğum planlamasını öğrendik ama daha ölüm planlamasını da öğrenmemiz gerek."



17 yorum:

e.d. dedi ki...

başın sağolsun. en azından son anında umarım rahat bi nefes alabilmiştir.

ötenazi'nin de bi insan hakkı olduğunu düşünüyorum ben, başkalarının inanışlarına uymuyor diye bu hak kimsenin elinden alınmamalı (ama tabi öyle her önüne gelenin değil, ihtiyacı olanın kullanması gereklidir.).

--

bahsettiğin film "Les invasions barbares" olabilir.

--

sağlıcakla.

gaykedi dedi ki...

sanırım "Les invasions barbares" değil e.d.

90 lı yıllara ait bir film aklımda yanlış kalmadıysa, friendfeed'de bir arkadaş "meet joe black" dedi ama o da değil anladığım kadarıyla.

lavantalimon dedi ki...

başın sağolsun...

çok haklısın ölüm hakkıda insanda olmalı.
bizim de bu aralar bir dr ahbap var82 yaşında terminal dönemde ilacın adını söylüyormuş verin bana yaparım kendime diye fakat bütün dr ler kaçıyormuş çok zor. acılar içinde her ne olursa olsun dr ler bu işi yapamazlar sanki fikre okey deseler bile:(

gaykedi dedi ki...

terminal dönemi mi deniyormuş buna, bilmiyordum bak bunu.

sarya dedi ki...

Geçtiğimiz yıl çok yakınımı kaybettim aynı illettten. Doktorlar yapacak bir şey yokdeyip eve gönderdiler. Son ana kadar iyileşeceğine inandı. Memleketimi doğduğum yerleri son bir kez görmeden ölmeyeceğim dedi. Göremedi ne yazık ki!

Hiç unutamadığımbir sahnedir ne zaman aklıma gelse gözyaşlarımı tutamam. 1999 gölcük depreminde beline kadar beton yığınlar arasında kalmış gencecik bir insan. sağlık görevlilerine yalvarıyor ''nolur bacaklarımı kesin ama beni kuratrın'' diye.
Ama onun içinde yapacak bir şey yoktu.

Diyeceğim o ki sevgili gaykedi son ana kadar insanlar umutlarını taze tutuyorlar kimse ölümü kendine yakıştıramıyor. Bu çokkolay karar verilebilecek bir şey değil aslında. Zor, çok zor...

gaykedi dedi ki...

@sarya- ama ya o son aşamayı ve acı çekmeyi uzatmak istemiyorsa kişi? işte bütün mesele bu... uzayınca daha da yıpratıcı oluyor sanki hem kendisi hem yaşayanlar için bu süreç.

victor's secret dedi ki...

başın sağolsun kedicim. annem her zaman "ölüm kurtuluştur" der. sanırım bu durumda gerçekten öyle olmuş...

murat dedi ki...

çok üzüldüm gerçekten =(

@sarya; 85 yaşındaki yatalak bir insanın yaşam umudu olsa ne olacak? kendin bu şekilde düşündüğün için ölümün "yakıştırılamadığı" fikrine kanıyorsun ama milyonlarca insan, milyarlarca fikir var. ötenazi bence de bir haktır. dileyen de kendi rızasıyla bu hakkını kullanabilmelidir.

elden ayaktan düştükten sonra sağına-soluna eziyet çektirmenin de alemi yok, aynı eziyeti çekmenin de. al işte ben de böyle düşünüorum..

monkey dedi ki...

başın sagolsun cnm. uzuldum cok... ötenazi konusundaki fikirlerine katılıyorum...

pisikopati dedi ki...

Başın sağolsun.

Galiba yaşımız daha henüz genç, sağlığımız da yerinde iken ölümü kavramsal olarak kabullensek bile yeterince algılayamıyoruz. Ötenazi fikri de çok rahatça dile getirilebiliyor ama ben sanırım arsızca bağlıyım hayata son nefesimi verene kadar yaşama umudu taşırım içimde gibi geliyor bana.
Ötenazi bir hak olarak verilmeli ona karşı değilim, çerçesi sağlam çizilmişse insan kendi hayatına son verme hakkına sahip olmalı. Çektiği acıları sonlandırmak için ölmeyi seçebilmeli.

Benim kafamı daha çok meşgul eden şey ise bir kişinin öleceğinin kendisinden saklanması. Bence bu daha da kötü bir durum.

kristal dedi ki...

bunun intihardan farkı yok,ya da öldürmekten...o zaman her acı çekeni yollayalım diğer tarafa....anlamsız! sonsuz bir hayata gidiyoruz ve geri dönüşüm yok..burada bir dk için de yapabileceğimiz herhangi bir pozitif bizim oaradaki faydamıza...hastalar ve yaşlılar ne yapabilir demeyin?sadece tenden ibaret olsak amenna...kendimizi nasıl tanıdığımız önemli bi yerde...

sidik yarıştıran kaplumbağa dedi ki...

Mar Adentro olmasın? Ama onda adam kaza geçirip yatalak kalınca ötenazi mücadelesine başlıyordu. Muhteşem bir filmdi ama..

gayetdogal dedi ki...

başın sağolsun. filmin adının Morrie ile Her Salı(Tuesdays with Morrie)olması gerekiyor.

gaykedi dedi ki...

teşekkürler @gayetdoğal- nette biraz inceledim, sanırım bu film olmalı.

Adsız dedi ki...

Hay Allah yahu! Evine rahat olsun diye gondermisler, rahat mi olmus peki? Burada da yapiyorlar ama morfini de birlikte yolluyorlar. Cok uzuldum. :o(

www.elifsavas.com/blog

murat dedi ki...

@kristal

biraz geniş düşünürsen sana da mantıklı gelmeye başlayacak. sen hayatın boyunca bir inanca bağlı olarak yaşıyorsun ve öldükten sonra sevap-günah cennet-cehennem v.s olayları olacak diye düşünerek böyle söylüyorsun. ama herkes inanç sahibi değil. misal ben..

bir başkası ölünce bu şekilde olacağını zannediyor diye giderken acı çekmek ve rezillik yaşamak zorunda mıyım?

kristal dedi ki...

gerçek ve hayal....seçime dair iki kategori.ve insan hangisini seçerse onun sonucunu mutlak yaşar.inanç deyip de paçavra gibi kestirip atmak olamaz.senin durumuna saygı duyuyorum ama şunu da söylemeliyim ki;seçtiğimizin başımıza bela mı yoksa fayda mı getireceğini de hesap etmeli diye düşünüyorum.çünki geri dönüşü olmayan yollarda acı çekmek de vardır.akıl denilen nimetin niçin bize bahşedildiğini bir daha düşünelim cnm.demek istediğim gerçek ne ise onu bulup kabul etmeli.kimsenin gerçeği değil gerçek kimde ise ancak o gerçeği kabul edebilirim.ilk msjımdaki düşüncelerim hala geçerli..sevgiyle murad..