02 Eylül 2008






Bölünme !


Yaşar Kemal Tuna kiremitçi'nin aşağıdaki yazısını okuyunca telefon açıyor, övgü dolu mu? yoksa biraz ezikleyen mi? şu sözleri söylüyor. “Ben romancıların köşe yazarı olmasına taraftar değilim ama eğer böyle yazacaksan her gün üç tane yaz” işte birazcık kısalttığım o yazı;


Kadınların baş örtüsü takanlar ve takmayanlar olarak ikiye ayrıldığını mı sanıyorsunuz? Bence kendisinden farklı olanlara saygı duyanlar ve duymayanlar olarak ikiye ayrılıyorlar. İsteyenin istediği şekilde yaşaması gerektiğini savunanlar ve savunmayanlar olarak...

Çocuklarını dövenlerle dövmeyenler olarak ayrılıyorlar sonra... Kadın olmayı bir özür gibi taşıyanlarla bir bayrak gibi taşıyanlar olarak. İnsanların laikler ve Müslümanlar olarak ikiye ayrıldığı da bir yalan: Aslında Allah’ı sevenler ve sevmeyenler olarak ayrılıyorlar ikiye. Yaratandan ötürü yaratılanı sevenler ve sevmeyenler olarak...









Bu ülkenin insanları Türk ve Kürt olarak da ayrılmıyor ikiye. Savaştan yana olanlarla barıştan yana olanlar şeklinde ayrılıyorlar. Çocuklarının geleceğini düşünenlerle düşünmeyenler olarak...

Bu ülkenin insanları zenginler ve yoksullar olarak ayrılmıyor ikiye. Emeğinin karşılığını alamayanlar ve hak etmediklerine bile el uzatmaktan çekinmeyenler olarak. Hrant Dink’in ölümüne ağlayanlar ve ağlamayanlar olarak...

Fenerbahçeliler ve Galatasaraylılar şeklinde ikiye ayrıldığımız da yalan: Aslında futbolu gerçekten seven, güzel bir maç seyretmenin keyfini rakip taraftarları tepelemenin zevkine tercih edenler ve etmeyenler olarak ayrılıyoruz ikiye... Sağcılar ve solcular olarak değil; demokrasiyi isteyenler ve istemeyenler olarak ayrılıyoruz.



23 yorum:

Ferhanca dedi ki...

Bölünmeler, yanlış öğretilerinin peşinde koşmaktan geçiyor.Toplum olarak dolduruşa gelmeye,kandırılmaya müsait bir toplumuz.

7.oda dedi ki...

Yaşar Kemal övmüş mü yermiş mi bilemem ama Tuna Kiremitçinin romancılığını beğenmeyen biri olarak ve kısa ama öz çok güzel bi bakış açısıyla çok güzel anlattığını düşündüğüm bu köşe yazısından sonra diyorum ki romanı bıraksın köşe yazıları yazsın :)

gaykedi dedi ki...

ferhanca
cahillik ve görgüsüzlük çoğu zaman fukaralıkla karışınca ortaya çıkan bu oluyor.

7.oda
bu da iyi; "romanı bıraksın köşe yazıları yazsın" :P

Ruyayla dedi ki...

Fikir faylarıyla bölünen ülkede koyun gibi güdülen, sağır, dilsiz insanların taraflarını seçmesi için güzel bir yazı... Doğrusu tuna kiremitçiden böylesine sentezler beklemiyordum

kişisel depresyon anları dedi ki...

bence de romanı bırakıp köşe yazısı yazsın. roman yazamıyor zaten :)

gaykedi dedi ki...

rüyayla
kültürel olarakta ikiye bölünmüş "durumdayız" :(

k. depresyon
her ikisini de yazmasa :p

sufi dedi ki...

Tuna kiremitçi:1
Orhan Pamuk:2
3 beyazı sevenler ve 3 beyazı sevmeyenler olarak bir ayrım da sözkonusu.Sevgilerimle

kişisel depresyon anları dedi ki...

tabi makuldür. bence kiremitçi fazla blog okumuş ve yazılardan esinlenip böyle bir köşe yazısı ortaya çıkarmıştır :)

banadair_berrin dedi ki...

kesınlıkle katılıyorum romanı bıraksın..kose yazısına devam etsın bıraz sonra onuda bıraksın :)

gaykedi dedi ki...

sufi
beyaz türklerden bahsediyoruz sanırım :p

k. depresyon
şu köşe yazarlarını her konuda çarpıp bölecek nice blog yazarı var değil mi?

berrin
intihar etsin :D

Ruyayla dedi ki...

okudum o yazını da gaykedi :(

Hayatta bir sürü renk olduğu gibi insanlar arasında da var. Ve bu kdr renk cümbüşünün içinde bu kdr karmaşa olması ve bu karmaşada birbirlerine yabancılaşmaları ( farklı kutuplar yaratmaları ) çok doğal sanıyorum ki...

Günay Doğan dedi ki...

Tek kelimeyle "mükemmel" diyeceğim ancak; bu "tek kelime" bile yetersiz kalacak.

Mükemmel, muhteşem, muazzam filan da falan :)

Anlayış meselesi... Durumlara insancıl yaklaşmak en büyük erdemlik olsa gerek.

gaykedi dedi ki...

rüyayla
bu konuda hep şu örnek verilir, gelişmiş ülkelerde zengin fakir tüm insanlar bir cafede, barda bir araya gelip bir bira, kahve içebilir, bizde mekanlar konusunda bile bariz bir bölünme var sanki yahu.

günay
inanncıl olmak, merhametli olmak, hümansit olmak, kısaca insan olmak diyebiliriz.

Ruyayla dedi ki...

sevgili gaykedi kesinlikle bariz bir bölünme var.Standartlar yükseldikçe insanlar kendilerine aşılmaz duvarlar örmekle birlikte,genel olarak türklerin medeniyet anlayışında diğer toplumlara özenme en önemli etkendir...Bu çakma medeniyet nidaları arasında, kendi statülerine eşdeğer olamayanları aralarına sokmak istemiyorlar.Bundan dolayı bence toplumumuzdaki farklı renklerin bir araya gelememe ve birbirlerinden vebalıymışçasına kaçma telaşı...

VforVendetta dedi ki...

Parçalayalım bölelimki yönetmesi kolay olsun....

gaykedi dedi ki...

rüyayla
aklıma şu öteki türkiye tartışması düştü.

vforvendetta
yahu bu nasıl nick, yazana kadar göbeğim çatladı :p biz bile yemek yerken rahat yemek için parçalamıyor muyuz.

Ruyayla dedi ki...

Bu ülkenin çürük bir yanı olduğu gibi , sağlam bir "öteki yanı" da var.. Kim nerden görmek isterse...

Karazâde dedi ki...

Merhaba gaykedi, yazılarını daha önceden de takip ediyordum; fakat yorum yapmıyordum. Tuna Kiremitçi'nin köşe yazılarını beğenirim, sanırım en son Vatan gazetesinde yazıyordu. Vatan gazetesi aldığımda onu es geçmezdim. Bence çok güzel belirtmiş duygu ve düşüncelerini yazıya. Bu köşe yazısına bloğunda yer verdiğin için ilk olarak sana teşekkür ediyorum.Ve evet insanlar farklıdır, fakat unutulmaması gereken bir şey var oda, farklılıkların zenginlikleri yaratıyor olmasıdır...

gaykedi dedi ki...

karazade
aramıza hoşgeldin :p kiremitçi kara aslarımdan değil, açıçası fazla da tutmam, ama bu yazısı beğenilmeyecek gibi değil, farklılıklar aşırı radikal olup insanlara zarar vermediği sürece tabiki bir zenginlik.

Karazâde dedi ki...

Yaşadıklarını okudum, işin gerçekten çok zor, Allah sabır versin sana, biliyorsun toplulumuz böyle farklılıklardan pek hoşnut olmuyor. Belki ilerde normal bir şeymiş gibi karşılanır,çünkü doğru olan bu;) Ailen sana destek olmuş ya, onların hoşgörüsü seni baya rahatlatmış olmalı, neyse... İnşallah mutlu olursunuz;)

gaykedi dedi ki...

karazade
keşke herkez sizin gibi insana insan olduğu için değer verebilse, iyi dilekleriniz için teşekkürler.

silahsizkuvvet dedi ki...

Metin çok güzel ancak burada bir eksiklik var. O da Hrant Dink ile ilgili kısımdır. Evet ağlayanlar ve ağlamayanlardır ama bence gösterilen tepkilerin hepsi bütün şiddet haklıydı. Onun ölmemesi gerekiyordu o bir kenara. Her yıl kaç tane şehit veriyoruz o şehitler için bir tane şehit için on bin kişi toplanıp yürüyor mu? Neden bu elin ermenisi için yapılıyor da benim vatandaşım için yapılmıyor? Onlar bizi korumak bu vatanı ayakta tutmak için bizim yerimize ölen insanlar o şehitler. Biz ölmeyelim diye, bizim rolümüz ülkeyi yükseltmek askerin görevi ülkeyi ve yükseltenleri ve yüksek kültürü korumaktır. İşte bu yüzden soruyorum elin ermenisi bir hafta içinde on binler yürüyor da her yıl verdiğimiz binlerce şehit için neden on binler yüz binler milyonlar yürümüyor?

gaykedi dedi ki...

silahsız kuvvet
elin ermenisi ne demek allah aşkına, bu nasıl bölücü bir söz, adam tc vatantaşı, bu topraklarda ataları belki senin atalarından önce yerleşmiş, ayrıca bu ülkede şehitlerimizin cenazelerinin en kalabalık katılımlı cenaze törenleri olduğunu siz bilmiyor musunuz?