03 Şubat 2008







Selam !


Hiç dikkat ettiniz mi? Bakkaldan içeri giren herkesin ayrı bir selam verme biçimi vardır. Biri 'merhaba' der, diğeri 'selam', bir başkası 'selamün aleyküm'. Bu bize Osmanlı'nın mirasıdır. Çok kültürlü bir toplumun izleri...

Doğan Kuban'a ait bu sözler, Ahmet Altan'ın aşağıda ki satırlarla değindiği, ülkemizde yaşanan Kültürel Bölünme'yi getirdi aklıma;

Bir yanda, ayakkabılarını sokak kapısının önünde çıkaran, kadınlarının başını örttüğü, erkeklerinin sokağa pijamayla da çıkabildiği, erkek çocuklarının kahveye gittiği, kızlarının tam bir baskı altında yaşadığı, türküyle arabesk arası bir müzikten hoşlanan, belki de hiç kitap okumamış, hiç dansetmemiş, hiç karı koca birlikte lokantaya gitmemiş, hiç tiyatro seyretmemiş, iyi eğitim alamamış, dini inançları kuvvetli kalabalık bir kitle var.









Diğer yanda ise eğitim görmüş, bir düğün salonunda ya da kolej partisinde dansetmiş, sinemaya giden, çok fazla olmasa da kitap okumuş, müzik zevki pop şarkılarla klasik müzik arasında dolaşan, evi nispeten daha zevkli döşenmiş, kızların flörtüne izin verilmese bile göz yumulan,

Allah’a inanan ama ibadete pek aldırmayan, kadınlarının başını örtmediği, şarabın kalitesinden pek anlamasa da kadın erkek bir arada gidilen bir gezmede içki de içmiş, gazetelere bakan, magazin haberlerini izleyen, kendini birinci gruba kıyasla çok gelişmiş hisseden, entelektüel düzeyi çok yüksek olmasa da okumuş yazmış, batı standartlarına yakın bir grup var.



5 yorum:

awaRa dedi ki...

bide takıntılı insanlar vardır. Selamun Aleyküm demek istemezler, haklıdırlar... Arapça bir cümle kurmak istemezler, diğerlerine benzemek istemezler, dinci görünmek istemezler. Ama bilmezler, "Merhaba"da, "selam" da arapçadır. (:
böle bir tezat vardır. Bide Merhaba demekten tırsan "selamun aleyküm" cü kesim vardır. Olay şöyle gelişir: Eleman bir büroya girer, karşısında yarı cıbıldak hatun vardır. (: iki arada bir derede kalır, selamun aleyküm diyemez, merhaba dese ağzına yakışmaz. Ermeni bir müşterim vardı, hep bu ikilemi yaşardım mesela. Nasıl selam vermeli falan diye.

gaykedi dedi ki...

@awara hiç rahat bir toplum değiliz yaa, kendimizi çok kasıyoruz değil mi :)

gay_yor dedi ki...

aslında aynı göğün altında iki farklı dünya var biri muhafazakarların yani namus abideleri diye tanımladığım topluluğun dünyası..diğeride aile ahlakkına saygı gösteren ama baskıcı olmadıkları için muhafazakarlar tarafından hor gözle bakılan eşlerini arkasından yürütmeyip elini tutan sahip çıkan toplumun dünyası..yani kısacası aynı düzlemdede birleşememiş ama aynı göğün altında sıkışıp kalmış insan toplulukları..herkes kendi çaldığını okuyo..muhafazakar kesim ünvanlarını korumaktan bayağı mutlu..ikinci kesim yani hayatı düzgün bir düzlemde yaşayan yıllara ayak uyduran eskilerde sıkışıp kalmamış insanlar kendi dünyalarında mutluluklarınıda kederlerinide yaşıyorlar..bu yüzdendirki o topluluğun ağladığını gören olmamıştır..onlar içlerinde yaşananlarla yaşamışlardır..böyle bir ikilemdir işte..keşke diyorum her zaman aynı düzlemde elele yürüyebilseydik..

gaykedi dedi ki...

@gay-yor arada gri bölgeler ve tonlar olsa da bariz bir kültürel bölünme var ne yazıkki :(

baydal dedi ki...

insanların yaşam felsefesini ve tarzını oluşturan içgüdülerine bile yön veren korkuları değilmidir.
bazı betimlemeler biraz yüzeysel kalmıyor mu bu bağlamda