23 Mayıs 2008





Çığlık !


Daha önce çığlık atarcasına sormuştum, dünyada çöp geri dönüşümü gibi önemli bir konuyu, Çingene ve gariban vatandaşlarıyla üstün körü yapmaya çalışan kaç ülke var, biz neden 'cam'ımızı, tenekemizi, plastiğimizi, kağıdımızı v.s ayrı poşetlerde atmıyoruz.

Okuduğuma göre, İngiltere çöp koyteynerlerine barkod koyarak ve çöp toplama görevlilerinin eline birer barkod okuyucu vererek, bu konuda bir üst aşamaya bile geçmeye başlamış. Amaç tabi maksimum geri dönüşüm yapmak, çöpe giden milli servete ve doğaya sahip çıkmak.

Allah aşkına bizim belediyelerimiz, ramazanda on binlerce kişiye iftar vererek şov yapmak dışında ne ciddi işler yapıyor?



18 yorum:

dilayra dedi ki...

merhaba,

bence de belediyeler hiçbir boka yaramıyor güzide ülkemde. geçen ay bir londra seyahati dönüşü -zaten bildiğim- bir gerçeği tartıştık dostlarla. oradaki belediye çalışanları ile buradakileri karşılaştırdımdı. spesifik konu: kaldırım taşı döşenme muhabbeti. evimin bulunduğu caddeye 3 haftalık bir sürede kaldırım taşı döşendi. yayalara kaldırımlar kapatılınca caddeden yürümek zorunda kaldık. ne bir emniyet bandı, ne özel yay geçidi hiç birşey yok! zaten öküz şöförlerimizde "ne diye caddede yürüyon lan" diyerekten üstüne üstüne sürüyorlar. ortalık toz-toprak.
bizim belediye başkanlarını yurt dışına staja falan göndersek, ya da kendileri gidip araştırsalar. ileri düzeyde belediyecilik nasıl yapılıyor acaba diye? ama nerdee değil mi?? çok acı!

hera dedi ki...

İnsanın geri dönüşümü yok çöpün olmuş çok mu:)Önce ayrıştırmayı öğretsinler sonra deneme sürecine soksunlar neden mi zamanında plastik atılması gereken çöp kutularına normal çöplerini atanı görünce bence sondan başlayınca birşey anlamıyoruz:)

nilly dedi ki...

Bizde {malesef} ucunda para yoksa kimse kilini kipirdatmaz...

BaL dedi ki...

Kedi!

Umarım iyisindir :)

Küçük bir 'profesyonel gazetecilik' macerasına giriştikten sonra 'aman abi ben amatör kalayım' deyip, 'serbest' yaşantıma döndüm.

Kapıları gezmeye başladım :D

Bir iki gün önce Feridun'la bu bahsettiğin konuyu konuşuyorduk.

Şöyle dışarlara giden ya da dünyayı takip eden insanlar, çevrelerini organize etseler bile yeterdi!

Doğrudan idari kadro çalışmıyorsa, bilinçli vatandaşlar örgütlenip, çevrelerini de bilinçlendirip, o işlemeyen idareleri işe yarar hizmetler verecek hale getirmek üzere dürtüklemeli!

Hem herkesin vıdır vıdır 'ah vah'landığı çevre/küresel felaket faktörleri azalırdı hem de ekonomik girdi ciddi boyutlarda büyürdü.

Şimdi sadece 'giren' büyük...


Sevgiler...

gay_yor dedi ki...

hiç bir şey yapmaz..onu bunu yasaklayıp aldıkları paraları cebe indirmekte cabası tabi..kedi sen trilyonluk araba sahibi olan milletvekilini duydun mu..hiç şaşırmadım desem yeridir..vekili altına trilyonluk araba çekiyor..kendisi gözlüklerinin markasını söyleyip bak ben bu kadar ucuz gözlükler kullanıyorum işte demeyi marifet sayıyor..(ucuz dediği de 850 ytl civarı tabi ee ona göre ucuz tabi)
hani bir saat vak'ası vardı ya aklı sıra o duruma böyle yanıt veriyor..
aman bizde ne düzgün ki..çöplere banknot yapıştıralım..

gay_yor dedi ki...

bu arada umarım iyisindir..post u göremeyince hastalandığı filan düşünmeye başlayıp üzüldüm umrım bir pürüz yoktur sevgiyle kal

gaykedi dedi ki...

@dilayra futbolcu ve teknik direktör gibi belediye başkanı ithal etsek nasıl olur :p


@hera haklısın ama genede bu ülkede çok kişinin evinde bu ayırma işlemini yapacağına eminim.


@bal evet bizde de bu durumun farkında olan sesini çıkartan pek yok.


@gay-yor beyinlere barkod yapıştırsak :p

gaykedi dedi ki...

@gy-yor çok geç yattım ve çok geç kalktım, aman tanrım ne kadar düşünceli dostlarım var yaa :p

hera dedi ki...

Ben emin değilim...:)

ertank dedi ki...

brezilya gibi gelişmekte olan ülkelerde, avrupa ülkelerinin tersine, türkiye'deki gibi bir sistem var. yani toplumun 'altta kalanları' toplayıcı olarak çalışıyor

ancak brezilya'nın farkı şu: bu insanlar yerel yönetimler tarafından işe alınıyor, kısa bir sağlık eğitiminden geçiriliyor, üniforma vb. veriliyor, ve yaptıkları işe devam ediyorlar. hem de sistemin içine çekilmiş oluyorlar. istanbul belediyesi'nin otopark mevzuunda yaptığı gibi.

türkiye'de de bunu uygulayıp başarı elde etmiş olan bir belediye var, o da denizli.

aslında çok basit ve masrafsız; ancak asıl sorun bilgisizlik değil. geçtiğimiz yıl çıkan atık ve geri dönüşüm yönetmeliği, akp'nin bu alanda ne denli büyük paralar döndüğüne uyanmış olduğunu gösteriyor. bu yönetmeliğe göre isteyen belediye, ihale açıp atıklarını satabiliyor, misal ankara yaptı. ancak ihale alan şirketler, işe kendi elemanlarını sokuyor / sokar. ankara'da şu anda yaşanan ve istanbul'da da yaşanacak olan şey: bu işten para kazanan toplayıcılar, bu alandan çekilmeleri için sürekli baskı altında. hem çöpün sahibi olduğunu iddia eden şirketin elemanlarından, hem de belediye zabıtalarından sürekli dayak yiyorlar. el arabalarına el konuyor.

aynı sorunun istanbul'da henüz yaşanmamasının en önemli nedeni, toplayıcıların -hemen hepsi kürt'tür, çingeneler toplayıcılık yapmaz, aşağılayıcı bulurlar- çok geniş bir coğrafyada toplaması yüzünden kontrollerinin zor olması. (ironik olacak, ama şu an türkiye için en sağlıklı sistem, halihazırda devam eden sistem, inanın bana).

yani asıl sorun, know-how eksikliği, cehalet falan değil, yine, yandaşlarını suyunun suyundan bile nemalandırmak isteyen neoliberal sistem.

bir de, şöyle bir şey var, ayrıştırıcılık işini belediye alırsa, sayıları binlerle ifade edilen bu insanlar işsiz kalacak. sosyal boyutunu da ihmal etmeyin derim.

gaykedi dedi ki...

@hera kuralları ve disiplini pek sevmeyeyen bir toplum olsakta, bu konuda gösterilecek ulusal bir çabanının önemli miktarda geri dönüşümü arttıracağına, düzene sokacağına eminim :p


@ertank tanrım bu konuda bir tez hazırmış kadar bilgilisin. senin kadar detaylı olmasada geri dönüşümün özel şirketlerin iştahını kabarttığından haberim var. çok teşekkürler bu bilgiler için, brezilya örneği gerçekten ilginçmiş , sanki bizim için uygulanması oldukça daha kolay ve sosyal şartlarımıza yakın bir sistem.

murat _ dedi ki...

Ben çingeneleri eskiden hiç sevmezdim ama bir gün bende Türkiye'de ki en ciddi geri dönüşümü yapan kişilerin çingeneler olduğunu gördüm. Adamlar çöplükleri karıştırıp işe yarayan şeyleri ekonomiye kazandırıyorlar ve kendileride bu yoldan doyuyorlar. Artık çingenelere daha iyi bir gözle bakmaya başladım bir de çalıp çırpma huyundan vazgeçseler çok iyi olacak. Belediyelere gelince. Artık belediyelerde bu işin farkına yavaş yavaş varıyorlar ama hala çok gerideler. Umarım bizmde bir gün sorumlu belediyelerimiz olur...

gaykedi dedi ki...

@murat çingeneler ile birlikte pek çok, çok alt yoksul kesim bu işle uğraşıyor, ama gerçek geri dönüşüm için bu yeterli değil, benim çingeneler konusunda matrak bir yazım da "olacaktı" :p

hera dedi ki...

var mısın yok musun?
eminmisin emindeğilmin:) şekli oldu

Hayat Kaçkını dedi ki...

belediyelere laf yok!! anadolumun dört bi tarafı boy boy fıskiyelerle doldu. daha ne istiyorsunuz:)

gaykedi dedi ki...

@hera biraz öyle mi oldu ne :p


@hayat kaçkını o fıskiyeler keşke yaralı ruhlarımıza da huzur verebilse.

hera dedi ki...

Hayat kaçkını şu fıskiyeye bakış açın pek bir güldürdü beni....biz ancak fıskiye altı havuz geyiği yapacak modda bir milletiz....kedinin yorumuda pek bir felsefi oldu:):):):)fıskiye altı edebiyat günlerimi düzenlesek ne:):):)

gaykedi dedi ki...

@hera beton, devasa, gösterişli ama öylesine çirkinki o dev fıskıyeli havuzlar, osmanlı sanatı ve estetiğiyle yapılmış bir iki metrelik küçücük bir havuzun mütevazi şırıltısını tercih ederim ben :p