08 Ekim 2008






Travesti !


Seks yaparak geçinmek zorunda kalan çoğu travestinin penisini kestirmeden, yani ameliyatla kadın olmadan önce defalarca düşündüğünü, çünkü travestilerin çoğunun en çok parayı gizli eşcinselleri (çoğu evli ve bıyıklı) sikerek kazandığını biliyor muydunuz? Hatta eşcinsel argosunda bunlara bir isim de takmışlar, 'böcek' diyorlar. Gizli eşcinseller toplumda bir böcek gibi saklanıp yaşadıkları için olsa gerek, gayet anlamlı bir isim...

Gizli eşcinsellerin zavallı dünyası ile ilgili daha önce yer verdiğim 'şu dumur ötesi durum' sanırım bu konuyu çok iyi özetler. Şimdi Neslihan Acu'dan bir kaç satır ile devam edeyim;

Kendilerini çok “erkek” gören ve silahsız sokağa çıkmayan (!) Türk erkekleri, her fırsatını bulduklarında dansözler gibi göbek atarak ve gerdan kırarak tüm dünyaya adeta nasıl erkek olunur gösteriyorlar (!). Travestiliğin bu kadar yaygın olması cinsel konulardaki anormalliği yeteri kadar yansıtıyor zaten...



26 yorum:

Alp ve Ege'nin Annesi dedi ki...

Elif'e biraktigin link icin tesekkurler...

Esther dedi ki...

gündüz travestilere küfür eder kahvelerde, mahallede azıcık nazik bir gencin adını ibneye çıkarır, ayıdır karısını fln da döver böylesi çünkü bu bir meziyettir. geceleri de e-5te arabasını 20'yle sürüp sağda solda travesti fln arar.. tanrım ne ikiyüzlülük

Evenstar dedi ki...

5 sene $i$lide travestilerin olduğu bi sokak ve apartmanda oturdum, ve bu konuyu daha dün gece camilla ile konu$tuk, niye kestirmiyolar dedi?

Sırf zaten kestirmedikleri için para kazandıklarını anlattım, $a$ırdı. Sakallı bıyıklı dı$arda maganda diye dola$an insanların sırf o penis için geldiklerini :)

türk erkeklerinin bana göre %51i ba$ka bi erkekle ili$kiye girmeyi istiyo, bunu hayal edip kendini tatmin ediyo

gaykedi dedi ki...

alp ve ege
aman ne demek efendim, bu bilgiler isinize yaradiysa ne mutlu bana :D

---------------------

esther
Murathan Mungan'ın Mürekkep Balığı adlı şiir kitabında boşuna dememiş;

solcunun eskisinden
sağcının yenisinden
ibnenin gizlisinden
sakla koru yarabbi!

----------------------

evenstar
gizli eşcinsellik çok yaygın, eşcinsellik zaten doğu toplumlarının ata sporu, ama herkes ikiyüzlü...

rosebahar dedi ki...

ahahha!! birisi benm eski sevgilim... ingliterede eğitim görmüş uzun yıllar amerikada yaşamış ha bide marmara ünv. mezunu, azılı bi gay olduğunu sonradannn anladım (!) garip isteklerinden.... terkedincede nie lan ben ipnemiyim dedi... aahhaha... bende sus hakaret etme dedim.. şimdi gördüğü yerde kemiklerimi kıracakmış.. :) salla ya koy götüne gitsin kedicim bu tür adamları yazmaya değmez.. :)

Adsız dedi ki...

selam kedicim. ben biraz uzun yorum yazıyorum umarım sinir olmuyorsundur. ama sen de öyle meselelere dokunuyorsun ki çenem(ya da klavyem) düşüyor, kusuruma bakmazsın artık. bu travestilerle ilişki kurmayı tercih eden ama toplumsal hayatta "erkek" kılığında dolaşan, dolaşmak zorunda kalan "aşırı erkekler" ya da "sert erkekler" benim toplumsal meselelerin bir çoğunda kilit rol oynadığını düşündüğüm bir arızanın sembolleri gibiler. bu konuyu anlama çerçevemi belirleyen görüşler adorno'nun tespitleri. almanya'da nazizmin ve faşizmin yükselişini sorunsallaştıran frankfurt okulu mensupları ve özellikle de adorno aşırı erkekliğe de özel bir vurgu yapıyorlar. adorno'nun güzelim kitabı minima moralia'da bu konu şu tespitlerle yer alıyor: "belli bir erkeklik jesti vardır ki, ister kendimizde fark edelim ister başakalarında, kuşkuyla karşılamamız gerekir... sert erkek sahiden de filmlerde sunulduğu gibidir demek ki: bir mazohist. sadizmin temelinde bir yalan yatar ve ancak yalan söyleyerek gerçek sadiste, baskının ajanına dönüşebilir. ama bu yalan da, kendini zıt cinselliğin onaylanabilecek tek biçimi olarak sunan bastırılmış eşcinsellikten başka bir şey değildir.... sonuçta asıl kadınsı olanlar sert erkeklerdir, onlar gibi olduklarını kabul etmemek için hanımevladı kurbanlara ihtiyaç duyarlar. totalitarizm ve eşcinsellik birlikte yürür. özne, çökerken, kendi cinsinden olmayan her şeyi de yadsımaktadır. güçlü erkek ile uysal çocuk karşıtları, tahakkümün eril ilkesini en katışıksız biçimiyle uygulayan bir düzende kaynaşırlar. istisnasız her şeyi, sözümona özneleri bile, kendi nesnelerine dönüştürmekle, bu ilke de bütünüyle edilginleşir, kadınsılıktan ayırt edilemez olur." yani aşırı erkekler, sert erkekler sonuçta onlar gibi olduklarını kabul etmemek için güçsüz kurbanlara ihtiyaç duyan aslında gerçek efemine kişilerdir. bir toplumun gerçek bilinçdışı profili belki de parası ödenen ya da devletin onayladığı seks anlarında kendini göstermektedir. doğu toplumlarının doğasına içkin görünen faşizan eğilimlerin görünür biçimi tartışmasız biçimde sert erkekliktir. yaşamın hemen her alanında mikro ya da makro boyutta hayatı yaşanılmaz kılan ve parçalayan faşizmin toplumsal bilinç dışındaki tezahürlerinin gizli eşcinsellikle mutlaka bir ilgisi bulunduğu görüşüne sonuna kadar katılıyorum. yine adorno'nun faşizm eğilimine temel oluşturduğunu söylediği otoriter kişiliğe ilişkin özellikleri sayarken söz konusu ettiği otoriter saldırganlığın, sertlik ve egemenliğin, sekse karşı abartılı ilginin, iktidar ve itaat saplantısının aşırı erkeklikle, sert erkeklikle doğrudan ilgisinin bulunması bu anlamda tesadüf değildir. evet aşırı erkekliğin ya da sert erkekliğin "şüpheli" bir tarafı vardır. eşcinsellik politik bir meseledir ve eşitlikçi özgür bir dünya düşü kuran herkesin meselesi olmak zorundadır. çünkü uğrunda mücadeleye değer bir dünyayı düşlerken, insanların bedenlerinin ve ruhlarının arzuladığı aşkı karşılıklı rıza çerçevesinde dilediklerince yaşayabilecekleri yeni bir ahlaki sistemi de hedeflemek gerekmektedir. insan kendi bedeninin tek efendisi olmalıdır. bir marksist olarak "aşkın" ya da tek başına "hazzın" alınıp satılamayacağı, insan bedeninin bir meta ya da mülk olarak kodlanmayacağı bir mücadelenin sınıf mücadelesinin temel ayaklarından biri olduğuna inanıyorum. "aşırı erkeklik" ya da "sert erkeklik" sadece cinsel kimlik mücadelesinin değil sınıf mücadelesinin de hedefinde olmalıdır diye düşünüyorum. roni.

Pembe Kundura dedi ki...

daha önce buna benzer bir yazı okumuştum...
ve bu böceklerin sayısı tahminlerden sanıyorum daha daha daha fazla..

camilla dedi ki...

ben de tam yazacaktım, evenstardan öğrendim ben de diye. Kimse göründüğü gibi değil ya cidden.

gaykedi dedi ki...

rosebahar
ibne dersin kızarda, sikersin aldırmaz! bilirim o tipleri, siktir et gitsin :D

-------------------------

roni
yazdıkların aklıma, maçoluk konusunda tayfun atay'ın çok iyi bir yazısını getirdi;

İspanyol kökenli bu sözcüğün anavatanı olan diyarlardan Güney Amerika'ya uzanmak ve onun 'anlam genişliği'ne bakmak yararlı olabilir.

Maçoluk zor zanaat!
Antropolog Roger Lancaster, Nikaragua'da erkeklik kimliğiyle ilgili geleneksel düşünceleri ayrıntılı incelemeye tabi tutar. Lancaster'in Türkçeye Hayat Zor olarak çevrilebilecek Life is Hard (Berkeley, 1992) başlığını taşıyan kitabı, machismo sözcüğünde karşılık bulan 'erkeklik hali'nin sınırlarına ilişkin şaşırtıcı veriler içerir.

İspanyolca macho sözcüğü, 'gerçek' erkek, 'erkek-oğlu-erkek' karşılığı olarak hayatın içinde yerini bulur. Hem toplumsal süreçte hem de cinsel ilişkide aktif, haşin ve baskın erkeği anlatır bu sözcük. Ancak sıralanan 'meziyet'lerin kazanılması, kadın üzerinden olduğu ölçüde, hatta ondan çok daha fazla 'erkek üzerinden' de olur.

Öyle ki bir erkek kendi akranları arasında 'maço' statüsü kazanabilmek için kadınlarla olduğu kadar erkeklerle de yatar! 'Aktif' olarak tabii! 'Gerçek' bir erkeğe, yani 'maço'ya bir başka erkekle aktif cinsel ilişki kurma düşüncesi rahatsız edici gelmez. Aksine cinsel yönden uyarılmasına yol açar. Dahası eğer uyarılmıyorsa, o 'gerçek' bir erkek değildir! Olsa olsa böylesi bir eşcinsel ilişkinin pasif partneri olan cochon'dur. Bu bakımdan hayat, Nikaragua erkeği için, içki içmenin, kumar oynamanın, karısını dayaktan kırıp geçirmenin, pek çok sevgili edinmenin yanı sıra, 'erkek düzme'nin de bir parçasını oluşturduğu maçoluğun hep yeniden üretimini gerektiren bir 'zor zanaat'tır. Gerçekten, 'hayat zor'dur!..

Böylece maçoluk, bizde sanıldığının aksine, yalnızca kadınla erkek arasında ve erkekten yana bir güç ilişkisi tanzim etmekle kalmaz. Erkekle erkek arasında ve erkek dünyası içerisinde güç tesis eden bir araç olur. Adeta erkeklik adına kadından çok erkeği hedefleyen, erkeğin üzerinde sallanan bir 'Demokles'in kılıcı'dır o!...

Maçoluk erkeği de ezer

Lancaster'in maçoluğun yurdunda yapılmış gözlemlerinden hareketle, dosdoğru belirtmek gerek: Maçonun hası, amiyane deyişle, 'kulampara' oluyor! 'Sıkı' bir maço, oğlancılığa teşne gözüküyor. Aslında Türkiye'nin 'geleneksel' cinsellik kültürü de, bir dereceye kadar Nikaragua örneğine benzer anlayışları barındırıyor. Örneğin televizyonda eşcinsellik üzerine bir tartışma programında, erkekler arasında cinsel ilişkiden söz edildiğinde 'aktif' olmanın 'pasif' olmaya göre daha makbul sayıldığını hatırlıyorum.
Ancak burada bir cinsel tercih, daha da öte bir duygusal ilişki olarak eşcinselliğin onaylamasının söz konusu olmadığını vurgulamak gerekir. Söz konusu olan, hemcinse yönelik ve özünde 'cinsel şiddet' içeren tavrı, 'erkeklik' adına olumlamaktır.

Yani maçoluk, en uç noktada patolojik bir 'eşcinsel şiddet' pratiğinde ortaya çıkar. Dolayısıyla maçoluğun, 'erkek iktidarı'nın azgın bir dışavurumu olarak, sadece kadına değil erkeğe de yönelik tehditkâr bir mahiyet taşıdığı söylenebilir. Ve 'iktidar'ın, ona maruz kalanlar kadar onu taşıyanları da ağına alan bir mekanizma olduğunu öne süren Foucault'dan ilhamla, erkek iktidarının erkeği de ezdiğini unutmamak, kadınlar kadar erkekleri de maçoluktan kurtarmak gerekir.


-------------------------

pembe kundura
etrafımız böcek dolu, terliğim nerede :D

------------------------

camilla
aslında kadınla erkeğin izole edildiği doğu toplumlarında eşcinselliğin daha yaygın olduğu konusunda yapılmış ciddi araştırmalar var ama hep gizli ve baskı altında yaşandığı için az gözüküyor, batıda da eşcinsellik daha rahat yaşandığı için sanki oarada çok eşcinsel var zannediyor insanlar...

Evenstar dedi ki...

her erkeğin içinde kadınlık var, her kadının içinde de erkekler, inkar etmicem hiç bende de var, bunlada gurur duyuyorum

nilly dedi ki...

Aslinda onlarin bir grubu var. Bende yilar once duymustum. Turkiye'de Anadolu Ayilari diye geciyor. Bir googleda bir suru bilgiye ulasabilirsiniz. Yurtdisinda kisaca Bear diye aniliyorlar ve sayilari oldukca yuksek! Ben ogrenince cok sasirmistim.

gaykedi dedi ki...

evenstar
çok haklısın, bu konuda seksoloji biliminin kurucusu kinsey'in inaılmaz tespitleri vardır, hayat hikayesini anlatan anlatan "şu harika filmi" bulup izlemeni isterim eğer izlemediysen :D

------------------

nilly
kafan karışmış canımcım, ayılar kendileri gibi iri yarı, hatta şişman ve sakallı, bıyıklı ayılardan hoşanırlar, bir travestiyle üstüne para versen yatıramazsın onları adamı ısırırlar valla :D

Evenstar dedi ki...

izlememi$tim, hatta duymamı$tım. $uan indiriyorum saol (:

penguins and coyotes dedi ki...

oncelikle evet, halihazirda yorumlardan da anlasiligi uzere hepimizin bildigi ama deginilmesi gerekli bir konu idi,tesekkurler kendi adima,sonralikla anlamamissam mazur gorun fakat,dansoz gibi dans etmenin,gerdan kiritmanin erkeklik gostermekle pek bir alakasi yok kanaatimce,diger ulkenin insanlari salsa,caca yapiyorlar yada kabile erkekleri kalca salliyor,bunun gizli escinsellikle alakasini anlayamadim,
gizli escinsellikle,escinselligini gizlemeyi birbirine karistirmissiniz biraz sanirim,ben yakin cevremde open,disarda ise bunu paylasmayan bir insanim,ama bu benim herhangi bir hissimi yada gudumu bastirmami gerektirmez,demek istedigim cok fazla genelleme olmus,
diger bir konu ise her escinselin kadinsi yada kadina dair birseyler hissetmesi tasimasi gerektirmez,viceversa,elbette olanida kateorize etmesinide gerektirmez,
demek istedigim 3 paragraflik bir yazida cok sey anlatmak istemissiniz sanirim bundan kaynaklandi benim anlamayisim
humbly regards...

gaykedi dedi ki...

evenstar
izlediğine değecek bence, umarım sende beğenirsin :D

--------------------

penguins
tün dünyada genel olarak erkekte aşırı dans tutkusu bildiğim kadarıyla eşcinsellikle özdeşleştirilir, aklıma Billy Elliot geldi hemen...bu yazıda bahsetmek istenilen şey kendisine bile eşcinsel olduğunu itiraf edemeyen, sorunlu, hatta homofobik eşcinseller...

penguins and coyotes dedi ki...

zaten sorunumuz ozdeslestirmelerle,
gay=igrenc,
degil mi,sizin de belkide zararsiz olan ama yinede son paragrafinizin ana fikrini olusturan bu genellemeyi sahiplenmeniz garibime gitti,

cinselligini gizlemeden yasayanlarda gizli escinsellere-alinganlik yapmiyorum- bocek diyip,ayni pozisyon hatasina dusuyorlar, bahsedilen grup daha spesifik ise dediginiz gibi-homofobik escinsellerse o zaman genel olarak gizli escinseller demiyelim bence

benim yaziyi okudugum zaman aklima gelenler bunlar acikcasi,yaniliyorsam ne mutlu
amacim munakasa degil bilakis anlamak uzerine,

7.oda dedi ki...

kendini tanıayamayan ve gerçekten ne istediğini bilemeyen insanlar yetişti yıllardır.. bundan sonra da böyle olacak.. içim başka dışım başka modunda yaşayıp gidiyorlar..
nbir yandan da ayıp kak diye öğretilenler.. bir yandan da kadınlığa ve erkekliğe biçilen roller..
zor iş zor insan olmak :)

herackles dedi ki...

Nedir bu simdi Acu`nun lafi? Yani bu kadar ucuz saldirmak olur mu? Ahlakli mi bu yani?
"Turk erkeginin belinde silah var; ortada bir suru travesti var; zaten bu errrrkekler de her yerde gobek atiyor; ne bicim erkek ulan bunlar?"

Koskoca kulturun; folklorik ogelerin icine serbest dususle sicmis bir isim!

Mesele analiz etmek mi yoksa "siz degilim diyorsunuz ama siz de benim gibisiniz" demek mi? Ya da yasam alanini genisletmek istegi mi? Yoksa Acu`nun baska yazilarindaki gozde kelimesi "ozgurlestirmek" mi?

gaykedi dedi ki...

penguins
evet dikkatli okuyunca bir anlam karışması var yazıda, daha dikkatli olacağım bundan sonra, teşekkürler nazik uyarınız için...

------------------

7.oda
ya göründüğün gibi ol ya da olduğun gibi görün diyorsun ama eşcinseller için konuşursam dünyanın çoğu yerindeki homofobi ile şimdilik bu tatlı bir hayal...

-------------------

herackles
silah folklor mudur herackles ya da kan davası? ya da şöyle sorayım, bunlar bizim geleneğimiz diye yerin dibine sokmayacak mıyız onları?

Goddess Artemis dedi ki...

Zsa Zsa Gabor, ne güzel söylemiş vakti zamanında:

"Macho does not prove mucho."

herackles dedi ki...

>>gobek atmaktan bahsetmistim silahtan degil.

gaykedi dedi ki...

goddess
neyi kanıtlamaz, hi ho haaa :D

---------------

herackles
göbet atmak erkeklerimizin folkloru mudur diye sorayım o zaman :p

herackles dedi ki...

Gaykedi:
yorelerin oyunlarina 10cm daha yaklas, ne demek istedigimi anlayacaksin :)

Zaten kimsenin dansoz gibi gobek attigi da yok ortada. Esle, dostla eglenirken; dugunde, dernekte yapan vardir. Normalde ise oynanan, ankara yoresinin oyunlarindan bozma figurlerdir. Hanimefendi havladikca deger gordugu icin adet edinmis; oraya buraya havliyor. Reha Muhtar`dan rica etsin; birkac da programa ciksin konuk olarak. Ya da Seda Sayan bile yeter kurtlarini dokmesine...

gaykedi dedi ki...

herackles
ankaralı tayfasının son hallerini görsen kafayı yersin, youtube'de şöyle bir incele bak :D

herackles dedi ki...

Ya kardesim sen de her seyi civitiyorsun. Soyle agzimizin tadiyla cemkiremiyoruz(!). Nerde o eski gunler. Aaaah, ah!
:)

gaykedi dedi ki...

herackles
blogunda çemkirdiklerin yetmiyor mu yahu, sırf çemkirme blogu oldun valla, sadece bir şeye sinirlenince yazı giriyorsun sanırım :D