31 Mayıs 2009







Tavanarası !


Kadının beyni yıllar boyunca
eşya saklanan bir tavanarası.

Zaman zaman evin çatısındaki
küçük pencerelerde yüzü görünüyor.

Oraya kapatılan ve unutulan birinin
üzgün yüzü.


Raymond Carver (1938–1988)


30 Mayıs 2009






Cumartesi Neşesi !


Henüz evleneli bir kaç sene olmuş ama 'Nataşa'lara kendini feci kaptıran Temel'i bir büyüğü fırçalar;


- Fadime çok güzel bir kız, ne buluyorsun o orospularda?

- Fadime günah diye eline bile almıyor, nataşalar ağzından çıkarmıyor!



29 Mayıs 2009






İmam Bayıldı !


Voltaire'nin üç asır öncesinde Türkler hakkında yaptığı ama bugünümüze bile ışık tutan 'tespitleri' ülkemizin yetiştirdiği dünya çapında bir değer, mimari tarih profesörü Doğan Kuban'ın şu sözlerini düşürdü aklıma.

"Türkiye'de kültürel kimliği folklora indirgemişiz. İmambayıldı, dolma, saz ve türkü, halk oyunu ve yozlaşmış bir dil. Bunlar halk folklorunun öğeleridir. Bunlar da yaşamımızın bileşenleridir. Fakat çağdaş kültür dünya toplumlarının etkinliklerine ve üretimine ortak olmaktır. Spor (+ sanat)* da onlardan biridir.

Dünya ile ortak bir çağdaş kimlik otomobil sürücülüğü, cep telefonu, televizyon değildir. Bunları dünyada en ilkel toplumlar bile kullanıyor."


(*) Dünya uluslarının gövde gösterisi yaptığı Olimpiyatlara kadın saçı, vücut hattı günah diyenlerle nasıl katılacağız? Bu insanlarla tiyatro, dans, spor nasıl yapılır? Yoksa çağdaş dünyayı boş verip İran'ın düzenlediği haremlik-selamlık çakma olimpiyatlara mı katılmalıyız?


28 Mayıs 2009






Fantezi !


Seksüel fanteziler konusunda insanoğlunun Tanrıyı ve hatta şeytanı bile şaşırttığına çok eminim, bunu anlamak için bol kategorili bir porno sitesinde şöyle bir on dakika gezmek bile yeterli.

Abone olduğum yabancı bir siteden ilginç bir gay erotik resim geldi, fazla detay yok ve yaklaşık bir milyon resim arasından otomatik tanımlama yapan Tineye'de de kaynağını bulamadım.

İşin ilginç tarafı bu resmin şu an İstanbulda zengin bir eşcinsel'in evinin duvarını süslemesi. Hafızam beni yanıltmıyorsa bu resmin yurt dışında da tanınan şu an ismi hatırıma gelmeyen eşcinsel ressam bir Türk'e ait olma ihtimali var, herneyse 'şuradan' bir bakın bakalım bu resmi hatırlayan çıkacak mı? Bu arada fantezi nasıl ama?




27 Mayıs 2009





Voltaire !


"Kadınları baskı altıda tutan, güzel sanatlara ilgisiz davranan Türkleri sevmem; fakat iftiradan o kadar iğenirim ki, onlara dahi çamur sıçratılmasına katlanamam"

Fransız hümanist filozof Voltaire (1694-1778) bu sözü üç yüzyıl önce söylemiş ki o zaman Osmanlı ve sanatı çöküş dönemine girse bile halen ihtişamını koruyordu, Voltaire eminim 2009 yılı Türkiye'sini görse halimize ağlardı. İslam dünyasını, Arapları yüzyıllarca yönettik diye gururlanıyoruz ama bu konuda Voltaire bizimle aynı fikirde değil;

"Zayıf ama kültürlü(*) uluslar, güçlü işgalciler karşısında üstünlüklerini gösterirler. Türkler de Arapların dilini ve dinini(**) benimsedi."



(*) O dönemlerde Arap medeniyeti altın çağını yaşıyordu.

(**) + Alfabesini.

26 Mayıs 2009






Bana Ne?


[... Pek çok eşcinsel arkadaşım var. Yaşamları, ne sevgimde, ne saygımda bir eksikliğe yol açmıyor.. Ama o kadar. O yaşamları benden uzakta.. Uzakta olduğu sürece de, "Bana ne?."

Kim ne derse desin, yanı başımda iki erkeğin cilveleşmesi, öpüşmesi, sevişmesi beni fena halde irkiltiyor. Bu yüzden ben onların özel yaşamına girmiyorum, onların da özel yaşamları ile benim dünyamda yer almalarına fırsat vermiyorum. Barış içinde bir arada yaşıyoruz, hepsi o kadar.. Rus kültürü içinde erkeklerin, bizim yanaktan öpmemiz gibi cinsellik taşımayan dudaktan öpüşmelerini de yadırgarım, gerçek bu.. Kusursa kusur.. Ama böyleyim işte...]


Bu satırlar Hıncal Uluç'a ait, yalnız unuttuğu bir şey var ki ister düzcinsel olsun, ister eşcinsel, bir çift eğer kendini biliyorsa zaten başkalarının yanında hal ve hareketlerinin seviyesine dikkat edecektir.



25 Mayıs 2009






Haftanın Şarkısı !



Pazartesi gününüze neşe katacak bu sevimli eski şarkı, bakın bakalım size nereden tanıdık gelecek ve acaba hangi dilde söylendiğini kolay anlayabilecek misiniz? Marjan söylüyor Kavire Del, Mp3 olarak 'şuradan' indirebilirsiniz.









Haftanın Güzeli !


Bu haftanın yakışıklısı biraz utangaç arkadaşlar, yüzünü göstermedi ama poposunu göstermeye utanmıyor, ilginç. Aklıma internette dolaşıp duran, kıç çatalı gözüken, tangalı türbanlı resimleri geldi.



24 Mayıs 2009






Baba Koltuğu !


O gün bir işim olsun olmasın genelde her sabah 5-6 saatlerinde kalkarım, blog yazılarımı da çoğunlukla bu saatlerde girmişimdir.

Bu sabah gene tavuklarla uyandım, sabah kahvemi evin içinde yürüyerek ve henüz sabah serinliğinde olan dışarısını seyrederek içerken, gözüm babamın salonda devamlı oturduğu koltuğa takıldı. Bilirsiniz her evin salonunda, yemek masasında, annenin, babanın, çocukların devamlı oturduğu bir yer vardır ve misafirler gelip bir harala gürele olmazsa bu oturma düzeni pek şaşmaz.

Artık 70'ine yaklaşan babamın okuma gözlüğü, bulmaca kalemi ve okunmuş bir takvim yaprağı çarptı gözüme. Aklıma bir gün o koltuğun boş kalacağı geldi, ürperdiğimi hissettim. Fotosunu çekip buraya koyuyorum, hem kişisel tarihime bir katkı olsun, hem babalarımızı daha çok sevmek için bir vesile.



23 Mayıs 2009






Cumartesi Neşesi !


Ormanda, suyundan içince insanı gençleştiren bir pınar keşfeden Temel eve bir delikanlı olarak döner. Fadime onu tanımakta zorlanır ama olan biteni anlayınca o da gidip o sudan içer.

Biraz fazla su içen Fadime eve ufacık bir kız çocuğu olarak dönünce, bu sefer Temel onu tanımakta zorlanır ve sinirle söylenir;


- Biraz daha içeydun da ananın amına geri döneydun!



22 Mayıs 2009






... !


Eşcinsellerin Ekşi sözlüğü Homoloji kapanmadan okuyup notlarıma almışım, Kızgın Damdaki Kedi rumuzlu arkadaşımızın girdiği bir entry, mimar Şevki Vanlı'nın "Mimarlık Sevgilim" kitabında anlattığı, 1960'ların Ankara'sında geçen anılarından bir alıntı;

"Gündüzler çalışarak geçiyor, geceler bitmek bilmiyordu. Kimseye görünmemek için Ulus'ta Hergele Meydanı'nda bir otelde kalıyordum. Sabaha doğru kamyon şoförleriyle sarmaş dolaş gençler gördüğüm oluyordu. Aralarında bakanlıktan bir genç mimar da vardı. Çok şaşırmış, çok üzülmüş; biraz da tiksinmiştim."

Geçen sene 82 yaşında kaybettiğimiz Cumhuriyet tarihinin bu önemli mimarına ait bir cümle daha;

“Ortaçağda şehrin en gözalıcı binaları ibadet merkezleriydi. Çünkü hayat, dine dayalıydı. Aydınlanma döneminde bunların yerini sanat merkezleri aldı. Bugün her yerde alışveriş merkezleri inşa ediliyor. Çünkü günümüzde hayatı, ticaret yönlendiriyor."



21 Mayıs 2009






Sperm !


Bir erkeğin ömrü boyunca şu evlere aldığımız su damacanası kadar sperm ürettiğini duymuş muydunuz? Bu bilgiye ilginç cinsel bilgileri okurken rastladım, dahası da var, mesela erkek bebeklerin anne karnında 6. aydan itibaren pipileri kalkabiliyormuş.

Salyangozların hayatları oyunca sadece bir kez cinsel ilişkiye girdikleri ama bu sevişmenin 12 saat sürebildiğini öğrenmem, daha önce blogumda yer verdiğim, salyongazların o muhteşem sevişme sahnesini aklıma getirdi.

Benim sinemada izleme şansını yakaladığım, bol ödüllü Microcosmos filminden bu olağanüstü çekimi 'şuradan' izleyebilirsiniz.




20 Mayıs 2009






Ağlamak !


Hiç sevmediğim şeylerden biri kadınların ya da insanların bazı duyguları istismar etmesidir. Mesela ben idarecilik yaparken ağlayan oldu mu çok üzülürüm. İnsanlık ağlamaya kadar inmemeli derim. Mesleği yapıyorsan eşit şartlarda yap. 'Ben kadınım' diye birtakım şartlar ileri sürme.


Hasan Pulur


19 Mayıs 2009






19 Mayıs !


Mustafa Kemal, yüz erkekten 'yedi'sinin, daha da vahimi bin kadından sadece 'üç'ünün okuma yazma bildiği bu ülkede kadınlara Fransa ve İsviçre'den bile daha önce seçme-seçilme hakkı veriyor, pek çok devrim yapıyor ama başarmak için çok çalıştığı cinsel ve dinsel devrim onun ölümüyle yarım kalıyor, ayrıca toplumumuzu baştan aşağı değiştirecek, yapmayı istediği bir toprak devrimi var ki, buna egemenler asla müsaade etmiyorlar, Atatürk'e diktatör diyen, son dönemde iyice azan dincilere nanik yapıp Turgut Özakman ile devam ediyorum;

"... Bütün gücün Atatürk'ün elinde toplandığı bir an bile olmadı. Meclisi var, hükümeti var, yargıları var. Söyleyip de yaptıramadıklarını konuşalım mı? 3 kere toprak reformu için neredeyse yalvarıyor ama yapılmıyor. Meclisin fesih yetkisinin Cumhurbaşkanı'nda olmasını istiyor, 'Diktatörlük olur, hayır' diyorlar. Veto hakkını kullanmak istiyor, 'Hayır' diyorlar. Birinci Büyük Millet Meclisi'nde de İkinci Büyük Millet Meclisi'nde de Ortaçağ galip gelmiştir. Atatürk keşke diktatör olsaydı da şu toprak reformunu getiritip bizim köylümüzü çiftçi yapabilseydi..."



Resim; bobiler.örg/Zehra

18 Mayıs 2009





Haftanın Şarkısı !


Rock ve elektronik müzik tınılarına biraz sayko sos katıp pek tuhaf bir müzik yapan Rainbow Arabia'dan 'See No Hear No' isimli şarkıyı 'şuradan' Mp3 olarak indirip bir dinleyin bakalım size de ilginç gelecek mi?








Haftanın Güzeli !


Haftanın güzelini sansürsüz görmek isteyenler 'buraya tıklasın' lütfen. Yakışıklımız kabukludur hatırlatıyım ona göre yakından inceleyin, hem ayrıca 'kabuklu'nun sünnetsiz pipi anlamına geldiğini sanırım bilmeyen yoktur artık.

Kuruyemişler konusunda bu açıklamalarımı gereksiz bulup "Yemiş olsun da, kabuklu olsun ayol, evde kaldık valla" diyen seslerinizi duyar gibiyim kızlar.



17 Mayıs 2009





Homovizyon
2009 !



Daha yeni uyanabildim, Nakhar ile beraber oldukça eğlenceli bir gece geçirdik ama uydu antenim azizlik yapmasa ve Eurovisionu İzlanda televizyonundan seyretmek zorunda kalmasak sanırım daha güzel olurdu, Bülent Özveren'siz bu yarışma da sanki bir şeyler eksik kalıyor.

Ülke sunum jenerikleri berbattı, artı geçen seneki jüri sistemiyle, Hadise ve bu şarkıyla katılsaydık kesin birinci olurduk, Mosmor ve Ötesi adlı Eurovision ruhuna tamamen aykırı androidleri göndermek hangi sivri fikirlinin aklına geldi halen şaşarım, bu arada kuzum siz sayabildiniz mi yarışmada metrekareye kaç eşcinsel düşüyordu?



16 Mayıs 2009






Cumartesi Neşesi !


Yolunu kaybeden bir keşiş bir manastıra gelir, bir geceliğine kalmak için manastırdaki rahiplerden izin alır ve geceyi orda geçirmeye başlar.

Gece geç saatlerde su içmek için manastırın içinde gezerken garip sesler duyar ve sese doğru yönelir, önüne devasa bir kapı çıkar, kapıyı açar ki ne görsün!

İçeride bütün rahipler çırılçıplak, herkes tek sıra halinde ve birbirlerini beceriyor ve en öndeki rahip bütün gücüyle bağırıyor;


- Çemberi bozmayalım, çemberi bozmayalım!



15 Mayıs 2009





Kedi !


Küçük kedim bana sürün
kediler ağlamaz
çöp tenekelerinde ölür
sıska kediler
damlardan çok mezbelelerde görünür.


Asaf Halet Çelebi'nin (1907-1958) Kedi şiirinden bir dize,
bu güzel şiirin tamamı
'şurada'.


14 Mayıs 2009






Bulamaç Beyin !


Fethullahçı Zaman gazetesi yazarı Ali Bulaç, Irak ve Afganistan’da toplu katliamları eşcinsel askerlerin yaptığını, eşcinsellerin katliam yapmaktan, adam öldürmekten özel bir zevk aldıklarını iddia etmiş, doğrusu Altan kardeşlerin can ciğer kuzu sarması kankasının bu davranışı beni çok şaşırtmadı.

Dinciler saçma sapan dini hikayelere, şeyhlerinin akıl almaz kerametlerine inandıklarından olsa gerek, zaten oldum olası abuk sabuk komplo teorilerine de pek bayılırlar. Size daha önce Zaman gazetesinin, eşcinsellerin İslamın ilk dönemlerinde yakılarak öldürülmesinden mübarek bir olay olarak bahsettiğini 'yazmıştım'. Dincilerin ipiyle kuyuya inen ultra liberal aydınların aklına şaşıyor ve onlara Humeyni'nin aydınlarla işbirliği yapıp İranele geçirdikten sonra hepsini afiyetle kestiğini hatırlatıp, bu bulamaç beyinli için 400 sene önce yazılmış bir şiir ekliyorum;


Fetva verir yalan yulan
Domuz gibi dağı dolan
Sırtına vururum palan
Senin gibi hayvan var mı?


Pir Sultan Abdal


13 Mayıs 2009





Lise !


Ortaokul, ama daha çok lise yılları, özellikle erkek eşcinseller için genellikle çok zor geçer, hele bir de gay olduğunuz kolayca tahmin edilebilen birisiyseniz, pek çok öğrenci birer zebaniye dönüşüp sizi psikolojik olarak taciz ederler.

Dün yabancı bir sitede İrlanda'da eşcinsel öğrencilere destek için hazırlanmış yukarıda resmini gördüğünüz afişe rastladım, lezbiyen öğrenciler için afişte işte 'burada'.

Kültür! bakanı Ertuğrul Günay, Zeki Müren'in Türkiye'nin en büyük erkek sanatçısı, Bülent Ersoy'un ise en büyük kadın sanatçısı seçilmesini absürd ve dramatik olarak nitelerken, başka ülkelerin bakanlarının yaptığı bu insancıl çalışmaları görmek doğrusu yürek burkuyor.



12 Mayıs 2009






Özal !


Özal döneminin prensleri arasında bulunan genç bir bürokrat bir gün bana şöyle demişti: “Turgut Özal’ın bir şeyini bağışlamıyorum, hırsızlığı yasal hale getirdi!” Benim bu tespite ekleyecek sözüm yok.


Nazım Alpman


resim; flickr.agraphie

11 Mayıs 2009





Haftanın Şarkısı !


Çok sevilen ve onlarca yorumu bulunan eğlenceli bir müzikal* parçası Hernando's Hideaway pazartesi gününüze neşe katacak, 1989 yılında aramızdan ayrılan Archie Bleyer yorumuyla 'şuradan' mp3 olarak indirebilirsiniz.



* The Pajama Game






Haftanın Güzeli !


Bu haftanın yakışıklısı sizi çıplak yüzmeye davet ediyor, cesareti olan soyunur ve havuza atlar diyorum, başka bir şey demiyorum.



10 Mayıs 2009






Çocuklar ve Anneler !


Anneciğim anneler gününe ilk kez annesiz giriyor, sevgili anneannemi kaybedeli bir kaç ay oldu bile. Bir gün anneler gününü annesiz geçirme ihtimalimi düşünmek bile istemiyorum.

Son söz, bir filmden*, bir sahne; Trafik kazasında yitirdiği annesini özleyip, teyzesinin evinden kaçan küçük kız çocuğu, kendisini annesinin mezarı başında bulan teyzesine dönüp, şöyle der;


"Çok korkuyorum... Annemi unutacağım diye çok korkuyorum..."


* No Reservations

09 Mayıs 2009






Cumartesi Neşesi !


Tır şoförü yağmurlu bir günde yolda yürüyen bir rahibe görmüş ve sevaptır alayım şunu diye düşünüp durmuş.

Biraz gittikten sonra kamyoncu vites değiştirirken kaza ile rahibenin bacağına dokunmuş, rahibe kıkırdamaya başlamış... Adam tekrar kaza ile olmuş gibi rahibenin bacağına dokunmuş bakmış rahibe kıkırdıyor. Kamyonu sağa çekmiş sen gel bakayım şuraya deyip tutmuş rahibenin kolundan...

Rahibenin tepkisi ise "Yok hayır oradan olmaz, orası Tanrıya ait ama arkadan yapabilirsin" şeklinde olmuş. Neyse adam işini bitirmiş ve yola devam etmişler, rahibe artık inmeye karar vermiş.

Kamyoncu seni tekrar nasıl bulabilirim? diye sorunca, rahibe;

- Gayet kolay, buralarda herkes beni tanır, rahibe kılığındaki ibne nerede diye sorman yeterli.



08 Mayıs 2009






Jimnastik Gibi
Seks !



Evli çiftlerin grup halinde gezmelerine bakın, kadınlarla kadınlar, erkeklerle erkekler sohbet eder. Hemen ayrışma gerçekleşir. Kadınla erkek, ne konuşacağını bile bilemiyor! Evde sıkılıyorlar, birlikte yapmaktan hoşlandıkları o kadar az şey var ki.

Erkekler kendilerine hayran olan, her şeyi kendilerinin öğrettikleri, gösterdikleri, deneyimsiz genç kızlara bayılıyor. Onları memnun etmek o kadar kolay ki. Onların yanında kendilerini çok üstün hissediyorlar!

Cinsel dürtülerimiz, tıpkı hayatta kalma dürtüsü gibi, temel içgüdü! Çocuğumuzun cinselliğe ilgisi olduğunu keşfedince panik oluyoruz. Oysa yemek yemese, iştahı olmasa doktora götürürüz! Cinsellik de bu kadar doğal aslında.








Sevgiyle yaşanan cinselliği kimse reddetmiyor, ama beceremiyor! Mesele orada. Yoksa cinsellik, aşkla birlikte olduğu zaman, yaşanılacak en büyük haz. Ama ikilinin onu bir sanat gibi icra etmesi lazım! Jimnastik gibi, duygudan yoksun cinsellik tek başına da yaşanabilir.

Cinsellik sırf rahatlamak amacıyla, kas gevşetmek için yaşandığında, sonrasında insanın içinde duyduğu boşluk, tatminsizlik, yalnızlık duygusu o kadar yaralayıcı ki!


Yeni çıkan kitabı dolayısıyla Yazgülü Aldoğan'ın verdiği bir röportajdan.



07 Mayıs 2009






Dürüst Vakit,
Dansöz Fetoş !



Fetullah Gülen kendi web sitesinde, İslam'da erkeklerin üstün kılındığını ve kadınların gerektiğinde dövülmesine dinimizin izin verdiğini açıklarken 'bakınız' nasıl kıvırıyor, binbir dereden su getiriyor... Alın size ılımlı islam, light şeriat, oysa ağzından tükürükler saçan, en azılı yobaz Vakit gazetesi bile bunlardan çok daha dürüst, en azından lafı ağzında gevelemiyor.



Fetullah Gülen'e ait yazının sitesinden kaldırılma olasılığına karşı 'yedek link'. #1, #2

06 Mayıs 2009






Cinselliğin
Karanlık Suları !



[... Fransa’da cinselliği kimse umursamaz, ya da umursamazmış gibi yaparlar. ‘Gay filmler’ vs, diye ayrımlar yapmak çok Amerikalı bir şeydir. Fransa’da iyi veya kötü yönetmen vardır.... ]


Françoise Ozon'a ait bu sözleri, onun çektiği, insan cinselliğinin karmaşası üzerine 15 dakikalık bir kısa filmi 'şuradan' izlemeniz tavsiyesiyle bitireyim.



05 Mayıs 2009






Perde !


Kadınların örtünmesi ve kıyafetleri, erkeklerin saç ve sakalları neredeyse bütün dinlerde önemli bir mesele sayılmıştır.

Günümüz İsrail'inde Hasidic diye isimlendirilen ve nüfusun önemli bir oranını teşkil eden sofu Musevi gruba mensup kadınların dişi kimliklerini yok etmek için kaşlarını aldırdıkları, cinselliği sadece üremeye dönük mekanik bir eylem düzeyine indirmek için eşleriyle birbirlerini görmedikleri bir 'perde'nin gerisinde kalarak ilişkiye girdikleri bilinir.


Avni Özgürel



04 Mayıs 2009






Haftanın Şarkısı !


1960'lı yıllardan psychedelic bir ot & acid kafası parçası, The Electric Prunes söylüyor. Holy Are You isimli bu parçayı 'şuradan' Mp3 olarak indirip bol bol dinleyin ama bence repeat tuşuna alkollüyken sakın basmayın derim.








Haftanın Güzeli !


Bu haftanın yakışıklısı çok tehlikeli aman dikkat kızlar, bu karateci çocuk havada metrelerce uçarak, istediği yerden saplayabiliyormuş, hemen yanlış anlamayın, kılıcını canım.



03 Mayıs 2009






Tom'un Kedisi !



Tom'un kedisi
kalp krizi geçirdi
iki ay kadar önce.

Daha doğrusu,
veteriner öyle dedi.
Ağaçtan düşmüştür bence.

Sağ ön ayağı felç,
aklı hep başka yerde gibi.
Zaten yaşlı bir kediydi.







Yürüyebilsin diye,
o bacağı kesmek gerekti.
Ağır ağır geziniyor şimdi.

Yine çok zaman dalgın sanki,
hareketleri yavaş, kendince,
bazen de ama belli ki keyifli.

Dün gördüm bahçede,
bir kuşa doğru seğirtti,
yalpaladı biraz, doğruldu.







O bacağın yokluğu

hiç aklında değildi belli ki.
Birden aklıma geliverdi:

Kediler de insanlar gibi
çabuk alışıyor demek eksikliğe
eskiden varken artık olmayan şeylere.

Gençlik. Ölen dost. Eski sevgili.
Kediler de bizim gibi
yaşayabiliyor demek eksile eksile.


Roni Margulies



02 Mayıs 2009






Cumartesi Neşesi !


Bol ayılı bir hafta oldu, cumartesi neşesinde de bir ayı fıkrası var;

Eşcinsel bir çoban ormana odun toplamaya gider. Odunları kesip eşeğine yükledikten bir ayı ile karşılaşırlar. Ayı çobana "Bir kere verirsen seni öldürmem" der. Çoban bunu hem büyük bir merakla, hem de çok korkarak kabul eder. Ayı yalnız bir şartı olduğunu söyler.

- "İlk önce eşeğini yapacağım" der. Ayı önce eşeği sonra çobanı becerir. Zavallı (ya da şanslı) çoban sızlayan poposuyla eve doğru giderken aklına niçin önce eşeği becerdiği takılır. Geri dönüp ayıyı bulur ve sorar.


-Niçin önce eşeği becerdin ? Ayı sırıtarak cevap verir.

- “Önce seni yapsaydım eşek kaçardı..."



01 Mayıs 2009






Kedi Mutfakta II



Daha önce size evde ekmek makinası olmadan yapılan pek özel bir 'ekmek tarifi' vermiştim, şimdi de hemen her çeşit taze meyve ya da evde bulunan herhangi bir marmelat/reçel ile yapabileceğiniz çok kolay ama bir o kadar lezzetli bir turta/kek tarifi veriyorum.

Geçen gün yaban mersinli yapmıştım, bu sefer ayva marmeladı ile yaptım ve tabi gene harika oldu, 'işte bakınız resmi' ve işin en güzel tarafı hamur işlerinde yumurta kokusuna illet olan ben gibiler için bu kek yumurtasız.

Malzemeleri kaba taslak sayayım, daha fazla detay ve 'tarifi işte burada'. (Kabartma tozu, vanilya, irmik ya da ince bulgur, un, herhangi bir reçel/marmelat ya da şekerle kavrulmuş taze elma, erik gibi meyveler, sıvı yağ, toz şeker, alüminyum folyo ve belki biraz tarçın, üzerini süslemek için, susam, fındık v.s).