11 Ocak 2009





Ruhun
Coğrafyası !



Romanların ilk başlama cümlelerini Umberto Eco “Beethoven’in 5. senfonisinin ilk notalarına” benzetmiş. Bu tılsımlı cümlelerin üç tanesine yer vermek istiyorum, İtalya'da bunların 1430 adetini derleyen kitabı tanıtan Nilgün Cerrahoğlu'ndan buraya aktarıyorum;


İnsanın bir iç manzarası, ruhun coğrafyası var. Yaşamımıza şekil veren tüm öğeler buradan çıkıyor.

Josephine Hart/Yara








Hepimiz o eski mutlu günleri anmanın o vahşi hüznünü biliriz. Yaşadıklarımız bir daha geri gelmemecesine geçip gitmiş ve o anlarla aramıza hiçbir coğrafyanın olmadığı denli ırak; acımasız bir mesafe girmiştir.

Ernst Jünger/Mermer Kayalıklar Üzerinde


Ve en son, en bilinen ama en çarpıcılarından bir tanesi;


Mutlu aileler hep birbirine benzer; yalnız mutsuz olanlar farklıdır.

Tolstoy/Anna Karenina



17 yorum:

mischa dedi ki...

evet ben de hep bunun hüznünü taşırım..

delikanlı dedi ki...

Bi ilk cümle de benden,Bilge Karasu'nun "İnanç" konusunu işlediği Uzun sürmüş bir günün akşamı kitabından,Tepe hikayesinden.
"Yıllardan beri her akşam yaptığı,hiç yapmazmış gibi,hiç yapmamış gibi,içi titreyerek,heyecanını ellerinin ürperişinde,avuçlarının soğuk soğuk terleyişinde duyarak yaptığı,her akşam,yağmur da yağsa,hava soğuk da olsa,yaptığı birşey var:Değneğine abanarak,ağır,yorgun adımlarla,Aventinus'un eteğine tırmanmak."

OpethMania dedi ki...

geçekten özellikle sondaki çok etkileyici,biraz da tokat gibi...
saol...
(şu fıkrayla da ilgili yorum için özür dilerim...)

gaykedi dedi ki...

mischa
ben geçmiş günlerin mutluluğnun hüznünü en çok çocukluk anılarını düşündüğümde hissediyorum, özellikle ilk okul öncesi, anneannem ve babaannem ile olanlar...

______________________

delikanlı
teşekkürler ekleme için, insanın aklına hemen neden tırmanıyor sorusu geliyor :D

______________________

opethmania
evet en çarpıcısı o, fıkrayla ilgili yorumun için özür dilemeni gerektirecek bir şey yok sanırım yahu rahat ol :))

ŞAHMARAN dedi ki...

gaykedi bunun konuyla hiç bir alakası yok yayınlamasanda olur yani ama sadece o resim o çocuğun burnundan akan kan
----------------------------
şimdi şöyle özetleyeyim
ben dün blogu "adsız"lara açtım ve bugün öyle bir yorum aldım ki.O kadar iğrenç ki karşımda olsa o insan müsvettesi bu çocuğun haketmediği o şiddeti ona uygulayabilirdim.
Ama şimdiki zaman; ama artık şiddet yok.Sadece güldüm yorumu okuyunca zevkli oluyormuş ya o zavallı insanların içler acısı haline acımak.Değişiyor gibiyim hadi bakayım hayırlısı.Mutlu haftasonları mutlu pazarlar sevgiler.
ya belkide yayınlayabilirsin.

sufi dedi ki...

Sevgili Gaykedim;
"Ruhun coğrafyası" sözü şuanda yağmurların sağanağındaki savanlarıma çok dokundu.Sevgiler dilek.
Not: Savan Tropik yağmur ormanları ile kuru çöller arasındaki geçiş bölgesinde yer alan geniş çayırlar...

gaykedi dedi ki...

şahmaran
ohoo ben hergün kaç tane yazıyor o zavallı sürüngenler, alışırsın sen de merak etme ben 4 senede onların uzmanı oldum artık :))

____________________

sufi
yüreğinin 'savan'ları hep yeşil ve çiçekli kalsın, güneş ve yağmur eksik olmasın :D

Adsız dedi ki...

Hasta ruhlarının öfkesini, güçlü kasları ile dindirmeye çalışan ebeveynler.... sizlere nalet olsun. Akıtılan kan, yerine geliyor, kırılan kol ve burun iyi oluyor da o minik ruhlar nasıl iyileşiyor. Şiddet görenlerin büyük bir kısmı da gene şiddet uyguluyor, bu kısır döngü sürüyor. Çok acı....Sevip, koruyup, kollamayacağınız, kucaklayıp sapmayacağınız çocukları dünyaya getirmeyin yaaaaa

gaykedi dedi ki...

adsız
devir daim makinası gibi, hasta, sakatlanmış ruhlar kolay kolay iyileşmiyor ve bu çark kan ile dönüyor :(

delikanlı dedi ki...

Çünkü inanıyor Kedi abi.Ve bu yüzden hiç yapmamış gibi her gün heyecanla tırmanıyor.
Her Bilge Karasu kitabı kadar okunulası tavsiye ederim.

LoLLa dedi ki...

gercekten de vahsi bi huzun. insanın kendine aci cektirmesi icin en iyi yol :( benim sanirim sık sık yaptigim bişi yine senin yazınla farkettim yaa :s

oz elestiri misin nesin :s :)
parcalanmıs ailelerin parcalanmıs kucuk ruhları diye bi kategori ac beni de ilk eblek diye en uste al :'(

LoLLa dedi ki...

amerikan silahinda (film) bi replik var ya:

*sen artık kiliseye de gitmiosun, tanrıya inanmaktan vaz mı gectin?

- tanrıya hala inanıyorum ama ne işe yaradığını bilmiyorum

... ooofff ben sustum ya ajiteyim bugun komple bugun aq

gaykedi dedi ki...

delikanlı
her yeni güne, her sabaha inanmalıyız aslında ama inanmıyoruz...

_________________

lolla
sen feci dağıtmışsın bu gün, yoksa bir şey mi içtin :D

LoLLa dedi ki...

dundu canikom o ;))))
obaareeeyyyy tey tey gayet alkolluydum dun :D

BaL dedi ki...

Beni en etkileyen başlangıç cümlesi, Melih Cevdet Anday'ın Raziye'sindeydi.

O kadar ki, aylarca, o ilk cümleyi okuyup okuyup, tadı çıksın diye bir kenara koymuştum kitabı.

Sevdalanmaya gidiyormuşum meğer...

BaL dedi ki...

Hadi devamındaki tek paragrafı da yazayım, tadı çıksın :)

Sevdalanmaya gidiyormuşum meğer...

Bunu daha önce bir kâhin bana söyleseydi, kuşkusuz geri dönmeye kalkmazdım, ama bu sevdanın nerede, nasıl karşıma çıkacağını düşünmekten belki de olayların sırasını bozardım, zamanı altüst ederdim. Geleceğimizi bilmemektir bizi zamanın içine sokan. Yoksa bir gün dizlerine dokunur dokunmaz soyunuvereceğini bilip de beklemek, bir ölümlünün sabrını aşar.

gaykedi dedi ki...

lolla
tahmin etmiştim :))

_________________

bal
harika, harika! ekleme için çok teşekkürler :D