17 Ocak 2009






Yemek
Sosyolojisi !



Karnıyarık fıkrasından daha ciddi konulara geçelim ve yemeklerden sosyolojik bir tespite yer verelim, bakınız Çetin Altan İstanbul, Urfa ekseninde ne tespitte bulunmuş;


"Hünkar beğendi" Urfa'ya gidemedi ama, "Urfa kebap ve lahmacun" Tarabya'ya geldi.



9 yorum:

Adsız dedi ki...

yanıkkoza...
valla doğru demiş...gelmeyene biz giderik mantığı gibi:)....

BaL dedi ki...

"Yemek sosyolojisi" demeyin bana, içim acıyor. Toparlayıp bitiremedim tezimiii :(((

BaL dedi ki...

Bak bu da yiyeceğğin politikası. Günün ''Ohannes''i!

gaykedi dedi ki...

yanık-koza
insanların gittiği yere yemekleri de gider, demek ki istanbullular urfaya pek gitmemişler :D

______________________

bal
agaanigi ohannesi :D

Adsız dedi ki...

bu urfadaki sosyal çevrenin kapalılığı ve bunun yanında yemek çeşitliliğinin zenginliğinden ileri geliyor bence.

anadoludaki insanlar her türlü değişimlere ya karşılar ya da anca çok uzun sürelerde yavaş yavaş alışabiliyorlar. dolayısıyla bu da farklı kültürlerden gelen yemekleri ellerinin tersiyle itmelerine sebep oluyor.

bunun yanında, zaten anadoluda yemek çeşitliliğinin çok fazla olması, yeni tariflere ihtiyaç duymamalarına sebep olabilir.

e.d.

gaykedi dedi ki...

e.d
benim bu konuda tespitim daha basit, urfa, antep, diyarbakır, adana insanlarının çoğu istanbula gelirse yemeklerini de getirirler yanında :D

Adsız dedi ki...

eheheh aynen öyle. hayır tariflerini getirmekle kalmıyorlar, bildiğin böyle kapaklı kutularda ya da poşetlerde yemeklerini de getiriyor insanlar genelde :)

neymiş, herşeyin hası, yerinde yapılanı makbulmüş de ondan :)

e.d.

(¯`·._.·[ (Afilli Yazar) ]·._.·´¯) dedi ki...

Biz göç dışında birde tatil dönemleri teşrif ediyoruz, sadece kimliğimizle değil söylendiği gelirken bize dair her şeyi getiriyoruz. Bu biraz cömertlikten, biraz alışkanlıklarımızdan vazgeçememekten kaynaklı.
Birazda siz gelin yemeklerinizi biz tadalıM. Batıda komşuluk nasıldır bilmem ama o bağ hala var doğuda.
Subay, asker veya iş sebebiyle doğuda olan akdenizli,egeli, karadenizli komşularımızda ciddi bir yemek alışverişi var. Biz bazen gelen yemeklerde haz etmesekte verilen emeğe saygıdan tüketiyoruz. Ben her akşam yemek saatinde çalan kapıyı heyecanla açıyorum ve şu halime bakmadan elimde tepsi komşulara yemek taşıyorum.
Birbirimiziden öğreneceğimiz çok şey var.

gaykedi dedi ki...

afilli
misafirlik, komşuluk konusunda; asker kardeşini göremek için diyarbakır'a bir dostunun yanına giden bir tanıdığımın gözlemlerini hatırlattı yazdıklarınız bana, "ben de kendimi misafirperver sanıyordum diyerek" haftalarca anlatmıştı.