29 Temmuz 2008






Walking Around !


Söylenecek ne varki, dünyanın ve ülkemin hali ortada, edebiyata, şiire sığınmaktan başka, yok galiba pek tutunacak dalımız. Ben susayım Şili gibi bize çok uzak bir ülkeden Pablo Neruda 'Walking Around' şiiri ile konuşsun;



Yoruldum işte insan olmaktan.
Terzilere, sinemalara gidiyorum işte,
şaşkınım, kapalıyım, çuhadan bir kuğu gibi
sorular, küller denizinde salınıyorum.

Ağlıyorum berberlerin kokusunu duyunca.
Tek isteğim dinlenmek, kurtulmak taşlardan,
bahçelerden kurtulmak, yünden, köşklerden,
mallardan, gözlüklerden, asansörlerden.








Yoruldum ayaklarımdan işte, tırnaklarımdan,
gölgemden, saçlarımdan,
yoruldum işte insan olmaktan.

Nefis bir şey olurdu ama
bir noteri kesik bir zambakla korkutmak
ya da kulak tozuna vurup öldürmek bir rahibeyi.
Ne güzel olurdu
yeşil bir bıçakla koşmak sokaklarda
soğuktan ölünceye kadar bağırarak.

Yaşamak istemiyorum karanlıkta ot gibi,
uykuda titreyerek, kararsız, şaşkın,
her dakika düşünmek, her gün bir şeyler yemek
ıslak dehlizlerine inip dünyanın.








Bana göre değil bu rezillikler.
Bana göre değil ot olmak, mezar olmak,
ıssız bir tünel olmak, bir cesetler mahzeni,
acı içinde ölmek, kaskatı kesilmek soğuktan.

Bu yüzden ışıldıyor Pazartesi günleri
o zindansı yüzümle beni görünce,
kırık bir tekerlek gibi geçip giderken
ılık kan yolları uzatıyor geceye.

Köşelere itiyor beni, köhne evlere bir şey,
camlarından kemik savrulan hastanelere,
kundura tamircilerine, sirke kokan,
uçuruma benzeyen korkunç sokaklara.








Kükürt rengi kuşlar, iğrenç barsaklar asılmış
tiksindiğim evlerin kapılarına,
çaydanlıkta unutulmuş takma dişler var,
utançla, korkuyla ağlayan
aynalar,
şemsiyeler, zehirler, göbek bağları her yanda.


Sessizce yürüyorum gözlerle, kunduralarla,
öfkeyle, unutuşla,
geçiyorum büroların, dükkanların önünden,
iplerine çamaşır asılı avlulardan,
donlardan, havlulardan, gömleklerden,
kirli göz yaşları akıtılıyor usulca.


Çeviren: Ülkü Tamer, Çağdaş Latin Amerika Şiiri Antolojisi'nden (Kaynak- Antoloji.com)



3 yorum:

Pembe Kundura dedi ki...

:S
acaba şuan kaç kişi böyle hissedebiliyor.?

teşekkürler..

mischa dedi ki...

yaşanmışlıktan, terardan, aczden bunalmış olmak ancak bu kadar gerçek, bu kadar yalın anlatılabilir... mısraların herbiri, herbir kentteki yaşama uymakta. arada acz hissinden kaçıp sığınabilmemiz için hayat, minik ruh barınakları sunuyor bize. şiirin söyledikleri ile kendisinin hissetirdikleri tam tamına tezat teşkil eden bu güzel blog gibi.. insana, su sesi gibi iyi geliyor

gaykedi dedi ki...

pembe kundura
çok kişi olduğuna inanmak istiyorum.

mischa
pablo neruda, dünya çapında bir edebiyatçı olmak böylebir şey işte...bu arada beni iltifat ederek utandırıyorsun :)