30 Kasım 2007






Dağlarca !


Çocukluk, insanın özel ısısıdır; kimisi ekmek kavgasından alır bu ısıyı, kimisi hastalıktan. Mesela evliler, hem evlendikleri zamanki, hem tanıştıkları, hem daha evvelki çocukluklarını yaşarlar evliliklerinde. İnsan her gün bir yaprak çevirir hayattan. Çünkü hayat, insanın tek başına kurduğu bir yapı değil. Mesela, siz mutlusunuz ama diğerleri değil.

Kişiliği olmayanlar, yaptıkları işte de, yazdıkları dizelerde de, tümcelerde de, evlerinde de, baba-anne olmalarında da, yurttaş olmalarında da, yaşamalarında da eksiktirler. Onlardan bir başarı beklenemez.


Tanrı daha uzun ömürler versin 93 yaşındaki büyük usta Fazıl Hüsnü Dağlarca.



5 yorum:

zihni örer dedi ki...

"Çocukluk, insanın özel ısısıdır"
diyor yazar ama,
bütün ısıların soğuk tarafından algılanma efekti aynıdır diyorum.

"kimi yalnız ekmekten, yalnızca hastalıktan" mı alır ısıyı? Oysa değişken zamanlarda değişik ısı kaynağıyla herkesin muhatap olabilmesi olasıdır. Bu ayrıcalıkları ancak, sınıf farkıları kategorize edebilir.
Bir de kişiliksizliğin faturası yazarın dediği gibi, ortak sonuç maliyetini yazabilir insanlara.

gaykedi dedi ki...

@zihni bey şu sınıf farkları, doğuştan şanslı olnalar meselesine aklım hiç ermeyecek asla, tanrının insanlara bir oyunu olmalı bu ya da şeytanın.

gay_yor dedi ki...

çevremdeki evliliklere bakıyorumda kimse çocukluk ısısını alamıyo gibi..ayrılıp boşanmayı barışıp küsmek gibi algılarsa o başka tabi..yada körebe gibi..mesela çiftten bi tanesi diğerini terkedip gidiyor bulbulabilirsen..hani kişiliği olamayanlar demiş ys dağlarca kişilikte önemli tabiki hayatın içinden çocuk ısısı alabilmek için..peki şunu hep düşünmüşümdür..kişilikli insanlar her zaman mutlumudur..yani evlilikleri, ebeveynlikleri her zamnan pürüzsüzmüdür..yani hayat da onlar kişilikli diye hep gülmüş mutlu mu etmiştir onları..

gaykedi dedi ki...

@gay-yor kişilikli insanlar her zaman mutlu değildir ama bunu bile bir hayat tecrübesine çevirmeyi başarır çoğu.

gay_yor dedi ki...

ewt orasıda doğru