25 Nisan 2008






Oedipus !


Salı akşam üzeri Nakhar'ımla dışarıda bir kaç kadeh birşey içtikten sonra sinemaya gittik. Gittiğimiz film eşcinsellik, ensest gibi hassas konulara değinen, gay yönetmen Tom Kalin’in, ülkemizde Vahşi Zarafet adıyla gösterilen Savage Grace adlı filmiydi.

Pek hüzünlü ve yer yer insanı iğrendirebilen bir filmdi bu, ki canım sevgilim neredeyse kusma noktasına geldi bazı sahnelerinde.


Bakalit adlı plastik türevi maddeyi bularak çok zengin birisi haline gelen Baekeland isimli bir sanayicinin, eşcinsel eğilimli mirasyedi oğlu ve onunla sınıf atlamak için evlenen inanılmaz cazibeli ama seks düşkünü, dengesiz bir kadın ve bu garip çiftin, daha 13’ünde okuldaki erkek arkadaşını yatağına getiren eşcinsel oğulları Tony.








Tony'in annesine olan garip düşkünlüğü, annesinin oğlunun eşcinsel olmasına adeta sevinmesi. Oğlunun kız arkadaşını ayartarak eşini terkeden bir baba...Gerçekten yaşanmış bir olaydan uyarlanan bu filmin konusunu daha fazla anlatmayayım isterseniz.

Anne oğul psikolojisi ve oedipus karmaşası, bin yıllardır efsanelere konu olmuş, sırlarla dolu pek derin bir konu. 9 ay annemizin içinde onun tüm sıcaklığını hissederek ve kanını emerek besleniyoruz.

Doğarken annemizin vajinasından çıplak ve o küçük pipimizi onun rahminin duvarlarına sürte sürte geçerek dünyaya geliyoruz, yıllarca onun memesini büyük bir zevkle emiyoruz, babamızı ondan kıskanıyoruz.








En maçomuz, en psikopatımız, en azılı mafya babamız bile anasının yanında bir kuzu oluyor, velhasıl anne-oğul sevgisi ve karmaşası yüzyıllardır tartışılıyor.

Bernardo Bertolucci'nin, bir ana-oğulun karmaşık ruhlarına değinen, o pek ünlü La Luna filminde, hem oğul hem annenin trajedisine üzülmüştüm, hele ünlü bir opera sanatçısı olan annenin, uyuşturucu krizine giren ve çok acı çeken oğlunu rahatlatmak için ona mastürbasyon yaptığı sahne insanın gözlerini yaşartacak kadar acıklıydı.

Bu filmde ise acıdığımız tek kişi sadece Tony oluyor ve sanki bu da filmi daha da itici-iğrenç kılıyor, ama gene de tavsiye edebileceğim bir film sizlere.



Ek bilgi; Filmin "fragmanı" ve filmden birkaç "resim" + bu yazıda kullandığım mavi tonlu-vajinalı ve balıklı foto, sevgili arkadaşım "Sinimus"'un çekimidir.


12 yorum:

gay_yor dedi ki...

sağlam zeminler üzerine kurulmamış bir aile resiminin içinde kaybolup giden bir hayat Tony..
karmaşık ilişkilerin içinde bocalayan ve bu tarz hayatlara esir düşen ne çok genç var dünyada..
benim bi arkadaşım daha 18 inde psikolojik ağır ilaçlar kullanıyor anti depresif gibi..
dün gece beni aradığında sesi çok kötüydü"bunlar beni çok üzüyorlar..yine kavgaya başladılar..annem babamı uzun zamandır haberi olduğu metresiyle bir alışveriş merkezinde görmüş"dedi..o kadar çok üzüldüm ki ve devam etti"ilaç çok ağır geldi midem ağrıyor hayattan artık iğrenir hale geldim bu ilaçlardan iğrendiğim gibi"dedi..
bunu söyleyen 18 yaşındaki bir genç..
onun için tanrıdan o kadar güzel şeyler diliyorum ki..umarım bir gün gerçekleştirir tanrı arkadaşıma temiz bir hayat sunar..sunmakta o kadar geç kaldı ki..

volkanalabaz dedi ki...

Paylasimin icin gercekten tesekkür ederim. Filmin fragmani ve fotograflari beni cok etkiledi. En yakin zamanda izlemem gerekenler arasina alacagim. Özellikle ''Anne ve Ogul'' iliskisi ve bu karmasa cok özel bir sekilde alinmis. Ben nedense bu tarz film ve oyunlardan sonra bir yarim saat kendime gelemiyorum. Biliyorum ki bu filmde beni cok derinden etkileyecek.

gaykedi dedi ki...

@gay-yor evlenmeyi ve çocuk yapmayı düşünenlerin 10 kere değil 100 kere düşünmesi gerek, benimde etrafımda anne baba sorunlarıyla psikolojisi allak bullak olan bir sürü akrabalarım ve arkadaşlarım oldu, çok yazık oluyor sonra bu körpe ruhlara, en çok onlar etkileniyorlar :(


@volkan insanın çine bu tip eserler feci oturuyor değil mi, haftalarca, aylarca insanın beynini zonklatıyor bilmezmiyim.

asliberry dedi ki...

gay kedi, benim kurallar çiğnenmek içindir yazıma nakharın tüyleri diken diken yorum bırakmasının sebebini şimdi anladım.

gaykedi dedi ki...

@aslı evet aslı, nakhar'cığığm çok etkilendi o filmden, hatta bana fırça bile attı gidecek başka film mi bulamadık diye :p

kubio dedi ki...

anne ile oğlu arasındaki hastalıklı ilişkiyi ve bir ailenin çöküşünü anlatan bu filmi izledikten sonra içimi kötü bi his kaplamıştı, juliannne moore' un kendini aşmış performansını ve filmin büyüleyici atmosferi dışında, oldukça kötüydü Aslında konusu çok ilgi çekici ve alışılmadık olsada, filmi kurtarmaya yetmemiş ne yazıkki.

gaykedi dedi ki...

@kubio evet filmde eksik olan bir şeyler var, haklısın...

kişisel depresyon anları dedi ki...

dışarı çıkamayan ben filme gitme konusunda da kendi korkularıma yenildikten sonra filmi internetten indirdim... ancak daha izlemedim sanırım psikolojimin yerine gelmesini bekliyoum...

gaykedi dedi ki...

@kişisel umarım nakhar gibi seni de bulantı tutmaz filmi izlerken :p

nergis ermin dedi ki...

bu film beni çarptı.
hiç iğrenmedim.
yönetmenin ustalığı tartışılmaz.
4 katmanlı bir film.
çok sigara içilmesi gibi oral dönemde takılmaya,birşeyleri dilegetirememeğe yada bunun gibi simgesel anlatımlar, bu katmanlardan biri.
yazı sıkı bir yazı.
tebrikler.
fotoğrafı nereden buldunuz süper!!!

gaykedi dedi ki...

@nergis beğendiğinize sevindim, yaklaşık 10 senedir internetten sevdiğim resimleri topladığım bir arşivim var, film haklısınız çok derin göndermelerle dolu :p

bakalit dedi ki...

böyle marjinal filmleri çeken yönetmenlerin ruh halini onlarla biraz zaman geçirip hep anlamak istemişimdir.