16 Ocak 2008







Piç !


Dünkü konuya, geçen aylarda kaybettiğimiz Erdal İnönü'den bir çocukluk anısıyla devam edelim. İnönü ailesinden geriye kalan tek çocuk olan kızkardeşi Özden anlatıyor;

...Erdal ağabeyim sakin bir çocuktu ve annesine çok düşkündü, "anneni mi çok seviyorsun babanı mı" türü sorulara hep "annemi" diye cevap verirdi. Birgün babamın elinde bir hediye oyuncak paketi ile kendisine geldiğini görünce "...yoo ben yine de annemi daha çok seviyorum demiş!".

Çocuklara riyakarlığı (ikiyüzlülüğü) biz anne-babalar öğretiyoruz, Erdal ağabeyime kimse riyakarlığı öğretemedi.









Babam İsmet İnönü genç bir subay iken, Osmanlı devletinin üst yöneticilerinin imkanları bol çocuklarının çok şımarık olduklarını, askere geldiklerinde de zorlandıklarını gördüğünü, kendi çocuklarının da böyle olacaklarından korktuğunu söylerdi. "Ben çok şanslıyım ki benim çocuklarım böyle olmadı" demişti bir gün...

"Bu sonucun bir şans mı yoksa başka birşey mi olduğunu siz söyleyin" diyerek bitirmiş tüm bunları okuduğum Prof. Dr Zeki Aslan yazısını.

Ben de etrafımda onlarcasını gördüğüm, bu millete analı babalı piç yetiştiren ailelere sitem ederek, konuyu "Cumhuriyet terbiyesi & Aile terbiyesi" diyerek kapatayım.



Hiç yorum yok: