18 Aralık 2008






Devletime
Güvenmiyorum !



Daha düne kadar bu ülkede Kürt olmadığını, Kürtlerin Türk olduğunu iddia eden, Kürt sorununu yüzüne gözüne bulaştıran, Alevilerin insancıl taleplerini halen görmezden gelen, devletime ve milliyetçi çevrelerin samimiyetine Ermeni olayları konusunda da güvenmiyorum.

Bence Ermeni Tehciri devletimizin görmezden geldiğinden çok daha büyük ve ciddi bir facia, Atatürk’ün deyimiyle bir fazahat (Alçaklık, edepsizlik, hayasızlık)...

Geçen ay Elif'in blogda bu konuyu oldukça detaylı bir şekilde tartıştık, merak edenler 'bakabilirler', ayrıca okumanızı tavsiye edeceğim Türk basınında çıkan en çok sesli yazıların linklerini 'şurada' topladım, sadece bilin istedim bunları ve ekliyorum; özür dilemenin "yeri, zamanı, biçimi, gerekliliği, bunu kimin yapması gerektiği" ayrıca 'tartışılabilir'.



22 yorum:

Vladimir dedi ki...

Linkler için teşekkürler...

hermiyas dedi ki...

bende son yazımı bu konuya ayırdım; özür dileyenler ve özür bekyenlerden farklı olarak ben cevağ bekleyenlerden yana oyumu kullanıyorum. konuyla ilgili 22 ayrı soru sordum; cvp ını bilenlerden mail bekliyorum.
www.hermiyas.net

Adsız dedi ki...

yanıkkoza...
doğru acı tespitler ben de güvenmiyorum ve bu acı beni cok üzüyo bu konuları o kadar etraflı düşündüm ki kafayı yedim ...sonra oyun buysa bizde kurallarına göre oynarık dedim ....ama olmadı içimdeki insani değerler ve kurallarım vardedim bana o kadar ters gelmeye basladı kii baktım çare yok bunalım eşiğindeğim suan hayatta beni teselli edecek bişey kalmadı ne yasam ne cinsellik nede baska bişey hepten bitiğiz yasamak anlamsız karamsarım demeyin bu ülkenin inan cok boktan kuralları var mesela suan sağlık güvencem yok ölsem kimsenin umrunda değil bu en basit örnek daha cok yazılacak mevzu var.....neyse bu kadar yeter diyelim...güzel şeyler olması için ümit edelim...
yanıkkoza....

Esther dedi ki...

özür dilenecek ve bitecek öyle mi? bunun sonucunda hak iddia edicekler toprak taleb edecekler uzayacak da uzayacak.. "ok ermeni soykırımı yaptık" dersek zorla çıkarıldık biz diyecekler... bu böyle özür dilemekle bitecek bir mesele olsa 150 bin kere özür dilemiştik...

bizim aydın geçinen hainler gene saçmalamış.. kesinlikle karşıyım bu özür saçmalığına...

gaykedi dedi ki...

vladimir
helal-i hoş olsun :D

_________________

hermiyas
daha sabah farkettim blogundaki yazıyı, ama yorumlara kapalı olduğu için altına birşeyler yazamadım, verdiğim link derlemesindeki yazılardan ve yazı dizilerinde soruların cevaplarının çoğunu "bulabilirsin" ...

__________________

yanık koza
devlete güvenmemeye farklı bir açıdan yaklaşmışsın :D

ŞAHMARAN dedi ki...

ben alevi- kürt kanı taşıyan bir insan olarak bu ülkede almak istediğim hakları sırtıma alıp dolaşamıyorsam.Halen bazı insanlar tarafından dinlediğim müzikler türküler yadırganıyor ve bir kürt sanatçının cd lerini alırken kazma bakışlara maruz kalıyorsam.Seninde dediğin gibi bu devlet sadece söyler ama uygulamaz.
Bak hala böyle şeyler, hala ayrım var ,kaçıncı yüzyıldayız hiç bir şey değişmedi.Ama belki ermenilere yalakalık olsun diye onların .ötlerini yalayabilirler.Ama bizlerin o kadar bile şansı yok.Etrafta soruyorlar sen kimlerdensin.Ben kürt-alevi soyluyum abi yada abla diyorsun.Cüzzamlı gibi yollarını ayırıyorlar.Bire haydutlar ben ülkemde yaşıyorum zaten ülke yaratmaya çalışanlardan değilim ki.
Bu düşünce neden gelişiyor biliyor musun.Bu hükümet yüzünden.Nasıl zamanında türbanı ön plana geçirip başı açık ve kapalı ikilemine sebebiyet vermişlerdi.Şimdide türk kürt ayrımına seyirci kalıp geğiriyorlar.Kardeşim ben türküm türkiye topraklarında yaşıyorum.Ama köken olarakta kürtüm toprağım kokuyorum kanım soyum sopum bu.Ve ben her ne kadar haklarımı alamasam istediğim şivede konuşurken yadırgansam dilediğim müziği her ortamda dinleyemesem bile ben kendimi seviyorum ve kürt olmaktan gurur duyuyorum.
kedi kusura bakma bu konu açıldı mı çıldırıyorum.Umarım konuyu saptırmamışımdır.sevgiler.

Adsız dedi ki...

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=YazarYazisi&ArticleID=913185&Yazar=PERİHAN%20MAĞDEN&Date=18.12.2008&CategoryID=96

ŞAHMARAN dedi ki...

bu arada gayyor sevgili elif savaşın sayfasında acayip kükremiş:D

blue tie dedi ki...

Devlet bir kurumdur.Devleti kimler yönetirse işleyişi ona göre değişir.Burda söylenmesi gereken devleti yönetmek için seçtiğimiz politikacıların kim olduğudur ve bu politikacıların kimler tarafından seçildiğidir.

gaykedi dedi ki...

esther
o aydınlara hemen hain demek haksızlık ve kolaycılık olmuyor mu? çoğu ermeni'nin toprak ve tazminat talepleri kalbinden geçse bile bunun olabileğine ihtimal vermiyormuş, çünkü olayların üzerinden tam bir asır geçmiş...

____________________


şahmaran
hem kürt hem alevi olmak bu ülkede çifte kavrulmak, iki kere yanmak anlamına geliyor buna eminim, emre feci kükremiş gerçekten :D

_____________________

adsız
çok iyi yaa, işgilli göt dingilder :))

_____________________

blue tie
devlet politikaları kolay değişmez hele türkiye gibi hükümetlerin direksiyona asla tam oturtulmadığı ülkelerde...

Esther dedi ki...

etrafta bu kdr türkiye düşmanı varken isterse 3-5 milyon yıl geçsin.. her türlü gider topraklarımız..

ben aydınlara haksızlık mı yaptım cidden emin değilim ama haksızlığın baya büyüğünün bize yapıldığını düşünüyorum.. türkler kdr zulm, şiddet, işkence, aşağılanma gören bir toplum yok... ama kimse bizlerden herhangi birşey için özür dilemedi... bizim aydınlarımızda böyle bişey için kampanya başlatmadı... ben kınıyorum bu kampanyayı!

asla da özür dilemem... zavallı ülkem :( çok üzüldüm böyle bişeyi duyduğuma

OpethMania dedi ki...

Mağden yazısının linki için teşekkürler yemin ediyorum memlekette bu kadınımız gibi erkeğimiz yok...ıkınıyor sıkınıyor çıkmıyor.çıkamıyor...

gaykedi dedi ki...

esther
türkler masum bir toplum mu diyorsun yani? bence masum değiliz hiç birimiz, tüm toplumlar dahil buna... "özür dileme" kavram olarak tartışılabilir dünyada toplumlar arası barış konusunda uzmanlaşmış insanlar var, bak mesela "şu" profesörümüz bu konularda uzmanlaşmış birisi...

_____________________

opethmania
o linki ben eklemedim, ekleyen arkadaşa gitsin teşekkürlerimiz, bu arada bazen beni gıcık etse de seviyorum ben de o kadını, üstelik müthiş bir gay dostudur kendisi :D

Adsız dedi ki...

gerçekler direngendir arkadaşlar...
Türkiye’de egemen sınıfın yazdığı resmi tarih, onun kendi egemenliğini sürdürmesinin temel bir vasıtası olmuştur...sorun bu güzel topraklar değildir..bu toprakların egmenlerinin yaptıklarıdır..
(Anadolu’nun binlerce yıllık yerli bir halkı olan Ermeni halkı da bu halklardan biri olarak yüzyıllar boyunca Osmanlı boyunduruğuna maruz kaldı. İslami esaslara dayalı bir imparatorluk olan Osmanlı’da gayrimüslim tebaa özel türden baskılara maruz kalıyordu. Zimmi olarak adlandırılan ve mahkemelerde Müslümanlara karşı şahitlikleri bile kabul edilmeyen Hıristiyanlar, “örneğin, ibadetlerini Müslümanları rahatsız etmeyecek şekilde yapmak zorundaydılar. … çan çalmaları, yeni kilise yapmaları yasaktı. Kilise tamiri için ise devletten izin almak zorundaydılar. Ayrıca ata binmeleri, silah taşımaları, bir Müslümanla karşılaştıkları zaman kaldırımda yürümeleri yasaktı. Elbiselerinin ve ayakkabılarının rengi, kumaşlarının kalitesi değişik olmak zorundaydı. … 16. yüzyılda bir fermanla, yakalı kaftan, kıymetli kumaştan özellikle ipekli elbise, ince tülbent, kürk ve sarık taşımaları yasaklanmıştı. Ayrıca … hangi renk elbise giyecekleri de bildiriliyordu. Örneğin, Ermenilerin şapka ve ayakkabıları kırmızı, Rumların siyah, Yahudilerin mavi idi. Evlerini de değişik renge boyamak zorundaydılar. Hamamlarda takunya giymeleri yasaktı, peştamallarına çıngırak takmaları gerekiyordu. … Müslümanların evlerinden daha yüksek ev yapmaları yasaktı. … Evlerin, Müslüman mahallelere bakan taraflarına pencere yapmaları da yasaktı. … tüm bu yasaklara uymayanlar para ve hapis cezasına, hatta sert bir padişaha denk gelirlerse ölüm cezasına dahi çarptırılırlardı.” (Taner Akçam, İnsan Hakları ve Ermeni Sorunu, s.55.)
Dağılma korkusuna kapılmış olan Osmanlı, planlı bir devlet operasyonuyla, Anadolu'nun İslami tahkimatını gerçekleştirme çerçevesinde Ermenilerin ve Rumların tasfiyesi yoluna gitti.
Çözümün Ermenilerin durumunu iyileştirmekten değil, onları ortadan kaldırmaktan geçtiğine inanan Abdülhamit, bu maksatla, 1890 yılında Kürtlerden oluşturulan Hamidiye Alaylarını kurdu. Günümüzdeki koruculuk sisteminin atası olan bu alaylar Ermenilere karşı kurulmuştu ve sonrasında birçok katliam gerçekleştirdiler. Ancak Ermenilere karşı büyük çaplı kıyımlar 1894-6’da yaşanmaya başladı. 1895’te İstanbul’da dahi bir Ermeni katliamı düzenlendi. Tüm bu dönem boyunca Anadolu’da Ermenilerin yaşadıkları bölgeler ateşler içindeydi. Bu iki yıl içinde 100.000 ilâ 300.000 kişinin katledildiği belirtilmektedir.
Genellikle sürgün başlamadan önce bölge halkı erkek nüfustan arındırılmış, bunun yapılmadığı yerlerde ise tehcirin hemen başında veya yolda ilk iş olarak erkekler, kadın ve çocuklardan ayrılmış, ya kurşuna dizilmiş ya da değişik biçimlerde imha edilmişlerdir. Katliamlar esas olarak Teşkilat-ı Mahsusa ve jandarma birlikleri tarafından yapılmıştır. Müslüman halkın tutumu ise değişiklik göstermektedir. Kimi yerlerde Ermeniler korunmuş ve saklanmış, kimi yerlerde ise daha yola çıkmaları bile beklenmeden evleri yağmalanmış, konvoylara saldırılmış, katliamlar yapılmıştır. Yine de halkın Ermenileri koruma ve kurtarma girişimlerinin oldukça yaygın olduğuna dair birçok tanıklık ve rapor bulunmaktadır. Özellikle Dersim ve Mardin bölgelerinde 20-30 bin dolayında Ermeninin Kürtler tarafından kurtarıldığı tahmin edilmektedir. Ancak sivil halk içinde konvoylara saldırılara katılanlar da az değildir. Bu saldırılar ve öldürmeler sadece yağma amaçlı olmamış, genç kızlar ve kadınlar seçilerek kaçırılmış ya da jandarmadan satın alınmışlardır. Bazı yerlerde göçe çıkartılanların elleri de bağlanmıştır. Karadeniz bölgesinde ise Ermeniler kayıklara bindirilerek denize dökülmüştür.
Diğer taraftan boşalan Ermeni köylerine göçmenler yerleştiriliyordu. Bu nokta önemlidir, çünkü “tehcir” edilenlerin bir daha asla geri dönmeyeceklerinin bilindiğini gösterir. Tüm tehcir eylemi boyunca ne kadar insanın öldürüldüğü kesin olarak bilinmemektedir. Ancak bu sayının 800 binden az olmadığı anlaşılıyor.

Soykırım değildir iddiası: Yaşananların bir soykırım olup olmadığına dair büyük ölçüde biçimsel ve hukuki bir tartışma yapılıyor. Doğrusu bu tartışma bütünüyle anlamsız olmasa da devrimci işçi sınıfı açısından bu tür hukuki tanımlamaların temel bir önemi yoktur. Yaşananlara hangi adı takarsanız takın önemli olan gerçeğin kendisidir. O acı gerçek de şudur: Doğu Anadolu’nun tarihsel yerlisi olan Ermeniler halk olarak eşine az rastlanır bir vahşetle yok edilmiş, yaşadığı topraklardan kazınmışlardır. Bu, tarihte bir halka karşı işlenebilecek en büyük suçlardan biridir ve tevil götürür yanı yoktur. Biz tarihte yaşanan başka birçok benzer kırım örnekleri temelinde bunun bir soykırım (jenosid) olduğunu savunuruz, ama BM hukuku çerçevesinde yürütülen ayrıntılı tartışmalar bizim işimiz değil. Osmanlı devleti kendi bekası için, düşman addettiği bir halkı bilerek ve isteyerek ortadan kaldırmaya azmetmiş ve bunu büyük oranda başarmıştır.

Osmanlı yöneticileri ne yaptıklarının bilincindeydiler ve bunu itiraf edenler de olmuştur. Sadece tartışma konusu rakamlara bakmak bile ortada ne büyük bir katliamın olduğunu açıkça göstermektedir. Her ne kadar bugünkü resmi ideoloji savunucuları ölen Ermeni sayısını genelde 300 bin olarak veriyorlarsa da, daha erken döneme ait çeşitli Türk kaynaklarda bile bu sayının 800 bin olduğu belirtilmektedir. Bu rakamı başka birçokları gibi Mustafa Kemal bile telaffuz etmiştir. Yine Türk kaynaklarına göre o zamanki Osmanlı Ermeni nüfusunun 1,3 milyon olarak verildiğini hatırladığımızda, şimdiki inkârcıların bile bir halkın yüzde 25’inin “tehcir” yoluyla ortadan kaldırılmış olduğunu kabul ettikleri, yine Türk kaynaklara göre verilen 800 bin sayısını esas aldığımızda ise bir halkın yüzde 60’ından fazlasının ortadan kaldırılmış olduğu görülmektedir. Ermeni kaynaklarına göre ise Ermeni nüfusu 2,1 milyon, katledilenlerin sayısı ise 1,3-1,5 milyondur. Buradan da yüzde 60-70 gibi bir oran çıkmaktadır ki, bu, Ermeni halkının bütün hukuki tartışmaları anlamsız kılacak ölçüde vahşi bir kıyıma uğratıldığını göstermektedir
Bu milliyetçi zehrin tek panzehiri enternasyonalizmdir. Ermeni halkının tarihsel acısını paylaşmanın ve teskin etmenin tek yolu buradan geçiyor.

TuTasTemre dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
gaykedi dedi ki...

adsız
verdiğiniz bilgiler için teşekkürler, osmanlının müslüman olmayanlar için uyguladığı o komik yasaları daha önce bir yerde daha okumuştum...

___________________

emre
mustafa kemal 400 bin pontusluyu kesti :D lütfen 2009 yılından bakarak 80-100 sene önceki türkiyeyi, dünyayı ve olayları yargılarken dikkatli olalım...

Adsız dedi ki...

Mustafa Kemal Atatürk; “Binlerce çaresiz ve suçsuz ana ve çocukları işkenceyle öldürmüşlerdi. Tarihte benzeri görülmemiş olan bu vahşeti yapan Ermenilerdi”, s.260-261, Nutuk.

Hiç kimse sütten çıkmış ak kaşık değil. ozamanki ermenilerde bunları yapmış MUstafa Kemal Diyor.

gaykedi dedi ki...

adsız
atatürk "taşnak" kafalı ermeni faşistlerini eleştirdiği gibi osmanlı-türk faşistlerini de eleştirmiştir, lütfen bunu atlamayalım...

TuTasTemre dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Elestirel Gunluk dedi ki...

Hmmm... Dur bakayim daha neleri sayabilirim bu devlete guvenmemek icin: Ilk aklima geldigi gibi yaziyorum:

Anayasayi hergun cignedigi icin. Bu cok genel oldu. Biraz ozele inelim: Herkesin ozgurlugunu saglamdigi icin, herkesin guvenligini saglamadigi icin, esitligini saglamadigi icin, herkese esit egitim olanaklari saglamadigi icin, vatandaslarinin guvenligini saglamadigi icin, cocuklarina daha iyi bir gelenek icin hic bir tesebuste bulunmadigi icin, tecavuzculeri tecavuz ettikleri kurbanla evlendirip hergun kurbana tecavuz etme serbestligi tanidigi icin, iskenceciyi korudugu icin, katilleri polislikte tuitup oldurmekte basarisina gore rutbe verdigi icin, ve bu katiller icin her gun Avrupa Insan haklari mahkemesinde verilen cezalari benim vergilerimden verdigi icin, solugun kesildi. Bu kadar yetsin simdilik...

gaykedi dedi ki...

emre
Kemalist ulusalcı faşistim öyle mi? yapma gözünü seveyim emre, bu söylediklerine inanmadığını biliyorum :D devletin bazı radikal imamları ve dini önderleri cumhuriyetin ilk yıllarında astığını biliyorum ama sana sorarım başörtüsü için kim asıldı bu ülke de yaa? bu arada ermenilerde ozur "dileyeceklermiş" , ermeni faşistleri de bizimkinden beterdir, al birini vur ötekine zaten, umarım imzalamaya cesaret edenleri yıldırmazlar taşnak kafalılar...

_____________________

eleştirel günlük
bu kadar yeterrrr....senin soluğun kesildi benim içim karardı :((

Adsız dedi ki...

http://ermeni.hayem.org/turkce/aw.php?lang=tr