29 Mayıs 2008





İstanbul'un
Fethi !



Bizans'ın Türkiye'de uğradığı ihmal affedilir cinsten değildir. Tarihin bu en önemli devleti (Roma imparatorluğu'nun ikinci yarısı olduğu için), bugün toprakları üzerinde yaşayan halk tarafından hiç mi hiç bilinmemektedir.

Bir tek İstanbul'un fethini sanki çok büyük bir marifetmiş gibi hatırlar, 8000 kişinin savunduğu aç şehri 100.000 kişilik koskoca bir ordunun ancak iki ayda alabilmesini büyük bir zafer zanneder, onun fatihine ne dehalar atfederiz.







1946'dan beri eğitimini gerici-yobaz milli eğitim sorumluları elinde perişan etmiş olan Türkiye hangi konuda ne çapta bir entellektüel yetiştirebilmiştir? Bizantoloji'de tek bir ciddi araştırmacı yetiştirebilmiş miyiz diye sormuyorum, zira hangi konuda ne yetiştirebildik ki?

Türk tarihinde bile Osmanlı dışındaki konuların uluslararası ses getiren uzmanları ülkemize (Fuat köprülü hariç) hep Rusya'dan hicret etmiş, orada okuyup yetişmiş kişiler arasından çıkmıştır.

Türk dilinin, hatta Türk dilinde Atatürk reformlarının bile en bilimsel kaynakları olan Uriel Heyd, Karl Steuerwald gibi uluslararası saygın uzmanlar da Türkiye dışından değil midir?

Prof. Celal Şengör



28 yorum:

kayhanovic dedi ki...

''8000 kişinin savunduğu aç şehri 100.000 kişilik koskoca bir ordunun ancak iki ayda alabilmesini büyük bir zafer zanneder, onun fatihine ne dehalar atfederiz''

ATASINI TANIMAYAN İT PEŞİNDE GEZER

Yunan gibi ezik olmak lazım bu lafları söyleyebilmek için...

delü dedi ki...

"Bir tek İstanbul'un fethini sanki çok büyük bir marifetmiş gibi hatırlar, 8000 kişinin savunduğu aç şehri 100.000 kişilik koskoca bir ordunun ancak iki ayda alabilmesini büyük bir zafer zanneder, onun fatihine ne dehalar atfederiz"


Verileri manipüle etmek diye buna derim ben. Oradaki rakam doğru olur ama 8000 kişi savunmuyor sadece yüzbinlerce kişilik haçlı ordusu da yardıma geliyor.

Yazının diğer kısımlarına ise katılamamak elde değil.

gaykedi dedi ki...

@kayhanovic prof. şengör'ün osmanlıyı her şeyiyiyle senden ve pek çok işiden daha iyi tanıdığına eminim. adam yanımlıyorsam hem rus, hem amerikan bilim akedemisi üyesi ve 7 dil biliyor.


@delü ben kontrol ettim, öyle bir bilgi yok başka bir dönemle karıştırıyor olmalısınız,

7,000 bizans askeri ve
26 gemisi, 80,000 ile 200,000 arasında tahmin edilen osmanlı askeri ve 126 donanma gemisi.

kayhanovic dedi ki...

Şengör öyle dedi diye istanbul'un fethi küçümsenemez...
Prof. Şengör’ün Fatih’ten ve İstanbul’un fethinden neden bu kadar rahatsız olmasını anlayabilmiş değilim... Buda ayrı bir konudur.
Sayın şengör'ün bu art niyetli yazısını sayfanıza tasıyıpta gelen yorumlarıda sengör baba bizden daha bilgili o daha iyi bilir gibisinden onu yazısını savunmayıda onunla aynı saf'tasın sanırım...
sayın şengörün asıl derdi istanbul'da değil fatih sultan mehmet'in bu kadar büyütülmesi nedenide kur'an islamiyet ve osmanlıdır. Bu olay aslında sayın sengör'e batmıştır. acaba sizinde zorunuza gitmiş olabilir mi diye düşünmeden edemiyorum.

Ne demiş yazısının basında ''Bizans'ın Türkiye'de uğradığı ihmal affedilir cinsten değildir'' hımmm sayın şengör türk'müydü acaba? kimi savunuyor acaba ilk kurduğu cümle bilimi değil görüşlerini belirtir. Burada istanbulun fethini küçümsemekte size zarar verir gaykedi...

Bu millet gökten zembille inmedi bir tarihi ve şerefi var. hangi kademelerden hangi sıralardan buralara geldiğimizi iyi biliriz.

Aslımızı inkar etmiyoruz.
Ya şehr-i istanbul
Ruhun sad olsun
Fatih Sultan Mehmet

antepian dedi ki...

Sevgili kedi, ben de dedeme demiştim "dede yav, 10.000 kişinin savunduğu şehre, 100.000 kişi saldırmışız, sonra da büyük zafer kazandık diyoruz !" diye, dedem de "oğlum düşmanın önüne gidip biz 100.000 geliyoruz siz de sayıyı eşitleyin öyle saldıralım mı? deseydik?" dedi...şimdi düşününce doğru, neticede bu bir savaş ve düşmanın zayıf anından yararlanmak lazım. Bir de şu var asıl kazanan toplar olmuştur o savaşta, osmanlı 200.000 değil 500.000 kişi saldırsa da alamazdı yoksa.Hatta ne kadar doğru ne kadar yanlış bilmiyorum ama bir rivayete göre "salı sallanır" deyimi, Constantinopolis'in salı günü yoğun top atışı altında sarsılmasından dolayı söylenmiştir. Ama asıl demek istediğin sanırım, başından sonu belli olan bir savaşı böbürlene böbürlene anlatırlar bize de, Bizans niye yenilmiş,kimmiş anlatmazlar.Belki de bilmediklerindendir diyeceğim ama, bilmelerine rağmen 60'ta 80'te niye darbe olmuş, sol-sağ diye bu kadar adam niye ölmüş,öldürülmüş bu ülkede onu da anlatmadılar ki bize!Kendi blogummuş gibi yorum yazdım kusura bakma :)

MOBIUS dedi ki...

Blogumda yazıyı alıntı olarak gösterdim müsade ederseniz :)

gaykedi dedi ki...

@kayhanovic küçümsemeden çok, abartanlara karşı ince bir eleştri hissettim ben, gene aynı yazıdan buraya almadığım bir cümlecik daha ekleyeyim;

"...Fatih'in İstanbul kuşatması, Osmanlının Cengiz Han'ın Beijng fethinden hiç bir ders almamış olduğunu gösterir. Yani Fatih'in Osmanlısı mesela orta asya Türk askeri geleneğinin bir ürünü olan Timur'un , bir komutanının yetişmesinde büyük önem verdiği harp tarihinden bihaberdir..."

bir eklemede Engin Ardıç'ın geçen aylarda eleşitirdiği Çanakkkale fetişisitleri için;

Bir: Çanakkale çarpışmaları "kurtuluş savaşımızın bir parçası" değildir. Arada beş yıllık bir fark vardır üstelik.

İki: Birinci Dünya Savaşı'na, Almanya'nın ittirmesiyle biz kendimiz girdik, yani kaşındık. İlk kurşunu da biz attık.

Üç: Düşmanların buna cevap vermeleri, Çanakkale'ye dayanmaları son derece "doğaldı" . Kimse durduk yerde bize saldırmış değildir. Evet, saldıranlar emperyalistti, ama biz de emperyalisttik! "Mazlumluk edebiyatı" gülünç oluyor.

Dört: Çanakkale çarpışmaları savaş boyunca sürmedi, toplamı bir yıldan azdır. Düşmanlar söktüremeyince çekilip gittiler ve üç yıl boyunca orada tek kurşun atılmadı.

Beş: Ortada henüz bir "Atatürk" yok, yalnızca "Miralay Mustafa Kemal Bey" vardı. Atatürk bu çarpışmalarda albay rütbesindeydi. Komutan bir Alman'dı, Liman von Sanders'ti, Vehip Paşa, Cevat Paşa, Esat Paşa yardımcılarıydı.

Altı: Çanakkale'de "milli ordu" değil, "imparatorluk ordusu" çarpıştı. Türk'ün yanında Kürt de vardı, Arap da, Yahudi de.

Yedi: Kayıplarımız hep şişirildiği gibi üç yüz bin, beş yüz bin değil, 55 bin ölü ve 140 bin yaralıdır.

Sekiz: Bu gerçeklerin öğrenilmesi, Çanakkale başarımıza gölge düşürmez, değerini zedelemez, yalnızca "neyin ne olduğunu" daha iyi anlamamıza yarar sağlar.

Dokuz: Şimdi bir sürü cahil ve aptal, benim bu yazıma çok kızacaktır

....ve mobius'un yazısınıda bir "okuyun" derim.



@antepian salı gününün neden sallandığını biliyordum artık :p


@mobius şimdi okudum yazınızı, ilginç bir bağlantı olmuş, teşekkürler.

Adsız dedi ki...

bu haritaya bakip hala gaykedi'nin alinti yaptigi yaziya kufur edecek birileri var midir acaba?

tabi ki vardir.

yuzbinlerce kisilik hacli ordusunun zaman mekan kavramlarini manipule etmesi diye de buna derim belli ki hava yoluyla kosmuslar yardima

http://en.wikipedia.org/wiki/Image:Eastern_Mediterranean_1450_.svg

gaykedi dedi ki...

@isimsiz harita için tesekkürler, deniz yolundan başka pek seçenek gözükmüyor, gene o yazıdan hemen bir şey daha ekleyeyim;

"unuturuz ki 140 parçalı osmanlı donanması 4 parçalı bir avrupa yardım filosunu bile durduramamıştır" (bizansa gelen)

Semazem dedi ki...

Veriler, söylenenler doğrudur yanlıştır bilemem. Tek bildiğim şudur ki İstanbu'un fethi orta çağı kapatmış, yeni çağı başlatmıştır.

Koca çağı değiştiren bir olayın da önemsiz olduğunu ya da basit bir şey olabileceğini düşünmüyorum.

atasagun dedi ki...

antepian'ın da dediği gibi savaşta oturup da hak hukuk hesabı yapan ülke/ordu/millet okumadım tarihte. Herkes neyi varsa öyle saldırıyor. Çanakkale'de biz "az"dık, Bizansta onlar. Onlar surlarına güveniyordu, biz ordumuza ve toplara. Öyle ya da böyle alındı İstanbul.
Sayın Şengör tarihçi olabilir, kültürlü olabilir ama bu her zaman haklı olduğu anlamına gelmez. Başkalarının iyi olduğu yerler de vardır ama bunu yaparken kendimizi ve tarihimizi hor görmek de mantıksız.
Unutmadan; bu yazıya karşı olan ve bu yazıya kızan herkese de "cahil ve aptal" yaftası vuracak olmanız da ayrı bir hak-hukuk arayışı olsa gerek...

gaykedi dedi ki...

@semazem bu konu bir önceki başlıktada "geçmişti", tekrar edeyim; istanbul'un fethinin çağ açma iddiası sanırım dünyada çok kabül gören bir iddia değil, bu konuda bir yerlerde bir şeyler okuduğumu hatırlıyorum, türk'e türk propagandasına aman dikkat derim.


@atasagun haklısın ne abartmamız ne küçük görmemiz gerekyor, tek yapmamız gereken rasyonel akıl gözüyle bakabilmek, o kadar.

Okan Yüksel dedi ki...

Sayın Şengör'ün bu makalesinin tamamını Cumhuriyet'in Bilim ve Teknik ekinde okumuştum. İlk okuduğumda oldukça şaşırmış olmama karşın Şengör'ün ciddi kariyerini göz önüne alınca araştırdım ve gördüm ki sadece İstanbul'un fethi değil, onlarca savaşı abartıyoruz. Mesela kaç kişi bilir Malazgirt'te yaşanan deprem sonucu Bizans ordusunun büyük bölümünün öldüğünü ve bizim de bunun üzerine avantajlı konuma geçtiğimizi?!

Dün yaşananlar abartmaktansa bugün birşeyler yapmalıyız, en azından Şengör gibi doğru düzgün bir bilim adamı olmak için çabalamalıyız! Saygı ve sevgiler..

gaykedi dedi ki...

@okan abartmak, hamaset genlerimizde mi var ne, bazı bilinçsiz kemalistlerde bunun kralını yapmıyolar mı sanki :p

ertank dedi ki...

'Ulus' kavramının olduğu her yerde bir mit yaratma hevesi, abartı vardır. Biz bu konuda biraz geriden geldiğimiz içni bizimkiler sırıtıyor olabilir; ama dünyanın başka uluslarının kahramanlık öyküleri de aslında yapmacık, çoğunlukla fason, en azından abartılıdır. Bu, yalnızca biz Türkler'e özgü bir şey değil. Bu yüzden kendimizi dev aynasında görmek ne kadar yanlışsa, hor görmek de o kadar yanlış. 20. yüzyılın en büyük zehri olan 'ulus' kavramında aramak gerek kabahati.

Adsız dedi ki...

bu arada sengor jeolog degil miydi? hayir tarihle ilgili konusan birini direk tarih profesoru yaptinzi arkadaslar ama, hadi elinize firsat da verdim... tarihci degilse ne konusuyo deyin...

tiyatrocuysa milliyetci propaganda kitaplari yazip tarih profesoru olabilir ama :)

gaykedi dedi ki...

@ertank ah şu ulus kavramı ve onun abartmaları.


@isimsiz yangına körük gerek diyorsun :p

Okan Yüksel dedi ki...

@isimsiz; Şengör'ün bir tarih profesörü olmadığı aşikar. Yalnız bu ülkede bazı işler öylesine boş verilmiş ki bu işleri yapmak da başka alanlardaki insanlara düşüyor. Bu noktada Prof. Yalçın Küçük de iyi bir örnek. Bir iktisat profesörü olarak kendi alanı dışında o kadar çok ve ciddi eser vermiş ki kendisi insanlar İktisat'çı olduğunu duyunca şaşırıyorlar.

Bir profesörün ne profesörü olduğu aslında o kadar da önemli değil, en azından bu noktada. Çünkü profesör demek bilimin işleyişini bilen adam demek. Bu işleyişi kaptıktan sonra da alanın dışına çıkman pek de sorun yaratmayacaktır.

Turgut Özakman noktasında ise, madem Yalçın Küçük'ten de bahsettim, yorumu da ona bırakayim: "Kitaba 'Kemalizmin cenaze töreni' nitelemesi yapan Yalçın Küçük, 'Şu Çılgın Türkler ancak ana okullarında okutulabilir' dedi..."

gaykedi dedi ki...

@okan ortalık patates tarihçilerle dolu olduğu sürece birileri de bu konuda söz söyleme ihtiyacı duyacaktır.

El idiota dedi ki...

Osmanlılar'ın o zamanki adıyla Konstantinopolis'i ele geçirmelerini izleyen 400 (yazıyla dört yüz) yılda bu kentte, büyük ve zengin bir imparatorluğun bu görkemli başkentinde keşfedilmiş bir

- fizik yasası
- matematikte bir teorem
- biyolojide bir açılım
- sosyolojide bir kavram
- mühendislikte bir icat
- tıpta bir buluş

bilen arkadaşlar varsa, kaynaklarıyla, buluşları yapanların kimler olduğunu, günümüz bilimsel literatüründe nasıl bir yerleri olduğunu da hatırlatarak bilgilendirebilirlerse çok müteşekkir olacağım.

Fatih Sultan Mehmet'in ortaya attığı ve bu coğrafyada çok popüler olan hukuksal bir kavramdan
şurada
bahsetmiştim biraz, ilginizi çekebilir...

gaykedi dedi ki...

@el idiota o dediklerinizden sayamam ama bol bol kahraman ismi sayabilirim :p

Adsız dedi ki...

sayın şengör belki doğruyu söylüyor belki yanlışı ama osmanlı hakkında bu kadar ileri geri konuşmasıda içimi acıtmadı değil kocaman bir ormana bakıp sadece iki üç tane kurumuş ağacı gostermek bence cahiliğin en ön safında olmanın bir kanıtı,belgesidir
bir devlet ki hiç kusuru olmayacak hiç hata yapmayacak şansıda hiç olmayacak kim diyebilir? sonuçta malazgirttede yendik istanbulun fethindede... savastan once fatihin elçileri bizans kralına gidip sehri harab etmek istemediklerini ve şehri teslim almak istediklerini söylemedi mi? bizans osmanlının 100.000askerle ve toplarla geldiğini kendinin ise 8.000 askerinin olduğunu bilmiyormuydu savaşa 8.000 kişiye guvenerekmi giriyordu? sonuçta bizans oluşacak sonucu kendisi hazırlamıştı.malazgirtteki şans eseri olabilir peki mohactaki iki saatlik savastamı şans eseri alman seferinde osmanlının karşısına korkudan hiç bir ordunun çıkamamasıda şans eserimi iran seferinde osmanlının karşısına korkudan kimsenin çıkamamasıda şans eserimi sokullunun inebahtı baskınından sonra "biz sizin kıbrısı almakla kolunuzu siz inebahtı baskınıyla sakalımızı tıraş ettiniz.kesilen kol bir daha yerine gelmez ama kesilen sakal aksine daha gür çıkar demesi ve 1yıl sonra eskisinden daha güçlü bir donanmanın yapılması şans eserimi bir olayın devletin herşeyin bütün yönleri muhteşem olamaz ama onemli olan kötü yonleri bir tarafa bırakıp iyi yönler ile kendimizden ve atalarımız gurur duymaktır.

Adsız dedi ki...

Tarihimizi çarpıtan o kadar kişi var ki şu dünyada...

Madem bizansı fethetmek, almak bu kadar kolaydı Fatih'ten önceki 29 Fetih girişimi neden başarısız oldu?

Bu rakamların neden bu şekilde yansıtıldığını biliyorsunuz ancak yinede yazıyorsunuz. Tarihimizi biz değil yabancılar araştırıyor... Sizin gibi buna kananlar da sanki o anı yaşamış gibi net rakamlar verip olayı daha da kötüleştiriyor...

gaykedi dedi ki...

"ama onemli olan kötü yonleri bir tarafa bırakıp iyi yönler ile kendimizden ve atalarımız gurur duymaktır"

bu çok sağlıksız düsüncenin üzerine ne denebilir ki :P

WarDec dedi ki...

insanlar üzerinde uzman olmadıkları konularda yorum yapmayı ne kadar çok seviyorlar.ben şu kadarını söyleyeyim:dünyada tarih alanında otorite kabul edilen isimler,yani bu işin uzmanları istanbul'un fethini önemli bir olay olarak kabul ediyorlar.yukarıda biri demiş:istanbul'un fethinden sonra bulunan herhangi

- fizik yasası
- matematikte bir teorem
- biyolojide bir açılım
- sosyolojide bir kavram
- mühendislikte bir icat
- tıpta bir buluş

var mı?evet,bugünkü havan topu silahının temel bilgilerinin,2.mehmet'in döktürdüğü şahi toplarının oluşturduğunu yine tarih bilimcilerden öğreniyoruz.öte taraftan zamanını tam hatırlayamamakla beraber osmanlı'da bir rasathane açıldığını ve ne yazık ki (yine yanlış hatırlamıyorsam) astronomiyle-astrolojinin karıştırılıp rasathanenin yerle bir edildiğini de biliyoruz.

sonsöz:ister çanakkale savaşı olsun ister tarihimizin belli bir döneminde yaşanmış birşey olsun;sonuçta bu bizim,bize ait.onu aşağılayıp küçümsemek neden bu kadar hoşunuza gidiyor anlamıyorum.zaten biz de kemalistlere sorsan tarih 1919'dan başlıyor.hepsi değil ama önemli bir kısmı bu kafada.

ayrıca celal şengör bilmem kaç tane dil biliyormuş,efendim bilmem şu kadar eseri varmış,olabilir.bütün bunlar bu adamın doğru ya da isabetli tespitlerde bulunduğunu kabul etmeye yeter mi?

inanan insanları yobaz diye damgalamak,her osmanlıyı yad eden ya da değer veren insanı aşağılamak huyundan vazgeçin.inanmıyorsanız sizin bileceğiniz iş.değerlerimize saygı gösterdikten sonra ne yapıyorsanız yapın,kimsenin umurunda olmaz...

bu son kısmı neden yazdım,çünkü olay muhakkak belli bir yerden sonra islama gelecek ve yine bir kısım insan tüm saldırganlığıyla inanan insanlara yüklenecek.umarım derdimi anlatabilmişimdir.

saygılar.

gaykedi dedi ki...

@wardec az önce hafif.org'da yaptığım yorumu burada da yapayım;

bir kesim osmanlıyı yerin dibine sokuyor, başka bir kesim sığdıracak yer bulamıyor, akıl bu topluma ne kadar uzak tanrım, osmanlı atatürk gibi bir dahi yetiştirmiştir, çıkarabilmiştir daha ne olsun. üstelik bu toplumda mollalara karşı reform ve modernleşme süreci daha 3. selim döneminde "başlamış".

WarDec dedi ki...

@gaykedi
osmanlı atatürk gibi bir dahi yetiştirmiştir, çıkarabilmiştir daha ne olsun.

* güzel ve yerinde bir tesbit.keşke herkes bunu kabul edip,rahatça söyleyebilse...
-------------
@gaykedi
bir kesim osmanlıyı yerin dibine sokuyor, başka bir kesim sığdıracak yer bulamıyor...

* ben ona da karşıyım.osmanlıyı yere göğe koyamamak,buna karşın cumhuriyeti yerden yere vurmak da saçmalıktan ibaret.

bir de şu ayrımı iyi yapmak lazım:günümüzde bu molla,şeyh gibi ifadeler rahatça kullanılıyor.halbuki bu ünvanların belli bir ağırlığı ve sorumluluğu vardır.örneğin 2.mehmet'in hocası molla gürani ile günümüz iran'nındaki mollalar arasında dağlar kadar fark vardır.eminim herkes bu farkı farkedebiliyordur.

neyse fazla uzatmayayım,derdimi anlattığım için mutluyum.kimse üzerine alınmasın.kimseyi itham ediyor değilim.ama geçmişimizle ilgili konuşurken biraz insaflı olalım.olumsuz şeyler muhakkak vardır;ama olumlu yönleri de görmeye çalışalım.

saygılar.

gaykedi dedi ki...

@wardec derdimi anlatmayı başardığıma sevindim :p