02 Eylül 2007





Yılanların Öcü !

Öğle sıcağında, yol kenarında, ellerindeki kürekleri piyade tüfeği gibi tutan telaşlı iki inşaat işçisini görür görmez niyetlerini anladım. Yılan kovalıyorlardı.

Anadolu'dan gelen ırgatlar karayılanın zararsız olduğunu bilmedikleri için Kıbrıslılar tarafından uğurlu sayılan bu güzel yaratığı da gördükleri yerde öldürürler.

İşçilere mâni olabileceğimi düşünerek arabayı yolun kenarına çektim. Ama geç kalmıştım. Açık kahverengi, koyu benekleri olan yılan çitlembiğin dibinde, beli kırılmış, başı ezik, hafif hafif titreşiyordu. İşçilerin yanında uzaktan tanıdığım bir İngiliz duruyordu.

"Ben gördüm onları" dedi heyecanla. "İki taneydiler. Yolun ortasında sevişiyorlardı. İşçilere bağırdım. Ama bir tanesini kaçırdılar."









Aklıma birkaç sene önce yatak odamın penceresinden seyrettiğim, sevişen iki karayılan geldi. Zeytin ağacının yanında, kuyruk kısımlarının üzerine kalkmış ve örülmüş kadın saçı gibi birbirlerine dolanmışlardı.

Sıcak güneşin altında temiz siyah sırtları ve beyaz karınları cilalanmış gibi parlıyordu. Birbirlerine sarılı şekilde yere düşüyorlar, yeniden kalkıyor, tekrar birbirlerine dolanarak bir süre sonra yeniden kendilerini yere atıyorlardı. Sevişmelerinde fark edilmemesi mümkün olmayan bir enerji, acele, tutku ve zevk vardı.

"Aynen bizim gibi sevişiyorlar" diye düşünmüştüm. "Kâinatın yaratıcısı, bütün canlılara bu zevki eşit dağıttı. İyi ki bunu gördüm." İngiliz, zengin bir adamdı. Yılanların seviştiği yere yakın bir malikânesi vardı. Evi karısına hediye ettiği söyleniyordu. İçine yeni taşınmaya başlamışlardı.









Yılanın öldürülmesinin ardından iki hafta ya geçmiş ya geçmemişti. Öğleye doğruydu. İngilizin karısı evin terasından denizi seyrediyordu. Arkasında bir hışırtı duydu. Döndü. Açık kahverengi, koyu benekleri olan uzun bir yılan kıvrılarak ona doğru geliyordu. Dehşetle kendini geri attı ve terasın alçak korkuluğuna çarpıp aşağıya düştü.

Çığlığına bir komşusu koştu. Kadın yerde hareketsiz yatıyordu. Beli kırılmıştı. Hemen bir ambulans çağırdı, ama kadın yolda can verdi.

Kadının gördüğü yılanın, kocasının öldürttüğü yılanın eşi olup olmadığını boşuna merak etmeyin. Orasını ben uydurdum. Düşmeden önce terasta kadından başka kimse yoktu. Neden oradan düştüğünü kimse bilmiyor. Arkasında yılan belki vardı, belki yoktu. Ama öykü böyle bitsin istedim, yılanın öcüyle.



Metin Münir'den bu hüzünlü anı yazısı, aklıma yıllar önce sinemada izlediğim, unutulmaz belgesel Microcosmos'dan, "Salyangozların Sevişme sahnesini" getirdi, verdiğim 1 dakikalık youtube linkini, mutlaka izleyin dostlar, sizde çok etkileneceksiniz.

Bu arada tam bir vejetaryen
olma gayretlerimi biraz daha arttırmalıyım, %90 başarıyorum ama haftada bir yediğim tavuk şinitzel yada köfteyi de bırakmalıyım, aslında annem yapmasa onu da aramayacağım ve sadece haftada bir balık dışında et yemeceğim ya, annecik sağolsun :)


9 yorum:

Estoy gritando callado yo te llamo, te escucho, lo intento-Sessizce sesleniyorum,Sen'i arıyorum,Sen'i dinliyorum,Çabalıyorum.. dedi ki...

çok hüzünlü bir hikaye gaykedi,cidden:'(
nedense (bu hayvan bile olsa) sevişen anlaşan insanların mutluluğu hep kıskanılır....

bu arada bu salyangozlar beni şaşırttı.... 20 gün önce sabah kilimin üzerinde üzerine yanlışlıkla üzerine bastığım salyangoz aklıma geldi.......

essodıary dedi ki...

çok üzücü... bir o kadar garip bir öykü..... salyangozlar ise bana bir kaç gün önce bilemden çıplak ayakla bastığım salyangozu hatırlattı... yassık yassık!!!! :'(

gaykedi dedi ki...

@estoy & @essodiary

evet hüzünlü ve düşündürücü bir öykü kesinlikle!

diagonel dedi ki...

kesinlikleeee inanılır bir öykü şu yılanların öc olayıı
hatta yanılmıyorsan türkan sorayın bir filmi bile vardı bu konuyla ilgili

birbirlerine aşırı derecede düşkün yaratıklar

gaykedi dedi ki...

@diagonel

haklısın, digoşcum, bende yılanlarla ilgili yaşlılardan bir sürü bu tip hikaye duyduğumu hatırlıyorum...

Friedrich Camus dedi ki...

En çok dışlananlardır insan dışındaki hayvanlar. Gün geliyor ancak. Yakında sokaktaki köpekler kediler dahi saldırmaya başlayacak.

Anı çok güzeldi, çok.

gaykedi dedi ki...

@f.camus

saldırsınlar razıyım, hayvancıklar hislidir kime saldıracaklarını bilirler :)

bahas dedi ki...

bir hayvan olarak hayvanlara yaptıklarımız korkunç hele onların bir parçası olup da bizim parçası olmadıgımız bu dünyada... ama hayvanların sevişirken zevk aldıgını sanmıyorum bir gorille bir gergedanın çift leştiğini gördünüzmü hiç :) zevk kısmı bize ait onlarınki sadece cinsleriyle üreme amaçlı. Not: köpekler istisna
olabilir.

gaykedi dedi ki...

@baha

bu konuda daha önce yaptığım şu alıntılar ilginizi çekebilir; "1" , "2" , "3"