07 Ekim 2007






Çevre & Gaykedi !


Bugüne kadar girdiğim 500'den fazla yazının çoğunda kendimden birkaç mimlenme yazısı dışında pek bahsetmedim, kendi hayatımdan, yaşantımdan örnekler vererek bir dahaki pazartesi gününe kadar 7 gün boyunca çevre sorunu konusunda yazacağım. Bu arada ayın 15'i bütün blogların yazılarını çevre sorunlarına ayıracakları büyük gün dünya da, aman özellikle o gün bir şeyler yapmayı, karınca kararınca da olsa unutmayın.

Kendimi bugüne kadar hep Türk orta sınıfına ait hissetsem, her ne kadar ailecek mütevazi yaşayan insanlar olsakta, galiba ortanın biraz üstünde kalıyor aile yaşantımız. Yıllarca İstanbul'un çok merkezi bir yerinde ana cadde üzerinde bir apartman dairesinde, konserve kutusu gibi başka ailelerle üst üste yaşadık.

Giriş katında olan evimizle ilgili aklımda en çok kalan şey bütün dairelerin hergün ister istemez defalarca bastığı kapı otomatiğinin o rahatsız edici sesi ve milli takımın yada derby maçların, şampiyonlukların sonrası nerdeyse sabaha kadar araba kornasından milletin bağrışmasından uyuyamamak.









Bizimkiler yaşlanınca ve artık emekli olunca haklı olarak tavuk bakabilecekleri çiçek, sebze yetiştirebilecekleri, bahçeli bir ev arayışına girdiler, yaklaşık on senedir, İstanbul'da, en yakın markete yürüyerek 10-15 dk uzaklıkta olan ikibin metrakere bir arazi içine yapılmış tek katlı ağaçlardan zor görünen kendimize ait bir evde yaşıyoruz. (resimlerini ilk defa ekledim aşağıda linki var)

Bahçeli tek katlı mütevazi bir evde doğa içinde yaşamak neden lüks bu şehirde (ve dünyanın çoğu şehrinde) bunun üzerinde düşünmemiz gerek. Bu dünyanın bazı gelişmiş ülkelerinde lüks değil, böyle bir evin oralarda lüks olması için, 150 metrakare değil, en az birkaç katı büyüklükte ve havuzlu olması gerekiyor ama konumuz bu değil.

Eğer zamanında gecekonduya ve 2-3 kattan fazla binaya izin vermeyip, toplu taşımaya fazla önem verseydik başarabilirdik bunu ülke olarak, ama tabi artık çok geç. Bu arada bizim evin etrafındaki villalar ve siteler yanında bizim site kümes gibi kalıyor ama tabiki hiç umurumda değil, hatta bana gurur veriyor bu, çünkü tamamen helal parayla alınmış, o etrafımızdaki evlerin çoğunun sahibi gibi kara parayla değil, yarın devam edeyim çevreyi korumak için aile olarak neler yapıyoruzdan başlayarak...



Kişisel resimlerimin, yüzünü tam göstermediğim için özür dilerim, ama internet ortamında çoğu blog arkadaşımın başına, sapıklar yüzünden gelmeyen şey kalmadı, blogunu silen mi istersiniz, davetiyeli yapmak
zorunda kalan mı. Herneyse toplu halde hepsi 'şuradalar' resimleri üzerlerine tıklayarak büyütebilirsiniz.


Kişisel olarak doğayı korumak için neler yapabiliriz 8 yazılık seriye "şuradan başlayabilir", sonraki yazı linkine tıklayarak bir sonraki yazıya geçebilirsiniz.


27 yorum:

Goddess Artemis dedi ki...

Ne güzel ev, ne güzel bahçe, ne güzel ortam! Biz de geleceğiz... :o)

zoitsa dedi ki...

merhaba gaykedi..
resimler harika..senin de söylediğin gibi böyle bir evde oturmak şuan insanlar için şans olarak algılandığına göre ileride bu evi bulabilmek belki mucize olacak bizim için..yaklaşık 30 bin m2 üzerine bir süt çifliği kurmak için girişimlere kendince başlamış olan biri için dua et olur mu.
nakhar ve sana mutluluklar tatlım..

gaykedi dedi ki...

@goddess

hadi bakalım, bekliyoss :)


@zoitsa

bütün dualarım seninle, organik tarım yapmayı düşünenlerin tanrı dualarını daha çabuk kabul ediyormuş biliyor musun :)

YAŞAMDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

TOPRAGA CIPLAK AYAK BASABILMEK..
VE BOYLE YASANISI BIR YERI KENDI KENDINE EMKLERINLE VAR ETMEK..
BUYUK MUTLULUK.. AILENIZE EKDIKLERI HER AGAC ICIN HURMETLER...

zihni örer dedi ki...

Cennet mekanını tam "12" den vurmuşsun gaykedi:)) (kapı no)

Eğer burada insan yaşlanır, hatta ölürse, bütün suç Tanrınındır.
Öyle bir Tanrıyı kimse affetmezzzz:).

"Çevrecilik" evet, BU yazı özel gündem için yazılmıştı ama, tekrar, senin işaret ettiğin vepheden bir daha kritik yapılmalı. Paylaştığın güzellikleri için teşekkürler.

Ezgi dedi ki...

Ayın 15'ini ajandama not düştüm. Sanırım bu konuda yazacağımı biliyorum. İstanbul'da böyle bir evde oturmanın (bizim gibi orta ve alt gelirliler için) neden lüks sayıldığını anlatan bir video İstanbul Bienali kapsamında, Antrepo 3'de gösterilmekte. Sanatçının adını hatırlayamadım ama yeniden bakıp bu konu üzerinden yazabilirim.

Adsız dedi ki...

gaykedi annenle baban beni evlatlık alsınlar nnnnolurrrrrrr:D üvey kardeşin olur hem 1 tane..belki özlerden daha çok seversin beni:D

gaykedi dedi ki...

@kıymet

evet toprağa çıplak ayakla basabilmenin vücüdün bütün negatif enerjisini aldığını söylerler, belkide şehir insanı bu yüzden denyolaşıyordur daha çok :)


@zihni bey

kapı numarasına o gözle bakamamıştım hiç :)



@ezgi

himm, yazacagin konu ilginç bir konuya benziyor, bekliyoruz :)


@isimsiz

neden olmasın diyeyim, bütün insanlar kardeş değil miyiz sonunda üvey falan değil öz kardeş üstelik :)

Goddess Artemis dedi ki...

Mimlendiniz!

Selma Erdal dedi ki...

Sevgili toprağım; bildiğin gibi akademik kariyer anlamında "kentleşme ve çevre sorunları uzmanı" olduğum için sıkça yazarım çevre sorunlarını, ama senin de bu denli özenli, duyarlı olman Doğamız/Dünyamız adına beni mutlu etti... Umalım ki sorumluluk duyan Doğa dostlarının /Dünya dostlarının sayısı giderek çoğalsın... Ve biz Rumelililer severiz yeşili, bağı, bahçeyi, tavuğu,koyunu, kuzuyu... Ailenle birlikte mutlu yaşa o kurtarılmış bölgede... Ki böyle bir alana sahip olmak, değerini bilmek ne büyük zenginliktir...

gaykedi dedi ki...

@goddess

gene mi sobelendim, şekercim şu bir hafta full çevre yazmayı düşünüyorum ama, bir ara bakarız icabına tabi :)


@selma

evet haklısın selma kurtarılmış bir bölge ne yazık ki yağmadan, talandan :(

Papatya dedi ki...

Bahçe içinde üstelik müstakil bir evde oturabilmek ne büyük bir şans!

15. Ekimde ben de Blog Action Day için Çevre konusunda yazacağım :)

morportakal dedi ki...

Anarko-primitivist kalarak yaşamak isterdim, kendi kömünüm, kendi magaram gereksinimim kadar av, ne vardıda bu cagda geldim dünyaya. gerci zor olacak eminim ama şu ankinden daha mutlu yaşardım.
bu arada selam gaykedi (:

Iraz dedi ki...

herkes ağaçların ve bir yudum bahçenin değerini bilebilseydi, bugün eminim istanbul bu halde olmazdı. annem anlatıyor, bakırköy'de çocukken incir dut toplardık sürekli diye..
bi de şimdi bakıyoruz bakırköye, her yer beton yığını..

gaykedi dedi ki...

@papatya

evet ne yazık ki bir şans, aslında şans olmamalı ama :(


@mor portakal

slm mor-portakal, belki ilerde bir komün kurarız bizde neden olmasın değil mi :)


@iraz

babamda anlatır, incirliden çamlığa kadar bir tane bile ev yoktu her taraf bostan, tarla falandı diye, adı üstünde köymüş o zaman yahu :)

Esther dedi ki...

resimleri paylaştığın için teşekkürler gaykedi :) gerçekten küçük bir cennette yaşıyorsun... aslında bizde pek çok yere göre bir cennette gibiyiz epey ağaç var oturduğumuz yerde.. zaten karşımız akıl hastanesi küçük bir orman :) keşke heryer böyle yemyeşil olsa bir yerlere gidince hasret kalıyoruz yeşile çiçeklere temiz havaya... herkes duyarlı olsun dicem ama imkansız ne yazık ki :(

dağınık kafa dedi ki...

Bahceli bir ev benim annemin babamin da son zamanlarda en buyuk mutluluk kaynagi oldu. Ben de bahceli bir evde yasamak istiyorum ileride. Ama herksesin bahceli evde yasamasi cevre acisindan iyi bir sey degil. Mustakil bir ev bir apartman dairesinden daha buyuk, isitma ve sogutmasi bir apartman dairesine gore daha verimsiz. Herkse mustakil evlerde yasarsa nufus yogunlugu dusuyor. Isyerine, alis veris merkezlerine olan uzaklik artiyor ve ulasima olan ihtiyac artiyor. Ayni sekilde toplu tasimanin basari sansi da azaliyor cunku onun icin de belli bir nufus yogunlugu gerkiyor. ABD'nin en buyuk enerji tuketicisi olma nedenlerinden biri de nufusunun cok buyuk bir kismininin mustakil evelerde oturup genis alanlara yayilmis olmasi, bir kac buyuk sehir disinda dogru durust bir toplu tasima sistemi olmamasi.

bliyaal dedi ki...

Resimlere baktım da, en güzeli müstakil ev. Apartmanda yaşamakla olmuyor bu iş. Merak ettim, ağaçlar yüzünden böcek ya da sinek türü şeyler oluyor mu?

gaykedi dedi ki...

@esther

sevdim ben senin cenneti de be, akıl hastanesine bakan :)


@dağınık kafa

evet müstakil evin bazı olumsuz etkileride var tabiki, ama dikkatli biri ve bir doğa severseniz bunların üstünden gelmek kolay, amerika zaten biliyorsun bu konuda çok duyarsız, bambaşka bir dünyada yaşayan insanlar!


@bliyaal

böcek ve sinek için bütün camlarda ince bir sineklik var, tabi yazın sivrisinekler için şu fişe takılan zımbırtılardan kullanıyoruz ayrıca, çünkü kapıdan giriyorlar şerefsizler bir şekilde :) korkma yaa, böcek açısından apartmandan fazla farkı yok tek tük çıkıyor bazen o kadar :)

seyrü sefer dedi ki...

sanırım nerde yaşadığın kadar kimlerle nasıl yaşadığınında önemi var...ben müstakil bir hayatı daha yeni bırakıp şehrin en populer semtine sahiline kendimi zor attım...müstakil bir hayat bence gerçekten inanılmaz keyifli..ama sevdiklerinle beraber olduğun süre...yapayanızssan o evde birde ıssızlık basıyor gece yarısı allahhh gel sen ne çektiğimi birde bana sor durumu çıkıyor ortaya...resimlerin inanılmaz keyifli güzel detaylar yakalamışsın üstelik:) dilerim ailen ve sevdiklerinle güzel ve huzurlu yılların olur o evde...sen birçoğumuzun dilediği bir şansa sahipsin kıymetini bildiğinede eminim...:) paylaştığın için teşekkürler..

gaykedi dedi ki...

seyrü sefer
internet çıktı çıkalı şehrin- ülkenin kenarı, ortası ayrımı doğrusu pek kalmadı diyebilirim :)

iqra dedi ki...

kedijik

bence senden cok iyi yazar olur en azından bu güzel düsüncelerini paylas herkesle...hemde deli gibi para kazanırsın sen bu zekayla :)

ya seni nasıl kesfetmediler abicim ... xD

bise daha sorcaktım ama ayıp olur xD

gaykedi dedi ki...

iqra
bu kadar yıkama yağlama yeter sor ne soracaksan :p

iqra dedi ki...

ya oof baq sen isdedin sormamı karısmam sonrasına !


ıhmm... baslıyorum

sen bu basarılı sitenden dolayı herhangi bi yerden para alıyomusun mesela google (bak bu yazdıgım yorumu onaylamak zorunda deilsin)

gaykedi dedi ki...

iqra
herhangi bir yerden para ve bloguma reklam almıyorum.

Adsız dedi ki...

düşündüm de birden artık isteyen bi aile ağaçlar içinde bi eve gitmesi çok zor günümüzde şiledeki yazlığımızda küçümseyerek baktığım karşımızdaki gecekondu tipi bi evi 200.000 TLye alan (ev gerçekten gecekonduydu) arazinin yarısını satıp evin içini ve dışını yaptırdıktan sonra 200.000 dolara satması beni çok şaşırttı.Yani 200.000 dolara ev alıcam da temeli bile 2 karış ... İstanbulda hayat çok zor

Erkann dedi ki...

Sevgili Gaykedi, ne kadar guzel dostluklar olusmus burda boyle, beni muthis duygulandirdi, tum guzel insanlar bir arada toplanmis ve ben cok ama cok gururlandim. Karsi dusunenler hayatimizda her zaman olucaktir, ama biz birlik olduktan sonra her seyin ustesinden gelebiliriz. Herkese sevgiler!