02 Kasım 2008






Felsefe !


Yaşam, dur durak bilmeyen, sürekli akan, avuçlarımızdan kayıp giden, arkasından koşup da ona yetişemeyeceğimiz bir özelliğe sahiptir.

Bu nedenle "yaşam"ı yakalamak, onu bir yerlerde alıkoyup, ona kim olduğunu, nerelerden gelip nereye gittiğini sormak ilk bakışta olanaksız gibi durur.

İsmail H. Demirdöven


5 yorum:

Ela'dan Mektup dedi ki...

Olanaksız gibi görünse de bence yapılabilir. "Yaşam" benim çünkü, onunla ilgili herşey benim elimde. Ben istersem güzel, istemezsem değil. Durursam benimle durur, gidersem gider...
Öyle değil mi ama;)
Sevgiler...

sufi dedi ki...

Geçmiş zamanı bugüne davet edip ağirlamak zaman zaman, önemli bir günü ya da geceyi hatırlayıp anı anına bugünde yaşatmak, o günün kokusunu bir esinti gibi burnuna çekmek mümkün gibi geliyor bana.Ne dersin keDi?

Oly Art dedi ki...

Ne garip. Yaşamımız yaşamı kovalamakla, değmekle, teğet geçmekle, asla yakalayamamakla geçiyor.

Çok sevgi.

Xenophilius dedi ki...

yazının giriş bölümü bura sanırım...ilk bakışta kaderci biri yazmış gibi duryo ama son cümlesi öle olmadığını gösteriyo...gerçi bilmiyorum yazımı bu...ama ben kadere inanmıyorum...''yaşam'' anlayışınıda insanın ortaya koyduğu düşünüylürse;insanın kendi hayatında mutlaka söz hakkı vardırr!insan konuşabildiği,çizebildiği,yiye bildiği,düşünebildiği...kdr vardır!

gaykedi dedi ki...

ela
yaşamı sorgulamalı ara sıra ama işkence yapmadan :p

---------------------

sufi
davet edip onunla beraber ağlamamalı ama, ona iyi davranılmalı acı bir anı bile olsa :)

---------------------

oly
hani çizgi filmler de olurya elinden kaçıverir bir şey hemen gliba bu biraz böyle birşey...

---------------------

xenop
tanrısal plan hayatımızda ne kadar etkili bilemeyeceğim ama, büyük oranda, çoğu şeyin kendi elimizde olduğu da bir gerçek...