02 Ekim 2008






Kıskançlık !


Sosyal psikolog Rolf Haubl'un 'ruh dünyamızdaki terörist' adını verdiği, çoğu ilişkiyi kanser gibi tüketen kıskançlık konusuna bugün de devam edelim, peki ama kimler daha çok kıskanır?

1- Kendini yetersiz hisseden, kendine güveni olmayan, yalnız ve dışlanmış insanlar daha çok kıskanırmış çünkü kendilerini sevilmeye ve sevdikleri insana layık görmezlermiş.

2- Sevdiklerini kendi malı gibi görenler, oyuncağını kıskanan çocuk gibi karşısındaki insanı kendine ait bir eşya gibi düşünenler, onun bir birey olduğunu unutanlar.

...bu konuyu dahi eşcinsel Oscar Wilde'ın bir sözüyle bitireyim, "Başkalarının toplayacağından korkmasak sokağa atacak çok şey vardır."



20 yorum:

kişisel depresyon anları dedi ki...

bu işi becerirsem ilişkilerim daha uzun sürecek eminim :)

sufi dedi ki...

Sevgili gaykedi dün gece rüyamda "şu iki meleği de al güneye git" diyordun!!!
Kıskançlık konusunda yanan yakar felsefesindeyiz.Ben yaparsam sevdiğim de yapar. Çok rahatlatıcı bir düşünce tarzı. Eskinin kıskançlarından da artık eser kalmadı.Bakarmısın Faruk Nafiz Çamlıbel'in şarkı olmuş şiirinin sözlerine insanın tüyleri diken diken oluyor vallahi.

"Sakın bir söz söyleme...Yüzüme bakma sakın!
Sesini duyan olur,sana göz koyan olur.
Düşmanımdır seni kim bulursa cana yakın,
Anan bile okşarsa benim bağrım kan olur...

Dilerim Tanrı'dan ki,sana açık kucaklar
Bir daha kapanmadan kara toprakla dolsun,
Kan tükürsün adını candan anan dudaklar,
Sana benim gözümle bakan gözler kör olsun!"
yorum senin.
Sevgilerimizle

gaykedi dedi ki...

kişisel d...
a a kıskanç mıyızdır? ne kadar ayıp :D

------------------

sufi
o iki melek ne, kim acaba :p kültür düzeyi arttıkça kıskançlık duygusu zayıflıyor galiba ya da ben kıçımdan uyduruyorum bunu :D

banadair_berrin dedi ki...

ozellıkle bır numaradakı tespıte katılıyorum..
kendıne guvenı olan kışının anormal kıskanclıklar yapmayacagını dusunuyorum.

Ferhanca dedi ki...

Haklısn kedicim kültür düzeyi arttıkça kıskançlık azalıyor..istisnalar var ama:))
kendine güveni olmayan insanlarda ve kendileri bence kötü düşünceler içinde olduklarında bu kıskaçlık işini abartılarla yaşyanlar var..kadın erkek fark etmiyor bu kıskançlık... yıpratır insanı hem kendini, hem karşısında olanı..

Esther dedi ki...

bilemiyorum ben kıskanç sayılmam yani başka insanların başarılarını varlıklarını. ama sevgilimi kıskanırım hem kıskançlık olmayınca bi ilişkide, şaşırıyor insan. bu beni neden hiç kıskanmıyor diye düşünüyor bence bir parça kıskançlık da olmalı hatta şirin bile olabiliyor. ama hiçbir erkek arkadaşım kıskanç değildi :D

gaykedi dedi ki...

berrin
her şeyin başı ve mutluğun sırrı kendine güven galiba.

---------------------

ferhanca
gerçekten yıpratıcı birşey ve insanın sevdiğine güvenmemesi ne acı!

---------------------

esther
ben hiç kıskanç olmayangillerdenim, hatta bu konuda nakhar'dan fırça yemişliğim bile var, onu biraz kıskanmam için :p

$ehirli Dervi$ dedi ki...

1. şık Oscar Wilde ile çelişiyor.Ayrıca "seven insan kıskanır" bir klişe mi!Şahsen eli ve dili kana bulamadan kıskanmanın pek sakıncası yok.Aklıma "Chopper"" filminden bir sahne geldi.Fahişeye aşıktı ya Chopper.Onu kıskanıyordu ya.Hatta öyle güzel bir hareketi vardır ki unutmam.Kaldırımın yola bakan tarafından erkekler diğer tarafta bayanlar yürür.Sevdiğinin üstüne çamur gelmesin diye!

not:pek anlatamadım ama olsun:D

kişisel depresyon anları dedi ki...

yok yahu bir gram kıskançlık yok :)
çok geniş insan derler bana :)

gaykedi dedi ki...

şehirli derviş
anlatabildin sanırım :p kıskanmak genede çok sağlıklı bir duygu değil sanırım.

kişisel d...
harika, sen alan yaşadı, kafasını ütülemiycen yani :p

Adsız dedi ki...

kıskançlık duygusunun eğitim düzeyiyle çok ilgisi olduğunu sanmıyorum. zaten Haubl'un ilk şıkta belirttiği hallerin salt eğitimsizlere özgü olduğunu iddia etmek de çok doğru değil (ferhanca'nın yorumuna karşılık benim değerlendirmem bu). her iki şıkta belirtilen durumlar yani yalnızlık, mülkiyet duygusu, yabancılaşma ve çıkışsızlık halleri; var olan ekonomik, siyasal, kültürel sistemlerin insanları getirip bıraktığı kavşaklar. tamamen yarışma, rekabet ve hedef olarak başarıyı mutlak kılan bir sistemde herkes bir konuda kendini yetersiz, güvensiz ya da dışlanmış hissedecektir. aşk artık neden bir tek şeye hizmet eden bir duygu? neden aşk güven duygusunun hizmetinde? herkes aslında güvenli bir liman arayışında ve en kolay yitirilen duygu da güven. handikap burdan filizleniyor sanki. güvensizlik hissinin ortaya çıkardığı bir duygu olarak kıskançlık nasıl bir arıza olarak değerlendirilebilir bu durumda?kıskançlık tu kaka bir duygu değil, bir hastalık da değil. acıklı bir tarafı, çaresiz bir yanı var tabi ki: fakat sonuç olarak insan bu halde olmak zorunda oldukça, bu atmosferde, bu dilde, bu tıynette ve kültürde olmak zorunda kaldığı sürece hepimizin bir biçimde yakasında da olacak bir duygu kıskançlık dediğimiz şey. kıskançlığı lanetleyerek ya da kendinden azade sayarak bir anlamda benliğimizi yüceltme çabası sonuçta en az kıskançlık kadar acıklı. hem şahane sakallı filozof ne demişti 'insana yakın olan herşey bana da yakındır'. selamlar. roni.

Goddess Artemis dedi ki...

Kıskançlık zavallılıktır, başka hiçbir şey değil!

gaykedi dedi ki...

roni
buradaki iki tespit Haubl'a ait değil, benim bu güne kadar okuduklarımdan çıkardıklarım :D

--------------------

goddess
benim bildiğim tanrıçalar kıskanç olur yahu :D

Vladimir dedi ki...

Kıskanılmayı da kıskanmayı da sevmiyorum. Ama allah kahretsin allah bir algı vermiş, hiç tanımadığım insanın bile yalanını yakalıyorum, kıskanmıyorum ama göz göre göre de aldatılmayı kendime yediremiyorum. "Şarrrr" diyerekten şarlıyorum. Ama kıskançlık değil, benimkisi zehir hafiyenin olaylar önüne düşeniyim. Kuşku duyup kıskanmak da kıskanılmak da hoş değil. ben her şeyin konuulmasından yanayım. İnsanlar sonuçta farklı yönlerde gelişip değişiyor ömür boyu sürecek bir ilişkiyi henüz hayal edemiyorum. Bİtmesi gerekiyorsa kıskançlıkla yıpratmadan bitmeli bence.

miso dedi ki...

Bak sana gerçek bir hikaye: Bir dostun kendisiyle kıyaslandığında yaşça daha genç ve bir hayli yakışıklı kocası olan bir ahbabı varmış. Bu insanlar bir pansiyon işletiyorlarmış. Geceleri sazlar sözler içkiler gırla... Tabi bir süre sonra adama önce gizliden, sonra açık açık sarkmalar oluyormuş. Bu dost ahbabına bir gün sormuş; "yahu bu nasıl hayat, kıskanmıyor musun?" Muhteşem bir cevap gelmiş. "Kıskanıyorum ama bir yandan da bayılıyorum. Kimsenin beğenmediğini ben ne yapayım, niye koynuma alayım?"

marruu :))

gaykedi dedi ki...

vladimir
hayal edeceğin durum daha karşına çıkmamış olmalı, çıkar, çıkar merak etme, sende feci toslarsın bir gün aşk duvarına :p

-----------------

miso
bayildim bu bakış açısına ama nakhar ile beraber okuduk "sen beni beğenmiyorsun mu" diye lafı soktu hemencik :p

Vladimir dedi ki...

Tosladım tosladım merak etme.. Ondan sonra herşey bu hale geldi. Kendime güvenim, saygım arttı. Konuşmanın ne kadar önemli olduğunu öyle anladım. :)

gaykedi dedi ki...

vladimir
gördük yani ebemizin şeysi kaç bucak :p

Absinthe dedi ki...

Off Oscar Wilde'nin sozu son soz olarak damgayi vurmus. Biran aklima aslinda insanin ne kadar ozgur oldugu (olabilecegi) geldi. Aslinda oyle.. insan ozgurdur, kaliplastiran sadece kultur, gelenek, toplum vs.

gaykedi dedi ki...

absinte
o sözü canlı cansız tüm varlıklar için kullanabiliriz sanırım :D