16 Haziran 2009






Moruk !


Gençliğimizin 'Entelektüel Kabesi', bugünün acınası Fransası... 30-40 yıl evvel soru şuydu. 'Dünyanın dişe dokunur entelektüellerinin yolu bir kez olsun niye mutlaka Paris'ten geçer?' Cevap: Çünkü, 'Paris bir şenliktir'.

Time dergisinin kapağındaki bu haftaki soru şuydu. 'Fransızlar niye Fransa'yı terk ediyor?'. Çünkü şenlik artık başka bir yerdedir.

2 milyon Fransız Fransa'yı terk etmiş. Geleceğini başka bir ülkede, başka bir diyarda arıyor. Kim bu insanlar. İşsiz kalmış Fransız köylüleri mi? Hayır, son derece iyi eğitimli, doğuştan şehirli Parisliler. Tercih ettikleri ülkeler, Amerika, İngiltere, Japonya. Bu Fransızlar neden mustaripler?








Gençliğe kapalı, köhnemiş, moruklaşmış, statücü, eş dost kayırıcı iş dünyası zihniyetinden. Devlet bürokrasisinden.

Ve tabii, yükselen milliyetçilik, faşizanlık ve ırkçılıktan. Bu durumu bir de Fransa'ya bizzat 'Adieu' demiş Fransızların sözleriyle aktarayım;

'Fransa yaşlı bir kadına döndü. Kaybedebileceklerinin korkusuyla felç olmuş yaşlı bir kadına'. Bir çağrışım yaptı mı? 'İngiltere'de farkılık ve farklılaşma bir avantaj olarak görülürken, Fransa'da hâlâ bir problem olarak görülüyor'.


H. Gökhan Özgün'e ait uzun bir yazıdan kısalttım.



10 yorum:

yanikkoza dedi ki...

yaaa entel olupta paris e gitmek istemeyn olmaz tabi bende gidecem valla eşcinselliği kabul edip kendimi tanıdğım günden beri bir müslüman olmama rağmen eşcinsel sevgilimle pariste bir kilisede evlenecem bunu bir sır olarak can dostum kedi ye bile burda söylüyorum benim şahidim kedi sevgilim kii ise nakhar olacak benim aklımda bu vardı parise ait tek düşüncem ve tek hayalim tabii gayyor da canım kardesimde kesin olacak ...ama nerde bende bir sevgili şansıııı:))))neyse umud edelim olsun :))))

dipnot:postu görünce moruk ha dedim kedi bana bir sevgili buldu sandım resimler pek sevmsem de yaşlı olgunları severim :)))

neyse ben yine yaramaz çocuk gibi oldum munzurluk yapmadan kaçayım ....

sendtoemre dedi ki...

yazının yazarı bu yazıyı yazarken nereden kaynaklar kullanmış bilmiyorum lakin bana çok üfürük bi yazı geldi, kusura bakma kedi.

fransanın tek derdi belki de farklılaşmaya bu kadar müsade ettiği için bu kadar farklı insanın bi arada yaşamasının getirdiği sıkıntı olabilir ancak, bence.

fransa ki, tarihin en büyük ve en önemli devriminin gerçekleştiği topraklar. ve "ötekilerin" farkedilmesini sağlayan akımların başlangıç noktası.

bence bu yazı iyi olanı kötüleyip de marjinal olma ve prim yapma kaygısı taşıyan bi yazarın karalaması olmuş (sözüm sana değil, yazının asıl sahibine).


ayrıca durum ingilterede daha da vahim. yani farklı insanları bir arada barındırma durumu özellikle londrada çok fazla. fakat maalesef ingiliz hükümeti bu kadar farklı insanın bir arada yaşamasına izin verdiği halde, onların harmoni içerisinde yaşamasını tam anlamıyla sağlayamıyor. dolayısıyla güvenlikte her zaman sorunlar çıkıyor londrada.

pariste bu tarz olaylar oldukça az. çünkü insanlar bu şekilde yetiştirilmeye özen gösteriyor. elitisti bile tahammül etmesini öğreniyor "ötekilere".

ingiliz burjuva kesimi ise, fil dişi kulelerinde anca homurdanıp duruyor.

**bunlar benim gözlenlerim olup da kaynak k.çımdır.

Beyaz Çiklet dedi ki...

Fransa'nın farklılık konusundaki eğilimlerini tam olarak bilmiyorum ama Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi derslerinden edindiğim gözlemlere göre,Avrupa ülkelerinin bu sefasının daha fazla süreceğinden pek emin değilim.Üçüncü dünya ülkeleri dediğimiz ülkelerin ellerindeki yer altı zenginlikleri giderek değer kazanacak ve umarım akıllanmış olan bu ülkeler 'Kanlı Elmas'adlı filmdeki gibi bir daha Avrupa ülkelerinin oyununa gelmeyecek.Dileğim budur ki Fransa'daki göç olayına da hiç üzülmedim iyi oluyor.Zamanında Napolyon'un Dağılma döneminde Osmanlı donanmasına yaptıklarını unutmadık:/

yanikkoza dedi ki...

dayanamadım yazacam üsttekii foto beni tahrik ediyor her defasınca açtığım da sanki resim beni çağrıyor:)))ayyy çok utandım....

gaykedi dedi ki...

koza
pariste bir kilisede müslüman bir eşcinsel düğünü bayağı ilginç olacak eminim, kesinlikle kaçırmamak gerek, sen tahrik olmaya devam et, belki düğün tarihine bir katkısı olur bunun :p

__________________

emre
yazının çıkış noktası fransanın türkiyenin a.b üyeliğine karşı çıkarken ingilizlerin buna sıcak bakması sanırım, ayrıca fransa ekonomisi ve halkı oldukça içe kapandı son yıllarda.

___________________

çiklet
al birini vur ötekine osmanlıda pek masum bir devlet sayılmaz, emperyal hayaller hangi ulusa saadet getirmiş ki?

paratoner dedi ki...

evet fransa'da şenlik bitti,doğru. fakat yeni şenliğin merkezi olarak gösterilen yerler pek iç açıcı değil. amerika :P japonya :P ingiltere :P amerika ve japonya'yı baştan eliyorum zaten.fransa'dan farklı olduğu düşünülen ingiltere ise ne yazık ki 'aynı yolun yolcusu'.
işçi sınıfının bilincine hayran olduğumuz ingiltere'nin ekonomik kriz sebebiyle yabancı uyruklu işçilere nasıl bir tutum sergilediği ortada.

ayrıca fransa'nın bu yabancı düşmanlığı ve farklılıklara karşı aşırı mesafeli duruşu sebebiyle demokrasisi de tehlikede.bu hafta radikal2'de ahmet insel'in tam da konu hakkında yazısı vardı:

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetay&ArticleID=940658&Date=10.01.2009&CategoryID=42

Sartre,de Beauvoir ve şükerasından sonra yeni bir genç filozof nesli çıkaramayan fransa için çok da şaşırılacak bir durum değil tabi.gene de o nesli -ve öncesini- çıkarmış bir kültürden bahsediyoruz.fazlaca acımasız/ümitsiz olmamak lazım.

Xenophilius dedi ki...

Onlar yine ağızlarındaki bir parmak balla kaçıyorlar ülkelerinden,biz ne yapalım?Bürokrasi ve rizikolar cenneti canım ülkemX)?

ESTHER dedi ki...

Artık fransa fransa değil... Sarkozy fransasının çöküşünü izlemekteyiz. Tıpkı Akp hükümetiyle türkiyenin çöküşü gibi. Bir yandan da iran'ın artık bu yoz gidişata dur diyen halkının atağa geçişini.. bilemiyorum dünyada durumlar değişiyor gibi görünüyor.

OpethMania dedi ki...

İngilizlerin bu yabancıları diğerlerine göre!daa fazla özümsemesi daa fazla sempati kazanmalarını sağlarken dier taraftan onlar da eylemsizliklerine yakınıp Fransız halkının daa aktif daa sert eylem yapabilirliliklerine daa somut şeyler ortaya koyabilmelerine her zaman,şimdi bile gıptayla özenerek bakmakta ve hayıflanmaktadır...
(yakın zamanda da küresel felaketler,ekonomik sorunlar,ayrımcılık vb daa bir çok güncel olaylar konusunda sokakta göstermiş oldukları tavırlar hatırlanabilir...bilindiği üzre Reform hareketleri de Fransa dan çıkmıştı genetik miras ya da öncü olma anlayışı atalarından devam ediyor herhalde...)

Beyaz Çiklet dedi ki...

Evet doğru diyorsun gaykedi;
Bu konuda haklısın o zamanın Osmanlı'sı Fransa'nın saldırısına karşı kendine bağlı Mısır'dan yardım istiyor yani koskoca Osmanlı'nın bir donanması bile yok tam olarak:/Ama dediğin gibi onların hepsi aynı soyun sürüsü:)