20 Ocak 2009






Dürüst
Olduğumuzu Düşünürdüm !



Ben; iki çocuk annesi, kendini emekliye ayırmak zorunda kalmış bir edebiyat öğretmeniyim. Çocuklarımdan biri erkek, diğeri kız. Aralarında sadece iki yaş fark var. Oğlum; üniversite öğrencisi, kızım lise son sınıfı bitirmek üzere. Kısa cümlelerle kendimden ve çocuklarımdan bahsettikten sonra asıl konuya geçiş yapmak istiyorum. Paragraf başını şu şekilde açayım:

Bundan aylar öncesine kadar oğlumla kurduğumuz tüm iletişimlerde, dürüst olduğumuzu düşünürdüm. Onun bana herşeyi anlatıp bana açık olmayı sevdiğini. Fakat bu inanış bir gece; bir şiir ararken, bir internet sitesine girmemle, bir anda yok oldu.

Bir annenin karşılaşabileceği şoklardan en büyüğünü, o gece bilgisayarın başında yaşıyordum.







İlk butonu tıkladığım an karşıma çıkan manzara, o gün bazı şeylerin değişmesine neden olacaktı ve bastığım o buton, hayatımızın yönünü bir anda değiştirdi. Bir blog sayfası açıldı önümde, ilk bakışta bildiğiniz şu blogger bloglarından biri. Sayfanın köşesine yavaşça baktığımda oğlumun fotoğrafıyla karşılaşmam, o blogun aslında sıradan olmadığını açıkça gözlerimin önüne sermiş oldu.

Bu bir gay blog yazarıydı. Ve benim oğlumdu. İnsanlarla bir çok şeyi paylaşıyordu. Bana söylemediklerini, edindiği arkadaşlarına söylüyordu. Şöyle bir listeye baktım. Sevgilisinin olduğunu bile o gece öğrendim. İkinci şok darbesi; oğlumun iki yıldır en yakın arkadaşım diye tanıştırdığı, evimize misafir olan, yatıya kalan o çocuk olduğunu öğrendim.

Arkadaş listesinin linklerine yavaşça mosue'u götürüp tek tek açmaya başladım. "Gaykedi aman Tanrım" dedim. O gün ki fotoları daha önceki yazılarının üzerinde olanlar, bu adam kim dedirtti bana. Goddess artemis bu kadın kim? Nakhar? ya bu ve diğerleri ve diğerleri sonra diğerleri....







Odadan salona nasıl seslendiğimi hatırlayamayarak bağırmaya başladım, ağzımdan çıkan tek kelime gayyor oluyordu. Gay_yor...

Onun ürkerek odaya geldiğini hatırlıyorum. Oturduğum yerden hızlıca kalkıp, omuzlarından tutup bunlar kim diye bağırdığımı. Oğlumun eşcinsel olduğunu daha önceden bilen eşim ve kızımın sakin ol demelerini ve onlara olanca gücümle bağırışlarımı. Bu nasıl olurdu. Benim oğlum nasıl olurdu da bir erkeğe aşık olabilirdi.

Sen erkeksin diye bağırmaya başlıyordum ona. "Biliyorum anne" diyordu. Eşim sakinleşmemi, böyle davranmamın hiç bir şey için bir çözüm olamayacağını söylüyordu. Eşimin ısrarlarıyla başbaşa konuşmaya karar verdik. Ben o an ne yapacağımı nasıl tepki vereceğimi şaşırmıştım. Beynimde sadece "olamaz"lar vardı, "olamaz"lar.






Ben o adama ulaşmalıyım dedim, bahsettiğim kişi gaykedi idi. Ne yanlış bir düşünce, şimdi aklıma geldikçe tebessüm ediyorum. "Oğluma bu hastalığı bulaştıran o" cümleleriyle oğlumun yanına gittim. Mail adresini istedim. O kadar çok insan vardı ki. Çığlık attığımı hatırlıyorum. Hangi biri hangi birine yazacaktım.

Ben homofobiktim. Benim oğlum bir eşcinsel olamazdı. Benim horgördüğüm insanlardan olamazdı. Oğluma döndüm birden -hani bir şeyler yaparsınızda hep yarım bırakır, karar veremezsiniz ya tepkilerim o kadar sağlıksızdı ki -onunla yattın mı söyle bana? diye bağırmaya başladım. Onunla birlikte oldun mu. Ne zamandır onunlasın. Söyle.

Her zaman dürüst olmayı, yalan söylemenin çok kötü bir huy olduğun söylediğim oğlumun, her şeyi doğru söylemesi parçalamıştı beni.






Onu o günden sonra evde görmek istemediğimi düşündüm. Ama bu sürecin içerisinde elimden gelen -sözüm ona annelik görevi- diye alıp kendini bilmez olduğunu, daha sonraları anlayacağım bir psikoloğa götürdüm. Oraya bir daha gitmek istemediğini söyleyince gözümün önünde kalamazsın deyip, babaannesine yolladım herşeyden sakındığım oğlumu. Canım hiç acımadı.

Aman Tanrım ben nasıl bir anneyim sorusunu iki hafta sonra kendime sormaya başladım. Ben nasıl bir anneyim. Yıllardır insanların çocuklarına bir şeyler öğretmeye çalıştım. Ama oğlumu kapı dışarı etmeyi marifet bildim. Korkarak gaykedi'nin bloguna bakmaya başladım. Oğlumun bloguna gelen yorumlara göz gezdirdim. Herkes beni suçluyordu. Özellikle biri; sevgili goddess Artemis hanımefendi gözüme sokuyordu gerçekleri, irkilmemi sağlıyordu.

Hiç tanımadığım birileri bana yol göstermeye, beni azarlamaya, "sen nasıl bir annesin" demeye başlıyordu. Bir kaç yazı, Kaos'tan alınan bilgiler, Ayşe Arman'ın, Elif Savaş'ın yazıları ve eşcinsellikle ilgili nerde ne varsa okumaya başlıyordum.








Bir gece; "o benim oğlum , ne olursa olsun o benim oğlum" dediğim bir anda o tartışma esnasında, 18 yaşındaki kızımın "neden bağırıyorsun ki anne gerçekten hiç anlamadın mı, gerçekten anlamadın mı" cümlesi beynimde çınlıyordu. Aslında sevgili kedi; anlıyordum biliyor musun. Sadece yediremiyordum. Belkide bu yüzden oğlumu bir gün evlendireceğimi düşünüp çeyizler almaya başlamam bundan dolayıydı. İçimde bastırmaya çalışıyordum belki de.

Gayyor gerçekten farklı bir çocuktu. Davranışları hareketleri... O gece tüm bunları düşündüm. Ve gecenin bir yarısı sarıldım telefona. Oğlumun yanında olmaya ve onu eşcinseliğiyle kabullenmeye o geceden itibaren başlıyordum.

Eşimin bulduğu ve tanıştırdığı bir pisikiyatrist ile halen görüşmekteyim. Bu kabullenişin hızlanmasında okuduğum yazıların ve özellikle (senin sevgili kedi; göndermiş olduğun mailllerininde) etkisinin olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.







Şimdi ki durumumuz; aylar öncesine göre daha iyi. Her ay bir aşama daha kaydediyoruz. O bloguna yazılar yazarken ben yanında durup bir kahve içimlik sohpet edip yazdıklarını okuyorum. Bana rüya gibi geliyor bazen.

Onu şöyle bir süzüyorum. Daha bir hassas oldum ona karşı, duygusallığının sebebini daha iyi anlıyorum. Sevgilisini de kabullenmeye başladım. Bu aşkın tanığı olmak şaşırtıcı, ama yavaş yavaş kabullendiğim bir durum.

Oğlumu her gün blogundan takip ediyorum. Ve inanır mısınız yazılarından o an ki duygu yoğunluğunu her an algılayabiliyorum. İnsanların oğluma yazdıkları yorumlar çok hoşuma gidiyor. Ben iyi bir evlat yetiştirmişim diyorum. Ben iyi bir evlat yetiştirmişim.






Ve oğlumla gurur duyuyorum.

Çünkü artık biliyorum ki; önemli olan çocuğunuzun EŞCİNSEL oluşu değildir. Önemli olan çocuğunuzun ruhudur. İyi bir insan oluşudur. Dürüst,zor durumda bile kalsa yalana asla başvurmamış olmasıdır.

Ben bir eşcinsel evlat annesiyim. Ve buradan sevgili gaykedi'nin blogu aracılığıyla çocuklarını kabullenememiş ve hatta öz yeğenim kadar sevdiğim -Ümit gibi- evden kovmuş ailelere sesleniyorum. Ne olur birazcık elinizi vicdanınıza koyun, böyle bir durumda eşcinsel olarak rahmimize yerleştirilmiş bebeklerimiz mi suçlu.Yoksa yıllardır eşcinselliği bir hastalık gibi gören köşe bucak kaçan, sizler mi?

Saygı ve sevgilerimle.