07 Aralık 2007







Anneanne !


İmam Hatip okullarında başını örtmek mecburidir ve okulda baş kapalı dışarıda ise baş açık dolaşmaya pek imkan yoktur. Çünkü toplu taşıma araçlarında veya serviste başınızı açtığınızda sizi okula gammazlayacak birileri daima vardır.

İmam Hatip okullarında okuyan kızları kabaca ikiye ayırmak mümkündür: Mutlu olanlar ve mutsuz olanlar. İkinci gruba yönelik, "E kardeşim madem istemiyor ne işi var orada?" sorusu ise tam anlamıyla dangalaklıktır. Çünkü "aile baskısı" çoğu zaman aşılması kolay olmayan son derece belirleyici bir konudur. Demek ki bu okullarda okuyan kızların bir kısmı, büründükleri kılıktan dolayı kendini gayet kötü hissediyor.

90'lara çeyrek kala İmam Hatip'li kızlar tek tük başlarını "türban" formunda örtmeye başladılar. "Kimler böyle örtüyordu?" derseniz cevap basit: Başını örtmenin gerek ve doğruluğuna inananlar. Yani bu biçim, dini hayatı benimsemenin ve başörtüsüyle barışık olmanın göstergesiydi.










Bugün türban "ideolojik" bir anlayışın göstergesi sayılabilir ama ilk zamanlar "şıklık" çabasıydı çoğunluk. Çünkü başını anne ya da anneanne gibi bağlamanın bir genç kızı "dışarıda" nasıl alay konusu yaptığını bilseniz şaşarsınız.

Şimdiki "mahalle baskısı" şarkısı o zaman da vardı ama tam tersine... Başı kapalı bir İmam Hatip'liyle voleybol oynamak ya da gezmek istemezdi kimse. "Normal" kızların gülüşmelerine sebep olmayan biri pek kaptıramaz bu çeşit bir mahalle baskısını...

Onun için "Türban" adlı bir korku filminden bahseder gibi konuşan ya da yazanlar komik geliyor bana. İnsana dair hiçbir şey tek boyutlu değildir arkadaşlar... Dinci olmayan basındaki imam hatip kökenli az sayıda kalemlerden biri olan Sevim Gözay'dan.



13 yorum:

gay_yor dedi ki...

d�n ak�am 32 g�nde ve siyaset meydan�nda bu konu hararetli bir �ekilde tart�l�yordu..ve akl�ma �ehit olan askerlerimiz ve s�n�rlar�m�za ta�an pkk l�lar geldi..�lkemizde konu�ulmasu� gereken bu kadar �nemli sorunlar varken biz hala t�rban� konu�uyoruz..bir bez par�as�n�..aile bask�s� mahalle bask�s� yada �z istek ama bi �ekilde �o�alan kapal� insanlar ..ne den bu kadar korkuyoruz anlam�yorum..bir bez par�as� bizi neden bu kadar �ok korkutuyor..beni her zamn �a��rtm�t�r..umar�m bi g�n bu konuda kapat�l�r..

gay_yor dedi ki...

yorumun için saol renklerde bi deişiklik yapıcam

gaykedi dedi ki...

@gay-yor birileri için türban bir bayrak ve neredeyse koskoca dini bu ülke de sadece ona indirgediler. bu arada takmayanların inaçları defolu oluyor tabi o da ayrı bir konu :(

bu arada değişiklikleri bekliyoruz efendim, kolay gelsin sana :)

gay_yor dedi ki...

dini bez parçasıyla ölçemez kimse din insanın içinde olan ve yaşanılan bir kavramdır. açık insanlar dinsiz olarak nitelendirilemezler.. bu tercih meselesidir, isteyen saçını örter isteyen açık gezer.. ama tartışmalarda bu türban meselesi inançla inançsızlık arasında gidip geliyor..bir programcı tarafsız olmalı ve bu konuyu insanları birbirine düşürmeden irdelemeli diye düşünüyorum..bu arada değişikleri yaptım bile:)

wecarealot dedi ki...

Türban da terör konusunun bir farklı, belki biraz "light" sürümü.

Birkaç gün önce konuşmuştuk ya hani, birileri gariban halkın aklına bir şeyler sokuyor, onları birbirine düşürüp cebini dolduruyor diye. Aynı durum bunlar için de geçerli sanki, ne dersiniz?

Elimizin ayarı yok. Ya türbana bürünüyoruz, ya dindara küfrediyoruz. Bu kadar tahammülsüzüz, hoşgörüsüzüz, özgürlük düşmanıyız.

Ya da, sadece korkuyoruz belki.

Morticia~ dedi ki...

keşke bunlar sadece imam hatp liselerinde olsaydı gay kedi :)
her lisede artık bu problem var. acaba neyi, neden taktıklarını savunduklarını biliyor mu insanlar? sorsan büyük bir çoğunluğunun cevap veremeyeceğinden o kadar eminim ki...

gaykedi dedi ki...

@gay-yor başını örtmek dinimizin gereğidir dersen, zaten örtmeyenlerin inançlarını otomatik olarak zayıflatmış oluyorsun.


@wecarealot evet bu türbanda artık bir virüs gibi bu ülkede error verdirtmeye başladı :(


@mortica evet yakında ortaokula kadar inerse bu tartışmalar şaşırmam ben de, birileri devamlı kurcalıyor çünkü bunu!

gay_yor dedi ki...

hayır ben dinimizin gereğidir diye savunmuyorum öyle savununanlara sitemim zaten..

gay_yor dedi ki...

bide avrupa birliğine girmeye çalışıyoruz..ingilterede hollandada bizim gibi eşcinseller için bir sürü hak çıkıyor bizimkiler hala bi bez parçasında emekliyor..neyse bekliyoruz işte bizede belki haklar gelir gündem değişir diye..tabi olursa..önce toplumun aklı değişmeli sonra ülkenin başındakilerin bu ülkede bazı eksik haklar var..onların kale bile almadığı bir eşcinselin yaşama hakkı

gaykedi dedi ki...

@gay-yor lafım sana değil öyle düşünenlereydi be canım :)

gay_yor dedi ki...

bende sonradan anladım ama geç oldu yorum gitmişti bile:)

betül dedi ki...

imam hatipte 7 yıl ( 4 yıl orta okul + 3 yıl lise) eğitim ve öğretim almış bir birey olarak Sevim Gözay Hanımefendiyle aynı gözlemleri paylaşmadığımı belirtmek istedim.
Okulumuzda başörtüsü zorunlu değildi ancak Kuran okunurken takılırdı, okulumuzun %98 i ders saatlerinde ve tenefüslerde başörtülüydü fakat idareden veya öğretmenlerden dayatılan bir uygulama söz konusu değildi. Okul arkadaşlarım beni de okuldan sonra başörtüsüz görürlerdi, herhangi bir "gambazlama" ile karşılaşmadım hiç. (Ortaokulda başörtülü değildim henüz)
Lise zamanımızda ise bütün okul genelinde ders zamanlarında başörtülü olan 3-4 kişi vardı, bunlardan biri de bendim. 7:50'de ders başlardı, saat 8.00'da derslerde başörtülü olanları tek tek tespit edip toplayıp küfür ve hakaretler eşliğinde okuldan kovarlardı. Okulum Türkiye'nin en başarılı 2. imam-hatibi, Ankara'nın ise en başarılı ve bilindik okullarından biriydi. Yani öyle kıyıda köşede kalmış, minik bir okul değildi, 8 bin kişilik bir nüfusa sahipti.
Bunlar benim kişisel tecrübelerimdir, Sevim Gözay farklı uygulamalara muhattap olmuş olabilir elbette, ancak 96-2007 yılları arasında durum size anlattığım gibidir, sanırım geçmiş tecrübelerimizi aktarırken olayın şimdiki boyutundan da haberdar olsak ve kendimizi güncellesek şaibeye yol açma oranımız azalır :) ( bunu Sevim Hanım'ı kastederek söylüyorum )

gaykedi dedi ki...

@betül bu konular çok detaylı bildiğim konular değil, ama belki sevim hanımla okuduğunuz zamanki tarih-dönem farkları, aynı okul olmaması ve ankara-istanbul farklılığı gibi şeyler geliyor aklıma.