31 Aralık 2009





İyi Seneler !


Sakın unutmayın "İçinizdeki güzellikleri dışarı çıkartacak güce sahipsiniz." Mutlu bir yıl dilerim herkese.



30 Aralık 2009





Piyango !


Shirley Jackson (1919-1965) The Lottery adlı öyküsünde, bir kasabada her yıl çekilişle seçilen bir kişinin meydanda öldürülmesini anlatmış.

100 kişiye hayatını değiştirecek kadar büyük bir paranın verildiği, ama bu şans oyununa katılan bir kişinin idam edildiği bir piyangoya katılır mıydınız diye sorayım size?

Aslında dünyaya gelmekle katıldınız bile, ölüm ve para şansınız, doğduğunuz ülkeye ve aileye göre değişiyor.




29 Aralık 2009





Üç İslam !


1- Evrimci ılımlı İslamcılar, 2- Radikaller, 3- Ülkücü İslamcılar. Üç grubun da hedefleri aynı ama yöntemleri farklı.

Evrimci İslamcılar sistemle çatışmaya girmiyorlar, aksine sistemi kullanıyorlar. Parti ve vakıflar kuruyorlar, eğitimi kullanıyorlar. Radikal İslamcılar kesinlikle sistemle uzlaşmak istemiyorlar. Genelde yer altındalar. Ülkücü-İslamcılar da bir zamanlar ülkücü olup daha sonra Türk-İslam sentezine dönenler.

Fethullah Gülen hareketinde Türk-İslam vurgusunun yanı sıra Osmanlıcılık da var. Bir de modernite ve teknoloji ile uyumlular. Ülkücü İslamcılardan çok 1. gruba daha uygun Gülen hareketi.


Nilüfer Narlı (sosyolog)



27 Aralık 2009






Haftanın Şarkısı !


Haftanın güzeline uygun olsun, Klezmer müziğe yer verelim. Ch'sidishe Nigunim Pt.1 adında oldukça eski ve çok sevimli bir Yiddish kayıtı (H. Gross & Beresh Katz). 'Şuradan' mp3 olarak indirebilirsiniz.







Haftanın Güzeli !


Sonunda bloga dönebildiğime göre eşcinsel atalarımızdan Enderunlu Fazıl Bey'in (1759-1810) Yahudi delikanlıları için söyledikleri ile haftaya başlayalım. Fazıl Bey Yahudi düşmanı olduğu için pek sempatik şeyler yazmamış, oysa ben harika Yahudi yakışıkları tanıdım.

"Türk Yahudi güzelinin teni sarımsı beyaz. Bedeni duru ve saydam. Erken başlayan kellik çirkinleştiriyor onu. Güçsüz:bedeninde kemiklerin yerini kıkırdaklar dolduruyor sanki.

Çok cömert ve savurgan: Ramazan'da aşağı sınıftan oruç tutan birine bile veriyor kendini; zaten onu bu konuda teşvik eden de haham. Gölgesinden bile korkuyor. Eski püskü kıyafetler içinde yalpalayarak yürüyor. Hain ve alçak. Onu bu hale düşüren her milletten nefret ediyor. Tek bir yeteneği var: müzik."



19 Aralık 2009




Arapça !


Ülkemizden üç kat daha az konuşanı bulunan Hollanda diline ait wiki maddesinin, Türkiyeden dört kez fazla olmasına üzülürken, geçen gün şunu farkettim ki dünyanın en zengin ve en büyük dillerinden sayılan Arapçanın durumu çok daha vahim.

Yüz milyonlarca konuşanı bulunan, ilginç bir matematik yapısı olduğu söylenen bu köklü dile ait, ülkemizden bile az, sadece 109 bin madde olduğunu görmek üzücü.



17 Aralık 2009





Oyy dll, dll !


Elimde dort bes tane bilgisayar oldugu halde birkac gundur adam gibi internetten yoksun kaldim. Bu yazimi yeni aldigim kucuk tablet bilgisayar ve Edge ile giriyorum.

Teknoloji ilginc birsey, kimi modemi tanimaz, kimi dll dosyasi diye aglar, bulup indirirsin begenmez, o soylendigim Linux'a muhtac kaldim.

Birkac gun yazi falan giremem sanirim arkadaslar, haberiniz olsun meraklanmayin.



14 Aralık 2009





Haftanın Şarkısı !


Bosnalı yakışıklımıza uygun Balkan esintili olsun bu haftanın müziği. Balkan Beat Box'dan sizin için seçtiğim mp3'ü 'şuradan' indirebilirisniz.







Haftanın Güzeli !


Eşcinsel atalarımızdan Enderunlu Fazıl Bey'in (1759-1810) Bosna yakışıklıları için söyledikleri;


"Bosna güzeli ifrit ediyor. Bakışları mermeri bile titretebilir. Bu vahşi dağlı, ehli keyiflere göre değil. Şeytanlar için kareli bir şilte olsun."


12 Aralık 2009





Sömürge Dili !


Ülkemizi yakından tanıyan İngiliz gazeteci Nicholas Birch'ten gündeme tokat gibi inen son bir alıntı yapayım;


AKP’nin Kürt milletvekilleri, DTP’lilerden farklı şeyler söylemiyorlar. Ama bazı Türk AKP’liler de MHP’li gibi konuşuyor. Hatta bir Türk AKP’liye, üniversitelerde Kürtçe bölüme nasıl baktığını sorduğumda, “Kürtlerin üniversitede bölümlere ihtiyacı yok. Onların özelliği sözlü kültürleridir. Onlar şarkı söylesinler” demişti. Donup kalmıştım. İngiliz sömürgeciliğinin dilidir bu. Onlar da Afrika’daki yoksul kabileler için “sevimli kabileler, öyle de kalsınlar” diyorlardı.

CHP on sene önce bir Kürt raporu yayınlamıştı ama şimdi tam tersini söylüyor. İslamcı kesim de yirmi sene önce Kürt meselesinden hiç bahsetmiyordu. Şimdi ise sanki tek ve en demokrat kesim onlarmış gibi konuşuyor, kendileri dışındaki her kesimi faşist addediyorlar...

Türkler ve Kürtler inanılmaz sabırlı iki halk. Başka bir ülkede olsa, çoktan iç savaş çıkmış olurdu. Fakat bu mesele kangrenleşmiş durumda. Acil bir tıbbi müdahale olmazsa, sonuç korkunç olabilir.



11 Aralık 2009





Kurt !


Ahmet Nesin'in yazısında dikkatimi çekti, bilin bakalım; 12 Eylül öncesi arabasının bagajında iki otomatik tüfek bulunmasına karşın bırakın yargılanmayı, sorgulanmayan eski başbakan yardımcısı ve şu an bir partimizin genel başkanı milletvekili kim?



09 Aralık 2009





İş ve Aş !


TBMM’ye gittiğimde, Erzurum’dan, Kars’tan, Konya’dan, her yerden insanların gelip milletvekilleriyle görüşmeye çalıştığını görüyorum. Bu insanların hemen hepsi, yakınına veya kendisine bir iş bulmaya, hastalığına çare aramaya çalışıyor.

Sanki milletvekilleri birer organizasyon reisleriymiş gibi davranılıyor. Halkın kendisi, milletvekilinden torpil istiyorsa, o zaman bu ülkede birilerine torpil yapılıyor olmasından yakınmaya hakkı yok.

Kimse, “herkese iş, herkese aş” demiyor. Herkes, “bana iş, bana aş” diyor.



İngiliz gazeteci Nicholas Birch

08 Aralık 2009





Kayınvalide !


Sevgilim ilk tanıştığımız günden beri haftanın bir kaç gününü ailemle geçiriyor, ben ise Nakhar'ın annesiyle beş sene sonunda ancak geçen gün tanışabildim.

Buna hazır olduğum halde, annesi yıllarca kendisini hazır hissedemedi. O yaşta bir kadın için anlaşılabilir bir durum bu.

Yemek, tatlı ve çay eşliğinde geçen bir-iki saatlik görüşmemiz oldukça keyifli geçti, çok konuşkan bir kadın, doğrusu bu konuda anneme pek benzemiyor(*). Aile saadeti güzel bir şey. Ben çok mutlu oldum onu tanımaktan.



(*) 'Şu yazının' son paragrafında annemden bahsetmiştim.

07 Aralık 2009





Haftanın Şarkısı !


Haftanın güzeline uygun olsun şarkımız, Singapur ve Malezya'dan değil ama gene o yöreden 'Endonezya'dan gelsin.

Dangdut(*) denilen Hint, Arap ve Uzakdoğu müziklerinin karışımı ilginç bir müzik türü bu. Malezya, Filipinlerin güney bölgelerinde oldukça popüler. Evie Tamala'ya ait Nyanyian Rindu adlı şarkıyı 'şuradan' mp3 olarak indirebilirsiniz.



(*) wiki/Dangdut





Haftanın Güzeli !


Eşcinsel atalarımızdan Enderunlu Fazıl Bey'in (1759-1810) Malezya & Singapur yakışıklıları için söyledikleri:


"Afyon düşlerinin hayaleti; bir deprem habercisi gibiydi, zevk doruğa ulaştığında, neredeyse sarmaş dolaş ölüyorduk ve bana ilginç kuşlar bulunan bambu bir kafes hediye etti.

Şimdi yeşim taşından bir köşkte, eski sarayın bahçesinde bir köşede ötüyor bu kuşlar. Bazen saatlerce onlara bakıyorum."



05 Aralık 2009





Aşk Evliliği !



Sevgili hayat arkadaşım ve oğlumun anasını kızdırmak istediğim zaman, şunu söylerim: "İstanbul'a okumaya gelen biz Anadolulu gençler olmasaydık, siz İstanbullu kızlar, koca bulamaz, evde kalırdınız!"

İşte bu sözlerim onu çıldırtır: "Biz İstanbullu kızlar olmasaydık, siz Anadolulu gençler ya görücü ya da berdel usulü evlenirdiniz ve hayatınız mutsuzluk içinde geçerdi!"

Sahi! Görücü ya da berdel usulüyle evlenmek hep mutsuzluk mu getirir? Sanmam! Ama etrafımda ne zaman mutlu bir evlilik görsem, o an şunu derim: Bu evlilik, aşk evliliği!



Geçen aylarda kaybettiğimiz gazeteci, yazar Kazım Kanat'a ait bu satırlar.

04 Aralık 2009





Zeki Müren !


"Evet. Düşünün, gerçek bir eşcinsel, gerçek bir travesti… Ve bir kişi bile onunla ilgili kötü laf söylememiş. Bir kişi homoseksüel dememiş. ‘Karı gibi giyiniyor’ dememiş.

İşte bu, ülkenin travesti bir ülke olduğunu, iki giysili, iki düşünceli olduğunu gösterir. Cumhuriyet’in 70-80 yılını anlayabilmek için çok önemli bir figürdür Zeki Müren."


Ezel Akay, Radikal gazetesine verdiği röportajda söylemiş bu cümleleri ve Zeki Müren’in hayatını beyaz perdeye aktaracağını açıklamış. Yalnız Ezel şunu unutuyor, bu ülkenin en ciddi adamı bile Zeki Müren konusu geçen bir muhabbette sırıtır.


03 Aralık 2009





Saddam !


Mehmet Faraç'a ait bir yazı dizisinde bir Bağdatlının söyledikleri;


"Saddam'a zalim ve diktatör diyorlardı. Oysa o diktatör de olsa bizim diktatörümüzdü. Onun hakimiyetini yıkan büyük diktatör ise geride 1 milyon ölü ve huzurun olmadığı bir ülke bıraktı."


02 Aralık 2009






Mutsuz (luk) !


Bankada sıra beklerken, bir yolculukta ya da bir kafede, bazen bir arkadaş grubumuzun içinde; gözlerinden ve her halinden mutsuzluk akan insanlar görüyorum. Böyle insanlar görmek bana hüzün veriyor.

Acaba ne dertleri var, depresyonda mı yoksa yakın zamanda bir yakınını mı kaybetti, sevdiğinden yeni mi ayrıldı? Bunları düşünürken buluyorum kendimi. Ayrıca dikkat ettim, sanki bunlar daha çok kadınlar.

Ünanimizmin(*) öncüsü Fransız yazar ve şair Jules Romains (1885-1972) "Dünyamızda olup bitenleri gören bir insan nasıl dili varır da 'ben mutluyum' der?" diye sormuş ve Voltaire (1694-1778) ise 250 yıl öncesinden bize "Ne kadar çok bilgim ve yüreğimde ne kadar çok duyarlılık olursa o kadar mutsuz olacağımı anladım" demiş.



(*) Bkz. Ünanimizm

01 Aralık 2009





Aids !


Bugün dünya Aids günü. Yabancı arkadaşları olanlar iyi bilirler; kadını, gayi, erkeği prezervatifsiz asla sex yapmazken, Türkler her nedense prezervatiften pek hoşlanmaz.

Aids denince aklıma mutlaka izlemenizi tavsiye ettiğim Tom Hanks ile Antonio Banderas'ın eşcinsel bir sevgiliyi oynadıkları Oscar'lı Philadelphia filmi ve Phil Collins'in gaylerin gittiği Türk hamamı sahibi bir eşcinseli canlandırdığı And the Band Played On filmi geliyor.

Gene o yıllarda Zaman gazetesinin yaptığı bir terbiyesizlik var ki çok üzücü, bundan daha önce blogumda 'bahsetmiştim'. Aids'in artık, günümüzde şeker hastalığı gibi düzenli bakımla yıllarca yaşanabilecek bir hastalık olduğunu hatırlatıp daha fazla bilgi için sizi 'pozitifyasam.org'a yönlendireyim ve yaşasın güvenli seks diyeyim.