04 Mayıs 2008






Her Bahar !


Her bahar kuzular doğar ve bu mevsimde kasap dükkanlarını, marketlerin et reyonlarını 'süt kuzusu gelmiştir' yazıları süslemeye başlar. Bunları her gördüğümde, balık dışında pek et yememeye çalışan bir vejetaryen adayı olarak, tıpkı Cüneyd Suavi'ye ait bu öyküyü okurken olduğu gibi, yüreğimde bir yerler derin derin sızlar;


On beş yıllık kasaptı. Çevresindeki hiçbir kasabın, onun kadar iyi et satmadığı söylenirdi. Çok meraklı bir adamdı doğrusu. Satacağı hayvanları kendi eliyle seçer ve yine kendi keserdi. Müşterileriyle sohbet ederken:

- Şimdiye kadar yüzlerce hayvan kestim!. derdi. Benim için hayvan kesmek, karpuz kesmek gibidir.

Kasap, yılların vermiş olduğu alışkanlıkla koyunları beş dakika içinde, sığırları ise yirmi dakikada kesip parçalar ve canlı bir hayvana bakarak, ondan kaç kilo et çıkacağını şıp diye söylerdi.







Fakat, ah şu kuzular yok muydu? Hele son zamanlarda, onları kesmeye bir türlü eli varmıyordu. Kuzu eti isteyen müşterilerine:

- Bırakın şu hayvancıkları büyüsünler!. diyordu. Başka bir et yeseniz, ne olur sanki?

Eski müşterileri, kasabın bu sözünden bir şey anlamıyordu. Öyle ya, şimdiye kadar dükkandan kuzu eti eksik olmamıştır. Oysa ki adam, bu sözleri boşuna söylemiyordu. Çünkü kuzu denince, gözlerinin önüne altı aylık yavrusu geliyordu. Kıvırcık saçlı, kara gözlü bir kızdı bu ve kasap onu, belki de ağzı alıştığı için "kuzum" diye seviyordu.

Aradan aylar geçti. Kasap, bu süre içinde müşterilerinin giderek azaldığını fark ediyor ve bunu, kuzu eti satmamasına bağlıyordu. Sonunda pes ederek:







- Aman yahu!. dedi. Benden başka yufka yürekli kalmadı mı? Keserim olur biter.

Ertesi gün, diğer hayvanlarla birlikte bir tane de kuzu aldı. Önce danayı, sonra koyunu kesti. Bunları parçalarken son derece ağır davranıyor ve kuzunun kısa ömrünü, sözde birkaç dakika daha uzatmış oluyordu.

Sıra ona geldiğinde, önemsiz bir iş yapıyormuş gibi, aklına ilk gelen şarkıyı söylemeye başladı. Kuzu, olup bitenleri bir oyun zannediyor ve bağlı olmasına rağmen yerinde zıplıyordu. Kasap kuzuyu yatırıp bıçağa uzanırken, parmağında bir sıcaklık hissetti. Ve eline baktığında, öylece donakaldı. Kuzu onun parmağını, annesinin memesi zannederek emiyordu...



17 yorum:

ZAMANDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

of kedi ya..

patrick dedi ki...

bu kadar caniyiz işte homini gırtlak mide düşkünü pis boğazızki küçük bir yavrunun el kadar etinden lezzet arıyoruz.yemeyiver yaaa:(

Fast Good dedi ki...

bi de şu hayvanlarla sex yok mu...... o da beni çileden çıkarıyor.

banadair_berrin dedi ki...

cüneyd suavinin her öyküsünün sonu bu şekilde sızlatır içini..

benımde en hassas oldugum konulardan bırı, hayvan kesımı etler kurban bayramı ıskencesı..
helekı kuzular,,
vejeteryanım dıyemem ama kıyısındayım..sanırım tek basıma yasıyor olsaydım işim cok daha kolay olurdu.

ınsanlar daha lezzetlı yumusak korpe et yıyecekler dıye nasıl bır ınsansızlıktır bu!

gaykedi dedi ki...

@kıymet of ki ne off :(


@patrick yakında hayvan cenini bile yer bu insanoğlu, korkuyorum :(


@fast good ah birde o var, ama eğer öldürmeyecekse bunun yanında daha bir masum kalıyor sanki hayvanla ilişkiye girmek.


@berrin kurban konusunda daha önce şöyle birşeyler yazmıştım bir "bak" istersen.

zoitsa dedi ki...

o minicik süt kokan yavruları düşündükçe benim de içim sızlıyor ve insanlığımdan utanıyorum.ve insanoğlu o kadar cani ki ağzı süt kokan kendi yavurusuna bile yapmadığı işkenceyi bırakmıyor bazen ;kaldı ki minicik süt kuzusunun etini bü
büyük bir iştahla yemesin..

gaykedi dedi ki...

@zoitsa bu ara sıra duyduğumuz bebeğe işkence-dayak ile ilgili bir 3. sayfa heberinden öte, her sene kesilen milyonlarca süt kuzusu daha bir acı sanki düşünüce :(

Elif dedi ki...

Bilemiyorum. Daha cok yasayan daha cok baglanir hayata. Bak, genclerin hayatlarini harcadigi, hic olmeyecekmis yasadigina karsilik, ortayasli daha bir ciddi yapar yasamak isini. Belki kuzu pek bilmez birseyi ama koyunun korkulari vardir.

www.elifsavas.com/blog

Hayat Kaçkını dedi ki...

bir kurban bayramında babam kestirdiği ineğin ne kadar güzel gözleri olduğunu anlatmıştı bize de hepimizi hüngürdetmişti.. kuzu inek deve insan hepsi can işte..

gaykedi dedi ki...

@elif ben koyunda yememeye çalışıyorum o yüzden :p


@hayat kaçkını ah o hayvancıkların gözleri, şimdi aklıma köpeğimin iri gözleri düştü, kocaman kocaman, masum masum bakan :p

ertank dedi ki...

arkadaşlar, et yememek o kadar zor bi şey değil. ben bir günde bıraktım, ve sistemimde tüm etkilerini iki günde hissettim. hem türkiye, vejetaryen olmak için ideal bir mutfağa sahip.

ayrıca, kuzudan söz ediyoruz; ama tüm hayvanlar ne eziyetlerle yetiştiriliyor bir bilseniz. örneğin entegre tesislerdeki inekler, kas yapmasınlar diye bir buçuk metrekarelik, hareket edemeyecekleri bölmelerde tutuluyor. tabii hayvan kımıldamayam adıkça depresyona giriyor. üreticinin buna buldsuğu çözüm ise, endüstriyel mamaya belirli dozlarda antidepresan katmak.

bunun gibi birçok örnek için, peter singer'in hayvan özgürleşmesi kitabını öneririm. ıo kitabı okuyup da vejetaryen olmayan biri, vicdanını alışkanlıklarına teslim etmiş demektir.

gaykedi dedi ki...

@ertank ah bilmezmiyim daha fazla et için o yapılanları, vejeteryan olduğunu bilmiyordum, birisinin vejeteryan olduğunu öğrenince nedense çok mutlu oluyorum ben :p

Ferhanca dedi ki...

Bende of demek ıstıyorum..kıymasalar su ana kuzularına..

gaykedi dedi ki...

@ferhanca of ki ne off, bir off çeksek karşı ki dağlar yıkılacak değil mi sanki.

Berna dedi ki...

Kimbilir kaç kişiyi ağlattı şu öykü...

Benim de tüylerimi diken diken eden, bir gün yazanın sitesine gidip ağzından girip burnundan çıkacağım bi durum var. Konumuz kadınlar ve ciltlerinin çok güzel olmasını istemeleri. Bir arkadaş tavsiyesiyle Ayşenur Yazıcı'nın sitesine girdim, bakınıyorum. Güzellik tavsiyeleri var, okuyorum. Bir noktada durdum. Şimdi yazarken de tüylerim diken diken! Ayşenur Yazıcı Hanım, çok yorgun olduğu günlerde yüzüne kullandığı kremi paylaşıyor okuyucularıyla : Koyun plasentası. Çok da rahatlıkla, şu marka diye de yazmış. Koyun plasentası!!! Neymiş, yüzündeki yorgunluğu alıyormuş cıvır cıvır bişeyler. E be kadın hiç mi düşünmezsin o krem nasıl yapılır, bu nasıl rahatlık??? Şu sınavlarım bitsin, tepesindeyim ben onun. Gerekirse sizleri de çağıracağım ey ahali!!

gaykedi dedi ki...

berna
kürtaj artıklarından yapılan insan ceninli kozmetik ürünleri bile var, bu insanoğlu çıldırmış olmalı :(

Noni dedi ki...

Gaykedicim okudum şimdi çok kötü oldum :( ve bir kez daha vej. olarak ne kadar doğru bir karar verdiğimi anladım...en azından bu yavrucakları rahat bıraksalar, bu kadar mı açız biz ya yiyecek başka birşey mi yok şu dünyada :(