06 Ağustos 2008






Büyük Penis,
Küçük Beyin !


Dün Radio France İnternational'ın sitesinde günün Fransız basınına göz atarken, 20. yüzyılın en büyük yazarlarından kabul edilen, kitaplarıyla Gulag kamplarını ortaya çıkaran ve geçen gün 89 yaşında vefat eden Nobel ödüllü Rus yazar Aleksandr Soljenitsin'e Fransız basınının ayırdığı yer dikkatimi çekti.

Bütün Fransız gazeteleri bu habere ilk sayfalarında yer verdiği gibi, Le Figaro 4 büyük sayfa ve Liberation 10 sayfa ayırmış. Tam o sırada masamda Radikal duruyordu bir göz atayım dedim. Radikal bir sayfanın 4'de birini ayırmayı uygun görmüş, diğer gazetelerin ne kadar yer vermiş olacaklarını hiç sorgulamadım bile.

Eh Fransa büyük devlet böyle oluyor olmalı, aslında ülkemizin nüfusu Fransa'dan 10 milyon (Yunanistan kadar) fazla, üstelik ülkemizin toprakları da yaklaşık 2 Yunanistan kadar Fransa'dan daha büyük, ama peki ya beynimiz?



L’Humanite’nin Soljenitsin'in hayatının sonuna doğru gerici ve milliyetçi tutumlara girdiğini yazması ilginç
...


11 yorum:

saat11igeciyordu dedi ki...

Dediğin gibi hayatının başı ayrı sonu ayrı olmuş adamın.Muhaliflik damgasını vurmuş ama hayatına.Stalinist baskının insanlarca duyulmasını sağlamış olması hoş da
Vietnam'a Amerikan müdahalesini desleklemesinin nedeni neydi acaba? Vietnemda Amerikalı tutsakların köleştirildiğini iddia etmiş.1974 Portekiz Devrimi'ne karşı Amerika'nın müdahale etmesi gerektiğini savunmuş. "İvan Denisoviç'in Yaşamında Bir Gün
"ü okunacaklar listeme soktum sayende paylaşımın için sağol kedi

mischa dedi ki...

biraz ilgisizlik biraz da uyutulmusluk var ne yazık ki.. okuma alışkanlığına gelince zaten oran bile vermek zor... o nedenle haklısın, düşündürücü...

gaykedi dedi ki...

saat11
tam 20 sene rusya'ya dönememiş, komünizm çökmese sittin sene dönemezdi ya, ilginç bir hayat hikayesi...

mischa
haydar dümen'e her gün tam sayfa bize çok yakışır :)

Vladimir dedi ki...

BOşvermiş bir ulusun boşvermiş insanları arasında boşvermeye niyeti olmayan insanların sesleri her zaman bastırılıyor, boşvermemişler ister bu ülkeden ister başka ülkeden olsun zihni meşgul eden şeylerden ziyade gözlere kulaklara hitab eden "avam"ın yakınından geçenler her daim boşvermemişleri hatırlatan her şeyden daha revaçta.

İşin kötüsü bizler burada yaşamaya ve burada olan biten hiç bir şeyi değiştirememeye mahkumuz.

Kabus bu.

Adsız dedi ki...

tanimazdim kendisini ki gerek de yokmus zaten :) olum haberini okurken, stalin'in hitler ile anlasmasi durumunda herseyin daha iyi olacagini iddia ettigini gordum. dogru olup olmadigini bilmiyorum ama, abd destekciligi de varmis madem kesin dogrudur. demek ki neymis? gulag kamplari cok guzel, gerekli yerlermis.

stalin'inki de cekilir dert degil, dunyayi kurtar sonra canavar ilan etsinler seni :D insan milletine iyilik yaramaz :P

gaykedi dedi ki...

vladimir
genede süt kabındaki kurbağa gibi çırpınmaya devam derim ben...

isimsiz
beni güldürdünüz, dahiler neden normal insanlar olmazlar ki, geçmişlerine bakıldığında bolca da saçmalık bulunur :)

miso dedi ki...

Beyin? O ne gı?

heheh

marruu

herackles dedi ki...

Senin de "monser" :) oldugunu bilmezdim Gaykedi. Demek Fransizcayi o derece biliyoruz, e baska hangi diller var?

gaykedi dedi ki...

miso
gıllı bir tasın (kafa) altunda olur beyun :)

herackles
frankofon değilim yaa, türkçe servisi de var :)

Adsız dedi ki...

ne guzel gulmussunuz gaykedi ama ben ne yaptim ki guldunuz? ciddiydim gercekten de. bu adam okudugum kadariyla stalin hitlerle anlassaymis da sovyet halki bu kadar zarar gormeseymis demis. e kariyerini de buna yakisir bicimde surdurmus emperyalizmi savunarak. gulecek birsey yok. trajikomik olarak ele alinirsa biraz gulunebilir tabi ki.

dahi dediginiz bahse konu yazar ise, sizinki buyuk bir yanlis... yok eger stalin ise e adam zaten gayet normalmis :)

gaykedi dedi ki...

sizin ilk gülücüğünüze nazire gülmüş olmalıyım :)

şunu yeni okudum, Independent'dan Mark Steel neler demiş neler;

"Bir de tabii kafamı karıştıran şeylerden biri, Batıda, en şahininden, ne kadar Bush yanlısı muhafazakar varsa, hepsinin, ölümü ardından, Soljenitsin'e hayranlıklarını ilan etmesi oldu.

Ama onu, asıl diğer bazı baskı ve zulüm mağdurları ve muhaliflerinden ayıran başka bir şey daha vardı. Amerika'da yaşamaya başladığı yıllarda Amerika'yı Vietnam'ı bombalamaya devam etmeye çağırmıştı. Uluslararası Af Örgütü'nü fazla liberal bulmuş, Rusya'da demokrasiye karşı çıkmış ve İspanya'da General Franco'yu alkışlamıştı."