26 Ocak 2010




Din !


Bütün toplumlar, MÖ 6. yüzyıla kadar kendi uydurduğu fikirlerle yaşamış. Bunlar insanoğluna faydalı olmasaydı bu kadar yaşamazdı.

Bu fikirler topluma düzen vermek ve kanun koyucu yanıyla yararlı olmuştur. "Din, ilkel bir hukuktur. Hem kainatı açıklamaya çalışıyor hem de düzen getiriyor."

Eski Yunanda ise o zamana kadar hiç olmamış bir şey ortaya çıkıyor: Dini sorgulamak. Yunan mitolojisi, kainatın tanrıların da üstünde birtakım yasalarla yönetildiğine inandığı için bilime yol açmıştır ve bu nedenle de Yunan uygarlığı oluşabilmiştir.


Prof. Celal Şengör


8 yorum:

Vladimir dedi ki...

Yasaklamacı dinlerin yoğun olduğu coğrafyalarda bilimsel gelişmenin yok denece kadar az olması, felsefenin hiç var olmaması bir tesadüf olmamalı.

victor's secret dedi ki...

şengör'ünkisi mitolojiyi kulaktan dolma bilgilerle bilenlerin atıp tutmalarına benzemiş.

3 yılını mitologyayı hatmetmek ve mitoloji analizleri üzerine çalışmak için harcamış biri olarak söylüyorum ki genel kanı yunan mitolojisindeki metinler ve olaylarda tanrıüstü güçlerin kabulü ve görülen sistematik bizi tek tanrı / tek yönetici güce götürür. eski yunanda sorgulanan bu varlık değil, "tanrılar" mantığı ve tanrı-insan ilişkileridir. yani bilim ulaştıran aslında mitolojik metinlerin kendi içide sorgulanmasıdır, kabulü değil. tezatı görebildiniz mi?

bu konularla derinden ilgili olmayanların bile mitolojik metinleri bir kaç kez okuyarak ulaşabileceği bu çıkarıma ulaşamayan sayın şengörü pek naif buldum =')

victor's secret dedi ki...

ayrıca Vladimir'in "yasaklamacı dinlerin yoğun olduğu coğrafyalarda bilimsel gelişmenin yok denece kadar az olması, felsefenin hiç var olmaması" görüşüne el-insaf diyorum.

yasaklamacı dinler deyince aklımıza herhalde 3 büyük din gelir. onların hepsi de aynı coğrafyada mezopotamya - ortadoğuda doğmuştur.

hiç mi bilinmez bu topraklarda batıdan yüzyıllar önce nice buluşların gerçekleştirildiği.

http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%BCsl%C3%BCman_bilim_adamlar%C4%B1_listesi

şu linkteki ufak liste bile ufkumuzu açmaya yeter.

bilimin gelişememesi dinin kendisinden değil, toplumun ideolojisi ve dinin siyasi olarak algılanılışındandır.

çağdan çağa, toplumlardaki din algısı değiştikçe ve yozlaştıkça dinin bilime karşı olduğu şeklindeki içiboş düşünce daha da yerleşmektedir. bu bilim için de cinsellik için de, toplum yaşamı için de böyledir.

yaptığımı ne biliyor musunuz? geri kalmışlığımız için dini günah keçisi ilan ederek kendi içsel tembelliğimize kılıf uydurmak. "tutarlı" inanç insanı geriye götürmez ileriye taşır.

of!

V.

kristal dedi ki...

zavallı insancık neyin ne olduğunu nasıl bilebilsin..?kendi kapasitesini hakikatin kendisi sanır.sonsuz ilimde kendine düşen pay ile herşeyi nasıl da doğru bilirmiş hayret...haikat güneş gibidir.güneşe yakınlık derecesinde aydınlanma ve doğrulaktan pay alma vardır.ama kimse kendisinin güneş olduğunu söyleyemez,bu ne mümkündür ne de hakkı vardır buna...sorgulamak ve düşünmek;insan olmanın muazzamlığını ortaya çıkarır.bundan yoksunlar kısır bir dairede kokuşmaya mahkum...dini sorgulamaktan kasıt onun ne demek istediğini anlayabilmekse harikadır ama kendi kapasitesel anlayışına uymuyor deyip de inkara koyulursa acınacak halde demek..insaf.!

gaykedi dedi ki...

victor
haklısın din 5 bin şekilde yorumlanabilir. evrim teorisine inanan müslüman bilim adamlarının adem ile havva'yı üreyebilen ilk hücreler olarak yorumladıklarını duymuştum.

mahmure dedi ki...

Yunan pantheonunda tanri dedigimiz ogeler (zeus, apollo, artemis, vs) soyagacinin altlarinda biryerdedir. Soyagacinin tepesinde Gaia vardir, ama o da nedir nerden cikmistir tam anlasilmaz. Yani o inanc sistemi de sifir noktasini varsayima dayandirir. Yani yaratilis acisindan baskalik icermez.

Ancak, yunan inanis sisteminin temel farki dinin sorgulanir olmasi degil, yunan tanri familyasindaki tanrilarin insansi zaaflari, hatalari, kaprisleri olmasidir. Bu da onlarin mutlak mukemmel olmadiklarini, hatalarindan ogrenen varliklar olduklarini gosterir. Bilimsel surec de bi degil midir? Yine de "tanrilar boyle oldugu icin insanlar bilime yatkin oldu" demek tamamen yanlistir, herseyi din perspektifiyle aciklayanlarin dustugu hataya dusmektir. Cunku gercekte biliyoruz ki olymposlular insani yaratmadi. Ya insanlar onlari bu sekilde uydurdular, ya da baska yerden aldi adapte ettiler. sanirim ikisinin ortasi oldu, ta mezopotamyadan beri sekim degistirerek gelen tanrilari kendi toplumsal dinamiklerine gore uyarladilar. O dinamik nedir peki? Akropoldeki derebeyini mutlak egemen olarak kabul etmeyen, kendisinin gucunun farkinda olan agoradaki halktir o dinamik. Sorgulanmasi gereken hangi toplumsal gelisim surecinin bu yapiyi dogurdugudur. Adaptasyon konusuna donersek, yunan pantheonunun koklerine indiginizde anadolu uzerinden mezopotamyaya gecersiniz. Sumer tanrilari da yunanlilarinkilere benzer, insani zaaflar acisindan. Ustelik sumer mitleri, 3 dinin kutsal metinleriyle de ortusur.

Netice? Bu Ortadoguda bir hikmet var ama anlamak ne mumkun?

Adsız dedi ki...

5 bin şekilde yorumlana bilen bişeyden bi anlam cıkarılabilirmi acaba yada çıkan anlam insanı daha mutlu bir birey haline getirebilirmi acaba !

Vladimir dedi ki...

"şu linkteki ufak liste bile ufkumuzu açmaya yeter."

Listenin son satırına kaç yüz yıl önce ilave yapılmış?