22 Eylül 2007





Cumartesi Neşesi !


Kayserili ekinini kurutuyormuş. “Allah’ım, ne olursun ekinim kurumadan yağmur yağdırma!..” demiş. Ekini kurudu kuruyacak, akşam üzeri, son yarım saatte sular seller gibi bir yağmur yağmış, çok zarar görmüş tüm ekin.

Tarladan eve dönecek, eşeğinin yanına gitmiş. Bir de bakmış ki eşeği de ölmüş. Aradan bir iki ay zaman geçmiş, ramazan ayı gelmiş. İlk gün niyetlenmiş Kayserili. Akşam üzeri iftara yarım saat kala bir sigara çıkartıp yakmış. İlk nefesini şöyle bir güzelce çekmiş ve gökyüzüne bakarak üflemiş.

“Bu daha bir şey değil!” demiş ve eklemiş, “Eşeği de kurbana saymazsam şerefsizim!..”



Daha önce de "bir tane anlatmıştım" bu Kayserili fıkraları çok anasının gözü oluyor yahu :)

18 yorum:

mahallenin delisi dedi ki...

pazar kahvaltısı gibi alışkanlık oldu bende "cumartesi neşeleri". hepsi birbirinden güzel elbette ama bugünküne pek bi'güldüm ben. teşekkürler!

gaykedi dedi ki...

@mahallenin delisi

kayserililerle bektaşileri kapıştırmak lazım, bakalım hangisi üstün çıkacak :)

diagonel dedi ki...

kayserililerden üstün çıkacaklarını sanmam....

adamlar eşşeği boyayıp zebra diye hayvanat bahçesine satıyorlar be
daha ne olsun
:D

teyzenteyfik dedi ki...

:)

Morticia~ dedi ki...

benim zeki, boyun eğmeyen, pratik zekalı yurdum insanı...

e ama adam haklı.

batu dedi ki...

hahahahah, eline sağlık yahu. iyi güldüm... =)

Adsız dedi ki...

ayyy canım çiftçim benim :) yazık ya...

ESTHER

gaykedi dedi ki...

@digin-onel


gerçek mi yaw zebra hikayesi?


@teyzenteyfik

:))


@morticia

hem zeki, hem pratik, hem çok bilmiş, hem de sapına kadar anadolu hümanizması bu, yobazlık değil :)


@batu

güldüğüne sevindim, hep beraber keşke bol bol bütün dünya gülebilsek ama olmuyor işte biliyorsun!


@esther

Kıprıs'ın meşhur eşeklerine dikkat derim, özellikle de erkek eşeklerine :)

diagonel dedi ki...

kuzen tabikide gerçek


çok yakın tanıklardan duydum bende



komşusu yapmış bu olayııı
ama hayvanat bahçesi yerine hayvan pazarında denemiş

:D


kimse yememiş demek sterdim ...
ama bal gibide YEMİŞLER...


:D

adam boyadığı eşşeğini gayet te iyi bir paraya satıp parasını alıp evine dönmüş...

:D

BaL dedi ki...

Ehe :D Ben bu fıkrayı Kayserili değil de Temel fıkrası olarak dinlemiştim.

Temel (Laz/Karadeniz) fıkralarında, hatta gözlemlerimle diyebilirim ki gerçek hayatlarında da Tanrı ile aralarında gerçekten böyle bir diyalog var :D Çok matrak neşeli insanlar...

Fıkranın hangi memlekete ait olduğunu bulma şansmız nedir bir bakayım bakayım :)

sevgiler...

gaykedi dedi ki...

digin-onel

yuh yaa, gerçek olduğunu pek tahmin etmemiştim :)


bal

bende bazı aynı fıkraların, değişik değişik uyarlamalarını ve başka yörelere, kişilere mal eden versiyonlarını görüyorum, ama zannediyorum, çoğu anonim halk edebiyatında olduğu gibi kökenini bulmak biraz zor :)

miso dedi ki...

Nefis bir fıkraymış. Bravo kayseriliye, adam sonuna kadar haklı bence:)

gaykedi dedi ki...

miso

var mı yahu kayserili akraba falan :)

BaL dedi ki...

ehehe ... eşzamanlılık mı diyorlar?
bugün Maşuk'a gittiğimde; ona bir mail geldi... Aynı fıkranın Erzurumlu versiyonu :))) Folklar enteresan bir bilim dalı esasen... Doktora için Türk Halk Bilimi'ni mi düşünsem naapsam :D Fıkralar üzerine :D

gaykedi dedi ki...

@bal

eminim bu fıkranın yahudi ve karadenizli versiyonuda vardır :)

BaL dedi ki...

Tabii tabii Karadenizli versiyonu da var :D Ben ilk Temel abi adı altında dinlemiştim :D Yahudi de vardır kesin

gaykedi dedi ki...

@bal

kesin :)

elif dedi ki...

eh be Gay kedi :)