31 Mart 2009





Bok
Yemekteyiz !


Yemekteyiz ve Krizde'yiz programlarını yapan Rahşan Gülşan bakınız ne diyor;


"Bazen bir yarışmacı kalkıp diğerine bir tane çakacak diye korkuyorum. Bu programlarda Türkiye’nin başka bir yüzünü tanıdım. Evindeki tencerelerin yerini bilmeyen kadınlar, karısının şiddetinden saklanmak için kendini banyoya kilitleyen kocalar, eşi türbanlı kendisi içki içen insanlar gördüm."




30 Mart 2009






Haftanın Şarkısı !


Afro-Amerikan köle annelerin kara gözlü yavrularına söylediği, yüzlerce kez dinlenebilecek güzellikte bir ninni var bu haftanın şarkısında.

Current 93 grubunun Nick Cave ile beraber muhteşem yorumuyla All the Pretty Little Horses isimli bu güzel ninniyi 'şuradan' Mp3 olarak indirebilirsiniz.










Haftanın Güzeli !


Kızlar (ve lubunlar) lütfen rahatsız etmeyin, bırakın yakışıklı uyusun, uyanınca yersiniz... Siz bu arada 'yukarıda' yer verdiğim ninniyi dinleyin ya da bidiğiniz bir ninni varsa söyleyin, olmadı gidin bir soğuk duş alın.



29 Mart 2009






Yorumsuz !


İslam dünyasının yetiştirdiği en önemli felsefecilerden Muhammed İkbal (1873-1938) bakınız ne demiş;

“Demokrasi insanları tartacağı yerde sayar”, “İki yüz eşekten bir tek insan fikri çıkmaz.”



28 Mart 2009





Cumartesi
Neşesi !



Tuhaf tipli bir kadın sex-shop'a hışımla dalar ve satıcıya "Kalınca bir vibrator" istediğini söyler.

Satıcı "Şu reyondan istediğinizi seçebilirsiniz" der, kadın birkaç dakika sonra kasaya elinde dev bir şeyle gelince, satıcı;

- "Hanımefendi çok üzgünüm ama bu
'yangın söndürme tüpü' satılık değil!"



27 Mart 2009






Nonoş !


Dünkü 'yazım' aklıma, şu an nerede okuduğumu hatırlayamadığım bir olayı getirdi ki Türk milletinin kafasındaki eşcinsel imajının sefilliğini pek güzel anlatıyor;

Almanya'da bir Türk mahallesinde ya da Türklerin yoğun olduğu bir semtte bizim serseriler bir eşcinsel bar olduğunu öğreniyorlar ve bir gece kafaları çekip barı basıyorlar, amaçları kavga çıkarmak ve 'gay'lerle eğlenmek.

Tabi her şey hiçte umdukları gibi gitmiyor, bastıkları barda Fatih Ürek, Zeki Müren, Kuşum Aydın gibi nonoşlar bekleyen bizimkileri, zincirli, sakallı, sert görünümlü, kamyon şoförü kılıklı eşcinseller karşılıyor ve temiz bir sopa yiyip, nasıl kaçacacaklarını şaşırıyor, canlarını zor kurtarıyorlar oradan.


26 Mart 2009






Estağfurullah !


[...Ünlü basın fotoğrafçısı Garbis Özatay anlatırdı: Güneydoğu'da bir röportaja gidiyor, laf arasında "Ben Ermeni'yim," deyince, hemen "Estağfurullah efendim," diyorlar!...]

Alin Taşçıyan'dan bu satırlar bana; "Ben de eşcinselim" deyince kendi kulağımla defalarca duyduğum "Sen hiç eşcinsele benzemiyorsun" lafını hatırlattı.



25 Mart 2009






Dedikodu !


Bir erkek arkadaşımın yakında evleneceği biraz fingirdek nişanlısı için, o kızın daha önce çıktığı çocuk olan başka bir erkek arkadaşıma; "Sen o kızla yattın mı, bak çaktıysan haberim olsun?" diye sorduğunu öğrendim, şimdi bu ne demek?



24 Mart 2009





Faşist !



"...Türkler faşist denilince sadece Nazi dönemi Almanya'sını anlıyor. Faşizm onlar için Yahudileri toplama kamplarına gönderen Nazilerin ideolojisinden ibaret.

Tabii tanım böyle yapılınca, faşizm bu şekilde indirgendiğinde, Türkiye'de de aniden tek bir faşist bile kalmayabiliyor. Gerçeklik tanım aracılığıyla değiştiriveriliyor..."


* Mehmet Ali Birand 32. Gün programına katılan Kurtlar Vadisi dizisinin senaristlerine 'Siz faşist misiniz?' diye sorunca 'Bir Türk faşist olabilir mi?' demeleri üzerine, Serdar Turgut; "Bunu duyunca ben 'Acaba şaka mı yapıyor, bakalım ne zaman gülecekler?' diye boşuna bekledim." diyerek yazmış bu satırları.




23 Mart 2009






Haftanın Şarkısı !


Bir Koli kadar eğlenceli, bir Collie kadar sevimli bir şarkı var bu hafta, 'Collie'lerin vatanı İskoçya'dan değil ama çok yakını İrlanda'dan The Pale isimli pek neşeli bir müzik grubu söylüyor, Dogs With No Tails isimli bu şarkıyı 'şuradan' Mp3 olarak indirebilirsiniz.


Alternatif 'indirme linki'.







Haftanın Güzeli !


Bu hafta 'Koli' var arkadaşlar... Koli gay argosunda ne demek, bilen bilmeyene anlatsın, aman herkes kusur kalmasın öğrensin derim... Bu arada kısaca Collie, daha doğrusu Rough Collie aynı zamanda bizim Lassie olarak bildiğimiz İskoç köpek cinsinin orjinal ismidir...



22 Mart 2009





Din ve
Eşcinsellik !



Muhazafakar ve dindar eşcinselleri anlamakta dünyada pek çok insan zorlanıyor. Özellikle ortak ortadoğu efsanelerinden beslenen üç dinde (Yahudilik, Müslümanlık, Hiristiyanlık) açıkca lanetlendiği söylenen eşcinsellerin, ısrarla bu dinlere kendilerini eklemleme gayretleri pek çok kişiye ilginç, gereksiz ve zavallıca, hatta komik geliyor. (Uzakdoğu dinlerini bundan hariç tutabiliriz, çünkü onların kadınlara, eşcinsellere ve cinselliğe bakışları oldukça liberal)

Açıkçası ben bu dindar arkadaşlarımızın çoğunu oldukça içselleşleştirilmiş yoğun bir homofobiyle boğuşurken gözlemliyorum. Ayrıca bu gözlemime; çoğunun iç dünyasının karmakarışık olduğu ve ruhsal sorunlarının daha fazla göze battığı gerçeğini de ekleyebilirim.








Şu satırlar benim blogda 'bu konuya' yorum yapan bir arkadaşımıza ait;

"Neden eşcinseller Müslüman olamasın ki. Müslümanlıkta olmaması gereken durum eşcinsel ilişkidir, livata boyutudur. Yoksa bir erkeğin bir erkeği sevmesi haram değildir.

Ancak ben eşcinsel ilişkilere karşıyım. Yoksa bir eşcinselin elele kolkola gezmesi, birlikte uyuması yemek yemesi bir çok paylaşımda bulunması amenna, ancak iş cinselliğe dökülürse bir sorun vardır demek ki..."

Sizce bu tavır "Şaşı olmak günah değil, ama şaşı bakmak günah" demeye benzemiyor mu diye soruyorum? ve Livata yani anal seks ile daha önce 'yazdıklarımı' hatırlatıp, dindar arkadaşlarımla ilgili gözlemlerimi biraz daha detaylanlandırmak istiyorum;








- Eşcinsel ilişki (seks) çok günahtır ve ben bu günahı işliyorum, tanrı katında cezasına razıyım diyenler... (Tanrının affediciliğine güvenenler)

- Aktif ya da pasif anal seks dışında eşcinsel ilişkilerle (yani oral seks ve sevişme gibi) daha az günah olduğunu düşündükleri şeylerle idare etmeye çalışanlar.

- Tek eşli eşcinsel ilişkilerin, yani uzun süreli beraberliklerin, aşkla yapılan seksin günah olmadığını (ve olmaması gerektiğini) söyleyenler.

- Her tür eşcinsel seksüel eylemin çok büyük bir günah olduğunu söyleyerek cinsel duygularını baskı altında tutarak yaşamaya çalışanlar. (Genelde en sorunlu bunlar oluyorlar, çünkü içlerinde müthiş bir duygusal birikim oluyor)








- Bir kadınla evli olmadığı, onu aldatmadığı sürece eşcinselliğin daha az günah ve kabül edilebilir olduğunu ileri sürenler.

- Dinde biseksüelliğin ve çok eşliliğin lanetlendiğini, tek eşli yaşanan eşcinselliğin Lut kavminin hikayesinde anlatılan yağma, tecavüz, gasp yapan eşcinseller tanımına uymadığını söyleyenler.

- Travestileri ve transeksüaliteyi kabül edip, erkeksi ya da ilk bakışta eşcinsel olduğu anlaşılamayan gayleri kabül edemeyenler. Ya da tam tersi travesti ve transseksülleri kabülde zorlananlar.

- Tasavvufun, İslam felsefesinin, Kuran mistisizminin açık denizlerinde sığınacak bir liman arayanlar.



21 Mart 2009






Cumartesi
Neşesi !



Yaşlı tonton bir 'amca'nın uçakta yanına, bol zincirli, küpeli, saçları kırmızıya boyalı, punk kılıklı bir delikanlı oturmuş. Adamcağız onu ilk gördüğünde gayri ihtiyari bir gülümsemeyle şöyle bir baştan aşağı süzünce, çocuk;

- "Ne var amca! sen gençliğinde hiç çılgınca bir şey yapmadın mı?" diye sorunca, hazırcevap amca hınzırca gülümserek cevaplamış;

- "Yaptım... Bir seferinde çok sarhoştum ve bir papağanı becermiştim.. Şimdi de acaba sen benim oğlum musun diye merak ediyorum..."


20 Mart 2009






Neden ?


Gay-İslam blogunun sahibi Eflatoon arkadaşımız Eşcinsellere özgürlüğünü neden vermelisiniz? diyerek bakınız ne güzel bir yazı yazmış;


Eğer müstakbel eşinizin mutluluğunu düşünüyorsanız eşcinsellere özgürlüğünü vermelisiniz. Böyle kendisine usulen sorulup, nikah masasına oturtturulup evlendirilmiş, ömür boyu asık yüzlü bir lezbiyenin kocası olmamak için baştan "ben eşcinselim" diyebilen bir özgürlüğü eşcinsele tanımalısınız.

Eğer oğlunuzun intihardan uzak olmasını istiyorsanız eşcinsellere özgürlüğünü vermelisiniz. Böyle kendisine usulen din ve millet öğretilip sürüklenen ve çıkış bulamayıp hayatına son vermeyi düşünen bir evladın babası olmamak için baştan "ben eşcinselim" diyebilen bir özgürlüğü eşcinsele tanımalısınız.








Eğer kızınızın iffetini düşünüyorsanız eşcinsellere özgürlüğünü vermelisiniz. Böyle üstü kapatılıp gizlenerek yaşayan bir eşcinselle evlendirilmiş, hayat boyu neyi tam yapamadığını düşünerek geçiren bir bayanın babası olmamak için baştan "ben eşcinselim" diyebilen bir özgürlüğü eşcinsele tanımalısınız.

Eğer arkadaşlıktan öte bir dostluk düşünüyorsanız eşcinsellere özgürlüğünü vermelisiniz. Böyle en temel bir özelliği sizden saklayarak hakkında hiç bir şey bilmediğiniz bir yabancıyla arkadaş olduğunuzu sanmamak için baştan "ben eşcinselim" diyebilen bir özgürlüğü eşcinsele tanımalısnız.

Eğer yalanın ortadan kalkmasını, dürüstlüğün yine bu milletin en temel özelliği olmasını istiyorsanız eşcinsele özgürlüğünü vermelisniz. Böyle taklit tavırların içine girip gizli başka dünyaları yaşayan, sizin kendiniz gibi zannettiğiniz bir çevrede yaşadığınıza aldanmamanız için baştan "ben eşcinselim" diyebilen bir özgürlüğü eşcinsele tanımalısınız.


Biraz kısaltarak buraya aldım, yazının tamamını
'şuradan' okuyabilirsiniz. #


19 Mart 2009






Sanat & İntihar !


Yazar ve sanatçıların kolay beğenen insanlar olmadıklarını biliyoruz, yazdıkları metni defalarca yırtıp atanlar olduğu gibi, milyonlarca dolarlık resimleri vakti zamanında bir şarap parasına verenler de yok değildir; yazar ve ressamların bazen kendilerine ve yapıtlarına karşı acımasız olduğunu biliyoruz.

Toplumda intihar yüz kişiden birisinde görülür. Ama şairler bundan beş, yazarlar yedi ve ressamlar on iki kat daha fazla oranda intihar ederler.


Tahir M. Ceylan


18 Mart 2009






Çok
Gizli Eşcinsel !



Gizli eşcinsellerin ne kadar nevrotik ve tuhaf, hatta homofobik olabilecekleri konusunda daha önce ilginç şeyler 'yazdığımı' hatırlıyorum, ama önce 'şu resimde' ortada oturan kişiye iyi bakmanızı istiyorum.

Çoğu kişi bu psikopatı tanımayacaktır ama Al Pacino'nun Angels in America dizisinde canlandırdığı muhafazakar, denyo eşcinsel avukatın, yani Roy Cohn'un gerçek fotosu desem eminim hatırlayanlar çıkacaktır.

'Rosenberg'lerin (*) komünist olmakla suçlanıp idam edilmesinde de önemli rolü olan, erkek sevgilisiyle eşcinsel düşmanı toplantılara katılacak kadar ikiyüzlü bu tuhaf kişilik zamanında New York’un en ünlü avukatlarından birisiymiş.








Müvekkil olarak genelde mafyayla çalışan, “Yasanın ne olduğuna aldırmıyorum, bana yargıcın kim olduğunu söyleyin” diyen, rüşvet vererek, şantaj yaparak birçok dava kazanan, zimmetine geçirdiği 3 milyon dolar ve usulsüz işlemler nedeniyle soruşturmaya uğrayan, bu arada aids'e yakalanan + avukatlık yapma yetkisi elinden alınan bu hasta kişilik 1986 yılında ölmüş... (**)

Hepimizin etrafı psikopat gizli eşcinsellerle dolu ve dindar arkadaşlarımız alınmasınlar ama benim gözlemlerim bunların önemli bir kısmının dinci, evli ve muhafazakar, milliyetçi olduğu yönünde ki bu beni daha da korkutuyor.


(*) "Bir çift güvercin havalansa, Yanık yanık koksa karanfil" dizelerini Melih Cevdet Anday Rosenberg'ler için yazmıştır. Bu hüzünlü hayat hikayesi le ilgili 'şu yazıyı' okumanızı tavsiye ederim. #

(**) Bazı eklemeler Ekşi'den yapılmıştır.







Aşk !


Herşey yoluna girdi arkadaşlar sizleri de haftalardır feci şişirdiğim için özür dilerim ve tabi hepinize çok teşekkür ederim... Zor şeyler bunlar Tanrı kimseye yaşatmasın diyeyim ve üzerimden sanki tonlarca yük kalktığını ama nedense halen saatlerce ağlamak istediğimi de ekleyeyim...



17 Mart 2009






Kedi
Sayıklaması !



Bir tarafta; Nakhar çok seven annemin, tüm kibarca uyarılarıma rağmen yakın dostalarımın çabaları, sızlayan söz geçirmekte zorlandığım yüreğim, Nakhar'ın "Öfke kontrolü" için artık psikiyatriste gitmesi ve tam 4 sene ellerimde büyüttüğüm, emek verdiğim ilişkim...

Diğer tarafta; mantığım, gururum, incinen kalbim, geçmişten süzülen tecrübelerim, sevdiğim insanın ayrıyken bile devam eden anlamsız kıskançlıkları, sanki bozulduğunu hissettiğim bir güzel büyü, içimde kopan bir şeyler, kırgınlıklarım ve en önemlisi korkularım...



16 Mart 2009






Haftanın Şarkısı !


Hint şarkıları bana hep kedi miyavlaması gibi gelmiştir ama bu şarkıda inanın az miyavlıyorlar ve değişik bir şarkı, inanmıyorsanız 'şuradan indirin' kendi kulaklarınızla test edin...

Sanırım mandolin kullanmaları oldukça farklı kılmış bu şarkıyı. Şu an 80 yaşında olan Lata Mangeshkar söylüyor Kabhi Khush Kabhie Gham...


Alternatif 'indirme linki'.






Haftanın Güzeli !


2'si bir arada, 3'ü bir arada derken bu hafta 12'si bir arada var, evet yanlış duymadınız tam bir düzine yakışıklı erkek, hepsi numaralandırılmış ve bir asil bir yedek seçmenizi bekliyorlar...

Yakışıklı erkeklerimiz 'işte buradalar'... Ben şahsen 12 diyorum ama yedeklerde 3 ile 1 arasında kararsız kaldım. Ne olur yardımcı olur musunuzz Mehmet Ali Geyy!



15 Mart 2009






Hadi Dışarı !


“Dışarıya yürüyüşe çıkan şizofren, analistin divanına uzanmış nevrotikten daha iyi bir modeldir" (*)... Güzel bir pazar ve bahar, hadi parklara, bahçelere, sinemaya, cafelere, sahile...



(*) Anti Oedipus - Gilles Deleuze & Felix Guattari (Haluk Sunat)

14 Mart 2009






Cumartesi
Neşesi !



Köpeklerinin zekasıyla övünen avcılardan biri; "Benim köpeğim çok akıllı, geçenlerde ava çıkmıştım, kurşunları evde unutmuşum, hemen benim köpeğe av tüfeğimi koklattıktan sonra eve yolladım. Yarım saat sonra köpeğim kurşunları alıp getirdi" deyince, diğer avcı atılmış "benim köpeğim inan daha akıllı" demiş ve anlatmaya başlamış;

"Geçenlerde karımla sahile gitmiştik karım soyundu fakat mayosunun altını evde unutmuş, hemen benim köpeği çağırdım karımın cinsel organını kokladı ve eve gitti, 20 Dakika sonra ağzında neyle geldi biliyormuşsun? Benim komşunun 'penis'iyle."



13 Mart 2009






Sadaka !


Şimdilerde birçok İslamcı “sadaka bizim kültürümüzde var” diyor. Bizim kültürümüzde cinayette var, fuhuşta var, başka pis işlerde var. Onlara Mevlana okumayı öneriyorum. Mevlana sadaka yerine iş ve zanaat verin diyor. İslamcılar bunu bilmiyor.

Sosyal devlet halkın üstüne makarna atmaz. Modern ve sosyal devlet, tarımı destekler, sağlık hizmeti verir, iş yaratır. Sadaka dağıtmaz. Bu halkı aşağılamak, göz boyamaktır. Sınıfsal ayrımların kabulüdür.


Nihat Genç


12 Mart 2009






Aşk Vesaire !


Son zamanlarda izlediğim en iyi video klip ve şarkılardan birisi, dünyanın önemli eşcinsel ikonlarından Pet Shop Boys'dan geliyor ve şansa bakın ki yaralarımı deşercesine aşk üzerine.

Love etc. isimli, eşcinsel göndermelerle dolu bu yepyeni klibi 'şuradan' izleyebilirsiniz, ayrıca şarkıyı beğenenler ve müzik arşivimde olsun diyenler 'buradan' Mp3 olarak indirebilirler.


Alternatif 'indirme linki'.


11 Mart 2009






Tanrım !


Bazen şüphelere düşsem de sana inanıyorum, ama bazen seni anlamakta zorluk çekiyorum.

Bütün iyi niyetimle soruyorum; bu ne şimdi Allah aşkına? (senin aşkına). Bize ne anlatmak, ne demek istiyorsun, bunu neden yapıyorsun?



10 Mart 2009






Gladyatör !


Hayata nasıl bakıyorsan izlediğin şeylere de öyle bakarsın. Bu maç olur, film olur… Her şeye çok boyutlu, çok açılı bakabilenler ve bakamayanlar var. Yurtdışına çıkınca hemen bir dönerci arayanlar, o ülkenin nesi meşhurmuş hadi bir tadalım diyenlerin 100 katı, bin katı…

- Ülkemizdeki ünlü futbol oyuncularının sınıfsal tarafı hep varoşları gösteriyor. Varoşlarda yaşayan bu oyuncuların hep bir hikayesi var. Modern çağın 'gladyatör'lerine futbolcu diyoruz, değil mi?

Aynen öyle. Babasından fakir futbolcu tanımıyorum. Futbol bir çıkış yolu çoğu genç için... Erman Toroğlu’na gelince. O büyük bir şovmen. Bu yönüyle saygım büyük... Ama yararlı mı diye sorarsan. Hayır! Erman Hoca futbolun Mehmet Ali Erbil’i.


Sayım Çınar'ın Mehmet Demirkol ile
yaptığı röportajdan.



09 Mart 2009






Haftanın Şarkısı !


Müzik arşivimde 'Karampiperim' isimli, kimin söylediğine ve detaylarına ulaşamadığım bir Yunan şarkısı var, bu neşeli şarkıda "Karabiberim, ezme şekerim" vurgusunda "şekerim" kelimesini okuyan kadın sanki "mikerim" gibi söylüyor ya da bana öyle geliyor.

Bu hafta amma şekerden bahsettik farketiniz mi? 'Şuradan' Mp3 olarak indirin ve bir test edin bakalım, ben mi çok fesatım?


Alternatif 'indirme linki'.







Haftanın
Güzeli !



Şu "3'ü bir arada" kahveleri asla içemiyorum, çünkü ben kahveyi şekersiz içerim. Aslında onları keşke içebilsem, onların fındıklısından, karamellisine çok daha fazla çeşiti var.

İşte "2'si bir arada" kahve tadında bir yakışıklının "yandan ve arkadan" çekilmiş 2 fotosu size.

Eğer, ben "3'ü bir arada" severim, hani bunun şekeri nerede? diyorsanız size bu yakışıklının + şeker eklenmiş fotosu da "şurada".



08 Mart 2009






Mortido
ve Libido !



İbn-i Sina, insanın iki temel dürtüsü olduğunu söyler: Gazap ve şehvet. Freud buna mortido ve libido der. Bunlar insanın var olabilmesi için gerekli güçlerdir. Olumlu ya da olumsuz değildir. Gazabın saldırganlığa dönüşmesi, kişinin onu denetleyememesindendir.

Beğendiğimiz her şeye ‘seksi’ diyoruz artık. Seksi fincan, seksi gömlek, seksi bilgisayar? Cinselliğin kendi içindeki çözülme gibi, bağlamından koparılmasıyla alakalı bir şey bu. Biraz da şaka yollu söyleniyor sanırım.

Sezai Karakoç, "Çay" şiirinde Dans eden bir kadının ayak bilekleri gibi çay’ der. ‘Seksi çay’ demez. Derinliği kaybediyoruz.


Psikiyatri Prof. Dr. Hayrettin Kara


07 Mart 2009





Cumartesi
Neşesi !



Eşcinsellerin ekşi-sitesi Homoloji açıkken, muhafazakar eşcinseller için "Kendini helal zanneden domuz" benzetmesi yapmıştım da ortalık fena karışmıştı, sevgili Goddess'in gönderdiği Penguen'den Doğan Güneş'e ait
'şu karikatüre' gülerken aklıma düşüverdi sözlükteki o curcuna.

Bu arada 'ekşisözlük'te benim artık çaylak olduğumu biliyor musunuz? Hatta Goddess daha fol yok, yumurta yok, Gaykedi adına 'manşet bile açmış'.



06 Mart 2009





İbne & Cadı
Avı !


80'li yıllarda, bir taşra kasabasında, sıkıyönetim komutanının önüne bir ihbar geldi. İhbarcı, ilçenin tek hamamı ve tek sinemasında erkeklerin birbirleriyle aşk yaşadıklarını bildiriyordu ve bu ahlaksızlığın önüne geçilmesini istiyordu.

Kentte siyasi sorgulara bıçakla kesilir gibi ara verildi. Bütün sinema seyircileri ile hamama gidenler ve iki işletmenin görevlileri işkenceli sorguya alındı.

Sıkıyönetim komutanının eşcinsel ilişkilere dair, kerameti kendinden menkul bir kabulü vardı. "Eken, biçer!" ve "Yel değmedik kavak olmaz!" şeklinde özetlenecek bu mantığın zorunlu bir sonucu olarak herkese şu iki soru yöneltiliyordu: Kimlerle aktif, kimlerle pasif ilişkiye girdin? "C" şıkkı seçeneği olmayan bu soruya iki kategoride de cevap veremeyenler ağır işkencelere uğradı.






İşkenceli sorgulardan elde edilen isimler de aynı süreçten geçirilmeye başlayınca, ilçenin erkek nüfusu önemli bir "kırım"a uğradı. Bir müddet sonra bu operasyon kent içi hesaplaşmanın bir aracı haline dönüştürüldü.

Artık işkencede itiraf edilen isimler, olayın esas failleri olmaktan çıkmış, türlü gerekçelerle gıcık kapılan insanlardan bir öç alma biçimine dönüşmüştü.

Gözaltındakilerin sayısı astronomik rakamlara ulaşınca durum 12 Eylül generallerinin önüne bir rapor olarak kondu. Dehşete düştüler. "Bülent Ersoy vakası" ilk o toplantıda dile getirildi. Bir dizi önlem almak gerekirdi.







İstanbul'daki eşcinseller gözaltına alınıp saçları kestirildi ve Eskişehir ile Tekirdağ yakınlarında ıssız yerlere bırakılıp kente geri dönmeleri halinde başlarına gelecekler hakkında ayrıntılı olarak bilgilendirildiler!..

Bülent Ersoy'a da çalışma yasağı getirildi. Gözaltına alınanlar saç, sakal ve bıyıklarına ilaveten kaşları da kesilerek askeri cemselere bindirildi. Tüm ilçede bir hafta boyunca teşhir edildi. İntihar edenler oldu. Kenti terk edenler oldu.

Sinema salonu ve hamam kapatıldı. O günkü sorgularda, "Mal benim değil mi? İstersem dinamit sokar patlatırım!" diyen adamı o kadar çok dövdüler ki geri kalan yaşantısını yarı delirmiş bir şekilde tamamladı.


Sırrı Süreyya Önder'e ait bu yazı
tarafımdan biraz kısaltılmıştır.


05 Mart 2009





Biz !


Olumsuzluk müptelasıyız. Karı koca dırdırından şikayet eden edene; konu dünya olunca dırdırımızı düşünce bile sandığımız oluyor. Her asrın insanı dünyanın halinden şikayetçi olmuş. Yakınmak türümüzün bir özelliği.

Tek tanrılı dinlerimizin cennettlerinde bile ruhları yok diye başka canlılara yer vermedik. İnsanı dünyaya buyruk kıldığımız tahtımızdan nihayet indirmeye, doğayı korumaya başladık.. Dinlerin, düzenin muhalefetine rağmen Darwin’den diğer canlılarla akrabalığımızı öğreneli ancak 150 yıl geçti. Dünyadaki yerimizin daha yeni yeni farkına varıyoruz.


Gündüz Vassaf



04 Mart 2009






Porno ve Kankası
31 !



Türkiye'nin en kaliteli bilgi & içerik sitelerinden 'Bildirgeç'te bir arkadaşımız Avustralya'da yapılan porno ile ilgili bir araştırma yazısı girince kıyamet 'koptu tabi'.

Sitede çöreklenmiş olan çeşitli muhafazakarlar 5posta'dan Fenasi'nin yorumlarına olumsuz (-) oylar vererek bir kaçını görünmez hale getirmeyi bile başardılar.

Konumuza gelirsek, porno izlemenin zararlarını araştıran bu araştırma günde 2 saate yakın porno izleyenler için geçerli, zaten her gün 2 saat porno izlemenin pek akıl karı bir şey olmadığını araştırmaya ne gerek var ben anlamış değilim.








Türk Telekom'un bağlantı hızı-kotaları + fiyat politikasıyla bizim memleket her gün 2 saat miki film biraz zor izler zaten.

Bende 5 sene önce, yabancı bir uydudan yayın yapan Gay Sex Tv'nin şifreli kartı vardı ve 24 saat hiç reklamsız gay porno yayını yapıyordu, en fazla yarım saat sonra sıkılıyor insan ve görüntüler insanın gözüne çok mekanik gelmeye başlıyor.

Günde en fazla yarım saat, yani bir mastürbasyonluk porno idealdir diyorum ve son sözü Woody Allen'e bırakıyorum; "Mastürbasyonu küçümsemeyin, dünyanın en güzel kadınlarıyla yatarsınız."



03 Mart 2009






Özür !


Kişisel şeyler yazmayı fazla sevmiyorum, ama bugün blogumda bir şey olmamış gibi yazmak yerine size şu ayrılma meselesinden bahsetmek istiyorum;

Film izlerken ve günlük hayatta kolay ağlayan birisiyimdir, ama çokta çabuk gülerim ve neşeli birisi olduğumu söylerler. Kolay kolay sinirlenmem, pek çok şeyi içime atmak gibi bir huyum vardır, ama bunlar bünyemden bir kaç sene sonra şiddetli bir depresyon olarak acı acı çıkar.

Nakhar
ile ayrıldık çünkü ileride çok daha çirkin, kavgalı bir şekilde ayrılabileceğimizi gördüğüm için bitirme kararı aldım.









Devam etseydik ileride muhtemelen iki uygar insan gibi dost kalma seçeneği de olmayacaktı. Geçmiş ilişkilerimin tecrübelerinden bunun yaklaşmakta olduğunu hissettim...

Size ben masumum, mükemmelim demeyeceğim ama şunu söyleyebilirim, çok sevdiğim için 4 sene çıkabildik, ki o da sevdi ve gay dünyasında bu küçük mucize gerçekleşti....

Sizleri de üzdüğüm(üz) için özür dilerim...


02 Mart 2009






Ayrılık Vakti !


Benden duyun istedim, Gaykedi Nakhar'dan ayrılıyor, kendisine bana verdiği 5 sene için teşekkür ediyorum ve tüm dostlarımdan tekrar bir araya gelmemiz için ısrar etmemelerini rica ediyorum.


Edit 1- Özür.
Edit 2- Kedi sayıklaması.
Edit 3- Mutlu son.






Haftanın Şarkısı !


O kadar üzüntülü ve gergin bir hafta + haftasonu yaşadım ki anlatamam arkadaşlar, aslında haftanın şarkısına melankolik bir parça koymayı düşündüm, ama sonra insanların damarına basmaya ne gerek var diyerek vazgeçtim.

... ve işte karşınızda sınıflandırması zor ama çok eğlenceli bir parça, Oliver Jones'e ait Club Velour isimli bu ilginç şarkıyı 'şuradan' Mp3 olarak indirin bakalım beğenecek misiniz?


Alternatif 'indirme linki'.






Haftanın Güzeli !


Kravatı nasıl bağlayacağını bilmeyenler bir de şu yöntemi deneyebilirler, bir eline kravatı, diğer eline hırdavatı alıp Allah ne verdiyse doluyorsun, çok dikkat çekici ve seksi oldun bile, her şey bu kadar basit.


Edit; Resim hokus pokus olmuş sanırım google 'amca'da bir sorun var, bulursam tekrar ekleyeceğim, belki kendinden de düzelebilir ama.


01 Mart 2009






Domuzlar !


Dünkü fıkrayla da pek uyumlu olacak, bu pazar hepimizin işyeri, dost, akraba çevresinde bolca bulunan sonradan görme, tüketim budalaları için bir video yayınlayalım.

Belçika’daki varsıl burjuva ailesinden kaçan Fransızların efsane sanatçısı Jacques Brel (1929-1978) Les Bourgeois isimli şarkısında 'bakınız' nasıl candan “Burjuvalar aynı domuzlar gibi, yaşlandıkça daha da aptal oluyorlar” diyor.

Bu arada, biz daha laik domuzlarla baş edemiyorken, başımıza bir de İslami domuzlar çıktı.