09 Aralık 2009





İş ve Aş !


TBMM’ye gittiğimde, Erzurum’dan, Kars’tan, Konya’dan, her yerden insanların gelip milletvekilleriyle görüşmeye çalıştığını görüyorum. Bu insanların hemen hepsi, yakınına veya kendisine bir iş bulmaya, hastalığına çare aramaya çalışıyor.

Sanki milletvekilleri birer organizasyon reisleriymiş gibi davranılıyor. Halkın kendisi, milletvekilinden torpil istiyorsa, o zaman bu ülkede birilerine torpil yapılıyor olmasından yakınmaya hakkı yok.

Kimse, “herkese iş, herkese aş” demiyor. Herkes, “bana iş, bana aş” diyor.



İngiliz gazeteci Nicholas Birch

5 yorum:

Vladimir dedi ki...

Ne kadar adileşmiş bir düzen bu, adam gibi kimseye yük olmadan ayakta durmaya çalışanları torpili yapanlar ile torpil desteği alanlar elbirliği ile srtlarndan hançerliyorlar o zaman. Sıradan vatandaşı hançerleye hançerleye varılacak nokta baştan belli.

Adsız dedi ki...

sevgili kedi, iş ve aş demişken vj bülent'in başına gelenlerin konuşulması gerekiyor diye düşünüyorum. bu konuda şu yazıya bir göz atmak ister misin? 9 aralık tarihli birgün gazetesinde kürşat kahramanoğlu köşesinde yazdı. linkini vereyim. selamlar, sevgiler...
http://www.birgun.net/writer_index.php?category_code=1186995487&news_code=1260364449&year=2009&month=12&day=09

Adsız dedi ki...

Yok, oyle demiyorlar. Diyorlar ki, madem is as ancak boyle bulunuyor, biz de girelim siraya. Planlanmis birseyden cok, caresizlik.

Ayrica bir milletvekili, o sehrin hemsehrisi gibi goruluyor ve hemsehriye birsey istemek icin gitmek adeti vardir bizde. Seni oraya getirdik ama sen de yani... seklinde bir isaret parmagi sallamak da var.

Demokrasinin bir cilvesi: kapi kapi oy icin, kendini anlatmak tanitmak icin gitmen lazim. bir cesit yalvarmak degil mi? Eh, seni oraya getiren de sonradan sana gelmez mi? Bu cok dogal. Bizim milletin basitligi degil. Onemli olan, oraya gelenin adil davranmak icin geldigini unutmamasi.

Bir de su var ki, eger bu isler boyleyse, ben de milletvekili olsam, bana da secildigim yerden bir zavalli gelse de yardim istese, ben de elimi uzatirim dogrusu. Eger gorev millete yardim etmek ise. Benim sehrimin fabrikatoru isi kazansin isterim ki sehrim de zenginlessin. Cok ince bir cizgi var burada, degil mi? Yardim edeceksin, kayiracaksin, milletin icin elinden geleni ardina koymayacaksin ama gelir saglamayacaksin. Himmmm.... Hicbirsey kara ve ak degil. Ama ahlakli olmak icin de illa apak olacagim diye tutturmak da bazen gorevini yapmiyor demek oluyor. Tuhaf! :o)

www.elifsavas.com/blog

victor's secret dedi ki...

ne bakış açısı ama... o kadar eleştirdiğim halde benim bile hiç aklıma gelmemişti bu düşünce.

kendimize karşı ne kadar objektif olabiliyoruz acaba toplumca?

ve ağzıma doladığımız kaç tane şikayet sakızı var düşünmeden çiğneyip durduğumuz?

Vladimir dedi ki...

Kısaca "Torpil" diye tabir edilen bu mekanizma bizi üçüncü dünya ülkesi yapıyor, adam gibi bir işe aday kimselerde aradığın şartları sırakayıp oşarta uyanlar arasından seçtiklerini işe almazsan, sonunda ehliyetsiz belediye şoförlerini bile halkın üzerine sürer duruma gelirsin. Savunulacak hiç bir yanı olmayan adice bir mekanizmadır.