16 Eylül 2008






Kedi Nefreti !


Karazade'den ulaştı bana bu mim. Ben çok negatif bir kelime olan nefret yerine 'hoşlanmadıklarım' demeyi tercih edeceğim;


- Özenle seçilmeyen, hazırlanmayan her şey. (Çünkü iyi yumurta pişirmek, salata yapmak, ekmek alacağın fırını, peynir alacağın şarküteriyi seçmek bile özen ve bilgi ister ...ve tabi tv programı, film, kitap hatta arkadaş seçimi)

- Zevksiz ama zengin insanlardan hoşlanmam, buna karşın zevk ve bilgi sahibi ama fazla varsıl olmayan insanlar görmek beni mutlu eder.

- Yurt dışına çıkınca yanlışlıkla domuz eti yemek korkusuyla kafayı yiyen ama köpek gibi içki içen ve bir kurt gibi orospu kovalayan insanlar.








- Tipik bir Türk ailesinin özellikle misafirlerle beraber, bir taraftan tv açık yüksek sesle muhabbet etmesi, daha doğrusu muhabbet etmeye çabalaması. (Yabancıların en çok dikkatini çeken şeylerden birisidir yüksek sesle konuşmamız, bu arada İtalyan ve Yunan toplumunun yaygaracılığı da çok meşhurdur dünyada)

- Özellikle dinci tv kanallarında sıkça gördüğüm düğün salonunda kullanılan org eşliğinde söylenen Arap oyun havası kıvamında ilahiler. (Nerede kardeşim Osmanlı'nın o ince dini musikisi?)

Ben eğer bu mim onlara ulaşmadıysa Volkan Alabaz, Aslıberry'i ve Elif Savaş sobeliyim.


22 yorum:

kişisel depresyon anları dedi ki...

katılmadığım tek şey yazmış olduğun ilk madde :) sürekli karnımı doyurmk için ne olduğuna bakmadan bir şeyler tıkındığımdan olsa gerek :)

gaykedi dedi ki...

kişisel d...
vay pisboğaz vay :p sende yazsana günlük hayatında karşılaştığın hoşlanmadığın şeyleri yazmadıysan eğer.

7.oda dedi ki...

3.maddene çok güldüm, sonra düşündüm, onlardan ne kadar çok olduğunu gördüm bu sanayiciler ve çalışanları dünyasında..

La Santa Roja dedi ki...

yurtdışında çoğunlukla italyan sanılıp "uno momento" diye söze başlamalarını üzerime alınmamam lazım o halde :) milletçe böyleyiz...

Talisman dedi ki...

Yurt dışına çıkınca yanlışlıkla domuz eti yemek korkusuyla kafayı yiyen ama köpek gibi içki içen ve bir kurt gibi orospu kovalayan insanlar.

Buna bayildim, cok dogruu..
Bu arada ben de dini sebeplerden olmasa da domuz eti yemiyorum kokuyor cunku. Gorunusu de garip. Sana da oyle geliyor mu Gaykedi? Yoksa alismadigimizdan mi ki?

Ferhanca dedi ki...

Yüksek ses konusunda, ispanyolları ve italyanları bastıramayız.))fakat yine yarışabiliriz.))

gaykedi dedi ki...

7.oda
ah bilmez miyim onları ben :p

la santa
kendine yaygaracı mı diyorsun :)

talisman
et seven bir insan domuz etini çok sever, seninki tamamen bir tür şartlanma sanırım...

ferhanca
ben türklere güveniyorum :p

kişisel depresyon anları dedi ki...

şu mim olayından pek anlamıyorum ama senin için yazıdım bişiler :=)

gaykedi dedi ki...

kişisel d...
hemen oradayım :p

Karazâde dedi ki...

Merhaba Gaykedi,

Yurt dışına gidip yanlışlıkla domuz eti yemekten korkan , aşırı muhafazakar takılan, fakat her pisliği yapmaktan da çekinmeyen, dini kendi çıkarlarına alet etmiş, işine geldiği şekilde dini kullanan insanlardan bende hoşlanmıyorum.

Teşekkür ediyorum beni kırmayıp yazdığın için...

mischa dedi ki...

seni seviyoruz kedi!

Elif dedi ki...

Dusuneyim bir dakka! :o)

www.elifsavas.com/blog

Elif dedi ki...

Tamamdir. Hallettim. Biraz sarsti ama...

www.elifsavas.com/blog

TuTasTemre dedi ki...

Böyle güzel şeyler yaz, realitelere odaklan canımı ye kedi abi ya :):):)

Söylediklerine harfiyen katılıyorum.Dini kesimin modernizmden faidelenme sorununa çok güzel yaklaşmışsın.

Hele baştaki yorumun harikaydı.

gaykedi dedi ki...

karazade
türkiyede köylüler her alanda sehirlileri bastırdığı için, islamda genel olarak cahil koylulerin elinde rezil oluyor diyebilirim :(

mischa
utandırmayın beni :)

elif
hızlı dusunmussun :p

tutasemre
kedi ablan pardon abin kurban olsun sana ve realitene :D

kişisel depresyon anları dedi ki...

köylülerin cahilliğinden kaynaklanan bir bozulma olduğunu düşünmüyorum islamda, babaannem de (uzun ömürler versin allah) okuma yazma bilmeyen, din konusunu hacılardan hocalardan, okuma yazma bilen kişilerden sorup öğrenen biri, ama şunu söylemeliyim ki bazen annemden, tv deki hocalardan, benden bile daha açık görüşlü olduğunu fark ediyorum. çünkü onlar zamanında herkesle iç içe yaşadıkları için daha anlayışlı ve düşünceli oluyorlar. 5 vakit namazını kılıp, ardından kocasına rakı sofrası hazırlayıp akşam yemeğini beraber yiyenler kadınlar vardır anadoluda. aile içinde bile saygı üst seviyedir.
Biz aslında köylü olduğumuzdan değil, köylü olup şehirli gibi görünmek istediğimizden bu hallere geldik. Öncelikle kendi saygımızı yitirdik. Bizi bu konuma iten, belli kişilerin rant sağlama çabaları. Babannemden uzak kaldığım için şimdi daha iyi fark ediyorum, gittiğimde, bak şu günahmış, bu böyleymiş deyip duruyor. Nerden duydun diyorum, televizyon söyledi diyor. Evet anadolu halkımız cahil,köylülerimiz cahil, ancak bunları cahilliğe bilgisizliğe, hoş görüsüzlüğe iten içinde bulunduğumuz ortam, medya, vs... ne yazık ki bu saflığı, insanların saygı gördükleri değerlerde kesikler oluşturarak parçalıyorlar. önceden ilk eğitimi aile verirken şimdi tvler veriyor çocuklara. Din polemikleri ve hoşgörsüzlükle büyüyen bir çocuktan ne beklersiniz. Çünkü aile bu konuda polemikte. Ya doğru düzgün bilgi verilmiyor çocuklara yada tam tersi bu konuda baskı yapılıyor. Yani bunun ortası bir eğitim yok. Okulları hiç saymıyorum, eğitim sistemini, McLuhan'ın şu cümlesi geliyor aklıma "Okul sisteminde, sağlam birey için yer yoktur." artık görünen o ki, kim ne olursa olsun aslolan paradır, insanları şekillendirip biçimlendiren ve daha fazla kazanmak için her şeyi yaparlar. Şimdiki o dini kanalları görüyorum. veya ramazanda dine bürünen kanalları. mesaj gönder, yalanca dua cebine gelsin. İnsanlar ve dinler arasındaki bütün polemikler bu para aşkı yüzünden. şiddet her zaman para getiren olguların önünde gelmiştir. onlar ceplerini dolduruyor, biz ise birbirimizi yiyoruz. yapmamız gereken biz bilinçli insanların (az buçuk kendimi de araya sokuyorum izninizle) sonraki nesle, bunu bilinçli olarak aktarmak...

çok uzattım, bloğuma mı yazsaydım acaba :)

gaykedi dedi ki...

kişisel d...
evet haklısın aslında köylü yerine kasaba islamı deniyor bu yarım yamalak yaşanan şehirleşememiş müslümanlara...köylülerin daha sağlam kökleri ve gelenekleri var...ve tarlada bağda bahçede erkeklerle omuz omuza çalıştıkları için tesettürün bağnazlığını bile iplemiyorlar....

yalnız burada şöyle bir sorun var ki köylüde şehire gidince, toprağını, köklerini ve kendini kaybediyor...kasabalıdan beter oluyor anladığım kadarıyla....

kişisel depresyon anları dedi ki...

evet kaybediyor doğrusun. ancak hiç istanbula gelmemiş biri istanbulu nasıl tanıyabilir? tvden gördükleriyle. peki ne görüyor? yaptıkları gördükleriyle eşdeğer mı acaba? :)

gaykedi dedi ki...

kişisel d...
tv kanalları bu konuda artık çok belirleyici ve yönlendirici olmaya başladı sanırım, tv kanallarımız bile beyaz türk, gri türk, öteki türkiye (ya da öteki dünya pazarlamacıları mı desem :p) olarak bölünmüş durumda...

Vladimir dedi ki...

Yazdiklarinin bir bolumunu okurken gozumun onune anadolunun bagrindaki bir belediyenin etki alanindan koparak almanyanin gobegindeki bir kentine konmus heyet goruntuleri gecti gozumun onunden... domuz eti artik `gunahus altimus` bab-indan gunahlarin en sahanesi en bastan cikilmamasi gerekeni olmali ki bundan irak durup her tur naneyi yerler, bitkin dusunce oteldeki odalarindan porno kanallarina dalip cikarlar. gelen otel faturalarinin olmazsa olmazi ayni filme hayran kalip duble izlemelerinin tescillenmesinden ibaret carsaf carsaf almanca sex filmi isimleridir. `elhamdulillah ben izlemedim` inkarindan ben de uzerine kutsal su serpilmis vampir haline gecerek reaksiyon veriyorum. kedi misali tisliyorum. sirtimdaki tuyleri dikeltiyorum. Allahim gunah yazma gunahkar kullarina. Koru bizi domuz eti yemeyen domuz yaradilislilardan. Artik uzun cumleler kuruyorum kusuruma bakmayin, sebebini kalbime gomdum anahtarini okyanuslara attim.

herackles dedi ki...

Hic iskandinavlari konusurken duydun mu? Sanirim "yuksek sesle konusmak" ne imis o zama gorursun daha dogrusu kulaklarinla bu izdirabi cekersin :) :)

Domuz eti konusunda ben de hassasim. Gerci benimkisi aliskanlik ve kultur karisimi bir sey. Bir de migdemi bulandiran bir hayvan. Mesela koc yumurtasi da yiyemem ama kucukken yedigimi hatirliyorum. Yillar sonra universitede annem pisirince cope atmistim; koc yumurtasi deyince artik ergenligin getirisi midir nedir bir fena hissetmistim :) :)

gaykedi dedi ki...

vladimir
bir mühendis arkadışımın bir belediye başkanıyla avrupa anılarını dinlemiştim onlar geldi aklıma, "Koru bizi domuz eti yemeyen domuz yaradilislilardan" duana kocaman bir amin diyeyim :p

herackles
koc yumurtasi bende küçükken yediğimi ve lezzetli bulduğumu hatırlıyorum, ama artık balık dışında pek et yemediğim için bir daha hiç denemedim :p