18 Mart 2009






Çok
Gizli Eşcinsel !



Gizli eşcinsellerin ne kadar nevrotik ve tuhaf, hatta homofobik olabilecekleri konusunda daha önce ilginç şeyler 'yazdığımı' hatırlıyorum, ama önce 'şu resimde' ortada oturan kişiye iyi bakmanızı istiyorum.

Çoğu kişi bu psikopatı tanımayacaktır ama Al Pacino'nun Angels in America dizisinde canlandırdığı muhafazakar, denyo eşcinsel avukatın, yani Roy Cohn'un gerçek fotosu desem eminim hatırlayanlar çıkacaktır.

'Rosenberg'lerin (*) komünist olmakla suçlanıp idam edilmesinde de önemli rolü olan, erkek sevgilisiyle eşcinsel düşmanı toplantılara katılacak kadar ikiyüzlü bu tuhaf kişilik zamanında New York’un en ünlü avukatlarından birisiymiş.








Müvekkil olarak genelde mafyayla çalışan, “Yasanın ne olduğuna aldırmıyorum, bana yargıcın kim olduğunu söyleyin” diyen, rüşvet vererek, şantaj yaparak birçok dava kazanan, zimmetine geçirdiği 3 milyon dolar ve usulsüz işlemler nedeniyle soruşturmaya uğrayan, bu arada aids'e yakalanan + avukatlık yapma yetkisi elinden alınan bu hasta kişilik 1986 yılında ölmüş... (**)

Hepimizin etrafı psikopat gizli eşcinsellerle dolu ve dindar arkadaşlarımız alınmasınlar ama benim gözlemlerim bunların önemli bir kısmının dinci, evli ve muhafazakar, milliyetçi olduğu yönünde ki bu beni daha da korkutuyor.


(*) "Bir çift güvercin havalansa, Yanık yanık koksa karanfil" dizelerini Melih Cevdet Anday Rosenberg'ler için yazmıştır. Bu hüzünlü hayat hikayesi le ilgili 'şu yazıyı' okumanızı tavsiye ederim. #

(**) Bazı eklemeler Ekşi'den yapılmıştır.



24 yorum:

anlamak dedi ki...

"Hepimizin etrafı psikopat gizli eşcinsellerle dolu ve dindar arkadaşlarımız alınmasınlar ama benim gözlemlerim bunların önemli bir kısmının dindar, evli ve muhafazakar, milliyetçi olduğu yönünde ki bu beni daha da korkutuyor."

Bu bir gerçek olabilir çünkü ben de dindar gayolmayanhomoseksüel olarak gözlemlediğim bu ancak dindarlık kısmını anlayamıyorum. Neye göre kime göre dindar?

anlamak dedi ki...

"Hepimizin etrafı psikopat gizli eşcinsellerle dolu ve dindar arkadaşlarımız alınmasınlar ama benim gözlemlerim bunların önemli bir kısmının dindar, evli ve muhafazakar, milliyetçi olduğu yönünde ki bu beni daha da korkutuyor."

Şöyle söyleyebilirim ki dincilerle- dindarlar arasında büyük fark vardır. Bu ayrıma dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Tv'de orada burada gözüken bir çok eşcinsel yüzünden nasıl tüm eşcinseller onlara göre değerlendiriliyorsa, sizin korkunuzu da bu duruma göre anlıyorum. Ama ben korkmaktan ziyade onları da anlamaya çalışmamız gerektiğini düşünüyorum.

çilekli dondurma dedi ki...

rosenbergler ile ilgili yazıyı okutuuğun için teşekkür ederim.madem okuttun bana bu yazıyı şimdi de ağlamamı engelle.içime oturdu yazı ya.
ben can.

gaykedi dedi ki...

anlamak
dindar ve dinci ayrımını biliyorum ve ikinci vurguyu "dinci" olarak düzelttim, eğer onların homofobilerini, eşcinsel nefretlerini anlamamızı beklemiyorsan sorun yok... bu arada "şunu", en entellektüel, en ılımlı dindarların gazetesi 'zaman'da kendi gözlerimle okuduğumu biliyor musun?

_____________________________

çilekli dondurma
'cumartesi neşesi'ni bekleyeceksin gülmek için :))

Adsız dedi ki...

gizli yaşamlar insanoğlu varolduğundan beri süregelen bir durum.hayatın her evresinde her kesiminde farklı.Tepkileri,tepkimeleri,bozuklukları gibi..
Adı üstünde gizli.Huzursuzluk saklı..
...........

Kendi çevrelerindeki kişilerle ters düştükleri için idam edilenler var.Bilgilerini gizlemeden halkla paylaşanlar mesela.Hallacı Mansur,Giordano Bruno vs..
Ölüm kararını Bruno'ya bildiren yargıç, ondan şu cevabı almıştır: "Ölümümü bildirirken siz benden daha çok korkuyorsunuz".

Hera..

Eflatoon dedi ki...

evet güzel saptamalar! bir kez daha benim açımdan eşcinselliğe ve imana çıkmak için haklı sebepler ortaya koydunuz. teşekkürler!

Goddess Artemis dedi ki...

Roy Cohn'un hayatından da kesitler verilen muhteşem dizi Angels in America'dan çarpıcı replikler ve müzikler de benden gelsin bu yazı için:

ANGELS IN AMERICA

anlamak dedi ki...

Sevgili Gaykedi,
Düzeltm için teşekkür ederim. Zaman konusuna gelince, ben Zaman'a abone olan bir okurum. Ancak Zamandaki her yazarı okuduğumu söyleyemem. Ilımlı dindarların gazetesi demeniz de bana tuhaf geldi çünkü gazetede ermeni yazar Etyen Mahçupyan da var. Şimdi Etyen bey, yanlış bir şey yazsa bunu gazetenin tümüne mal edemeyeceğimiz gibi bahsettiğiniz kişinin bir zamanlar zamanda yazdığı şeyler yüzünden dindarlara ya da zaman da yazanlara bakışınız değişeceksek yanıldığınızı söylemek isterim. Zaman'da yazan E.MAHÇUPYAN VE LEYLA İPEKÇİ şimdi Taraf gazetesinde yazıyor ama E.MAÇUPYAN zaman da yazmaya da devam ediyor. HEem AGOS tada yazıyor. Ben insanların ya da bir şeylerin ÖTEKİLEŞTİRİLMESİNE karşıyım. Eğer siz birilerini ötekileştirirseniz birilerinin de sizi ötekileştirmesine yakıp ölüdürmek istemesine tepki vermemelisiniz. Bu yüzden ANLAMAK gibi bir derdim var...

gaykedi dedi ki...

anlamak
"en ılımlı dindarların gazetesi" lafımın halen arkasındayım, istisnalar kaideyi bozmuyor.

zaman gazetesinin artık çok değiştiğinden övgüyle bahseden arkadaşlarımı kırmayıp bir kaç ay abone olmuştum ama ne yazık ki satır aralarını okuyan birisi için 'ötekileştirme'nin kralını inan o gazete yapıyor diyebilirim, sonuçta editör onayından geçen ali nesin'in matematik kampı ile ilgili çirkin haberler, masonlar hakkında ötekileşirme ötesi abuklamalar, müslümana müslüman propagandası ve hocaefendi yıkama yağlamaları benim midemi feci bulandırmış ve aboneliğimi iptal ettirmiştim, ha bir de süreyya yalçın'ın, elvan isimli milli sporcularımızın bile şortlu bacaklarını sansürlüyorlar haberiniz olsun :((

sidik yarıştıran kaplumbağa dedi ki...

kedi gene çok yaralayıcı bir konuya değinmişsin. Ne yazıki dediğin gibi en azılı homofobikler gene homoseksüellerin içinden çıkıyor. Şaşırtıcı biçimde dünyanın her yerinde bu böyle. Irkçılık, aşırı dincilik, kariyer hırsı yahut maçoluk gibi maskelerin arkasına saklanıp benliklerini değiştirdiklerini zannediyor. Dediklerine sonuna kadar katılıyorum ve 3 büyük dinde de açık açık yapılan homofobiye, eşcinselliğin lanetlenip hedef gösterilmesine ve Lut kavmi zırvalıklarına rağmen hala hem müslümanım hem de eşcinselim diyenleri bir türlü anlamıyorum. Gene şanslıyız Türkiye azıcıkta olsa seküler diye biraz rahatız. Bir ehl-i müslim çıkıp bana eşcinsellerin ölüm korkusu olmadan yaşadığı bir müslüman ülke göstersin lütfen..

anlamak dedi ki...

Hala ötekileştirmeye devam ediyorsunuz. Ben de sizin gibi farkettiğim noktalardan rahatsız olduğum için artık aynı şeyleri okumamak adına o kişilerin yazılarını okumamayı uygun buluyorum. Ancak sansürleme yada yağlama işleri beni pek ilgilendirmiyor. Çünkü bu tarz şeyleri bir çok gazetede ya da dergide görebiliriz. Yani kimsenin kimseye tahammülünün olmaması beni rahatsız ediyor. Siz inandığınız değerlere göre yaşıyorsunuz ve sizin yaşantınıza ters düşen bir durumda hemen tü kaka diyorsunuz. Aynı şeyi onlar açısından bakın, onlar da inandıkları gibi yaşamak istiyorlar ama bu yaşamları ( nasıl olduğundan kime ne) maalesef eleştiriliyor. ANLAYAMIYORUM. Siz İstediğiniz bir hayatı yaşarken, sizden başkasının yaşamak istediği yaşama resmen BASKI- DUVAR kuruyorsunuz. ANLAMAKTA ZORLANIYORUM.

TuTasTemre dedi ki...

Yine döktürmüşsün !!! Yani Zaman gazetesini hiç sevmesem de (Cumh. gazetesinin din versiyonu) senin yüüznden en sonunda abone olacağım o gazeteye !!!

Ne olursa olsun karşındakini iyi tanı.En ılımlı dindar çok sorunlu bir cümle.Ay aman neyse senle böyle şeyleri tartışmayacağım :)

Maalesef homofobi yarak daha vatanperver ya da sevap işleyeceklerini sanıyor halkımız :(

gaykedi dedi ki...

kaplumbağa
haklısın, kadın ve eşcinsel hakları doğu toplumlarında halen çok büyük bir yara :((

_________________________

anlamak
ben size genel bir yayın politikasından, editörlerin etiğinden bahsediyorum... eğer gerçekten ötekileştirmeden rahatsızsanız bunu en az yapan gazeteleri okuyun o zaman derim, mesela "taraf ve radikal" tavsiye ederim size, ben severek okuyorum...

_________________________

tutas
aman senle tartismaya girmeyelim böyle çok iyi :))

Goddess Artemis dedi ki...

@ anlamak:

Nickiniz de "anlamak" ama anlama konusunda bu kadar ısrarlı olmanız sıkıcı. Algı gücünüze olan güveniniz de öyle. Herkes her şeyi anlamak zorunda mı? Hiç sanmıyorum! Gereği de yok zaten.

Hakan Günday'dan yapacağım bir alıntı, belki anlama konusundaki bu ısrarınızın anlamsızlığını ve gereksizliğini anlatabilir size:

“. . .

‘Seni anlıyorum’, demek büyük bir yalandır. Kocaman bir yalan. Kimse kimseyi anlayamaz ve tanıyamaz dünyada... Var olan en sağlam zırh, insan vücududur. İçindekileri en iyi saklayan odur. Koridorlarında birikenlerin kokusunu bile yaymaz dışarıya. Deliliğinin kokusunu, anormalliğinin kokusunu duyamazsın yanında gazete okuyan adamın, otobüs durağında. Sadece gördüklerin vardır. Beş duyunun algıladığı kadar anlarsın aileni, sevgilini, çocuğunu.

Dolayısıyla herhangi bir şeyi, birini anladığına, ama gerçekten anladığına emin olmak, sarıldığında arkasında ellerini kavuşturabilecek kadar o şeyi ya da kimseyi anlamak olağanüstü bir durumdur. Ve çok zaman isteyen söz konusu olağanüstü ilişki için, olağanüstü bir insan olmak gerekir.

. . .”


Hakan Günday – Kinyas ve Kayra – sayfa:190 - Om Yayınları/2000

Elif dedi ki...

Iki konu birbirine karisti ama. Bir gizli escinselin escinsel dusmani olmasi baska, genel olarak kotu bir insan olmasi baska bir konu. Escinsel dusmani escinsellerin psikolojik bir travma yasadiklari, kendileriyle barisamadiklari icin, kendilerine ayna gibi gordukleri benzerlerinden nefret ettikleri belli.

Dine sarilmak da herhalde kendilerini yanlis ve ginahkar gordukleri icin olacak.

Ama her cinste oldugu gibi, kotu insan escinsellerden de cikiyor. Zimmetine para da gecirir, birilerine para da yedirir, tehdit eder. O baska konu, degil mi?

www.elifsavas.com/blog

gaykedi dedi ki...

goddess
ben aranıza girmeyeyim, "anlamak" top sende :))

_________________________

elif
evet karışmaması gerekiyor o iki kavramın, burada daha çok homofobik eşcinsel şirreti üzerinde yoğunlaştık, aslında ortalamadan ne eksiğiz ne de fazla...

yanikkoza dedi ki...

benim tamam ağzıma göre tartışma ama benim halim yok siz devam edin :))))
bu aralar moralim iyi bozmayım ben szi devem edin :)))

anlamak dedi ki...

Sevgili Goddess Artemis,
Elbette herkes herşeyi anlamak zorunda değil ki ben de sizi anlamak istemiyorum. Çünkü ne anladığınızdan emin değilim.

e.d. dedi ki...

istatistiklere göre dünyada her 20 kişiden biri eşcinsel. yani LGBT den biri.

yani yüzdeye vuracak olursak, dünyada yaşıyan 6 milyar insandan 300 milyonu eşcinsel.

muazzam büyük bi rakam.

hayvanların içerisinde ezelden beri eşcinselliğin olduğu bilinen bi şey. dolayısıyla atalarımızda varsa insanda da bunun olması kadar normal bi şey yok.

fakat türkiyede işte bu kadar büyük bi kitlenin varlığını görmekte zorlanıyoruz. eşcinsellerin kimliklerini açıklamalarından korkmalarından dolayı (ben de gizliyim bu arada), kişisel bırakın ailesine akrabalarına açılmayı, en yakın arkadaşlarına bile açıklayamıyorlar zaman zaman.

gizli gay olmanın bi yanlışı yok. ama asıl yanlış eşcinsellerin gizli olarak kalmasına sebep olan baskı ortamının kaynakları (bunlar da başta din olmak üzere, kültürel yobazlık, yanlış siyaset ve eğitim eksikliği)...

---

yazıda ayrıca muhafazakar gaylerden bahsedilimiş. bunlar da büyük yanlış içerisindeler. aslında çok kaymak istemiyorum bu grup insanlara, zira vakti zamanında ben de kendimi tam olarak kabullenememişken, bu durumumdan dine sığınarak kurtulmaya çalıştım. fakat eğitim düzeyim arttıkça, kültürel olarak farklılaştıkca anladım ki durumum gayet normal ve ben bunu yaşamaya hem hazırım hem de bundan çok mutluyum.

fakat yine de bi gay in muhafazakar olması kadar komik bi olay yok.

din beni reddediyorsa ben de dini afedersiniz s.kip atarım bi kenara...

Adsız dedi ki...

tublr linklerinde bir sorun mu var acaba?

gaykedi dedi ki...

e.d
muhafazakar eşcinselleri bende anlamakta bende anlamakta zorlanıyorum, bu arada davranışları yakından incelenen (şimdilik) 500'e yakın canlıda eşcinsellik görülüyormuş (150'si kuş türü).

http://en.wikipedia.org/wiki/Homosexuality_in_animals

gaykedi dedi ki...

tublr linklerini güncelledim arkadaşlar.

anlamak dedi ki...

LÜTFEN BENİ ANLAYIN, LÜTFEN.
2004 yılına kadar bir sürü bunalım geçirmiş, ve kendi kendime aşmaya çalıştığım bu hislerle boğuşmak çoğu zaman beni intihara, Allah'ı inkar etmeye sürükledi. Allah'In bize, hadi bakalım size erkeklerden hoşlanma duygusu veriyorum, onları s.kmek ve s.kilmek duygusu veriyorum ama bunu ASLA yapmayacaksın diye bir sınava tabi tutmasını ANLAYABİLMEM 2004 yılından sonra okumaya başladığımda oldu.2004 yılına kadar aileden gelen muhafazakarlık benim için hiç bir şey ifade etmiyordu çünkü okumayan bir ailem var. İyi olmalarına çok iyiler ama bence farklı bakış açılarına ihtiyaçları var ki okumayan insanların başkalarına çok da hoşgörülü olduklarını sanmıyorum ki bu kişi eşcinsel ise. Yani benim muhafazakarlığım daha doğrusu dindar olma hikayem tamamen kendi kişisel gelişimim. Bu konu hakkında uzun bir yazı da yazıp paylaşacağım. Ancak ANLAMADIĞINIZ şeyi, ben de nasıl ANLAMAZSINIZ diye düşünüyorum. Neden eşcinseller müslüman olamasınki. Müslümanlıkta olmaması gereken durum eşcinsel ilişkidir,livata boyutudur. Yoksa bir erkeğin bir erkeği sevmesi haram değildir. Ki hani herkes SEVGİLİ-SEVGİ arıyor eşcinsel ortamında. Demekki dine karşı bir durum yok. Ancan ben eşcinsel ilişkilere karşıyım. Yoksa bir eşcinselin elele kolkola gezmesi, birlikte uyuması yemek yemesi bir çok paylaşımda bulunması amenna ancak iş cinselliğe dökülürse bir sorun vardır demekki...İstanbul'da yaşayan eşcinsellerin ne kadar özgür olduğu ortada. Kimin kimle yattığı belli değilmiş vs. Bunu ben söylemiyorum orada yaşayan arkadaşlarım söylüyor. Ayrıca herkese özgürlük deniliyorsa ve eşcinsellere ögürlük denilip, bu durumu anlamaları isteniyorsa neden beni anlamaya çalışmıyorsunuz? Ben de eşcinselim ama dindarım. Dindarlığımı kalıp olarak düşünmeyin. Ve lütfen nasıl özgürlük istiyorsanız, benimde özgürlüğümü ANLAMSIZ bulmayın. Anlaşılmak istiyorsanız LÜTFEN İLK ÖNCE ANLAMAYA ÇALIŞIN.

gaykedi dedi ki...

anlamak
bu yazına şimdi değil bir post yazarak ayrı bir başlıkta cvp vermek ve biraz derinlemesine işlemek istiyorum, çünkü söylemek istediğim çok şey var... (sanırım bu pazar yazarım)