07 Ekim 2007





Neler Yapabiliriz (I)


Doğayı korumak için en başta et yememeye çalışıyoruz aile olarak, haftada bir balık yada tavuk, belki birde köfte dışında. Et kadar çevreye zararlı birşey yok biliyorsunuz, 10 et yemeyen insanın doyacağı doğa parçasından elde edilen ürünle ancak 1 et yemeyi seven kişi beslenebiliyor. Olayın basit izahı, bir bitkinin büyürken bir hayvana göre çok daha az su ve kaynak kullanması, çevreyi milyarlarca besi hayvanı gibi kirletmemesi aslında.

Japon'ların, temmuzda yayımlanan bir araştırmasın da, et tüketiminin azaltılmasının küresel ısınmayı yavaşlatabileceği, bir kilogram etin üretiminin, üç saat araba kullanıp bu arada evdeki bütün ışıkları açık bırakmakla verilen zararla eşdeğer olduğu bulunmuş.

Bizim evde enginardan, kerevize, karalahanaya kadar genelde bol bol her çeşit ot sebze pişer, Yunan göçmeni olan amcamın hanımı da sağ olsun bu konuda anneme çok şey öğretmiştir, biliyorunuz Rum'ların ot kültürü müthiştir.









Bu arada ben etten vazgeçemem diyenler, mesela köfte yada kıymalı birşey yaparken, kilosu büyük marketlerde 3-4 Ytl'ye satılan soya fasülyesinden yapılan soya kıyması alıp (aklınıza marketlerde satılan ucuz dandik et gelmesin, bu Ülker ve bir kaç markanın ürettiği, iri bulgur gibi tamamen bitkisel birşey, suda ıslatınca, kıyma görünümü alıyor) evde yarı yarıya gerçek kıymayla karıştırıp, hem ucuz hem sağlıklı bir kıyma elde edebilirler, ve üstelik bu karışımın tadının ayırdına en et düşkünü insan bile varamaz, ayrıca yağ ve kollestrolü de yarı yarıya azaltmış olursunuz.

Biraz tecrübe kazanınca tamamen %100 bu kıymayla da nefis yemekler yapabilirsiniz. Benim Amerika'nın en et düşkünü bölgesinden gelen Teksas'lı misafirime bile gerçek et zannettirmişliğim var bunu :) mesela biraz soya kıyması 1-2 domates, yeşil biber, soğan yada sarmısak ve kafanıza göre baharatı bir tavada sote edip nefis makarna sosu yapabilirsiniz. (ayrıca bilginize; soya eti de satılıyor marketlerde, kuşbaşı oluyor ıslatınca bu ürün aynı soya kıymasında olduğu gibi)

Birde bu olayın vicdanı rahatlatan yönüde var ayrıca, ilk Hindu kanun koyucusu Manu şöyle yazmış yüzyıllar önce "Etin yaşayan varlıklara kötülük yapılmadan elde edildiği asla kabul edilemez, ve eğer bir kişi gelişmiş varlıklara zarar verirse cennetin mutluluğuna ulaşamaz"....ve unutmayalım Hz. Muhammed'in ilk ve en önde gelen müritlerinden birisi olan kendi öz yeğeni, izleyicilerine "midenizi hayvanlar için mezar haline getirmeyiniz" tavsiyesini vermiş.


1 yorum:

YAŞAMDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

müslümanların kutsal saydıkları ve 5 önemli farzlarından bırını yerıne getıren sözde müslüman ınsanlarımız hac dönemi binlerce hayvanı kurban niyetine kesip toprağa gömüyorlar..böyle bir tavsiyede bulunmuşken Hz.Muhammed.. şu insanoğlunun cennete yer kapma niyetine yaptıkları sözde din vecibesine bakın!!!