09 Mayıs 2008




Yaramaz
Gaykedi
!



Geçen gün Psikiyatrist Yankı Yazgan'ın, seri katillerin olmayan duygusal zekaları ve suçluluk duyguları ile yazdıklarını okurken, şu satırlara rastladım;

[...Bu tip insanların önemli bir bölümünün çocukluklarında kedilerin kuyruğunu kesme, hayvanlara ya da kendinden küçük ve güçsüz olanlara eziyet gibi davranışlar görülür. Ama 4-5 yaşlarında yapılan eziyetle 8-9 yaşlarında yapılan farklıdır. Her çocuğun yapabileceği zalimlikler olabilir, bunu hangi yaşa kadar sürdürdüğü patoloji olup olmadığını gösterir.

Bir örnek vereyim; kızım İdil 3,5 yaşındayken bir tatil köyünde “baba bak, yavru karıncaları öldürdüm' diyerek yanıma geldi. Ben de ona 'niye öyle yaptın, sonra anneleri üzülür” diye beylik bir cevap verdim. İdil'in cevabı “üzülmesin diye, onu (anneyi) da öldürdüm” oldu...]








Bu satırlar bana çocukken yaptığım, halen aklıma geldikçe vicdan azabı çektiğim bir olayı ve Müslümanlarla, Yahudilerde olmayan ama Hristiyanlarda bulunan İlk Günah (Asli günah) kavramını hatırlattı.

İseviler çocuk masumluğu kavramına daha ihtiyatlı yaklaşırlar biliyorsunuz, onlara göre bütün insanoğlu, Adem ile Havva'nın Tanrı tarafından cennetten kovulmasına yol açan ilk günahının lanetiyle doğar, bu yüzden Vaftiz onlar için çok önemlidir. Her neyse konuyu dağıtmadan küçükken ne halt yediğimi anlatayım.

Nerden duydum ya da okuduysam salyangozların yani sümüklü böceklerin üzerlerine tuz dökülünce eridiklerini öğrendim ve arkadaşlarımı bulduğum kocaman bir salyangozun başına toplayıp bir kaç avuç tuzla, bakın nasıl eriyor diye küçük bir gösteri yapmıştım.








Gerçekten erimişti geriye sadece bir sıvı kalmıştı. Aklıma geldikçe halen üzülürüm o hayvancık için. Konuyu benim sinemada izleme şansını yakaladığım unutulmaz belgesel Microcosmos'da geçen, yaklaşık bir dakikalık, başrollerini iki salyangozun oynadığı, inanılmaz bir Sevişme & Seks sahnesi ile (bkz) 'kapatayım'.



14 yorum:

kişisel depresyon anları dedi ki...

sevgili gay kediciğim oyle üzülmeye falan gerek yok aslında çocuklukta oluyor böyle şeyler bende yapmadım değil ama hatırlıyorum da bunlar gösteri ve zevk amaçlı değildi o tip şeyleri üzerimde deniyordum :)
genelde böcek türevleri ve fare öldürmüşümdür ve evde türemeye başlayan karıncaları saymazsak bana zaraı olmayanlara dokunmadım.
ama bir unutamadığımda kavanozda kapalı kalmış solucanlardı. onların kokusu zaten hafızamda kalmalarının tek nedeni. e onda da suçum yok, balık tutmaya giderken kavanozu unutmuşum, 3 gün sonra bulabildim :)
sevgiler...

gay_yor dedi ki...

bende küçükken sinekleri iki kağıt arasına alıp ezermişim:(tanrım ne büyük bir sadistlik..
şimdi sadece sivrisineklere karşı bir garezim var..ama onlara yaşama olanı sağlıyorum zaten istemeden..kanımı emiyorlar ve besleniyorlar..bu yüzdendir ki yazın bir mumya gibi uyuyorum :)

Volkan Alabaz dedi ki...

Bende niyeyse hep karıncaları yerdim. Şimdi düşünüyorum da ne garip. Sonra annem sırf yemeyeyim diye pis onlar bırak yeme delimi sin demişti. Bende anne yıkayıp yiyorum demiştim. Sonra güzel bir sopa yedim karıncalara gerek kalmadı. :)

gaykedi dedi ki...

@k. depresyon... üzerinde denemen mazoşist eğilim belirtisi olmasın :p


@gay-yor normalde böcek bile öldüremem ama sinekler beni de deli ediyor, onları bende öldürebiliyorum, küvete düşen böcekleri, karıncaları örümcekleri falan öldürmeye kıyamıyorum, birşeyle alıp pencereden atıyorum...


@volkan karınca yemek mi, böğğ, yeğenlerim de toprak yerdi :p

Ferhanca dedi ki...

Salyongoza tuz atmak, cocuklar arasında hiç değişmeyen bir sadistlik demek ve kuşakdan kuşağa geçiyorda:))
Genelde çocukların sevdiği tavukları yada bir keresinde oğlum küçükken ilk kez gördüğü(3 yaş)yapmıştı kaz sürüsünü taşlamak..

7.oda dedi ki...

yaaa ben ilk kez duyuyorum tuz dökme olayını.. merak edip yapma isteği oluştu bende de ama ben çocuk değilim napıcaz utandım kendimden ama walla merak ettim şimdi o erime anlarını :(

cehenneme yolcu peri dedi ki...

bende senin salyangoza yaptığını solucanlara yapardım.yağmur yağdığında onlar çıkardı ortalığa ve tuzu boca ederdim üstlerine.ve coooooos! birde sinekleri(kara) camdan pet şişe yardımıyla yakalayıp sallar serseme çevirir,çıkardığımda da uçamaz olduklarından kanatlarını kopartır yakardım elektrikli soba önünde.buna üzülüyorum da neden bilmem solucanların erimesi garip bi zevkti ya:s off çocuklar da vahşi olabiliyorlar gerçekten:s

Elif dedi ki...

Ben, muhabbet kuslarimi acliktan oldurmusrum. :o( Cok karisik hikaye, cocukkenki hallerim. Minibuse binip, kuscuya gidip yem almam gerekiyordu ama minibuste inecek var demeye utandigim icin gitmedim. Ve ekmek kirintilari verdim ve birkac gun icinde oluverdiler.

Simdiki yirtikligimi (!) cocukkenki utangacligimdan ogrendigim agir derslere veriyorum. :o)

www.elifsavas.com/blog

gaykedi dedi ki...

@ferhanca

benim çok duyduğum birşey değildir bu tuz-salyangoz olayı, halen nerden duydum hep merak ederim, keşke duymaz olsaymışım :p



@7. oda

ne geliyorsa hepimizin başına o merakten geliyor diyeyim :p



@cehenneme...

sende mi yahu, çocuklar felaket vahşi olabiliyor, bir salgın hastalık dolayısıyla, ülke çapında toplanan karantinaya alınan bütün tavşanlardan dolayı, tavşanına el koyan bir polisi öldüren küçükbir kız ile ilgili bir avustralya filmi izlediğim hatırlıyorum yıllar önce :p



@elif

sana hemen bir fıkra anlatayım :p

Kadının biri kuşçu dükkanına gidip bir muhabbet kuşu almak istemiş?Oradan bir erkek kuşu gözünü kestirmiş . Adama sormuş:

" Bu şimdi erkek olduğuna göre kesin konuşur değil mi? "
"Tabii efendim , hem de harika bir seçim yaptınız . Bu öyle bir cinstir ki2 haftaya kalmaz karşılıklı sohbet bile edersiniz ."

Kadının çok hoşuna gitmiş , kuşu alıp evine götürmüş . 2 hafta sonra kadın yine dükkana gelmiş:

"Bu kuş tek kelime bile etmedi!"
"İmkanı yok hanımefendi , salıncağına çıkıp sallana sallana gayet güzel konuşuyor olmalı . "
''İyi de siz salıncak vermediniz ki bana?''

Böylece adam kadına bir salıncak satmış , kadın eve dönmüş? 2 hafta sonra kadın yine dükkanda:

"Bakın beyefendi , 4 hafta geçti bu hayvandan hala ses çıkmıyor! "
"gerçekten anlamıyorum ... Merdivenine çıkıp oynarken konuşuyor olması gerekirdi !
" Merdiven mi ? Bunun merdiveni yok ki ?

Ve adam güle oynaya kadına bir de merdiven satmış .
Kadın yine evine dönmüş? 2 hafta sonra :

" Beyefendi bir buçuk ay oldu ve bu kuştan hala tek bir kelime duymadım , olmayacak bu iş galiba!

" Bakın hanımefendiciğim ben bunlardan onlarca sattım, biliyorum.Merdivenine çıkıp oradan salıncağına konarlar ve aynada kendilerini seyrederken bıcır bıcır konuşurlar "

" Ayna mı ?

Ve adam o gün bir de ayna satmış olmanın mutluluğuyla kadını eve göndermiş ? 2 hafta sonra kuşçu dükkanının kapısı açılmış, kadın içeri girmiş ? Elinde kafes, kafesin içinde merdiven,salıncak, ayna ve bacaklarını havaya dikmiş ölü muhabbet kuşu?

"Beni kazıkladınız ! İşte konuşmayan kuşunuz ve yanında bana kakaladığınız ıvır zıvırlar !

Adam çok şaşırmış:

"Hanımefendi , bu ilk defa başıma geliyor, inanamıyorum , tek kelime etmedi mi bu hayvan?

" Vallahi ölmeden önce tek bir cümle söyledi "

"Ne dedi ?

"O DÜKKANDA KUŞ YEMİ SATMAZLAR MI ?

Elif dedi ki...

Benimkilerin de valla billa merdiveni, aynasi vardi! Bir tesekkur etmeden gocup gittiler.

www.elifsavas.com/blog

aSLı dedi ki...

=) yazıyı okurken "çocukken yaptığım, halen aklıma geldikçe vicdan azabı çektiğim" kısmına gelince kendi kendime; "ayy..! ben de sümüklüböcekciğe tuz döküp ne hale getirmiştiiim!" dedim ki, çok benzer sadistlik duygularıyla aynı şovu yaptığımızı farkettim = / yıllardır özür diliyorum kendisinden... kendimi nasıl affettireceğim?

gaykedi dedi ki...

@aslı

sende mii ya?? nedir bu hayvancıkların çocuklardan çektiği, düşünüyorumda bir insanı asit dolu havuza atmak gibi birşey bu yaptığımız :(

murat gulsacan dedi ki...

Tuz ve salyangoz iyi bir kombinasyon değil, dondurma ve birayla deneyin. http://snailstales.blogspot.com/2009/08/snails-and-ice-cream-and-beer.html

gaykedi dedi ki...

murat
biranın yanında taze meze olarak iyi gidiyor deme sakın :p