07 Ağustos 2007




Yıllar
Sonra !


Bir aktör uzun yıllar sonra kendi filmini izlediğinde ne hisseder?

26. İstanbul Film Festivali açılış töreninde, Onur ödülü alan Cüneyt Arkın'ın konuşmasından;

"Geçen gün TV izliyorum" "Baktım eski bir filmde Cüneyt Arkın... Hatırlıyorum, oynadığım ikinci filmdi. Onu oğlum gibi gördüm. Acıdım. Bir deri, bir kemikti. Bir şeyler yapmaya çalışıyordu."

Bu konuyu ilk E. Aköz'ün eski bir yazısında farketmiştim, bizde yıllar öncemizi izleyebilsek, ilkokul yıllarımıza, lise yıllarımıza şöyle bir göz atabilsek, sahi neler hissederiz? Gaykedi


18 yorum:

"Denize dek ırmakdır adın..." dedi ki...

geçmişe baktığımda acı ve ıztıraptan başka bir şey görmüyorum! hiç bir yerini hatırlamak istemem! hatta bir hafıza silici olsa derim çoğu zaman ilk kullanacak olan benim! lobotomi var! biri beni lobotomlasın...

Adsız dedi ki...

Yazın ile alakasız bir yorum olacak ama belki bana değişik bi bakış açsısı sağlayabilirsin diye düşünüyorum. Yaptığım iş aslında okuduğum iş değil ancak yinede seviyorum. Kendime ait bir odam var. Sakince çalışıyorum işte. Ama burda tek bayan benim. O kadar yalnızım ki ! Erkekler dünyasında değil varolmak üstüne bir çok konuda kadın olduğum için dalga geçiliyorum. Mümkün mertebe polemiklere girmiyor ama her seferinde yüreğimin acıdığını hissediyorum. Özellikle şu an !
İşte bu nedenle işyerimdeki herkesten yani buradaki tüm erkeklerden nefret ediyorum hemde ne nefret !!! Özellikle zengin patronumun hal hareketleri beni çileden çıkarıyor. Zengin insanların başka insanlara istediği gibi davranma lüksüne sahip olduklarını düşünmeleri beni delirtiyor. Çıkmak istiyorum ama yıllarca kazandığım tazminatımı bırakıp çıkamıyorum çünkü çocuklarım var. Bu para ile onların yarın öbür gün eğitim masraflarını karşılayabilir belkide başka ihtiyaçlarına çare olabilirim. Ama nasıl dayanacağım bilemiyorum. Kendimi kapana kısılmış bir hayvan gibi hissediyorum. Offfffffffff
Offfffffffffffff

gaykedi dedi ki...

@denize...

ben geçmişe baktığımda gördüğüm üzücü olayların yediğim kazıkların kişisel gelişimimde bir açıdan çok faydalı olduğunu düşünyorum, birde bu açıdan bak, aslında herbiri süper tecrübe değil mi, tanrının mutlaka bir bildiği olmalı :)

@isimsiz;

bu konuda size tek verebileceğim tavsiye bence hayata, kendinize, iş arkadaşlarınıza biraz daha mizahla yaklaşmanız, benim eşcinsel olmamla herkesten çok dalga geçmem, bunu kimseye bırakmamam gibi kadın olmanın zorluklarını espriyle karşılık birilerinin suratına vurmanız belki ortamı ve sizi biraz yumuşatabilir, açıkçası şu an aklıma başka birşey gelmiyor birde eğer kendinizde bu gücü bulamıyorsanız ve çok karamsarsanız profosyonel yardım almanız, ve belki psikiyatristin vereceği hafif bir antidepresan kullanmanız bazı şeyleri daha da kolaylaştırabilir...umarım herşey en kısa zamanda daha iyi olur...sevgiler...

NaKHaR dedi ki...

simsiz'e
bence kendinle onlara bırakmadan daha fazla dalga geçmeni öneririm... mesela toplantı olduğunda abuk bir yerde çıkıp : "ben kadınım pek anlamıyorum, neden bahsediyorsunuz?" diye sorabilirsin ulu orta...

en iyi yaptığın işi aslında daha iyisini yapabilecek erkek arkadaşlar vardır onlar yapabilir diyebilirsin... bu onları hadi bakalım kolaysa sen yap demeye eş...

ayrıca kadınlığınla dalga geçen herkese evden kıyafet giyerek al bakalım bir gün şu iş yerinde bu elbiseyle dolaş ta halimi anla gibi ajitasyon hememonyası da kurabilirsin üzerlerinde...

partrona gidemeyecek kadarda kendilerini suçlu hissetmelerine olanak tanır bu durum...

zengin patronuna gelince, ondan daha zenginmiş gibi davranabilirsin... ufak bir dedikodu da çıkar istersen, bu ayki maaşımı bir yere bağışladım de... erkekler hemen aptal diye bakıp bol bol seni çekiştirirken bu dedikodu da patronun kulağına gidecektir eminim :)

herkese insan gözüyle bak ama kendini hayvan gibi de görme derim... sende insansın ve onlardan çok daha iyi yaptığın bir sürü şey mevcut... aklını kullan...

YAŞAMDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

GECMIS OLMAYINCA BUGUN OLMUYOR..
NE KADAR MUTSUZDA MUTLUDA OLSAK BUGUN VAR AN VAR DUN YOK YARIN UZAK...
HESAPLASMAKTANSA GECMISLE KATIGIYLA ILGILENSE INSAN..
COK ISTERDIM KENDIMI UZAKTAN BIR FILM GIBI IZLEMEYI..
SEN NELER HISSEDERDIN YAZSANA BIR GUN GAYKEDI..YAZDA HEPIMIZ YAZSAK..

edi.ben dedi ki...

bırak yıllar öncesini "dün"e bakarak kendimi seyretmeyi bile isterdim. neler hissederdim? hayal ettiklerinden çok uzak bir hayatı yaşayan herkes ne hissederse onu sanırım. severek sahip olduklarıma şükrederek olamadıklarıma hüzünlenerek...

i s i m s i z'e; hani bir kadın olarak yorum yapayım istedim. bir anne olarak ayrıca...
duygularımız yani hormonlarımız erkeklerle aynı işlemiyor anlayamazlar bizi, neler hissettiğimizi... ama kadın olmanın da çok büyük artıları var bence.
zor olan şey "boşvermiş" davranmak ama bi o kadar zevkli de... sana atılmış bir şuta sol ayağanla sertçe vur bence. hiç beklenmedik bir şekilde. bir insanı sindirebilmenin en güzel yolu ondan daha çok şey bilip her fırsatta bunu yüzüne vurmak bir şekilde... (bunu öğrendim ve uyguluyorum çok zevkli tavsiye ederim)
dalga geçip eğlenme olayına gelince, koz vermeden ve inceden sokarak sözde kendinle dalga geçiyormuş havası yaratarak ve asıl onlarla alay ederek eğlenmek de ayrı bir keyif gerçekten. he bunu anlama şekilleri IQlarıyla doğru orantılı ama olsun anlamamaları bile ayrı zevk veriyor insana inan.
ve son olarak boşşşşverrrrr...
yaz, çiz, müzik dinle, şarkı söyle, hatta dans et... hayatı solumanın tadına doy. gerisini (af buyur cürretimi ama) .ittir et...

Adsız dedi ki...

Biraz önce yemek yapan ablamız bayansal sorunlardan işe gelmeyince ve kasada bende olunca tüm personele zengin patrondan yemek ısmarladım mecbur :) ama ne yemek :)))) Sanıyorum tutarı evlat acısı gibi içine oturdu. Neredeyse 10 günlük pişen yemek paramıza bedeldi. Hatta eşimde burdaydı tesadüf bir porsiyonda ona söyledim :)))) Aman aman aman insanın zengin bir patronu olması bazen ne güzel oluyomuş :))))) Vallahi neşem yerine geldi :)))) Bu arada hediye gelen cep telefonlarına kesik atmak için birbirini yiyen erkek iş arkadaşlarımıda sessizce izledim karşıdan. Sevgili Nakhar ben insanımda bunlar harbiden hayvan :))))))

miso dedi ki...

Sevgili Gaykedi

Ben mi çok acımasızım bilmiyorum ama Cüneyt Arkın'ın bir tane bile bana hitap eden filmini hatırlamam yani. Bir tek çocukken beğenirdim. Adam fiks bir kahramandı işte. 10 yaş itibarıyla o da kalmadı.

Hay allah. Fazla kılıçladık galiba.

marruu

gaykedi dedi ki...

@sevgilim;

yerim seni ben o güzel isimsiz yazan bayan arkadaşa tavsiyelerinle beraber, benim akıllı sefkilim :)

@kıymet;

"KENDIMI UZAKTAN BIR FILM GIBI IZLEMEYI" bende çok isterdim, eğer bu olsaydı yer yer kendime çok kızacağıma eminim, özellikle de daha gençken yaptığım abukluklara :)

@edi;

hayata bakışına, pozitif enerjine bayıldım canım :)

@isimsiz;

benim ve dostlarımın tavsiyelerimizin bir parçada olsa işe yaraması harika, bol şans hayatta :)

@miso;

haklısın canım yaa, ben de çocukken izlerdim çok severek Cüneyti, sonra ne olduysa beğenmes oldum, tıpki kara şimşek dizisini yıllar sonra izleyince ben bu salak dizinin neresine bayılıyormuşum küçükken dediğim gibi :)

bliyaal dedi ki...

ben bazen ilkokuldaki resimlerime bakıyorum. görüyorum ki, o zamanlar daha yakışıklıymışım. şimdi kaşarlandık :)

herseydenbiraz dedi ki...

Ya Gaykedicim ya, suradan iki satir bir sey okuyup gidip yatmayi dusunmustum, bu kadar da damardan girilir mi konuya... donup bakinca cüney arkın kadar merhametli de olamıyorum kendime. dur ben biraz kendimi hırpalayayım gece gece... :-)

Sevgili İsimsiz, ben kadınların da acımasızlık ve kabalıkta erkeklerden farklı olmadıklarını düşünüyorum. (özellikle de şu aralar)erkeği kadını fark etmez, insanın düzgünü düzgündür, öküzü öküzdür. yemek için afiyet şeker olsun, herhalde çok lezzetliydi... yine de eğlenmene bak, dalganı geç derim ben de...

gaykedi dedi ki...

@bliyaal;

daha kaç yaşındasın ki yahu, dur bakalım hemen kendini kaşar ilan etme, bak gönül yazar-aysel gürel bile kaşar olduklarını kabül etmiyor, daha bize çok sıra var :)

@herşeyden biraz;

kendini hırpalama gece gece,
bence herkesten fazla merhametli olmalıyız kendimize kafayı yememek için!

asliberry dedi ki...

GayKedi, yıllar önce Tarık Akan'ın kartpostal çocukluğundan vazgeçip, artık kesinlikle toplumsal filmlerde oynayacağım kararı aldıktan sonra ilk oynadığı filmin ilk gösteriminde sinemanın bomboş olduğunu görünce nasıl ağladığını okumuştum. (Sanırım Canım Kardeşim'di)

Bu yazın bana o röportajı hatırlattı.

gaykedi dedi ki...

Aslı'cım anlattığın şey çok üzücü ve düşündürücü :(

La Coquette dedi ki...

elimde değil tabii film seridi olarak görmek (utanıyorum bazen öyle izlediğimde:) aa cidden bunu yaptım di mi diyorum gülerek). Ben asıl eski yazılarımı okuyunca şaşırıyorum. Tamam insan çok değişmez özü aynı kalır ama yazı tarzı, o aralar nelere kafa taktığı (gerçi bazı meseleler güncelliğini hiç kaybetmiyor) beni çok şaşırtıyor. Küçük kardeşimi dinler gibi okuyorum onları.

gaykedi dedi ki...

@la coquette;

ah sen o şaşırmaları bana sori bazen eski aldığım bir kitaba bile ben bunu neden almışım ki falan diyorum!

La Coquette dedi ki...

: ) büyüdüğünü görebilmek, yani nasıl desem bunun farkıan varabilmek de güzel aslında. Bazı huyların 180 derece değişirken kimine ne kadar sadık kalıyorsun.

gaykedi dedi ki...

@la coquette,

ölüm için "büyümenin son aşaması" tanımını okumuştum bir yerlerde, evet ölene dek büyüyoruz, gelişiyoruz ve tabi değişiyoruz aslında!