29 Eylül 2007





Cumartesi Neşesi!


Bektaşi'nin birine konuk gelecekmiş. Bektaşi konuğu nasıl ağırlar? Elde yok, avuçta yok... Mahcup olmak da istemiyor... Komşusu Yahudi'nin bir sürü keçisi varmış.. Onlardan birini çaktırmadan alıp kesmiş.. Ama çaktırmadığını sanan kendisi.. Yahudi, görmüş durumu..Zavallı Yahudi demiş ki kendi kendine,

-"Kadıya gitsem... Kadı Müslüman, o Müslüman, ben Yahudi... Davayı kazanamam. Hadi kazandım, Bektaşi'nin nesi var ki, ondan alıp bana vere... Biz artık Allah'ın huzurunda hesaplaşırız..." (-Yıllar geçmiş. Yahudi, Allah'ın huzurunda davacı olmuş Bektaşi'den...)










-Allah "Sen Yahudi kulumun keçisini kesmişsin..."
demiş Bektaşi'ye.(-"Kesmedim" demiş Bektaşi...)

-"Ben gözlerimle gördüm..."
demiş Yahudi. (-"Allahım... Bir mahkemede bir adam hem şahit, hem davacı olamaz..." demiş Bektaşi...)

-"
Haklısın ama, ben her şeyi görürüm. Ben de gördüm, kestiğini..." demiş Allah...(-"Allahım..aynı mahkemede, hem şahit, hem hakim olunmaz..." )

-Allah
, "Gene haklısın..." demiş ve eklemiş, "O zaman getirin keçiyi ona soralım...("-Bektaşi, "Ne!.. Keçi burada mı? Ver onu o zaman bu Yahudi'ye... Bitsin bu dava!.." )




Ramazan dolayısıyla Bektaşi fıkraları tam gaz, daha öncede "yayınlamıştım" bir Bektaşi fıkrası.


1 yorum:

DIAGONEL dedi ki...

alemsin yaa valla