05 Aralık 2007







Yavşaklar !


Hiçbir kadın programında duyulmadı kadının çalışması gerektiği...İş hayatının kişisel gelişimde, özgüven sağlamada etkili olduğundan bahsedilmedi...

Ağlıyorlar...Ağlatıyorlar...Üzülüyorlar...Stüdyoda şehit yakınları... Kimi zaman gaziler...Şehit yakınlarının ellerinde, kaybettikleri evlatlarının fotoğrafları...Şiirler okunuyor berbat bir fon eşliğinde...Şiir okuma rezalet...

Kah çocuk sesi çıkarıyor kadın sunucu şiirde, kah adam...Komik aslında...Bazen konuk olan şarkıcının, şarkısının bir yerinde yapılıyor söz konusu komiklik... Kamera yakın plan çekiyor ağlayan şehit annesini, elindeki fotoğrafı...Şehit annesini ve konukları ağlatmayı başarmakla ölçülüyor bu tür programların değeri...










Ah be annem... Ah be...Kimse senin kadar acımıyor, üzülmüyor...Stüdyoya konuk olan izleyiciler program başına para alıyor, onlar için artık bu bir meslek...

Gitme oraya ne olur...Sen gittikçe program sunucusunun mobilyaları değişiyor...Evi büyüyor, villaya taşınıyor örneğin...Villanın bahçesine havuz geliyor...Arabası gıcırlanıyor...

Kebapçı kedisi gibi yedikçe yiyorlar, hiçbir bol elbise, hiçbir siyah kıyafet kapatmıyor, kapatamıyor fışkırmaya meyilli yağlarını... Senin oğlun ölüyor ama, onun özel üniversitede okuyan oğlu hep reddedilse de kızlara yavşıyor...Sen aynı yerdesin...Hayattan kopmuş, biçare, her an acıyı yaşayan, gözü yaşlı, küsmüş şekilde zaman dolduruyorsun sadece... Zeki Kayahan Coşkun



12 yorum:

wecarealot dedi ki...

Onlar leş kargaları.

İşlenen çok daha küçük günahlar da olsa, olay temelde saflığını yitirmiş eğitimlilerin saflığını yitirmemiş eğitimsizlere "hükm"ündeki gibi.

İnsanları birbirine düşürenler yiyor, onlar da tabağı ekmekle sıyırıyor.

gaykedi dedi ki...

@wecarealot leş kargası, akbaba ne dersek diyelim bu insanlar masum ve saf anaların duygularını reytinge paraya çevirmeye devam ediyorlar, çok yazık çook :(

gay_yor dedi ki...

herşey menfaat için..gözyaşlarını bile menfaat için kullanan ışıltılı dünyanın ışıltısız insanları onlar..kameraların karşısında bakın bizde sizin kadar üzülüyoruz der gibi gözyaşlarını akıtıyorlar acılı anaların kadınların karşısında bir yandanda akmaya ramak kalmış rimellerini düzeltmeye çalışarak..içlerindede reyting umuduyla..konuş diyor sunucu kameraların gözünün içine bakarak seslen oğluna kocana v.s..kadın konuşamıyo bile sadece ağlıyor..ve ona her program başında ceplerine koydukları paranın sevinciyle çok üzülmüş gibi bakıyor karşısında dizilmiş meraklı insanlar..yüzler hep aynı dekor değişiyor yüzler değişmiyor..o yalancı menfaatçi yüzler..program bitiyor acılı insanlar yine acılarına terkediliyor..kimin umrunda tecavüze uğramış 14 15 yaşlarındaki kızlar..villalarına gidip deri kaplı koltuklarına oturduklarında kazanmış oldukları paraları düşünüyorlar program yapımcıları..o gün programlarında ne oldu ne bitti düşüncesi yok..amaç para kazanıp rayting yapmak..hadi şimdi gece klubüne..yarın tekrar zorla ağlayıp rimelimi siler..sonrada pudramı sürerim nasıl olsa!

OzLeM dedi ki...

"Akıl" diyorum ben; anahtar sözcüğüm. Canı kanayan anneye de, stüdyodaki sersem kalabalığa da, onları izleyen "ekran başındakiler"e de akıl diliyorum. Bunlardan rant sağlayıp kendine kat, yat çıkanlara çok lafım yok, zira onlar akıllarını kullanıyorlar ne de olsa. Akılsızlık kader değil ki. Bizler de aynı ülkede büyüdük, aynı kalitesiz eğitim sisteminde okuduk, aynı yemekleri yiyip aynı haberleri izliyoruz. Birimiz düşünüyor ve farkediyoruz, öbürümüz düşünmüyor. Akıl parayla gelişmiyor ki. Fakir ama akıllı da olunur. Hep diğerleri kötü de o zavallılara kötülük mü ediyor? Ettirmesinler. Akıllarını kullansınlar. Akıl savaşı versinler leş kargalarına karşı. Öğrenilmiş çaresizlikler bunlar...

gaykedi dedi ki...

@gay-yor yaşlıanaların inci gibi gözyaşlarını paraya çevirmek konusunda insan diyecek söz bulamıyor değil mi?


@ozlem o analara akıl ve sabır diliyorum, o akıllı çakallara da biraz yürek.

gay_yor dedi ki...

o kadar benciller işte

OzLeM dedi ki...

Evet, akıldan sonra yürek gelir. Daha da doğrusu"vicdan" aslında. İkinci sözcüğüm de, vicdan. Sağlam bir akıl ve vicdanla yaşamalı bu hayatı...

wecarealot dedi ki...

Küçük balıklara "Büyük balık ol ki yutulma" diye öğüt vermek olmuyor mu öneriniz biraz ozlem?

OzLeM dedi ki...

Aklını kullanmak, büyük balık olmak olmaz ki. Denizde büyük balıklar da olacak küçükleri de elbette. Tabi ki herkes büyük balık olamaz. Ama küçük balık sürüleri bile bir "ortak akıl" kullanıyorlar düşman karşısında. Ortak akıl, hele hele Türk milleti için çoookkk uzaklarda bir hayal bence. (genetik bir şey sanırım, bilemiyorum) Ama en azından bireysel olarak biraz olsun düşünüp, muhakeme yapmalı, patates gibi yaşamamalı. Din kitabı bile söylemiyor mu; hayvandan farklı olun diye düşünme yeteneği verdim diye ( ya da öyle birşey). Yani öğüt falan değil dediklerim, öfkeliyim belki biraz bu çıkmaz duruma, sabah sabah seda sayanlara, ve onu tercih edenlere. ( kadın da marka oldu bu arada:-)

wecarealot dedi ki...

Aynı din kitabını yorumlayanlar, yani okurlar üzerinde kitabın asıl yazarından (ki ona "Allah" deniyor İslam'da) daha etkin olan kişiler her zaman öyle demiyor ne yazık ki efendim.

Gaykedi'nin bu sıralardaki bir girisinde olduğu gibi, cahil beyinler boş sabit disk gibi oluyor. Ne yüklersen onu kullanıyorsun. Ve virüsler, trojanlar da gırla gidiyor.

Öfke de bu durumda hamsi gibi bol ve ucuz; hepimiz nasipleniyoruz, ne kötü.

Görüşmek üzere.

gaykedi dedi ki...

evet bazı virüsler hep kurcalıyor bunu, gerçekten türbanı bayrak gibi bir sembol olarak görenler var, inananlar ve inanamayanlar ya da inancı güçlü olamayanlar gibi ayrıma doğru gidiyoruz sanki :(

Adsız dedi ki...

keşke ..